Kavram Sözlüğü

Uluslararası Sosyal Politika dersindeki 302 kavram, ünite sırasına göre.

Sosyal PolitikaÜnite 1

Toplumdaki sosyal riskleri ve yoksulluğu azaltmak amacıyla devletin veya uluslararası örgütlerin müdahale ettiği, refahı artırmayı hedefleyen politikalar bütünüdür.

KüreselleşmeÜnite 1

Dünya genelinde ekonomik, politik ve kültürel bütünleşmenin artması, sermaye ve mal akışının ulusal sınırları aşarak tek bir sistem haline gelmesi sürecidir.

Refah DevletiÜnite 1

Vatandaşlarına eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel hakları bir görev olarak sunan, sosyal sonuçları realize eden devlet modelidir.

İnsan Hakları Evrensel BeyannamesiÜnite 1

10 Aralık 1948'de kabul edilen, sosyal güvenlik ve sosyal hakların uluslararası düzeyde ilk kez ifade edildiği temel belgedir.

ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü)Ünite 1

Çalışma standartlarını belirleyen, işçi haklarını korumayı ve sosyal adaleti sağlamayı amaçlayan BM bağlantılı uluslararası kuruluştur.

Birinci Kuşak HaklarÜnite 1

17. ve 18. yüzyıl devrimleriyle ortaya çıkan, devletin müdahale etmemesini esas alan sivil ve politik haklardır (negatif haklar).

İkinci Kuşak HaklarÜnite 1

19. yüzyılda sanayi toplumunun ihtiyaçlarına yanıt olarak doğan, devletin pozitif müdahalesini gerektiren sosyal ve ekonomik haklardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Üçüncü Kuşak HaklarÜnite 1

20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan, temiz çevre ve sürdürülebilir kalkınma gibi kolektif dayanışma haklarıdır.

Ekonomik İnsan (Homo Economicus)Ünite 1

Kendi faydasını maksimize etmeye odaklanan, sosyal yönü zayıf, rasyonel ve mekanik bir insan modelidir.

Davranışçı İnsanÜnite 1

Faydasını maksimize etmek yerine, sınırlı hedefler içinde kendisini tatmin eden alternatifleri tercih eden sosyal varlıktır.

Sosyal DampingÜnite 1

Üretim maliyetlerini düşürmek için sosyal hakların ve çalışma standartlarının bilinçli olarak düşük tutulması veya kısıtlanmasıdır.

Çok Uluslu Şirketler (ÇUŞ)Ünite 1

Merkezleri genellikle gelişmiş ülkelerde bulunan, dünya genelindeki doğrudan yatırımların büyük kısmını kontrol eden devasa ekonomik birimlerdir.

Fordist ÜretimÜnite 1

Kitlesel üretim ve kitlesel tüketime dayalı, standartlaşmış ürünlerin üretildiği 1950-60'ların ekonomik modelidir.

Esnek UzmanlaşmaÜnite 1

KOBİ'lerin teknolojik yeniliklere ve değişen taleplere hızlı uyum sağladığı, üretim sürecinin parçalara ayrıldığı bir modeldir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yalın ÜretimÜnite 1

Toyota tarafından geliştirilen, stokları minimize eden, 'sıfır hata' ve 'sürekli iyileştirme' (Kaizen) odaklı üretim sistemidir.

İşlevsel EsneklikÜnite 1

İşgücünün merkez ve çevre olarak ayrıldığı, merkez işçilerin çok becerikli, çevre işçilerin ise sayısal olarak esnetilebilir olduğu yönetim biçimidir.

Enformel SektörÜnite 1

Devletin düzenleyici kurallarının uygulanmadığı, sosyal güvenceden yoksun ve istikrarsız çalışma ilişkilerinin olduğu alandır.

Gresham YasasıÜnite 1

Rekabetin çok yüksek olduğu piyasalarda kötü standartların iyi standartları kovma eğiliminde olduğunu ifade eden ilkedir.

İthal İkameci PolitikaÜnite 1

Yurt dışından gelen malları yerli üretimle ikame ederek dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen korumacı ekonomi politikasıdır.

Güvenceli Esneklik (Flexicurity)Ünite 1

Danimarka modeli olarak bilinen, esnek işgücü piyasası ile cömert işsizlik sigortasını birleştiren dengeleyici sistemdir.

Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımı (DSY)Ünite 1

Yabancı şirketlerin başka bir ülkede üretim tesisi kurması veya mevcut bir şirketi devralması yoluyla sermaye aktarmasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tekno-Ekonomik YaklaşımÜnite 1

Ekonomik krizlerin ve dönüşümlerin temelinde teknolojik devrimlerin (biyoteknoloji, enformasyon vb.) yattığını savunan kuramdır.

İnkültürasyonÜnite 1

Kilise'nin sosyal mesajlarını farklı kültürlere adapte etme projesidir.

Birleşmiş Milletler (BM)Ünite 2

II. Dünya Savaşı sonrası dünya barışını ve güvenliğini korumak, ekonomik ve sosyal işbirliğini sağlamak amacıyla 1945 yılında kurulan devletlerarası uluslararası örgüt.

BM Güvenlik KonseyiÜnite 2

BM'nin barış ve güvenliği korumakla görevli, 5 daimi ve 10 geçici üyeden oluşan, bağlayıcı kararlar alma yetkisine sahip en güçlü organı.

Gıda güvenliğini sağlamak, tarımsal verimliliği artırmak ve açlıkla mücadele etmek amacıyla 1945'te kurulan BM Gıda ve Tarım Örgütü.

UNICEFÜnite 2

Çocukların sağlığı, eğitimi, korunması ve beslenmesi için çalışan, 1946'da kurulan BM Çocuklara Yardım Fonu.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)Ünite 2

Uluslararası sağlık standartlarını belirleyen, salgın hastalıkları kontrol altına alan ve küresel sağlık politikalarını yöneten BM kuruluşu.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

Ülkelerin kalkınma süreçlerini destekleyen, yoksulluğu azaltma ve demokratik yönetişim projeleri yürüten BM Kalkınma Programı.

İnsani Gelişmişlik Endeksi (İGE)Ünite 2

Gelir, eğitim ve sağlık göstergelerini birleştirerek ülkelerin insani gelişmişlik düzeyini ölçen, UNDP tarafından geliştirilen bir endekstir.

Yapabilirlik YaklaşımıÜnite 2

Amartya Sen tarafından geliştirilen, refahın gelirle değil, bireylerin değerli işlevleri başarma özgürlüğü (yapabilirlikleri) ile ölçülmesi gerektiğini savunan yaklaşımdır.

Veto HakkıÜnite 2

BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin, herhangi bir kararın geçmesini tek başlarına engelleme yetkisidir.

Genel KurulÜnite 2

Tüm BM üye devletlerinin temsil edildiği, BM'nin ana istişare organı ve karar alma merkezidir.

Ekonomik ve Sosyal KonseyÜnite 2

BM'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve insani konulardaki çalışmalarını koordine eden, 54 üyeli temel organıdır.

Uluslararası Adalet DivanıÜnite 2

Lahey'de bulunan, devletler arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözen ve BM'ye hukuki danışmanlık yapan ana adli organdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İnsani YoksullukÜnite 2

Gelir eksikliğinin ötesinde; eğitim, sağlık ve temiz suya erişim gibi temel insani imkanlardan mahrum olma durumudur.

Gayri Safi Milli Gelir (GSMG)Ünite 2

Bir ülke vatandaşlarının ürettiği mal ve hizmetlerin toplam değerini yansıtan, İGE hesaplamalarında kullanılan gelir göstergesidir.

Milletler CemiyetiÜnite 2

BM'nin öncüsü olan, I. Dünya Savaşı sonrası barışı korumak için kurulan ancak II. Dünya Savaşı'nı engelleyemeyen örgüttür.

BM ŞartıÜnite 2

BM'nin amaçlarını, ilkelerini ve örgütsel yapısını belirleyen, 1945'te imzalanan kurucu antlaşmadır.

Daimi ÜyeÜnite 2

Güvenlik Konseyi'nde veto hakkına sahip olan ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Rusya'dan oluşan 5 ülkedir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği EndeksiÜnite 2

Kadın ve erkekler arasındaki üreme sağlığı, güçlenme ve iş gücüne katılım farklarını ölçen endekstir.

