Ders Raporu
← Felsefeye Giriş
Ders Raporu

Felsefeye Giriş

Edebiyat Fakültesi » Felsefe Lisans Programı » İstanbul Üniversitesi AUZEF · 13 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: Felsefe

Felsefe kelimesi, tarihsel süreçte felsefi etkinliklerin başlamasından önce farklı bir kelimeyle karşılanmaktaydı. Bu dönemde felsefe yerine 'histori' kelimesi kullanılmaktaydı. Günümüzde 'histori' kelimesi tarih anlamına gelse de, o dönemdeki temel anlamı araştırmak ve araştırmak amacıyla yola çıkmaktır.

Ünite 2: Metafizik

Metafizik, felsefe tarihi boyunca filozofların üzerinde en çok düşündüğü, zaman zaman felsefenin merkezi olarak nitelenen ve her dönemde güncelliğini korumuş temel alanlardan biridir. Terim olarak ilk kez MÖ I. yüzyılda Aristoteles'in eserlerini sistematik olarak bir araya getiren Rodoslu Andronikus tarafından kullanılmıştır. Andronikus, Aristoteles'in 'Fizik' adlı eserinden sonra gelen yazıları tasnif ederken 'ta meta ta physika' (fizikten sonrakiler) ifadesini tercih etmiştir.

Ünite 3: Felsefe ve Metafizik

Bu bölümde, Yeni Çağ felsefesinde metafizik kavramının Immanuel Kant ile birlikte nasıl yeniden ele alındığı ve ardından pozitivist felsefenin bu Kantçı çizgi üzerinden metafiziğe nasıl yaklaştığı incelenmektedir. Geleneksel felsefede metafiziğin temel ön dayanakları genellikle o sistemin kendi içinde temellendirilirken, Kant bu geleneği kökten değiştirerek metafiziğin temellerini metafiziğin dışında bir alanda, yani saf aklın genel yasalarında aramıştır. Kant'ın saf akla yönelttiği eleştirel sorgulama, mümkün deneyimin sınırlarını belirlemeyi ve bu deneyimin a priori (deneyden bağımsız, önsel) koşullarını ortaya çıkarmayı amaçlar.

Ünite 4: Bilgi Kuramı: Temel Problemler

Felsefe tarihi boyunca bilginin kesin doğruluğundan ve kesinlik ölçütlerinden (kriterion) söz edildiğinde, bu bilgilere şüpheyle yaklaşmak ve güvenilirliklerini soruşturmak temel bir felsefi tutum olmuştur. Bilginin kesinliğinden şüphe eden düşünürler iki temel gruba ayrılır: Birincisi, her türlü bilgi olanağını tamamen reddeden aşırı şüpheciliktir; ikincisi ise bilgiyi tamamen yadsımayıp, sadece belirli alanlarda kesin bilgilere ulaşılamayacağını savunan ılımlı şüpheciliktir. Şüpheciliğin Batı dillerindeki karşılığı olan 'skeptizm', Eski Yunancada 'araştırıyorum, arıyorum' anlamına gelen 'skeptomai' kelimesinden türetilmiştir.

Ünite 5: Bilgi Kuramı: Platon

Platon felsefesinde İdea kavramı, felsefi problemlerin çözülmesinde merkezi ve kilit bir rol oynamaktadır. Filozof, fiziksel maddi dünyayı anlamaya çalışırken ünlü mağara örneği aracılığıyla duyulur dünyanın geçiciliğini ve değişkenliğini gözler önüne serer. Ona göre asıl olan, duyularla değil saf akılla kavranan dünyadır.

Ünite 6: Bilgi Kuramı: Aristoteles

Aristoteles'in bilgi kuramı incelenirken, onun hocası Platon'dan ayrıldığı temel noktaların kavranması büyük önem taşır. Platon'un varlık ve bilgi felsefesinde kilit bir rol oynayan idealar, Platon felsefesinde fizik dünyadan bağımsız, ayrı bir âlemde (İdealar Âlemi) yer alırken; Aristoteles için bu durum tamamen reddedilir. Aristoteles'e göre idealar, başka bir âlemde değil, tam aksine fizik dünyanın içinde, tikel nesnelerin özünde bulunmaktadır.

