← Ünite 3

Ünite 3: Afrika Kıtasının İklimi ve Toprak Tipleri — Konu Anlatımı

1Afrika Kıtasının İklimine Etki Eden Genel Coğrafi Faktörler

Afrika kıtası, 35° güney ve 37° kuzey enlemleri arasında konumlanmış olup yüzölçümünün dörtte üçünden fazlası tropik kuşak içerisinde yer alır. Ekvator kıtayı ortadan ikiye böler; bu nedenle Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika gibi diğer kıtalarda görülen büyük ve keskin sıcaklık farklılıkları Afrika'da yaşanmaz. Kıtanın iklim özelliklerini şekillendiren temel dinamikler; nem ve kararlılık açısından farklılık gösteren hava kütleleri, güneşin zenital hareketleri, basınç merkezleri, rüzgarlar, okyanus akıntıları ve relief (yeryüzü şekilleri) unsurlarıdır.

Kıtanın topografyası genel olarak sade bir yapı arz eder. Ancak iç havzaların etrafını çevreleyen kalkık kenar formasyonları, denizlerin ılımanlaştırıcı etkisinin ve nemli rüzgarların kıtanın iç kesimlerine sokulmasını engeller. Güney Amerika'daki And Dağları veya Asya'daki Himalaya Dağları gibi devasa ve yüksek dağ sıralarının kıtada bulunmayışı, genel olarak geniş bir plato görünümüne sahip olması, iklim kuşaklarının birbirinin içine geçmesine yol açar. Bu coğrafi yapı sayesinde Afrika'da bölgeler arasında ani iklim kırılmaları ve keskin geçişler görülmez.

Coğrafi konum bakımından ekvatorun kuzeyinde kalan kesim daha geniş, kompakt ve toplu bir yapı gösterdiği için belirgin bir kararasal karaktere sahiptir. Buna karşın güneyde daralan kesimde okyanusların denizsel etkisi iç kısımlara kadar rahatça sokulabilmektedir. Ayrıca kıtayı etkileyen okyanus akıntıları genellikle soğuk karakterlidir; üzerlerinden geçen rüzgarları soğutarak ulaştıkları kıyılarda hava sıcaklıklarını belirgin ölçüde düşürürler.

2İklime Etki Eden Dinamik Faktörler: Basınç, Rüzgarlar ve ITCZ

Dünyanın güneş etrafındaki yıllık hareketi ve dönenceler arasındaki zahiri (zenital) hareketi, coğrafi sahaların güneş enerjisini alma oranını değiştirir. Bu durum mevsimsel ısı değişimlerini ve buna bağlı basınç merkezlerini tetikler. Ekvator civarında sürekli bir alçak basınç kuşağı bulunurken, tropiklerin kenar kesimlerinde ısınmaya bağlı yüksek basınç kuşakları oluşur. Büyük Sahra üzerinde etkili olan Azor yüksek basınç kuşağı, yoğun bir hava kütlesi meydana getirerek havanın merkezden dışa doğru hareket etmesine neden olur. Bu yüksek basınç merkezinden doğan rüzgarlar kurak ve sıcaktır; denizden iç kısımlara nem girişini önleyerek çöl ikliminin ana müsebbibi olurlar.

Yılın farklı dönemlerinde yer değiştiren İnter Tropikal Konverjans Zonu (ITCZ), sıcak ve nemli hava kütleleri ile kuru hava kütlelerinin karşılaştığı kritik bir konverjans alanıdır. Örneğin Kasım'dan Nisan'a kadar olan dönemde Güney Afrika üzerinde alçak basınç, serin Güney Atlantik ve Hint Okyanusları üzerinde ise yüksek basınç sistemleri hâkimdir. Kuzeydeki yüksek basınç zonundan esen ve 'Harmattan' adı verilen kuru, toz taşıyan kuzeydoğu rüzgarları Batı Afrika'da tozlu atmosfer koşullarına yol açar. Güneybatıdan gelen musonlar ise kıta içine ilerleyerek konveksiyonel yağışları tetikler.

Yağışların dağılışında ITCZ'nin yıllık salınım hareketleri, sıcak tropikal havanın konveksiyonel özellikleri ve nemli hava kütlelerinin dağ yamaçları boyunca zorla yükselmesi (orografik / relief yağmurları) belirleyici rol oynar. Örneğin Namibya çöllerinde yağışın yok denecek kadar az olmasının sebebi, tetikleyici relief şekillerinin eksikliği ve kıyı boyunca uzanan Benguala soğuk su akıntısının kararlı, serin hava kütlesi yaratarak nemin yoğuşmasını engellemesidir.

3Okyanus Akıntıları ve Orografik Faktörlerin İklime Etkisi

Okyanus akıntıları kıyı iklimleri üzerinde doğrudan değiştirici etkiye sahiptir. Namibya kıyıları boyunca kuzeye doğru akan soğuk Benguala akıntısı, kıyılardaki hava sıcaklıklarını ciddi oranlarda düşürür ve üzerinden geçen havanın kararlılığını artırarak yağış oluşumunu engeller; bu durum Namib Çölü'nün kıyı şeridi boyunca dar ve uzun bir kuşak halinde uzanmasının temel nedenidir. Benzer şekilde Fas kıyılarında etkili olan soğuk Kanarya akıntısı sisli, bulutlu ve serin günlerin yaşanmasına sebep olur.