Vesayet KonseyiÜnite 2

Bağımsız olmayan bölgelerin özerklik kazanma süreçlerini denetlemek için kurulan ancak günümüzde görevi biten BM organıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Fonksiyonel CahillikÜnite 2

Gelişmiş ülkeler için İnsani Yoksulluk Endeksi hesaplamasında kullanılan, OECD tarafından tanımlanan bir eğitim kriteridir.

İyi Niyet FaaliyetleriÜnite 2

Genel Sekreter'in uluslararası krizlerin tırmanmasını önlemek için tarafsız bir arabulucu olarak yürüttüğü diplomatik çabalardır.

SürdürülebilirlikÜnite 2

Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye atmadan, günümüzün kalkınma gereksinimlerini karşılama ilkesidir.

SekretaryaÜnite 2

BM'nin idari işlerini yürüten, Genel Sekreter'in başkanlığındaki birimdir.

BENELUKSÜnite 3

Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında 1944'te kurulan ekonomik işbirliği. AB'nin ilk fiili çekirdek adımı olarak kabul edilir.

Schuman DeklarasyonuÜnite 3

1950'de Fransız Dışişleri Bakanı tarafından yapılan, kömür ve çelik kaynaklarının ortak bir havuzda toplanmasını öneren bildiri. AB'nin temelini atmıştır.

Füzyon AntlaşmasıÜnite 3

1967 yılında AKÇT, AET ve AAET'nin tek bir çatı altında, Avrupa Topluluğu (AT) olarak birleşmesini sağlayan antlaşmadır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Maastricht AntlaşmasıÜnite 3

1992'de imzalanan, Avrupa Birliği'ni kuran ve vatandaşlık statüsünü getiren antlaşmadır. Sosyal politika alanında yetkileri artırmıştır.

Nitelikli Oy ÇokluğuÜnite 3

AB Konseyi'nde kararların alınmasında kullanılan, ülkelerin nüfus ağırlıklarına göre belirlenen oy sistemidir.

Açık Koordinasyon MetoduÜnite 3

Üye devletlerin ulusal sosyal politikalarını, ortak hedefler doğrultusunda koordine etmelerini sağlayan yönetim modelidir.

WorkfareÜnite 3

Sosyal yardımların, kişinin çalışması veya iş araması şartına bağlanmasıdır. İngiltere modelinde sıkça görülür.

DekomüdifikasyonÜnite 3

Vatandaşların refah gereksinimlerinin piyasa koşullarından bağımsız olarak devlet tarafından karşılanmasıdır. İskandinav modelinin temelidir.

KlientalizmÜnite 3

Siyasi partilerin, seçmenlerine kamu kaynakları veya iş olanakları üzerinden destek sağlamasıdır. Güney Avrupa modelinde yaygındır.

Avrupa OmbudsmanıÜnite 3

AB kurumlarının kötü idari uygulamalarına karşı vatandaşların şikayetlerini inceleyen bağımsız makamdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sosyal DiyalogÜnite 3

İşçi ve işveren temsilcilerinin AB düzeyinde politika oluşturma süreçlerine katılımıdır.

Kuşaklar SözleşmesiÜnite 3

Almanya modelinde çalışanların primleriyle emeklilerin maaşlarının ödenmesi sistemidir.

İstihdam EdilebilirlikÜnite 3

Bireylerin iş piyasasında aktif kalabilmeleri için eğitim ve becerilerinin geliştirilmesidir.

Liberal Refah RejimiÜnite 3

Devletin sosyal müdahalesinin minimize edildiği, piyasa mantığının esas olduğu refah modelidir.

Korporatist ModelÜnite 3

Mesleki grupların ve çıkar gruplarının işbirliğine dayalı, statü odaklı sosyal sigorta modelidir.

EvrensellikÜnite 3

Sosyal hizmetlerden faydalanmak için vatandaş olmanın yeterli olduğu, sınıf ayrımı gözetmeyen modeldir.

Sosyal DışlanmaÜnite 3

Bireylerin ekonomik ve sosyal hayata katılımının engellenmesi durumu; AB'nin mücadele ettiği bir sorundur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Gümrük BirliğiÜnite 3

Üye ülkelerin gümrük alanlarının tek bir alana dönüştüğü ve ortak dış ticaret politikası uyguladığı yapıdır.

Avrupa Merkez BankasıÜnite 3

AB'nin para politikasını yöneten, fiyat istikrarını hedefleyen kurumdur.

Sosyal FonÜnite 3

İngiltere'de acil durumlar için verilen takdire bağlı yardımları içeren mekanizmadır.

RMI (Revenue Minimum d'Insertion)Ünite 3

Fransa'da 1988'de başlatılan, sosyal sözleşmeye dayalı garantili asgari gelir desteğidir.

İhlâl DavalarıÜnite 3

Üye devletlerin Birlik hukukuna aykırı davrandıklarında Adalet Divanı'nda karşılaştıkları dava türüdür.

Simgesel YetkiÜnite 3

Avrupa Parlamentosu'nun hükümet benzeri bir yürütme gücü olmaması nedeniyle görevlerini danışma ve denetimle sınırlı tutmasıdır.

Kalıntı Refah RejimiÜnite 3

Devletin sadece piyasanın başarısız olduğu durumlarda devreye girdiği liberal refah modelidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İkili YapıÜnite 3

Güney Avrupa modelinde formel sektör çalışanları ile enformel sektör çalışanları arasındaki büyük destek farkıdır.

Koordinasyon İlkesiÜnite 4

Sosyal güvenlik sistemlerinin uyumlaştırılması yerine, farklı ülkelerdeki hakların korunması için eşgüdümlü hareket edilmesidir. Örnek: Bir işçinin farklı ülkelerdeki prim günlerinin birleştirilmesi.

Süre BirleşimiÜnite 4

Üye ülkelerin kendi sistemlerinde geçen sigortalılık sürelerinin birleştirilerek hak kaybının önlenmesi sürecidir. Örnek: Yaşlılık aylığına hak kazanmak için farklı ülkelerdeki çalışma sürelerinin toplanması.

OranlamaÜnite 4

Sigortalı olunan birden fazla ülkedeki yardım miktarlarının, her ülkedeki prim ödeme gün sayısına göre dengeli dağıtılmasıdır. Örnek: Emekli maaşının çalışılan her ülkenin kendi mevzuatına göre hesaplanıp ödenmesi.

Sosyal Güvenliğe İlişkin Bilgilerin Elektronik Ortamda Değişimi ağıdır. Üye ülkelerin sosyal güvenlik kurumları arasında hızlı ve güvenli bilgi alışverişini sağlar.

Açık Koordinasyon Yöntemi (AKY)Ünite 4

Yasal yaptırımı olmayan, gönüllülük esasına dayalı, en iyi uygulamaların paylaşıldığı bir yönetim stratejisidir. Örnek: Üye ülkelerin istihdam hedeflerine ulaşmak için birbirlerinin başarılı politikalarını örnek alması.

Yetki İkamesi İlkesiÜnite 4

AB'nin ancak yerel veya ulusal girişimden daha etkin olacağı durumlarda harekete geçmesidir. Örnek: Sosyal konuların öncelikle üye ülkelerce yönetilmesi.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yumuşak Hukuk (Soft Law)Ünite 4

Yasal yaptırımı olmayan, siyasi taahhütlere dayalı düzenleme biçimidir. Örnek: İstihdam Kılavuzları'nın üye ülkelerce uygulanması.

Sosyal DiyalogÜnite 4

Ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesinde işçi ve işveren örgütlerinin katılımını sağlayan danışma ve müzakere mekanizmasıdır.

Çerçeve AntlaşmaÜnite 4

Sosyal tarafların müzakere ederek imzaladığı ve Konsey onayıyla AB yasası haline gelen metinlerdir. Örnek: İşkolu düzeyinde yapılan çalışma sürelerine ilişkin antlaşmalar.

İstihdam EdilebilirlikÜnite 4

Nüfusun değişen çevre koşullarına göre vasıf kazanması ve istihdam fırsatını yitirmemesidir. Örnek: Genç işsizliğine karşı mesleki eğitim programları.

GirişimcilikÜnite 4

İşletme kurmanın kolaylaştırılması ve istihdam yaratan işletmelerin desteklenmesidir. Örnek: İşletmeler üzerindeki idari yüklerin azaltılması.

UyarlanabilirlikÜnite 4

İşletmelerin ve çalışanların değişen koşullara uyum sağlama yeteneğidir. Örnek: Yaşam boyu öğrenme stratejileri.

