Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » Coğrafya Lisans Programı » Coğrafya: Geçmiş-kavramlar- Coğrafyacılar
← Ünite 12

Ünite 12: Türk Coğrafya Biliminin Gelişimi — Önemli Kavramlar

Klasik dönem Türk Coğrafyası
1453 öncesi İslam dünyasının yön verdiği ve 1684'e kadar Osmanlı'da geleneksel yöntemlerle sürdürülen coğrafi bilgi üretim ve aktarım evresidir. Bu dönemde İslam bilginlerinin eserleri ve denizci seyahatnameleri temel alınmıştır.
Modern dönem Türk Coğrafyası
1915 yılında Darülfünun'un modernleşmesi ve Batı kökenli bilimsel yaklaşımların Türk eğitim sistemine entegre edilmesiyle şekillenen çağdaş coğrafi düşünce dönemidir.
Modern bilimsel düşünce
Gözlem, deney, analitik yöntem ve Batı merkezli bilim ekollerinin coğrafi araştırmalara hâkim olmasıyla beliren düşünce biçimidir. 1684 yılındaki atlas çevirileriyle tanınmaya başlanmıştır.
Acâibü’l Mahlûkat ve Garâib'ül-Mevcudât
Zekeriya el-Kazvınî’ye ait olan ve Ali b. Abdurrahman tarafından tercüme edilen eserdir. Dünyanın yuvarlaklığından dağ sistemlerine ve önemli şehirlere kadar birçok coğrafi bilgi barındırır.
Rıhle
İbn Batuta’nın Kuzey Afrika’dan Çin’e kadar geniş bir coğrafyanın beşeri, ekonomik ve sosyo-kültürel özelliklerini anlattığı, klasik dönemin temel kaynaklarından biridir.
Geographike Hyphogesis
Ptolomeaus'un (Batlamyus) kaleme aldığı, 1469 yılında 'Coğrafyaya Medhal' adıyla Türkçeye çevrilen ve Fatih döneminde istifade edilen antik coğrafya eseridir.
Coğrafyayı Kebir
Ebubekir bin Behramî’nin 1684 yılında Wilhelm ve Johan Blaeu’nun 11 ciltlik Atlas Major adlı eserinden yaptığı tercümedir ve modern düşüncenin tanınmasında mihenk taşıdır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tapu Tahrir defterleri
Osmanlı Devleti'nde idari, ekonomik ve nüfus bilgilerinin tutulduğu, aynı zamanda klasik dönem coğrafi araştırmalarında birer veri kaynağı olarak kullanılan resmi defterlerdir.
Kitab-ı Bahriye
Pîrî Reis tarafından kaleme alınan, Akdeniz ve Atlas Okyanusu kıyıları ile seyir kurallarını anlatan dönemin en ileri denizcilik ve coğrafya eseridir.
Cihannüma
Kâtip Çelebi tarafından yazılan, Osmanlı coğrafya geleneğinde hem klasik birikimi özetleyen hem de Doğu-Batı sentezini sunan en önemli coğrafi ansiklopedik eserlerden biridir.
Hıtâ-iname
Ali Ekber-i Hıtaî tarafından 1506-1508 yıllarında gerçekleştirilen Çin seyahatinin gözlemlerini aktaran ve dönemin coğrafi dağarcığını zenginleştiren bir seyahatnamedir.