Ünite 7: Bilgi Kuramı: Descartes

Felsefe tarihinde “Düşünüyorum, o halde varım” (Cogito, ergo sum) sözüyle çığır açan Descartes, modern felsefenin kurucusu ve başlatıcısı olarak kabul edilmektedir. Onun getirdiği kartezyen felsefe anlayışı, yalnızca fiziksel dünyanın özelliklerini incelemekle kalmamış, aynı zamanda bu fiziksel dünyanın gerçekliğin diğer temel öğeleriyle olan ilişkisini de kapsamlı bir şekilde açıklamayı hedeflemiştir. Descartes, bu felsefi hedef doğrultusunda var olan her şeyin temelinde iki ayrı tözün bulunduğunu öne sürmüştür.

Ünite 8: Bilgi Kuramı: Locke

Empirizm olarak da adlandırılan deneyimciliğin en tanınmış düşünürü olan John Locke, bilgi felsefesinin merkezine bilginin kaynağını, sınırlarını ve insan aklının yapısını yerleştirir. Locke'a göre felsefenin asıl amacı, bütün bilgimizi üzerine inşa edebileceğimiz sağlam bir temel bulmak ve insan zihninin işleyiş biçimini ortaya koymaktır. Bu bağlamda Locke, Descartes ve diğer usçu filozofların savunduğu, tüm insanların üzerinde uzlaşıma vardığı ve dolayısıyla doğuştan sahip olunduğu düşünülen 'doğuştan ide' (innate ideas) kavramına şiddetle karşı çıkar.

Ünite 9: Locke: İde Kavramı

Felsefe tarihinde deneyimciliğin en önemli kurucularından biri olarak kabul edilen John Locke, bilgi kuramını inşa ederken temel hareket noktası olarak insan zihninin başlangıçta boş bir levha (tabula rasa) olduğunu ve tüm bilgilerin deneyim yoluyla kazanıldığını savunur. Locke'un bu yaklaşımı, zihindeki 'ide' kavramının nasıl oluştuğu ve fizik dünyadaki nesnelerle nasıl bir ilişki kurduğu soruları etrafında şekillenir. Locke'a göre nesnelere ilişkin bilgimizi ele alırken, bilginin öznel yanı ile nesnel yanı kesin bir şekilde birbirinden ayırt edilmelidir.

Ünite 10: Nesne ve Gerçeklik Problemi

Batı felsefe tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Renaissance düşüncesi, iki temel hedef arasında gidip gelmiştir. Bir yandan Eski Yunan kaynaklarına dönerek Ortaçağın yitirdiği kozmik doğa anlayışını canlandırmak istemiş, diğer yandan doğaya egemen olmayı ve onu denetim altına almayı amaçlamıştır. Bu süreçte Ortaçağın geri plana ittiği noetik kavrayış yeniden canlandırılmaya çalışılmış, Nous ile Cosmos doğrudan ilişkilendirilmiştir.

Ünite 11: Anlam Problemi: Platon

Batı felsefe tarihi boyunca anlam kavramı açık ya da dolaylı olarak sürekli tartışılmış; Platon, Aristoteles, Wittgenstein, Chomsky ve Quine gibi filozoflar bu konuda farklı yaklaşımlar geliştirmiştir. Bu tartışmaların başlatıcısı ve temel sorularını soran ilk filozof Platon’dur. Dil felsefesinin en bulanık terimlerinden biri olan 'anlam', dilbilimciler ve filozoflar tarafından sıkça kullanılsa da hakkında kesinleşmiş çok az şey bilinmektedir.

Ünite 12: ANLAM PROBLEMİ: 20 ve 21 YÜZYIL DÜŞÜNCESİ

20 ve 21. yüzyıl felsefesinde dil ve anlam problemini ele alan en çığır açıcı filozoflardan biri Ludwig Wittgenstein’dır. Wittgenstein’a göre anlam kavramı; anlamlı, anlamsız ve anlamdışı ifadelerin birbirlerinden farklarının net bir şekilde belirlenmesiyle açıklık kazanabilir. Bu kavramlar ilk başta birbirinden ayrı gibi görünse de aslında birbiriyle son derece ilişkilidir.

Ünite 13: 20 ve 21 Yüzyıllarda Eleştiri ve Dil Felsefesi

Felsefe sorularının sürekli sorulması ve kesin cevaplarının olmaması, felsefeyi bilim ve dinden ayırarak onun sürekliliğini temin eder. Felsefe tarihi boyunca eleştiri, felsefe için her zaman iyi bir yol açıcı ve yöntem olmuştur; bu sayede sürekli yeni sistemler ve teoriler gelişme imkânı bulmuştur. 18. yüzyıldan itibaren geleneksel felsefe veya metafizik, dünya olayları hakkında bilgi verme görevini gelişmekte olan doğa bilimlerine devretmek zorunda kalmıştır.