Eşit FırsatlarÜnite 4

Cinsiyet ayrımcılığının kaldırılması ve iş-aile yaşamının uyumlaştırılmasıdır. Örnek: Kadın istihdamını artırmak için çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK)Ünite 4

Türkiye'de ekonomik ve sosyal politikaların oluşumunda toplumsal uzlaşmayı sağlamak amacıyla kurulmuş danışma organıdır.

Üçlü Danışma Kurulu (ÜDK)Ünite 4

Çalışma hayatı ile ilgili konularda hükümet, işçi ve işveren temsilcilerini bir araya getiren, ESK'ya göre daha eşitlikçi bir yapıya sahip kurul.

Çalışma MeclisiÜnite 4

Türkiye'nin en eski üçlü danışma yapısı olup, çalışma hayatına dair konuların tartışıldığı ancak zamanla işlevselliğini yitiren bir platformdur.

Yaşlı Bağımlılık OranıÜnite 4

65 yaş ve üzeri nüfusun 15-64 yaş grubundaki nüfusa oranıdır. Örnek: Türkiye'nin AB ülkelerine göre bu oranın düşük olması.

Şartlı Nakit TransferleriÜnite 4

Muhtaç ailelere çocuklarını okula göndermeleri şartıyla yapılan yardımlardır. Örnek: Şartlı Eğitim Yardımları (ŞEY).

Aktif İstihdam PolitikalarıÜnite 4

İşsizlerin işgücü piyasasına dönüşünü hızlandırmayı amaçlayan önlemlerdir. Örnek: Mesleki yeniden eğitim kursları.

Pasif İstihdam PolitikalarıÜnite 4

İşsizlik döneminde gelir kaybını telafi etmeye yönelik yardımlardır. Örnek: İşsizlik maaşı ödemeleri.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sosyal Politika ProtokolüÜnite 4

Maastricht Antlaşması ile yürürlüğe giren ve sosyal diyaloga kurumsal yapı kazandıran metindir.

Daimi İstihdam KomitesiÜnite 4

AB'de istihdam politikası konusunda koordinasyonu kolaylaştırmak için kurulmuş üçlü danışma organıdır.

Makroekonomik DiyalogÜnite 4

Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Konseyi ve Sosyal Taraflar arasında yürütülen ekonomik politika görüşmeleridir.

İşsizlik SigortasıÜnite 4

İşsizlik nedeniyle ortaya çıkan geçim sıkıntısına karşı sosyal güvence sağlayan sigorta koludur.

Sosyal KorumaÜnite 4

Bireyleri yaşam boyu karşılaşabilecekleri risklere karşı güvence altına alan sistemlerin bütünüdür.

TripartizmÜnite 5

ILO'nun temel çalışma prensibi olan üçlü yapıdır. Hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinin karar alma süreçlerine eşit veya dengeli katılımını ifade eder.

Uluslararası Çalışma KonferansıÜnite 5

ILO'nun en üst yasama organıdır. Yılda bir kez Cenevre'de toplanarak sözleşme ve tavsiye kararlarını kabul eder.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
SözleşmeÜnite 5

Üye devletler tarafından onaylandığında bağlayıcı olan, asgari çalışma standartlarını belirleyen temel hukuki metinlerdir.

Tavsiye KararıÜnite 5

Onaylanması zorunlu olmayan, sözleşmeleri tamamlayan veya yol gösteren esnek hukuki belgelerdir.

Kara ListeÜnite 5

ILO Standartları Uygulama Komitesi'nin, sözleşmeleri en kötü uygulayan ülkeleri ilan ettiği listedir; moral baskı aracıdır.

Özel ParagrafÜnite 5

Bir ülkenin sözleşme ihlallerinin ciddiyetini vurgulamak için Aplikasyon Komitesi raporunda yer verilen özel uyarı bölümüdür.

Filadelfiya BildirgesiÜnite 5

1944'te kabul edilen, 'Emek bir mal değildir' ilkesini benimseyen ve ILO'nun amaçlarını güncelleyen temel yasa metnidir.

Doğrudan Temas MisyonuÜnite 5

Sözleşme uygulamalarındaki sorunları yerinde çözmek için hükümet ve sosyal taraflarla yapılan görüşme yöntemidir.

Sendikal Özgürlükler KomitesiÜnite 5

1950'de kurulan, sendikal hak ihlallerini yargı organı gibi inceleyen 9 kişilik özel denetim organıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İnsana Yaraşır İşÜnite 5

İstihdam, sosyal koruma, çalışma hakları ve sosyal diyaloğu kapsayan, insan onuruna uygun çalışma hedefidir.

Küresel İşler PaktıÜnite 5

2009'da kabul edilen, ekonomik krizlerin istihdam üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefleyen bir belgedir.

Yönetim KuruluÜnite 5

ILO'nun yürütme organıdır; 56 üyeden oluşur ve konferanslar arası dönemde örgütü yönetir.

Uluslararası Çalışma BürosuÜnite 5

ILO'nun sekretaryasıdır; Genel Müdür tarafından yönetilir ve teknik araştırmalar yapar.

Yumuşak Hukuk (Soft Law)Ünite 5

Onay gerektirmeyen, bağlayıcı olmayan ancak yol gösterici nitelikteki belgelerle yürütülen hukuk yaklaşımıdır.

Temel SözleşmelerÜnite 5

ILO'nun çekirdek ilkelerini (zorla çalıştırma, sendika özgürlüğü vb.) içeren 8 adet vazgeçilmez sözleşmedir.

Yönetişim SözleşmeleriÜnite 5

ILO çalışma normlarının işleyişi için kritik olan, 2008'den beri bu isimle anılan 4 sözleşmedir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Teknik SözleşmelerÜnite 5

Temel ve yönetişim sözleşmeleri dışında kalan, sektörel veya spesifik konuları düzenleyen sözleşmelerdir.

Sosyal AdaletÜnite 5

ILO'nun kuruluş amacıdır; evrensel barışın ancak çalışma hayatında adaletin sağlanmasıyla mümkün olacağı ilkesidir.

Çift Tartışma YöntemiÜnite 5

Bir sözleşme taslağının UÇK'de iki yıl üst üste görüşülerek olgunlaştırılması yöntemidir.

Redaksiyon KomitesiÜnite 5

Kabul edilen sözleşme ve tavsiyelerin son hukuki metin haline getirilmesini sağlayan komitedir.

Bretton WoodsÜnite 6

1944 yılında IMF ve Dünya Bankası'nın kurulduğu konferanstır. İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel finansal sistemin temellerini atmıştır.

Yapısal Uyum ProgramlarıÜnite 6

IMF ve Dünya Bankası'nın kredi karşılığında ülkelere dayattığı, özelleştirme ve harcama kısıntılarını içeren ekonomik reform paketleridir.

Üyelerin IMF'ye ödediği sermaye katkısıdır. Bu miktar ülkenin oy gücünü ve kredi çekme kapasitesini belirler.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
SDR (Özel Çekme Hakları)Ünite 6

IMF'nin üye ülkelere sağladığı, uluslararası rezerv varlığı olarak kullanılan bir hesap birimidir.

Stand-by AnlaşmasıÜnite 6

IMF'nin ödemeler dengesi sorunu yaşayan ülkelere, belirli ekonomik şartları yerine getirmeleri karşılığında sağladığı destekleme anlaşmasıdır.

Niyet MektubuÜnite 6

Kredi alacak ülkenin, IMF'ye uygulayacağı ekonomik ve mali politikaları taahhüt ettiği resmi belgedir.

Dünya Bankası'nın ana kuruluşu olup, orta gelirli ülkelere sürdürülebilir kalkınma için kredi ve danışmanlık sağlar.

Dünya Bankası'nın piyasa koşullarında borçlanamayan en yoksul ülkelere düşük faizli kredi sağlayan birimidir.

Gelişmekte olan ülkelerde özel sektör yatırımlarını teşvik eden ve devlet garantisi istemeyen Dünya Bankası kuruluşudur.

Yabancı yatırımcıları ticari olmayan risklere (savaş, sivil karışıklık vb.) karşı sigortalayan Dünya Bankası birimidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

Devletler ve yabancı yatırımcılar arasındaki yatırım uyuşmazlıklarını tahkim ve uzlaştırma yoluyla çözen merkezdir.

Mutlak YoksullukÜnite 6

1980 raporunda tanımlandığı üzere, hastalık, eğitimsizlik ve yetersiz beslenme ile karakterize edilen yaşam durumudur.

Beşeri SermayeÜnite 6

İnsanların eğitim, sağlık ve beceri düzeylerini ifade eder; kalkınma için temel bir yatırım alanı olarak görülür.