Buna karşın kıtanın güneydoğusunda, Mozambik ve Natal kıyılarında güneye doğru akan sıcak Mozambik akıntısı etkili olmaktadır. Bu sıcak su akıntısı kıyı kesimlerinde sıcaklıkları artırır, Durban gibi merkezlerde kış ve yaz sıcaklıklarının daha yüksek seyretmesini sağlar ve ekonomik olarak tarımda şeker kamışının daha alt enlemlerde yetiştirilmesine imkan tanır.

Orografik faktörler yani dağ sıralarının uzanış yönü ve yükselti, atmosfer sirkülasyonunu doğrudan manipüle eder. Dağların denize bakan yamaçları nemli hava kütlelerinin yükselmesiyle bol orografik yağış alırken, ardında kalan sahalar yağmur gölgesinde kalarak kuraklaşır. Yükselti aynı zamanda ekvatoral iklimin boğucu etkisini hafifletir; örneğin Doğu Afrika ve Etiyopya platolarında 1.500 - 2.700 metreler arasındaki yükseltiler sıcaklığı düşürerek daha yaşanılabilir tropikal koşullar yaratır.

4Afrika'da Görülen Başlıca İklim Tipleri

Afrika'daki iklim tipleri temel olarak Sıcak İklimler, Ilık ve Subtropikal İklimler ve Çöl İklimi olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Sıcak iklimler kendi içinde Ekvatoral Tip, Tropikal Denizel, Tropikal Karasal ve Tropikal Kontinental Muson iklimi olarak alt sınıflara ayrılır. Ekvatoral tip yıl boyunca 20°C civarında sıcaklık ortalamasına sahip olup şiddetli sıcaklık artışları görülmez; mevsimler sıcaklık farklarına göre değil yağış rejimlerine göre ayırt edilir ve yıllık yağış miktarları Biafra Körfezi gibi yerlerde 4.000 mm'yi bulabilir.

Subtropikal iklimler grubunda yer alan Batı Kenarı (Akdeniz Tipi), Fas, Cezayir, Tunus ile Güneybatı Kap bölgesinde etkilidir; yazları kurak, kışları ise denizel kutbi hava kütlelerinin cephe depresyonlarıyla gelen yağışlı karakteriyle bilinir. Bu grubun okyanus tipi (Portekiz tipi) Fas kıyılarında görülürken, iç kısımlardaki Cezayir Yüksek Platoları'nda yazlar sıcak, kışlar ise şiddetli soğuk ve karlı geçer. Doğu kenarında ise ılıman subtropikal şartlar hüküm sürer.

Çöl iklimi, yıllık 250 mm'den az yağış alan, sabit bir rejimi bulunmayan ve gece ile gündüz arasında ekstrem sıcaklık farklarına sahip kurak sahaları kapsar. Büyük Sahra'nın egemen olduğu Sıcak Çöl İklimi'nde fiziksel parçalanma ve kum fırtınaları yaygındır. Batı Sahra kıyılarında görülen Oseanik Çöl İklimi'nde ise yüksek nem oranı don olaylarını engeller ve yoğun sislerin oluşmasına zemin hazırlar.

5Afrika Kıtasının Toprak Tipleri ve Toprak Sorunları

Kıtanın toprak örtüsü ana kaya, iklim, canlı organizmalar ve bitki örtüsünün ortak etkileşimiyle şekillenmiştir. Kıtsal ölçekte dikkati çeken başlıca toprak tipleri Latosolik topraklar, Kırmızı Balçık topraklar, Koyu Gri ve Kara topraklar ile Çöl topraklarıdır. Ekvatoral ve savan kuşaklarında görülen latosolik topraklar ile lateritler, tuz ve silikanın yıkanması sonucu üst tabakasında demir ve alüminyum oksit biriken, güneş altında tuğla gibi sertleşen asitli ve mineral fakiri topraklaridir.

Kırmızı balçık topraklar, 1.000 mm'yi aşan yağış alan nemli savan kuşaklarında granit, şist veya kumtaşı üzerinde gelişir; humus yönünden zengin olup oldukça verimlidir. Koyu gri ve kara topraklar ise düz arazilerde kireçtaşı ve granit gibi kayaçlarla ilişkili olarak gelişir. Kurak mevsimlerde derin çatlaklar oluşturan, yağışlı dönemlerde ise yapışkan ve şişkin hale gelen bu yapılar 'siyah pamuk' toprakları olarak adlandırılır ve işlenmeleri zordur.

Çöl toprakları yeterince yıkanmadığı için sığ profilli, kumu ve taşlı, humus içermeyen, kireç ve bazik karakterli yapılardır. Afrika'nın tarımsal temeli olan toprakların kalitesinin bilinmemesi ve geleneksel tarım yöntemlerinin yanlış uygulanması erozyon, aşırı tuzluluk ve humus kaybı gibi ciddi ekolojik ve ekonomik sorunları beraberinde getirmektedir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250