Öne Çıkan Kavramlar

HistoriFelsefe kelimesi kullanılmadan önce araştırmak ve araştırma amacıyla yola çıkmak anlamında kullanılan sözcüktür. Herakleitos, bu kelime bağlamında bilgeliği sevenlerin araştırmacı olması gerektiğini vurgulamıştır.
Philo-sophiaEski Yunancada 'sevgi' (philo) ve 'bilgelik' (sophia) kelimelerinin birleşiminden oluşan, felsefenin kelime anlamı olan bilgelik sevgisidir. Metinde eksikliği duyulan bir şeyin peşinden koşmayı ifade eder.
EpistemolojiDoğru bilginin ne olduğunu, sanmak ile bilmek arasındaki farkları ve bilginin imkânını araştıran felsefe disiplinidir. Koşulsuz doğruların sorgulanmasında kritik rol oynar.
SkeptemoiYunancada sorular sorarak öğrenmek ve soruşturmak anlamına gelen felsefi bir kavramdır. Felsefenin sorgulayıcı ve eleştirel ayağını temsil eder.
TenkitEski dilde eleştiri anlamına gelen kelimedir. Kökündeki nakit kavramı üzerinden, geçerli ve değerli fikirleri sahte ve çürük olanlardan ayırma işlemini ifade eder.
KritikEski Yunancada elemeyi ve ayırmayı ifade eden felsefi bir terimdir. Manavda iyi elmayı çürük elmadan ayırt etmeye benzer şekilde, geçerli düşünceyi çer çöp fikirden ayırmayı simgeler.
Mesafe KoymakFelsefe yapacak bireyin geleneksel görüşleri ve otoriter kabulleri peşinen kabul etmeyip, onların sağlamlığını araştırmak amacıyla araya koyduğu eleştirel mesafedir.
MiletosBatı felsefesinin doğduğu, günümüzde Aydın sınırları içinde yer alan antik bir liman kentidir. Liman kenti olması sayesinde Doğu Akdeniz kültürleriyle etkileşim kurularak felsefe kıyıda gelişmiştir.
Cehaletin Farkına VarmakSokrates'in anlayışına göre felsefe yapmanın temel başlangıç noktasıdır. Kişinin her şeyi bildiği yanılgısından kurtularak bilmediğini idrak etmesi durumudur.
Yanlış SanıGündelik dilde hatalı şekilde 'yanlış bilgi' olarak ifade edilen durumun felsefi karşılığıdır. İnandığımız her şey bilgi değil, bazı durumlarda sadece temelsiz birer sanıdır.
Filozof (Platon'un tanımı)Tanrı ile budala arasında kalmış olan insandır. Tanrı her şeyi bildiği, budala ise her şeyi bildiğini zannettiği için arayışta değildir; filozof ise bilmediğinin farkında olarak yolda olandır.
MetafizikVarlığın ne olduğunu, özünü ve evrenin en genel ilkelerini fizik ötesi bir perspektifle inceleyen felsefenin merkezî dalıdır. Örneğin, Aristoteles'e göre fiziksel alanın ötesine geçerek ilk ilkeleri ve nedenleri sorgulayan 'ilk felsefe'dir.
Proto Philosophia (İlk Felsefe)Aristoteles'in evrenin en yüksek, ilk ve en genel ilkelerini araştıran metafizik disipline verdiği orijinal isimdir. Diğer tüm özel bilimler bu ilk felsefenin altında konumlanır.
EpistemeAntik Yunan'da doksa'ya (sanı) karşıt olarak ispatlanabilir, organize edilmiş hakiki ve bilimsel teorik bilgi türüdür. Bilim, pratik amaç gütmeden yalnızca bilmek için bu bilgiye yönelir.
Nousİnsan zihnindeki tin, zeka, akıl, manevi kudret ve deruni kavrayış gücünü ifade eden kavramdır. Fizik dünyadaki olaylarla temellendirilemeyen ilk ilkelerin bilgisine episteme ile değil nous yardımıyla erişilir.
Poiesis (Poetik Bilimler)Grekçede üretim, imal ve biçimlendirme anlamına gelen, sonunda ulaşılan gayenin kendisinden farklı bir eser veya ürün olduğu faaliyet alanıdır. Örnek olarak poetika ve retorik gösterilebilir.
Praksis (Pratik Bilimler)Eylemin gayesinin eylemin dışında olmayıp kendi içinde bulunduğu pratik yapıp etme ve uygulama alanıdır. Etik, politika ve ekonomi bu grupta yer alır.
Theoria (Teorik Bilimler)Temaşa, gözleyiş ve seyretme anlamlarına gelen, hem amacını hem de nesnesini kendi içinde taşıyan en yüksek bilgi ve bilim alanıdır. Matematik, fizik ve metafizik bu sınıfa girer.
İde BağıntılarıHume'un bilgi anlayışında olgular hakkında hiçbir şey söylemeyen, çelişmezlik ilkesine dayanan ve karşıtlarının düşünülmesi çelişmeye yol açan kesin önermelerdir. Matematik ve mantık bu alana girer.
Olgu SorunlarıDuyu deneyimlerine dayanan, gerçekliğe ilişkin ve olumsal doğruluk taşıyan ifadelerdir. Ampirik bilimlerin inceleme alanını oluşturur ve doğrulanmaları olgularla karşılaştırılarak sağlanır.
TotolojiKavramda zaten ayırt edilmiş bulunan bir şeyin önermede tekrar edilmesi anlamına gelen, bilgi verici nitelikte olmayan ifadelerdir. İde bağıntıları ve analitik önermeler bu niteliktedir.
Rodoslu AndronikusMÖ I. yüzyılda Aristoteles'in eserlerini tasnif ederken Fizik adlı eserin sonrasına gelen yazılara işaret etmek için 'ta meta ta physika' terimini ilk kez kullanan derleyicidir.
Eleştirel AnlayışKant tarafından geliştirilen, metafizik sistemlere kendi içlerinden değil metafizik dışı bir yapıdan, yani insanın meşru bilme sınırlarını belirleyerek yaklaşan felsefi yöntemdir.
MetafizikGeleneksel felsefede varlığın özünü ve ilk nedenlerini inceleyen alan; Kant'a göre hem sentetik a priori ilkeler bütünlüğü hem de aklın idelerinden doğan mutlak inançlar alanı.