Güvenlik AğıÜnite 6

Yapısal uyum programlarının yoksullar üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için oluşturulması önerilen sosyal koruma mekanizmasıdır.

Ekonomik GözetimÜnite 6

IMF'nin üye ülkelerin ekonomik politikalarını düzenli olarak izleyerek küresel istikrarı destekleme sürecidir.

Çok Milletli KonsültasyonÜnite 6

IMF'nin küresel dengesizlikleri azaltmak için sistemik öneme sahip ülke gruplarını bir araya getirdiği toplantılardır.

HIPC GirişimiÜnite 6

Ağır borç yükü altındaki yoksul ülkelerin borçlarını hafifletmek için başlatılan uluslararası programdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

Çok Uluslu Borç Hafifletme Girişimi olup, yoksul ülkelerin borç yükünü azaltmayı hedefler.

NeoliberalizmÜnite 6

Devletin ekonomideki payının küçültülmesi, özelleştirme ve serbest piyasa ilkelerinin hakim kılınması anlayışıdır.

Sosyal PolitikaÜnite 6

IMF ve Dünya Bankası'nın faaliyetlerinin yoksulluk, eğitim ve sağlık gibi toplumsal refah alanlarına yansımasıdır.

ZekâtÜnite 7

İslam'da sosyal politikanın en temel zorunlu kurumudur; nisap miktarı mala sahip olanların belirli bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Örneğin, Kur'an'da 34 kez geçerek sosyal adaletin sağlanmasında merkezi bir rol oynar.

SadakaÜnite 7

Allah rızası için yapılan her türlü iyilik ve yardımdır; farz (zekât gibi) ve nafile (gönüllü) olarak ikiye ayrılır. İslam'da sosyal politika uygulamalarının üst kavramıdır.

İ'sarÜnite 7

Kişinin kendisi muhtaç olsa dahi elindekini başkasına tercih etmesi, yani diğergamlıktır. İslam'da gönüllü sosyal politikanın en üst seviyesini temsil eder.

Karz-ı HasenÜnite 7

Menfaat beklentisi olmadan, sadece hayır amacıyla yapılan faizsiz ödünç verme işlemidir. Toplumda darda kalanların ihtiyacını gidermek için kullanılan bir sosyal dayanışma aracıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

Ramazan ayında, bayram gününe yetişen her Müslümanın vermesi gereken bir baş vergisidir. Büyük-küçük, kadın-erkek herkes için ödenmesi zorunlu bir sadakadır.

Müellefe-i KulûbÜnite 7

İslam'a karşı yumuşatılmak veya inançları pekiştirilmek istenen kişilere zekâttan verilen paydır. Zekâtın verilebileceği sekiz sınıftan biridir.

İbn’üs SebilÜnite 7

Yolcu demektir; kendi ülkesinde zengin olsa bile yolculuk sırasında muhtaç duruma düşen kişileri ifade eder. Zekât verilebilecek sekiz zümreden biridir.

KefaretÜnite 7

Bir emre aykırı davranış veya meşru bir mazeretle yapılamayan ibadetlerin karşılığında ödenen mali veya bedeni cezadır. Örneğin, oruç tutamayanların verdiği fidye bir kefaret türüdür.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)Ünite 7

1969 yılında kurulan, İslam dünyasının siyasi ve ekonomik dayanışmasını hedefleyen uluslararası örgüttür. 57 üyesiyle BM'den sonra dünyadaki en geniş katılımlı kuruluştur.

İslam Kalkınma Bankası (İKB)Ünite 7

1975'te kurulan, üye ülkelerin ekonomik kalkınması için faizsiz finansman sağlayan bankadır. Kâr/zarar ortaklığı prensibiyle çalışır.

İSEDAKÜnite 7

Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'dir; başkanlığını Türkiye'nin yürüttüğü, İİT'nin ekonomik işbirliğini koordine eden önemli bir organdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

Zekât yükümlülüğü için gerekli olan asgari mal miktarıdır. Bir kişinin zengin sayılması ve zekât vermesi için malının bu sınırı aşması gerekir.

İhtiyaç sahibi olup istemekten çekinen veya temel ihtiyaçlarını karşılayamayan kimsedir. Zekâtın en temel veriliş hedefidir.

MiskinÜnite 7

Fakirden daha kötü durumda olan, hiçbir şeyi bulunmayan veya çalışma gücü olup da geçimini sağlayamayan kimselerdir. Zekât verilecek sekiz gruptan biridir.

El-gâriminÜnite 7

Ağır borç altında olan kimselerdir; toplumun huzuru için kefil olup borçlananları da kapsar. Zekât ile desteklenmeleri Kur'an'da emredilmiştir.

İnsani Gelişmişlik Endeksi (İGE)Ünite 7

Ülkelerin sağlık, eğitim ve gelir düzeylerini ölçen bir göstergedir. İİT ülkelerinin sosyal politika performanslarını değerlendirmede kullanılır.

Gösteriş TüketimiÜnite 7

Ekonomik olarak ani zenginleşen ancak kültürel derinliği zayıf olan kişilerin, statülerini kanıtlamak için yaptıkları aşırı harcamalardır. İslam'da israf olarak görülür.

Fakr-i İhtiyarîÜnite 7

Tasavvufi bir kavram olup, kişinin zengin olmasına rağmen dünyevi hırslardan arınmak için fakir gibi yaşamayı tercih etmesidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
10 Yıllık Eylem PlanıÜnite 7

2005 yılında Mekke Zirvesi'nde kabul edilen, İslam ülkeleri arasında siyasi ve ekonomik reformları hedefleyen kapsamlı bir kalkınma programıdır.

Beşeri SermayeÜnite 7

Bir ülkenin sahip olduğu eğitimli, yetenekli ve sağlıklı işgücüdür. İİT ülkelerinde okur-yazar oranları bu sermayenin temel göstergesidir.

SömürgecilikÜnite 7

İslam ülkelerinin tarihsel süreçte geri kalmasının temel nedenlerinden biri olarak görülen, kaynakların dış güçlerce kullanılması durumudur.

Sanayi DevrimiÜnite 8

18. yüzyılda teknolojik gelişmelerle başlayan, üretim biçimlerini ve toplumsal yapıyı kökten değiştiren süreçtir. Örnek: Buhar makinesinin icadı ile fabrika sistemine geçilmesi.

LuddizmÜnite 8

Sanayi Devrimi sırasında işçilerin, makinelerin işlerini ellerinden aldığını düşünerek onlara karşı giriştikleri şiddetli kırma eylemleridir. Örnek: 1758'de Nottingham'da yün biçme makinelerinin parçalanması.

Ailece İşçileşmeÜnite 8

Fabrikalardaki düşük ücretler nedeniyle ailelerin geçimlerini sağlamak için tüm üyeleriyle (kadın ve çocuklar dahil) çalışma hayatına girmesidir. Örnek: 1835'te pamuklu dokuma fabrikalarında çalışanların büyük çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluşması.

Asgari ÜcretÜnite 8

Bir üretim faktörü olarak emeğin piyasa bedeli değil, insanın ailesiyle birlikte yaşamasını mümkün kılan sosyal bir ücrettir. Örnek: İşletmelerin kâr amacıyla bu ücreti gönüllü vermemesi üzerine yasal zorunluluk getirilmesi.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Mesleki RefahÜnite 8

İşçilerin refahını artırmak amacıyla işveren tarafından sağlanan ücret dışı faydalardır. Örnek: İşletmelerin çalışanlarına sunduğu sağlık sigortası veya konut yardımı.

Hayat Boyu EğitimÜnite 8

Çalışanların mesleki becerilerini geliştirmek için iş hayatı boyunca aldıkları eğitim sürecidir. Örnek: İşletmelerin düzenlediği hizmet içi eğitim programları.

Sosyal SorumlulukÜnite 8

İşletmelerin ekonomik faaliyetlerini yürütürken toplumun çıkarlarını gözetmesi ve gönüllü katkı sağlamasıdır. Örnek: Bir şirketin yoksul bölgelerde okul inşa etmesi.

VakıfÜnite 8

Bir malın gelirinin toplumun hayrına sunulmak üzere mülk sahibinden çıkarılıp sosyal mülkiyete aktarılmasıdır. Örnek: Osmanlı döneminde aşevi veya kütüphane kurmak için ayrılan mülkler.

