← Ünite 13

Ünite 13: Erken Çocukluk Eğitiminde Güncel — Konu Anlatımı

1Bank Street (Gelişimsel Etkileşim) Yaklaşımı

Bank Street yaklaşımı, çocukların doğrudan deneyim kazanarak ve oyun oynayarak öğrendikleri felsefesine dayanır. Bu yaklaşım Harriet Johnson, Lucy Sprague Mitchell, Caroline Pratt ve Barbara Biber tarafından geliştirilmiştir. Kuramsal temellerini John Dewey, Sigmund Freud, Erik Erikson, Jean Piaget ve Lev Vygotsky'nin gelişimsel ve bilişsel kuramlarından alır. Erken çocukluk eğitiminde oyun temelli yaklaşımların en önemli temsilcilerinden biridir. Günümüz okul öncesi sınıflarında yaygın olarak kullanılan kum, su, blok, kil ve boyama gibi etkinliklerin kökeni bu yaklaşıma dayanmaktadır.

Yaklaşım, yaşa ve bireysel özelliklere uygunluğu merkeze alarak çocuğun bütünsel gelişimini ve zihinsel sağlığını desteklemeyi hedefler. Programın kalbinde 'sosyal çalışmalar' yer alır. Sosyal çalışmalar; çocuğun benliği, ailesi ve içinde yaşadığı toplum arasında anlamlı bağlar kurmasını sağlar. Öğretmenler bu konuları bir çerçeve olarak kullanarak çocukların sosyal dünyayı anlamlandırmalarına ve bütünleştirilmiş bir müfredat aracılığıyla akademik becerileri doğal bir bağlamda kazanmalarına yardımcı olurlar.

Bank Street yaklaşımı tarihsel süreçte evrimleşmiştir. İlk yıllarında ağırlıklı olarak oyuna ve yaratıcı ifadelere odaklanırken, 1960 ve 1970'li yıllarda erken bilişsel gelişimin önem kazanmasıyla birlikte entelektüel ve akademik hedefleri de kapsayacak şekilde güncellenmiştir. Günümüzde dil ve okuryazarlık becerileri tüm akademik alanlarla ilişkilendirilerek sunulmaktadır. Bu doğrultuda oyun, sadece kendi başına bir amaç olmaktan çıkıp, çocukların üst düzey bilişsel becerilerini geliştiren güçlü bir eğitimsel araç haline gelmiştir.

Eğitim ortamı okuma, yazma, dinleme, matematik, fen ve sanat gibi belirli ilgi merkezlerine ayrılmıştır. Sınıf düzeni çocukların değişen ilgi ve ihtiyaçlarına göre esnek bir şekilde güncellenir. Öğretmenler, çocukların gelişimini yakından takip edebilmek için ev ziyaretleri gerçekleştirir, etkinlikler sırasında sözlü detaylandırma (verbal elaboration) yaparak çocukların düşünme becerilerini derinleştirir ve aile katılımını en üst düzeyde tutmak amacıyla her ay düzenli olarak sınıftan fotoğraflar ve bilgilendirmeler gönderir.

2High/Scope Yaklaşımı

High/Scope yaklaşımı, David Weikart ve arkadaşları tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde, sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çevrelerde yetişen çocukların okul başarılarını artırmak ve fırsat eşitliği sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Yoksulluğun erken çocukluk eğitimi üzerindeki etkilerini boylamsal olarak inceleyen en köklü çalışmalardan biridir. Yaklaşım; aktif öğrenme, pozitif yetişkin-çocuk etkileşimi, çocuk dostu öğrenme ortamı, sürekliliğe sahip günlük rutinler ve ekip çalışmasına dayalı günlük değerlendirme olmak üzere beş temel prensip üzerine kurulmuştur.

High/Scope müfredatının merkezinde 'aktif öğrenme' yer alır. Aktif öğrenme, çocukların nesnelerle, insanlarla, fikirlerle ve olaylarla doğrudan etkileşime girerek kendi bilgilerini bizzat kendilerinin inşa etmesi sürecidir. Sınıflarda çocukların bağımsızca seçim yapabilmelerine olanak tanıyan, özenle düzenlenmiş ilgi köşeleri bulunur. Günlük akışın en ayırt edici unsuru 'planla-yap-değerlendir' döngüsüdür. Bu döngüde çocuklar önce ne yapacaklarını planlar, ardından bu planlarını ilgi köşelerinde oyun oynayarak uygular ve son aşamada ne yaptıklarını, neler ürettiklerini arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşarak değerlendirirler.

Eğitim ortamı, çocukların kendi başlarına kararlar alabilmelerini ve sorumluluk üstlenmelerini destekleyecek şekilde tasarlanır. Sınıftaki dolaplar, raflar ve saklama kutuları çocukların boy hizasındadır ve üzerlerinde materyallerin resim veya fotoğraflarından oluşan etiketler yer alır. Bu etiketleme sistemi, çocukların temizlik ve toplanma zamanlarında malzemeleri bağımsız bir şekilde yerlerine yerleştirmelerini kolaylaştırır. Öğretmen ise sınıfta kontrolü çocukla paylaşan, çocukların boy hizasına inerek onlarla etkin iletişim kuran, iyi bir gözlemci ve rehber rolündedir.

3Head Start Programı

Head Start, Amerika Birleşik Devletleri'nde düşük gelirli ve risk altındaki ailelerin çocuklarına yönelik olarak tasarlanmış, ülkenin en büyük ve en kapsamlı erken müdahale programıdır. 1964 yılında kabul edilen Ekonomik Fırsat Yasası kapsamında hayata geçirilmiş ve ilk olarak 1965 yazında 8 haftalık bir zenginleştirme programı olarak uygulanmaya başlanmıştır. Programın temel çıkış noktası, yoksul ailelerden gelen çocukların bilişsel, sosyal ve akademik açılardan akranlarıyla eşit şartlarda yarışabilmelerini sağlamak ve yoksulluk döngüsünü kırmaktır.

Head Start'ı diğer okul öncesi programlarından ayıran en önemli özellik, çocuklara sunduğu 'kapsamlı hizmetler' bütünüdür. Program yalnızca eğitimsel faaliyetlerle sınırlı kalmayıp; çocukların sağlık taramalarını, diş kontrollerini, zihinsel ve fiziksel gelişim takiplerini yapar, ailelere sosyal hizmet desteği sağlar ve çocuklara her gün en az bir öğün sıcak yemek sunar. Program, her ailenin ve çocuğun etnik, kültürel ve dilsel mirasına duyarlı olacak şekilde yerelleştirilebilir esnek bir yapıya sahiptir.

Programda ulusal tek bir müfredat yerine, çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarına göre şekillenen 'Yaratıcı Müfredat' (Creative Curriculum) kullanılır. Sınıflarda baş öğretmen, öğretmen asistanı ve sınıf yardımcısı olmak üzere üç yetişkin görev yapar ve gönüllü personelin katılımı son derece yüksektir. Head Start Çocuk Gelişimi ve Erken Öğrenme Çerçevesi, 3-5 yaş aralığındaki çocukların okula hazır bulunuşluklarını desteklemek amacıyla fiziksel gelişimden matematik becerilerine kadar 11 farklı gelişim alanını kapsayan standartlar sunar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250