Medina Turgul DDB, Türkiye reklamcılık sektörünün en köklü ve prestijli ajanslarından biridir. Ajansın temelleri 1993 yılında, dönemin ünlü reklam ajansı Manajans Thompson’ın Genel Müdürü Jeffi Medina ve Yaratıcı Yönetmeni Yavuz Turgul tarafından atılmıştır. Kurulduğu ilk andan itibaren ortaya koyduğu yaratıcı vizyon sayesinde kısa sürede küresel reklamcılık ağlarının dikkatini çekmeyi başarmıştır.
Kuruluşundan yalnızca iki yıl sonra, 1995 yılında, dünyanın en büyük ve saygın iletişim gruplarından biri olan DDB Worldwide ile stratejik bir ortaklığa imza atmıştır. Bu ortaklığın ardından ajansın adı "Medina Turgul DDB" olarak güncellenmiştir. Ajans, hem yerel pazardaki dinamiklere hâkimiyeti hem de küresel ağın getirdiği bilgi birikimini harmanlayarak hem ulusal hem de uluslararası dev markaların iletişim süreçlerini yönetmeye başlamıştır.
Ajansın başarısı kazandığı sektörel ödüllerle de tescillenmiştir. Medina Turgul DDB, Kristal Elma Yaratıcılık Ödülleri'nde üst üste en çok ödül kazanan ajans unvanını elde etmiştir. Ayrıca 2011 yılında Avrupa'nın en çok Effie kazanan ajansı olarak Effie Index'te birinci sıraya yükselmiştir. Toplamda kazandığı 28 Effie ödülüyle Türkiye'nin etkinlik ve etkililik yarışmalarında en başarılı reklam ajansı konumuna ulaşmıştır.
Medina Turgul DDB, günümüzün dijitalleşen dünyasında iletişimin artık tek yönlü bir mesaj aktarımı olamayacağını savunmaktadır. Tüketicilerin kendi içeriklerini ürettiği ve anında milyonlarca kişiye ulaştırabildiği modern iletişim çağında, yaratıcılık sadece markanın sesini duyurma aracı değil, tüketici ile marka arasında kopmaz bağlar kurma sanatı olarak görülmektedir.
Ajans bu doğrultuda "Sosyal Yaratıcılık" kavramını geliştirmiştir. Sosyal Yaratıcılık, üretilen her fikrin sadece dikkat çekici olmasını değil, aynı zamanda yüksek bir "paylaşım değeri" taşımasını hedefler. Reklam kampanyaları tüketicilerin hakkında konuşabileceği, katılım gösterebileceği ve kendi sosyal ağlarında isteyerek paylaşacağı birer etkileşim alanına dönüştürülür.
Bu felsefe ajansın sadece ürettiği işleri değil, aynı zamanda işe alım süreçlerini, organizasyonel yapısını ve günlük çalışma pratiklerini de doğrudan şekillendirmektedir. Sosyal Yaratıcılık, DDB Network'ünün karmaşıklaşan pazarlama dünyasında yol gösterici bir pusula olarak kullandığı en temel stratejik yaklaşımdır.
Medina Turgul DDB, iletişim stratejilerini iki insan arasında başlayıp topluma yayılan "6 Derece Dalgası" teorisi üzerine kurmaktadır. Ajansın stratejik planlama süreçlerinin temelinde davranış bilimleri ve ekonomi teorileri yer alır. Bu teorik altyapı, markaların pazar payını artırırken gerçek tüketici içgörülerine dayanmasını sağlar.
Ajansın en önemli stratejik aracı "Springboard" (Sıçrama Tahtası) modelidir. Bu model, bir markanın en belirgin özelliklerini, hangi kültürel dinamiklerin parçası olması gerektiğini ve pazarda fark yaratmak için hangi adımları atması gerektiğini analiz eder. Springboard modeli; Conviction (Kanaat), Collaboration (İşbirliği), Creativity (Yaratıcılık) ve Advocacy (Savunuculuk) olmak üzere dört temel mercekten oluşur.
Bu merceklerden "Marka Kanaati" (The Brand Conviction Springboard), markanın net ve ilham verici bir misyona sahip olmasını sağlar. Tüketicilerin bir markayı savunabilmesi için öncelikle o markanın neyi temsil ettiğini bilmesi gerekir. "Davranış Değişikliği" sıçrama tahtası ise markanın kiminle iş birliği yapacağını belirleyerek tüketicilerde geçici değil, kalıcı ve köklü davranış değişiklikleri yaratmayı hedefler.
Medina Turgul DDB, entegre pazarlama iletişimi sunabilmek amacıyla farklı uzmanlık alanlarına sahip grup şirketleriyle birlikte çalışmaktadır. Bu şirketlerden "Grafis", kurumsal kimlik, ambalaj tasarımı ve çizgi altı (BTL) basılı malzemelerin tasarımı konusunda uzmandır. Dijital alanda ise yeni medyanın öncülerinden "Tribal Worldwide" ajansı, dijital ve konvansiyonel medyayı birleştiren çözümler sunmaktadır.