AhilikÜnite 8

Osmanlı'da esnafın tasavvufi bir mantıkla örgütlendiği, dayanışma ve ahlak odaklı bir teşkilattır. Örnek: Ahi Evran'ın kurduğu ve Anadolu'ya yayılan esnaf dayanışma sistemi.

FütüvvetnameÜnite 8

Ahilerin ve tasavvuf yolcularının uyması gereken kuralları içeren tüzüklerdir. Örnek: Ahilerin 'ilmihali' olarak kabul edilen yazılı belgeler.

HomoislamicusÜnite 8

İslam iktisat anlayışında, çıkarlarını ahlaki değerlerle birleştiren Müslüman insan modelidir. Örnek: İşletme sahibinin kâr hırsı yerine Allah'ın rızasını gözetmesi.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
GıptaÜnite 8

Ahilikte rekabetin yerine geçen, başkasının başarısını kıskanmak yerine onun gibi olmayı isteme ve dua etme anlayışıdır. Örnek: Bir esnafın rakibinin kazancına 'Allah daha çok versin' demesi.

Sosyal PazarlamaÜnite 8

İşletmelerin toplumsal konularda kampanyalar düzenleyerek veya destek vererek kurumsal imajlarını güçlendirme çabasıdır. Örnek: Bir markanın çevre kirliliğine karşı yürüttüğü sosyal sorumluluk kampanyası.

Türkiye'deki işletmelerin büyük çoğunluğunu oluşturan, çalışan sayısı ve ciro bakımından belirli sınırların altındaki işletmelerdir. Örnek: 250 kişiden az çalışanı olan orta ölçekli işletmeler.

Sosyal DenetimÜnite 8

İşletmelerin finansal performanslarının yanı sıra toplumsal duyarlılık ve sosyal performanslarının da ölçülmesidir. Örnek: 'Dengeli puan kartı' yaklaşımı ile çalışan tatmininin ölçülmesi.

Avarız VakıflarıÜnite 8

Osmanlı'da mahalle sakinlerinin bir araya gelerek oluşturdukları yardımlaşma sandıklarıdır. Örnek: Mahalledeki muhtaçların ihtiyaçlarını karşılamak için toplanan paralar.

Sosyal KonutÜnite 8

Düşük gelirli kesimlerin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen konutlardır. Örnek: İşletmelerin TOKİ veya belediyelerle ortaklaşa yaptığı konut projeleri.

İleri EğitimÜnite 8

Çalışanların mevcut işlerini daha iyi kavramaları ve sorunlarla baş etmeleri için verilen eğitimdir. Örnek: Hizmet içi eğitim programları.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sosyal OrtaklıkÜnite 8

İşletmelerin sosyal problemlerin çözümü için kamu ve STK'larla birlikte hareket etmesidir. Örnek: Bir şirketin eğitim vakıflarıyla işbirliği yapması.

Kurumsal İtibarÜnite 8

İşletmenin toplum nezdindeki saygınlığı ve algısıdır. Örnek: Sosyal sorumluluk projeleriyle şirketin kamuoyu gözünde güven kazanması.

SponsorlukÜnite 8

İşletmelerin kültürel veya sanatsal etkinlikleri maddi olarak destekleyerek görünürlük kazanmasıdır. Örnek: Bir bankanın bir sanat festivaline ana sponsor olması.

Etik KodlarÜnite 8

İşletmelerin faaliyetlerinde uymayı taahhüt ettikleri ahlaki kurallar bütünüdür. Örnek: Şirketin çalışanlarına yönelik hazırladığı davranış ilkeleri kitapçığı.

Lonca SistemiÜnite 8

Sanayi Devrimi öncesinde zanaat hayatını düzenleyen, usta-kalfa-çırak ilişkisine dayalı çıkar birliği yapısıdır. Örnek: Sanayileşme öncesi ayakkabıcılar loncası.

Sosyal Güvenlikte PiyasalaşmaÜnite 8

Sosyal refah hizmetlerinin devlet yerine piyasa kurallarıyla özel sektör eliyle yürütülmesidir. Örnek: ABD'deki sağlık hizmetlerinin özel sektör tarafından sağlanması.

Makyaj MalzemeleriÜnite 8

İşletmelerin sosyal sorumluluk sahibiymiş gibi görünmek için kullandıkları geçici ve yüzeysel faaliyetlerdir. Örnek: Kötü çalışma koşullarını örtmek için yapılan küçük bağışlar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sanayi DevrimiÜnite 9

Üretim teknolojilerinde makineleşmenin başlamasıyla tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi ifade eden süreçtir. Bu dönem, işçi ve işveren arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlandığı ve sosyal politikanın doğuşuna zemin hazırlayan temel tarihsel olaydır.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS)Ünite 9

İşletmelerin faaliyetlerinin toplum ve çevre üzerindeki etkilerini dikkate alarak, yasal zorunlulukların ötesinde etik ve gönüllü faaliyetlerde bulunmasıdır. Örneğin, bir fabrikanın çevreyi korumak için atık yönetimi projesi yürütmesi KSS örneğidir.

AhilikÜnite 9

Osmanlı döneminde esnaf ve zanaatkarları örgütleyen, mesleki eğitimle ahlaki değerleri birleştiren bir teşkilattır. Çalışanların sosyal güvenliğini ve dayanışmasını sağlayan yapısıyla Türkiye'deki sosyal politika anlayışının tarihsel köklerinden biridir.

Dar Anlamda Sosyal PolitikaÜnite 9

İşletmelerin doğrudan kendi çalışanlarına yönelik sunduğu yan haklar, sağlık ve eğitim destekleridir. İş yeri yemekhanesi veya çalışanlara sağlanan çocuk yardımı bu kategoriye girer.

Geniş Anlamda Sosyal PolitikaÜnite 9

İşletmenin faaliyet alanının dışındaki toplumsal sorunlara (eğitim, çevre, yoksulluk) yönelik yürüttüğü projeleri kapsar. Şirketin bir ilköğretim okuluna kütüphane yaptırması buna örnektir.

PaydaşÜnite 9

İşletmenin faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen kişi veya gruplardır. Çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler ve yerel halk işletmenin temel paydaşları arasında yer alır.

Kurumsal VatandaşlıkÜnite 9

İşletmelerin bir birey gibi toplumun bir parçası olarak hareket etmesi ve toplumsal sorunlara karşı sorumluluk üstlenmesidir. İşletmenin sadece kâr değil, toplumsal fayda odaklı bir kimlik kazanması sürecidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Vakıf KültürüÜnite 9

Kişilerin veya kurumların mal varlıklarını toplumsal hizmetler için ayırmasıdır. Türkiye'de işletmelerin sosyal sorumluluk projelerinin tarihsel ve kültürel temelini oluşturan, yardımlaşma odaklı bir yapıdır.

Piyasa MekanizmasıÜnite 9

Mal ve hizmetlerin arz ve talep dengesiyle fiyatlandığı ekonomik sistemdir. Özel sektörün temel işleyiş biçimi olup, sosyal politikaların uygulanmasında hem bir engel hem de bir araç olarak görülür.

SürdürülebilirlikÜnite 9

İşletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin kaynaklarını tüketmemesi ilkesidir. Sosyal sorumluluk projelerinin uzun vadeli ve kalıcı etkiler yaratması hedefini ifade eder.

Gini KatsayısıÜnite 10

Gelir dağılımındaki eşitsizliği ölçen 0 ile 1 arasında bir değerdir. 0 tam eşitliği, 1 tam eşitsizliği ifade eder; örneğin Türkiye'nin Gini katsayısı 0,39 civarında seyretmektedir.

Lorenz EğrisiÜnite 10

Toplumdaki toplam gelirin nüfusun yüzdelerine göre nasıl dağıldığını gösteren bir eğridir. Mutlak eşitlik doğrusundan uzaklaştıkça gelir dağılımındaki adaletsizlik artar.

Kuznets EğrisiÜnite 10

Ekonomik büyüme ve gelir eşitsizliği arasındaki 'ters U' ilişkisini açıklar. Kalkınmanın başında eşitsizlik artar, sanayileşme sonrası ise azalır.

Homo EconomicusÜnite 10

Liberal-kapitalist ideolojinin rasyonel insan modelidir. Kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan ve akılcı tercihler yapan bireyi ifade eder.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Negatif ÖzgürlükÜnite 10

Isaiah Berlin tarafından tanımlanan, dışsal bir müdahale, zorlama veya engellemenin yokluğunu ifade eden özgürlük anlayışıdır.

