Ünite 2: Aydınlanma Çağı’nın Temsilcileri — Önemli Kavramlar
Common Sense (Sağduyu)
İskoç Aydınlanması filozoflarının (Thomas Reid, James Beattie vb.) savunduğu, felsefi teoriler ile insan doğasının temel pratik kabullerini uzlaştıran akımdır. Bu yaklaşım, soyut felsefi şüpheciliğe karşı insanlığın ortak sağduyusunu bilginin temeline koyar.
Res Extensia
Descartes felsefesinde yer kaplayan töz, yani maddedir. Ruhsal olmayan, uzayı işgal eden ve mekanik yasalarla yönetilen fiziksel evreni ve insan bedenini ifade eder.
Res Cogitans
Descartes felsefesinde düşünen töz, yani ruhtur. Yer kaplamayan, bilinç sahibi olan ve akılsal faaliyetleri gerçekleştiren tözsel alanı temsil eder.
Düalizm (İkicilik)
Descartes'ın felsefesinde varlığın iki temel tözden (res extensia ve res cogitans) oluştuğunu savunan görüşüdür. Bu yaklaşım, ruh ve beden arasındaki etkileşimin nasıl gerçekleşeceği sorusunu felsefe tarihine miras bırakmıştır.
Innatae Idea (Doğuştan İdeler)
Descartes'ın zihinde sonradan kazanılmayan, doğuştan var olan fikirlerin bulunduğu yönündeki epistemolojik iddiasıdır. Akılcılığın temelini oluşturan bu kavram, bilginin aklın kendi öz kaynaklarından türediğini savunur.
Deus Sive Natura
Spinoza'nın tanrıyla doğayı özdeşleştirdiği, 'Tanrı ya da Doğa' anlamına gelen panteist formülasyonudur. Bu kavram sayesinde töz teke indirgenmiş ve ruh-beden ikiliği ortadan kaldırılmıştır.
Monadoloji
Leibniz'in her şeyin 'monad' adı verilen penceresiz, tinsel ve sonsuz sayıdaki temel birimlerden oluştuğunu savunan felsefi sistemidir. Bu teoriyle madde bile ruhlaştırılmış ve idealist bir ontoloji kurulmuştur.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Okasyonalizm (Vesilecilik)
Nikolai de Malebranche ve Geulincx gibi düşünürlerin savunduğu, ruh ile beden arasındaki etkileşimi açıklamak için Tanrı'nın araya girerek her vesileyle uyumu sağladığını öne süren görüştür.
Geometrik Yöntem
Spinoza, Descartes ve Leibniz gibi rasyonalist filozofların Öklid geometrisini örnek alarak felsefede aksiyom, postulat ve tümdengelimsel tanımlarla kesin bilgiye ulaşma çabasıdır.
Önceden Kurulmuş Uyum
Leibniz'in ruh ve beden arasında doğrudan bir etkileşim olmadığını, ancak Tanrı'nın evreni kurarken bu ikisini birbirine uyumlu saatler gibi baştan ayarladığını savunan görüşüdür.