Sınavda Dikkat Et

  • Felsefe kelimesinin etimolojik kökenine dikkat edin; 'Philo' (sevgi) ve 'Sophia' (bilgelik) kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu ve bilgelik sevgisi anlamına geldiğini unutmayın.
  • Felsefe başlamadan önce kullanılan terimin 'histori' olduğunu ve bugünkü tarih anlamından farklı olarak 'araştırmak amacıyla yola çıkmak' anlamına geldiğini karıştırmayın.
  • Sokrates'in 'Soruşturulmamış bir hayat yaşanmaya değmez' sözünün felsefenin sorgulama ayağını temsil ettiğini sınavda test soruları için daima akılda tutun.
  • Platon'un filozof tanımını iyi kavrayın: Filozof, Tanrı ile budala arasında kalan, bilmediğinin farkında olan kişidir.
  • Miletos kentinin bir liman kenti (kıyı söylemi) olduğunu ve ilk filozofların (Thales vb.) Doğu Akdeniz'deki geometrik/astronomik birikimleri öğrenmek için seyahat ettiğini unutmayın.
  • Tenkit ve kritik kavramlarının felsefede 'eleme yapmak, doğru/sahte fikri ayırmak' anlamına geldiğini, manavdan elma seçme örneğiyle bağdaştırılarak sorulabileceğini bilin.
  • Gündelik dildeki 'yanlış bilgi' kavramının felsefi karşılığının 'yanlış sanı' olduğunu, epistemoloji bağlamında bu ayrımın kritik olduğunu unutmayın.
  • Metafizik terimini ilk kez kullanan kişinin Rodoslu Andronikus (MÖ I. yy.) olduğunu, Aristoteles'in ise bu alanı 'Proto Philosophia' (İlk Felsefe) olarak adlandırdığını kesinlikle karıştırma.
  • Aristoteles'in bilgi kademelerini (duyu -> deney -> sanat -> bilim/episteme) ve ilk ilkelere erişilen sezi gücünün adının 'nous' olduğunu unutma.
  • Aristoteles'in bilimleri poetik, pratik ve teorik olarak üçe ayırdığını; metafiziğin teorik bilimler içinde yer aldığını bil.
  • Hume'un bilgi alanlarını 'ide bağıntıları' (matematik/mantık) ve 'olgu sorunları' (ampirik bilimler) olarak ikiye ayırdığını, metafiziği bu sınırların dışında bıraktığını hatırla.
  • Doğa bilimlerinin 'nasıl' sorusuyla görünür tasvire ve olgusal denetime odaklandığını, metafiziğin ise varlığın özüne yönelik köktenci 'nedir' sorusunu sorduğunu unutma.