Fonksiyonel Gelir DağılımıÜnite 10

Milli gelirin üretim faktörleri olan ücret, faiz, rant ve kâr arasında nasıl paylaşıldığını gösteren dağılım türüdür.

Bireysel Gelir DağılımıÜnite 10

Toplam milli gelirin bireyler veya haneler arasında nasıl dağıldığını inceleyen, gelirin kaynağına bakmayan dağılım türüdür.

İkincil Gelir DağılımıÜnite 10

Devletin vergi ve sosyal transferler yoluyla piyasa sonucu oluşan gelir dağılımını yeniden düzenlemesidir.

Modernleşme TeorisiÜnite 10

Yoksulluğun nedenini ülkelerin içsel dinamiklerine, kültürel yapılarına ve siyasi başarısızlıklarına bağlayan neo-klasik yaklaşımdır.

Bağımlılık TeorisiÜnite 10

Yoksulluğu merkez ülkelerin çevre ülkeleri sömürmesi sonucu oluşan yapısal bir 'ekonomik koloniyalizm' olarak açıklayan görüştür.

Yoksulluğun KadınlaşmasıÜnite 10

Yoksulların çoğunluğunun kadınlardan oluşması ve kadınların yoksulluğu erkeklerden daha keskin/çok boyutlu yaşaması durumudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Eşdeğer Fert ÖlçeğiÜnite 10

Hanedeki bireylerin yaş ve cinsiyet farklılıklarını dikkate alarak, hanehalkı büyüklüğünün kaç yetişkine denk geldiğini hesaplayan katsayıdır.

Yaşlı YoksulluğuÜnite 10

Aktif çalışma döneminin bitmesiyle gelir kaybı yaşayan yaşlıların, sosyal güvenlik sistemindeki eksiklikler nedeniyle yoksulluk sınırının altında kalmasıdır.

Çocuk YoksulluğuÜnite 10

Çocukların büyüme ve gelişmeleri için gerekli maddi/manevi kaynaklardan yoksun kalmasıdır; kuşaklar arası yoksulluk döngüsünün temelidir.

Şartlı Nakit TransferiÜnite 10

Devletin, belirli sosyal hedeflere (örneğin çocuğun okula gitmesi) ulaşılması şartıyla yoksul ailelere yaptığı nakdi yardımdır.

LiberteryanizmÜnite 10

Bireysel mülkiyeti ve sınırsız özgürlüğü savunan, devletin ekonomik hayata müdahalesini reddeden (ultra-minimal devlet) siyasi görüştür.

Sektörel Gelir DağılımıÜnite 10

Gelirin tarım, sanayi, hizmet ve bilgi gibi sektörler arasında nasıl paylaşıldığını ve sektörler arası uçurumları inceleyen dağılım türüdür.

Dijital UçurumÜnite 10

Bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimi olan bölgeler ile olmayanlar arasındaki gelir ve refah farkıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Pareto OptimumÜnite 10

Birinin durumunu daha kötü hale getirmeden bir başkasının durumunu iyileştirmenin imkansız olduğu ekonomik verimlilik durumudur.

Sosyal DışlanmaÜnite 10

Bireylerin veya grupların toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetlerine tam katılımının engellenmesi durumudur.

Kayıt Dışı ÇalışmaÜnite 10

Sosyal güvenlik sistemine prim ödenmeyen ve yasal düzenlemelerin dışında kalan çalışma biçimidir; yaşlılıkta yoksulluğun ana nedenidir.

Transfer ÖdemeleriÜnite 10

Devletin karşılıksız olarak (emekli aylığı, dul/yetim aylığı, sosyal yardım) yaptığı ödemelerdir.

YabancılaşmaÜnite 10

Marksist teoriye göre, işçinin kendi ürettiği ürüne ve üretim sürecine yabancılaşması, dolayısıyla kendi emeğinin ürününe hükmedememesidir.

Sınırlı DevletÜnite 10

Liberalizmde, devletin yetkilerinin hukukla sınırlandırıldığı ve sadece temel görevlerle (adalet, güvenlik) yetindiği modeldir.

Ücretsiz Aile İşçisiÜnite 10

Özellikle tarım sektöründe, aile işletmelerinde ücret almadan çalışan ve sosyal güvenceden yoksun kalan (çoğunlukla kadın) işgücüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sosyal DışlanmaÜnite 11

Birey veya grupların ekonomik, sosyal ve siyasal imkanlardan mahrum bırakılarak toplumun dışına itilmesi sürecidir. Örnek: Bir engellinin mimari engeller nedeniyle eğitim hakkına erişememesi.

AyrımcılıkÜnite 11

Ön yargılara dayalı olarak bir kişiye veya gruba, sahip olduğu özellikler nedeniyle farklı ve olumsuz muamele yapılmasıdır. Örnek: Bir işverenin yaşlı olduğu gerekçesiyle bir adayı mülakata almaması.

AsabiyetÜnite 11

İbn Haldun'a göre topluluk üyelerini birbirine bağlayan, ortak hareket etmeyi sağlayan dayanışma ruhudur. Örnek: Bedevi kabilelerdeki ortak savunma refleksi.

Mekanik DayanışmaÜnite 11

Durkheim'e göre benzerliklere ve kolektif bilince dayalı, işbölümünün gelişmediği geleneksel toplum yapısıdır. Örnek: Herkesin tarımla uğraştığı küçük bir köy topluluğu.

Organik DayanışmaÜnite 11

İşbölümü ve farklılaşmaya dayalı, bireylerin birbirine muhtaç olduğu modern toplum yapısıdır. Örnek: Sanayi toplumunda uzmanlaşmış farklı meslek gruplarının birbirini tamamlaması.

Egoistik İntiharÜnite 11

Bireyin sosyal gruplarla bağının zayıflaması ve yalnızlaşması sonucu oluşan intihar türüdür. Örnek: Sosyal çevresi olmayan, yalnız yaşayan bir bireyin intiharı.

Anomik İntiharÜnite 11

Toplumdaki normların çökmesi veya bireyin arzularının sınırsızlaşması sonucu oluşan intihar türüdür. Örnek: Ekonomik kriz dönemlerinde beklentilerin karşılanamaması sonucu yaşanan intiharlar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Altruistik İntiharÜnite 11

Bireyin grup kimliğini kendi hayatından üstün tutarak kendini feda etmesidir. Örnek: Bir askerî personelin alayın onuru için hayatını feda etmesi.

Fatalistik İntiharÜnite 11

Bireyin aşırı baskı ve kontrol altında kalarak kendi hayatı üzerinde hiçbir otonomisinin kalmaması durumudur. Örnek: Kölelik gibi özgürlüğün tamamen kısıtlandığı ortamlarda yaşanan intiharlar.

Cam TavanÜnite 11

Kadınların kariyerlerinde yükselirken karşılaştıkları, görünmez ancak aşılması zor olan engellerdir. Örnek: Bir şirkette kadınların orta kademeye kadar gelip üst yönetime geçememesi.

Makul UyumlaştırmaÜnite 11

Engelli bireylerin haklarını kullanabilmesi için iş yerinde veya çevrede yapılan özel düzenlemelerdir. Örnek: Tekerlekli sandalye kullanan bir çalışan için rampa yapılması.

Pozitif AyrımcılıkÜnite 11

Geçmişten gelen eşitsizlikleri gidermek için dezavantajlı gruplara tanınan ayrıcalıklı haklardır. Örnek: Engellilere kota uygulaması veya üniversiteye sınavsız giriş hakkı.

Doğrudan AyrımcılıkÜnite 11

Bir kişiye, etnik kökeni veya cinsiyeti gibi bir özellik nedeniyle açıkça olumsuz davranılmasıdır. Örnek: Bir kişinin Roman olduğu için bir mekana alınmaması.

Dolaylı AyrımcılıkÜnite 11

Görünüşte tarafsız olan bir kuralın, belirli bir grubu diğerlerinden daha fazla olumsuz etkilemesidir. Örnek: İş ilanında 'seyahat engeli olmamak' şartının kadınları daha fazla dışlaması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Başkasıyla Bağlantılı AyrımcılıkÜnite 11

Kişinin kendisinin değil, yakın ilişkide olduğu birinin özelliği nedeniyle ayrımcılığa uğramasıdır. Örnek: Engelli çocuğu olan bir çalışanın işten ayrılmaya zorlanması.

Şekli EşitlikÜnite 11

Herkesin kanun önünde eşit sayılması ve ayrımcılığın yasaklanmasıdır. Örnek: Anayasadaki 'herkes eşittir' maddesi.