Prodüksiyon süreçlerini yöneten "Profilm", ses stüdyosu, montaj, post-prodüksiyon ve üç boyutlu animasyon olanaklarıyla donatılmış bir film ve fotoğraf üretim şirketidir. Medya planlama ve satın alma alanında ise uluslararası Omnicom Grubu'nun bir parçası olan "OMD" (Optimum Media Direction) Türkiye ofisi hizmet vermektedir. OMD, grubun diğer ortakları olan BBDO ve TBWA'ya da medya hizmeti sunmaktadır.
Tüm bu grup şirketleri, 2008 yılından beri İstanbul Kasımpaşa'da bulunan tarihi "Tuzambarı" binasında faaliyet göstermektedir. Eskiden baruthane olduğu rivayet edilen ve çok kalın duvarlara sahip olan bu bina, uzun yıllar Tekel tarafından tuz, alkol ve tütün deposu olarak kullanılmıştır. Medina Turgul DDB tarafından restore edilen bu tarihi mekan, ajansın yaratıcı enerjisinin ve çalışma kültürünün simgesi haline gelmiştir.
M.A.R.K.A. reklam ajansı, 1997 yılının Ocak ayında Türk reklamcılığının önemli isimlerinden Hulusi Derici tarafından kurulmuştur. Kurulduktan hemen sonra, Mart 1997'de Zeki Triko için hazırladığı "Güneşi Özledik" kampanyasıyla sektörde çok büyük bir yankı uyandırmıştır. Ajans, kuruluşunun ilk aylarında Kristal Elma ve Epica gibi prestijli yarışmalardan çok sayıda ödülle dönerek rüştünü ispat etmiştir.
1998 yılında Audi ve KVK markalarını portföyüne katarak ABD doları bazında %262 oranında büyümüş ve yılın en hızlı büyüyen ajansı olmuştur. 1999 yılında Audi için hazırladığı "Audi'de Asla Bulamayacağınız Aksesuarlar" kampanyası, konumlandırma stratejisiyle reklamcılık tarihine geçmiş ve üniversitelerde vaka analizi (case study) olarak okutulmaya başlanmıştır.
M.A.R.K.A., 2000 yılında Coca-Cola'ya kitle iletişiminde hizmet vermeye başlayan ilk %100 bağımsız Türk ajansı olmuştur. Ajansın Coca-Cola için hazırladığı reklam kampanyaları ve TV filmleri Avusturya, Azerbaycan ve Brezilya gibi ülkeler tarafından satın alınarak uluslararası arenalarda yayınlanmıştır. 2002 yılında Türkiye'nin en büyük bağımsız ajansı konumuna yükselmiştir.
M.A.R.K.A., vizyonunu "Meydan okuyan markaların çalışmayı en çok arzu ettikleri reklam ajansı olmak" şeklinde tanımlar. Ajansa göre meydan okuyan markalar iki gruptan oluşur: Birincisi, pazar lideri olmasına rağmen kendini aşmaya çalışanlar; ikincisi ise liderin kurallarını taklit etmek yerine cesaretle lidere meydan okuyan markalardır. Ajansın misyonu ise yaratıcılığı sadece ve sadece markaların değerini, satışlarını ve kârlılığını artırmak için kullanmaktır.
Ajans, başarılı işlerin arkasında güçlü bir ekip ruhu olması gerektiğine inanır ve ekip içinde belirli davranışların bulunmasını şart koşar. Ekipte görmek istediği özelliklerin başında "Cesaretli Olmak" (yenilikçi ve maceracı olmak), "Paylaşmak" (ortak hedefe odaklanmak ve sınırları bilmek) ve "Hissetmek" (fikirlerin açıkça tartışılabildiği dürüst bir ortam yaratmak) gelmektedir.
Buna karşın ajans, ekip içinde üretkenliği engelleyen bazı davranışları kesinlikle barındırmak istemez. Bunlar; başkalarını dinlememek, yeni fikirleri hemen aptalca bularak "fikirleri öldürmek", eleştiriyi kişiselleştirip "kişisel saldırılar" gerçekleştirmek, tartışmalara katılmayıp "sessiz kalmak" ve gereğinden fazla kişisel detay paylaşarak zaman kaybetmektir.
M.A.R.K.A. reklam ajansı, kuruluşundan itibaren çok sayıda ulusal ve uluslararası ödül kazanmış olmasına rağmen, radikal bir kararla reklam ödüllerini protesto etmeye başlamıştır. Bu süreç, 1999 yılında büyük başarı yakalayan Audi kampanyasının Kristal Elma'da kısa listeye dahi alınmaması üzerine başlamış ve ajans o yıl kazandığı ödülleri iade etmiştir.
2002 yılına gelindiğinde ajans, reklam yarışmalarında sadece estetik ve sanatın değerlendirildiğini, reklamın asıl amacı olan pazarlama etkisinin ve satış başarısının göz ardı edildiğini savunarak Kristal Elma dahil tüm yarışmalara katılmama kararı almıştır.
Ajans, yarışma jürilerinin modern pazarlama iletişimini kavrayamadığını iddia etmekte ve yarışmalar gerçek anlamda "etkin" reklamlara ödül verene kadar bu protestosunu sürdüreceğini belirtmektedir. M.A.R.K.A. için en büyük ödül, hizmet verdiği markaların satış grafiklerini yükseltmektir.