Maddi EşitlikÜnite 11

Farklılıkların gözetilerek, dezavantajlı gruplar için özel önlemler alınmasıdır. Örnek: Engelliler için özel eğitim materyalleri sağlanması.

Toplumsal CinsiyetÜnite 11

Biyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplumun kadın ve erkek rollerine yüklediği anlamlardır. Örnek: 'Kadın ev işi yapar, erkek para kazanır' algısı.

Yaşçılık (Yaş Ayrımcılığı)Ünite 11

Bireylerin sadece yaşlarından dolayı iş veya sosyal yaşamda ayrımcılığa uğramasıdır. Örnek: 45 yaş üstü birinin işe alınmaması.

Kolektif BilinçÜnite 11

Toplum üyelerinin ortak inanç ve değerler sistemidir. Örnek: Geleneksel toplumlarda herkesin aynı dini ritüelleri paylaşması.

Bedevi UmranÜnite 11

İbn Haldun'a göre asabiyetin güçlü olduğu, kabilevi ilişkilerin hakim olduğu yaşam biçimidir. Örnek: Göçebe topluluklar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Hadari UmranÜnite 11

İbn Haldun'a göre asabiyetin zayıfladığı, merkezi devletin korumasının ön plana çıktığı şehirli yaşamdır. Örnek: Modern şehir toplumu.

Üçüncü YolÜnite 11

Tony Blair döneminde İngiltere'de uygulanan, sosyal dışlanmayı merkeze alan siyasi yaklaşımdır. Örnek: Sosyal Dışlanma Birimi'nin kurulması.

İmtiyazlı VatandaşlıkÜnite 11

M.I. Young tarafından önerilen, dezavantajlı gruplara özel haklar tanıyan vatandaşlık modelidir. Örnek: Kadınlar için özel kota uygulamaları.

Adil Dünya İnancıÜnite 11

İnsanların yaptıklarıyla başlarına gelenler arasında bir uygunluk olduğuna inanma eğilimidir. Örnek: Engelliliği bir 'ceza' olarak algılama hatası.

FordizmÜnite 12

İkinci Dünya Savaşı sonrası gelişmiş ülkelerde egemen olan, kitle üretimi ve kitle tüketimine dayalı sermaye birikim rejimidir. Örnek: Henry Ford'un 1913'te montaj hattını otomobil üretimine uygulamasıyla başlayan süreçtir.

TaylorizmÜnite 12

İşin en ince ayrıntısına kadar bölünerek vasıfsızlaştırıldığı ve yönetimin iş süreci üzerinde tam denetim kurduğu bilimsel yönetim yaklaşımıdır. Örnek: Ford fabrikalarında işçilerin sadece tek bir tekrarlı hareketi yapacak şekilde eğitilmesi.

Post-FordizmÜnite 12

Fordizmin krizi sonrası ortaya çıkan, esnekliğe, yeni teknolojilere ve küçük ölçekli üretime dayalı üretim modelidir. Örnek: İtalya'daki küçük işletmelerin zanaat esaslı üretim yapması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Esnek UzmanlaşmaÜnite 12

Yüksek teknoloji ve zanaat potansiyelinin birleştiği, kitle üretimi yerine piyasa değişimlerine hızlı uyum sağlayan üretim paradigmasıdır. Örnek: Emilia-Romagna bölgesindeki küçük işletmelerin deneyimi.

Esnek Firma ModeliÜnite 12

İşletmenin işgücünü çekirdek ve çevre olarak ikiye ayırarak farklı esneklik stratejileri uyguladığı yönetim modelidir. Örnek: Bir şirketin ana vasıflı işçileri kadrolu tutarken, temizlik işlerini taşerona devretmesi.

İşlevsel EsneklikÜnite 12

İşçilerin farklı üretim teknolojilerini kullanabilme ve çeşitli görevleri yapabilme yeteneğidir. Örnek: Bir işçinin hem üretim hem de bakım işlerini aynı anda yapabilmesi.

Sayısal EsneklikÜnite 12

İşletmenin ihtiyaç duyduğu işgücü sayısını piyasa talebine göre kolayca artırıp azaltabilmesidir. Örnek: Geçici işçi havuzlarından ihtiyaç anında işçi alınması.

Standart İstihdamÜnite 12

Tam zamanlı, belirsiz süreli ve tek bir işverene bağlı çalışma biçimidir. Örnek: 1950'lerdeki mavi yakalı erkek işçi modeli.

Atipik İstihdamÜnite 12

Standart istihdamın dışında kalan, süresi belirsiz hizmet akdinin dışındaki tüm çalışma biçimleridir. Örnek: Kısmi zamanlı veya belirli süreli çalışma.

İğreti İstihdamÜnite 12

Uzun dönemli iş güvencesinin olmadığı, çalışanın işletmeye bağlılığının zayıf olduğu her türlü istihdam biçimidir. Örnek: Sürekli geçici statüde tutulan işçiler.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Kısmi Zamanlı ÇalışmaÜnite 12

Normal çalışma süresinden daha az sürelerde çalışmayı gerektiren düzenli istihdamdır. Örnek: Haftalık 20 saat çalışan bir perakende satış personeli.

Ödünç İş İlişkisiÜnite 12

İşçinin bir büro tarafından istihdam edilip başka bir işletmede çalıştırıldığı üç köşeli ilişkidir. Örnek: Geçici istihdam bürosundan kiralanan operatör.

TaşeronlaşmaÜnite 12

Bir işin yaptırılması için hizmet sözleşmesi yerine ticari bir sözleşmenin ikame edilmesidir. Örnek: Büyük bir fabrikanın yemekhane hizmetini dışarıdan bir firmaya devretmesi.

Tele-ÇalışmaÜnite 12

Bilgi teknolojileri kullanılarak işin işletme dışında, genellikle evde yapılmasıdır. Örnek: Bir yazılımcının evinden şirketin sunucularına bağlanarak çalışması.

Yoğunlaştırılmış İş HaftasıÜnite 12

Haftalık çalışma süresinin daha az güne sığdırılarak günlük çalışma süresinin uzatılmasıdır. Örnek: Haftada 4 gün 10'ar saat çalışılması.

İş PaylaşımıÜnite 12

Tam zamanlı bir işin sorumluluklarının iki veya daha fazla işçi tarafından paylaşılmasıdır. Örnek: Ekonomik krizde işten çıkarmayı önlemek için iki işçinin bir kadroyu bölüşmesi.

Çalışma Sürelerinin Yıllık HesaplanmasıÜnite 12

Çalışma süresinin haftalık yerine yıllık toplam üzerinden düzenlenmesidir. Örnek: Yoğun dönemlerde fazla çalışıp durgun dönemlerde az çalışılması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Esnek Zamanlı ÇalışmaÜnite 12

İşçinin işe başlama ve bitirme saatlerini belirli sınırlar içinde kendisinin belirlemesidir. Örnek: Çekirdek saatler dışında işçinin sabah 8-10 arası istediği saatte işe gelmesi.

Çağrı Üzerine ÇalışmaÜnite 12

İşçinin iş çıktığında çalışmaya çağrıldığı, iş olmadığında çalışmadığı sözleşme türüdür. Örnek: Bir otelin yoğun günlerde çağırdığı garson.

Vardiya ÇalışmasıÜnite 12

İşçilerin birbirinin yerini alarak günün farklı saatlerinde kesintisiz üretim yapmasıdır. Örnek: Petro-kimya tesislerinde 24 saatlik çalışma düzeni.

Esnek EmeklilikÜnite 12

Emekliliğe yaklaşan işçilerin çalışma süresini kademeli azaltarak çalışmaya devam etmesidir. Örnek: 60 yaşındaki bir işçinin haftada 3 gün çalışarak emekliliğe geçiş yapması.

Fazla ÇalışmaÜnite 12

Standart çalışma süresinin üzerinde yapılan, talep artışlarını karşılamak için kullanılan esneklik yöntemidir. Örnek: Siparişlerin arttığı dönemde işçilerin günde 10 saat çalışması.

Fordist KrizÜnite 12

1970'lerde kitle piyasalarının doymasıyla Fordist üretim modelinin verimlilik ve rekabet gücünü kaybetmesidir. Örnek: Japon otomobillerinin Amerikan piyasasına girmesiyle Fordist şirketlerin zorlanması.

Paternalist PolitikaÜnite 12

İşverenin işçilerin davranışlarını şekillendirmek için sosyal yardımlar veya ücret artışları kullanmasıdır. Örnek: Henry Ford'un işçi devrini düşürmek için günlük ücreti 5 dolara çıkarması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sıfır Saat SözleşmeÜnite 12

İşverenin işçiye çalışma garantisi vermediği, sadece çağrıldığında ücret ödediği sözleşme türüdür. Örnek: Çağrı üzerine çalışmanın bir diğer adı.

EsneklikÜnite 13

Emek piyasasında işe alım, işten çıkarma ve ücretlerin piyasa koşullarına göre kolayca ayarlanabilmesi durumudur. Örneğin, işten çıkarma maliyetlerinin düşürülmesi sayısal esneklik sağlar.

KatılıkÜnite 13

İstihdam güvencesinin azami olması ve işverenin işten çıkarma haklarının yasal düzenlemelerle kısıtlanmasıdır. Türkiye, OECD endekslerinde katı piyasaya sahip ülkelerdendir.

İstihdam Güvencesi EndeksiÜnite 13

OECD tarafından ülkelerin iş güvencesi yasalarının katılığını ölçmek için geliştirilen bir endekstir. 2003 verilerine göre Türkiye 3,5 skorla en katı ülkeler arasındadır.

Employment at WillÜnite 13

Sınırsız sözleşme özgürlüğü doktrinidir. ABD'de işverenin yasal yükümlülük olmaksızın dilediği an işçiyi işten çıkarabilmesini ifade eder.

Kıdem Tazminatı FonuÜnite 13

Brezilya modelinde olduğu gibi işverenin işçi adına bir fona aylık ödeme yapmasıdır. Türkiye'deki kıdem tazminatı sisteminden farklı olarak işçi istifa etse dahi birikmiş parayı alabilir.

Aktif Emek Piyasası Politikaları (AEPP)Ünite 13

İşsizlerin vasıf düzeyini artırarak piyasaya hızlı dönüşlerini sağlamayı hedefleyen politikalardır. Hollanda ve Danimarka bu alana GSYİH'larının %2'sini ayırır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Rezervasyon ÜcretiÜnite 13

İşsiz bir kişinin çalışmayı kabul edeceği en düşük ücret düzeyidir. Cömert işsizlik yardımları bu ücreti yükselterek işsizlerin daha seçici olmasına neden olabilir.

Ücret Dışı MaliyetlerÜnite 13

İşçinin brüt ücreti dışında işverenin ödediği sosyal sigorta katkı payları ve vergilerdir. Yüksek olması istihdamı olumsuz etkileyebilir.

Sosyal DampingÜnite 13

Ülkelerin rekabet gücünü artırmak için işçi haklarını ve ücret standartlarını düşürmesidir. Avrupa'da toplu sözleşme dışı kalan işçiler için devletin asgari ücret belirlemesi bunu önlemeye yöneliktir.

Güvenceli Esneklik (Flexicurity)Ünite 13

Esnekliğin güvence ile desteklendiği istihdam modelidir. İşçiye iş güvencesi yerine, işini kaybetse bile yeni iş bulmasını sağlayacak istihdam güvencesi sunar.

İş GüvencesiÜnite 13

Çalışanın mevcut işini haksız feshe karşı koruma altına almasıdır. Güvenceli esnekliğin dört temel unsurundan biridir.

İstihdam GüvencesiÜnite 13

İşini kaybetse dahi çalışanın istihdamda kalmasını sağlayan, yeniden eğitim ve aktif politikalarla desteklenen güvence türüdür.

Gelir GüvencesiÜnite 13

İşsizlik durumunda asgari yaşam standardını korumak için sağlanan sosyal yardımlardır. İstihdam sonrası güvence olarak da adlandırılır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Koordinasyon GüvencesiÜnite 13

Ücretli iş ile bireyin diğer sosyal sorumluluklarını (aile, bakım vb.) birleştirebilme imkanıdır.

Danimarka ModeliÜnite 13

Yüksek sayısal esneklik ile cömert sosyal refahın birleştiği bir modeldir. İşgücü hareketliliği çok yüksektir ve 'Eylül Uzlaşması'na dayanan güçlü bir sosyal diyalog vardır.

Hollanda ModeliÜnite 13

A-tipik çalışanların (kısmi süreli vb.) standart çalışanlarla benzer sosyal güvenlik haklarına sahip olduğu 'a-tipik istihdamın normalleşmesi' modelidir.

1'e 1 FormülüÜnite 13

AB ile Türkiye arasındaki sığınmacı anlaşmasıdır. Yunanistan'dan Türkiye'ye dönen her Suriyeli için bir Suriyelinin AB'ye yerleştirilmesini öngörür.

Geçici KorumaÜnite 13

Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara uyguladığı, sınırsız kalış ve geri gönderilmeme hakkı veren özel bir statüdür.

DenkleştirmeÜnite 13

İş Kanunu'na göre haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmamak kaydıyla, yoğunlaştırılmış iş haftası şeklinde farklı dağıtılmasıdır.

Telafi ÇalışmasıÜnite 13

İşyerinde eksik çalışılan sürelerin iki ay içinde telafi edilmesi zorunluluğudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Kısa ÇalışmaÜnite 13

İşyerinde işin geçici olarak durması durumunda işçilere işsizlik sigortasından ödenen ödenektir.

Alt İşveren UygulamasıÜnite 13

Bir işin asıl işverenden alınıp başka bir işverene (taşeron) verilmesidir. Bir uzaklaştırma stratejisidir.

A-tipik İstihdamÜnite 13

Standart dışı, tam zamanlı olmayan, geçici veya kısmi süreli çalışma biçimleridir.

Sosyal DiyalogÜnite 13

İşçi, işveren ve devlet temsilcilerinin çalışma hayatındaki sorunları müzakere etme sürecidir. Danimarka başarısının temelidir.

Beyin GöçüÜnite 13

Eğitimli ve vasıflı işgücünün gelişmemiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru göç etmesidir.

İtici FaktörlerÜnite 14

Bireyleri kendi ülkelerini terk etmeye zorlayan olumsuz koşullardır. Örnek olarak, bir bölgedeki iç savaş veya ekonomik çöküş, insanların yaşamlarını sürdürmek için başka yere gitmelerini zorunlu kılan itici faktörlerdir.

Çekici FaktörlerÜnite 14

Hedef ülkelerin sunduğu daha iyi yaşam standartları ve fırsatlardır. Örneğin, yüksek maaşlı iş imkanları veya siyasi özgürlükler, göçmenleri o ülkeye çeken temel unsurlardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
MülteciÜnite 14

Uluslararası hukuk çerçevesinde, zulüm görme korkusuyla ülkesini terk eden ve koruma talep eden kişidir. 1951 Cenevre Sözleşmesi ile yasal statüsü belirlenmiştir.

SığınmacıÜnite 14

Mülteci statüsü almak için başvuru yapan ancak başvurusu henüz resmi olarak sonuçlanmamış kişidir. Sığınmacılar, statüleri onaylanana kadar geçici bir koruma altındadır.

Yasa Dışı GöçÜnite 14

Ülke sınırlarının yasal prosedürlere uyulmadan geçilmesi veya yasal giriş sonrası kalış süresinin ihlal edilmesidir. Bu durum göçmenleri güvenlik ve sosyal haklar açısından büyük risklerle karşı karşıya bırakır.

Beyin GöçüÜnite 14

Nitelikli, eğitimli ve uzman işgücünün daha iyi şartlar için başka ülkelere gitmesidir. Kaynak ülke için ciddi bir beşeri sermaye kaybı anlamına gelir.

EntegrasyonÜnite 14

Göçmenlerin, yerleştikleri toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına uyum sağlama sürecidir. Başarılı bir entegrasyon, toplumsal çatışmaları azaltan sosyal politika hedefidir.

Sosyal DışlanmaÜnite 14

Göçmenlerin toplumun genel hizmetlerinden veya sosyal yaşamından mahrum bırakılmasıdır. İş piyasasında ayrımcılık veya eğitimde fırsat eşitsizliği buna örnektir.

Transit ÜlkeÜnite 14

Göçmenlerin nihai hedeflerine ulaşmak için geçiş güzergahı olarak kullandıkları ülkelerdir. Türkiye, Avrupa'ya geçmek isteyen göçmenler için önemli bir transit ülkedir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İnsan KaçakçılığıÜnite 14

Göçmenlerin yasa dışı yollarla sınır geçişlerinin organize edilmesi ve sömürülmesidir. Bu durum, göçün en karanlık ve suç teşkil eden boyutunu oluşturur.