Kişi ya da kurumun hedef kitlesi ile sürekli, hızlı ve geribildirimli doğrudan iletişim sağlayan, hedef kitleden gelen yankılarla çalışmalarına yön veren ve kuruluş felsefesini oluşturan önemli bir yönetim görevidir.
Bir kişi, nesne, kurum ya da olayın karşı tarafın zihninde yarattığı izlenimdir. Psikolojik anlamda ise halen mevcut olmayan bir şeyin ilk algılandığı andaki zihinsel temsilini ifade eder.
Bir düşüncenin genel kabul gören tasarımsal varsayımının yansımasıdır. Bilimsel çalışmalarda model sunmak ya da görüngüleri önceden açıklamak amacıyla kullanılan genel düşünce çerçevesidir.
Halkla ilişkiler mesleğine ve uygulamalarına yönelik olarak uygulayıcılar ve akademisyenler tarafından ortaklaşa paylaşılan, mesleği algılama ve anlamlandırma biçimlerini yönlendiren düşünsel yapıdır.
Bireyin sahip olduğu inançlar, tutumlar ve davranışlar arasındaki tutarsızlıkların yarattığı rahatsızlık durumunu ve bireyin bu çelişkiyi çözerek bilişsel tutarlılığa ulaşma eğilimini açıklayan kuramdır.
Bilgi, düşünce ve duygunun iletişime uygun, kodlanmış biçimidir. Kurumsal iletişimde mesajın hedef kitle tarafından doğru çözümlenebilmesi için tutarlı ve anlaşılır olması gerekir.
Görsel, işitsel ve dilbilimsel uyarıcıların farkına varılması sürecidir. Kodlanmış bir iletinin hedef kitle tarafından çözümlenmesinin başlangıç aşamasını oluşturur.
Algılanan mesajın, alıcının veya hedef kitlenin kendi kültürüne, yaşam biçimine, içsel değerlerine ve bazen kanaat önderleri gibi ikincil kişilerin görüşlerine göre açıklanması ve anlamlandırılması halidir.
İleti çözümleme sürecinin tamamlandığı, hedef kitlenin kendisine ulaşan kurumsal mesajı değerlendirerek kabul veya reddetme durumuna geldiği aşamadır.
Kurgulanan mesajın niteliğine ve tutarlılığına bağlı olarak, hedef kitlenin kurumun beklediği yönde davranış sergilemesidir (ürünü satın alma, oy verme veya destekleme gibi).
Kurum kimliğinin tutarlı iletişim çalışmalarıyla kurumsal imaja dönüştürülmesi sonucunda, paydaşların zihninde uzun vadede oluşan güven ve saygınlık derecesidir.
İkna ve kabul gerektiren konuları, hedef kitleler nezdinde olumlu, meşru ve onaylanabilir hale getirmeyi amaçlayan, siyasi mücadeleye girmeden hedeflere ulaşmayı sağlayan stratejik yaklaşımdır.
Marshall McLuhan tarafından ortaya atılan, iletişimde kullanılan sözlü, yazılı veya davranışsal her türlü aracın kendi yapısıyla mesaja yön verdiğini ve mesajın yorumlanabilirliğini belirlediğini savunan söylemdir.
İletişim sürecinde alıcının kaynağın gönderdiği mesaja verdiği yanıttır. Kurumsal iletişimin çift yönlü olabilmesi ve mesajların revize edilebilmesi için anında geri bildirime fırsat tanınmalıdır.
Kişinin zihninde birbiriyle çelişen inanç, tutum veya davranışların bulunması durumudur. Kurumsal iletişimde tutarsız mesajlar hedef kitlede bu durumu tetikler.
Psikolojik ve sosyal olguları birlikte ele alan, ilk kez Erik Erikson tarafından tanımlanan gelişimsel yaklaşım biçimidir. Biyolojik olgunluk, psikolojik yetiler, uyum özellikleri, rol beklentileri ve sosyal davranışlar gibi unsurları kapsar.
Bir toplumun yarattığı tüm yaşamsal sistemi, alışkanlıkları, kullanılan sembolleri, bakış açılarını, yaşam biçimlerini, ritüelleri, dil ve duygulanım biçimlerini tanımlayan kavramdır. Sadece seçkinci sanat anlamına gelmez, tüm toplumsal yapıyı kapsar.
Bir firmanın ürettiği ürün ve hizmetleri, kurumsal kimliğini ve teknolojisini, hedef kitleye yüklediği duygusal bağlarla birlikte benimsetecek ve isteyecek şekilde anlatması faaliyetidir. Geniş halk kitlelerinin kurumu sahiplenmesini amaçlar.
Julius Caesar döneminde Roma'da halk meydanlarına asılan tek yapraklık günlük bültenlerdir. Bu bültenler halka yasalar hakkında bilgi verirken imparatorun gücünü ve itibarını artırmayı hedefleyen ilk halkla ilişkiler araçlarındandır.
19. yüzyılda Amerika'da politikacıların ve sanatçıların tanıtımını yapmak amacıyla, gazete editörlerine haber ve bilgi taşıyarak kamuoyunun ilgisini çekmeye çalışan profesyonel iletişimcilik faaliyetidir.
Edward L. Bernays tarafından geliştirilen ve duyurum dokümanlarının basında planlı ve stratejik bir şekilde yer almasını sağlayan, modern halkla ilişkilerin temelini oluşturan yöntemdir.
Edward L. Bernays tarafından 1923 yılında yazılan ve halkla ilişkiler konusunu akademik ve pratik düzeyde ele alan tarihteki ilk kitap olma özelliğini taşıyan eserdir.
1828 yılında ABD Başkanı Andrew Jackson tarafından atanan, tarihteki ilk başbakanlık basın danışmanı ve danışma kurulu üyesi olan eski gazetecidir.
1889 yılında kendi elektrik firmasında meydana gelen büyük bir kriz sırasında, tarihte ilk kez kurumsal düzeyde bir halkla ilişkiler bölümü oluşturan sanayicidir.
Modern halkla ilişkilerin kurucularından olan, Rockefeller ailesinin imajını tamamen değiştiren ve 1921'de 'Halkla İlişkiler' adıyla düzenli bülten yayınlamaya başlayan gazeteci ve danışmandır.
1924 yılında Londra'da 'Editorial Services Ltd.' şirketini kurarak İngiltere'de profesyonel halkla ilişkiler danışmanlığını başlatan ve ilk basın irtibat memuru olan kişidir.
İngiltere'de ilk bilinçli halkla ilişkiler uzmanı olarak kabul edilen, İmparatorluk Pazarlama Kurulu'nu kuran ve British Council'ın kurulmasında etkili olan devlet adamıdır.
1946 yılında İngiltere'de kurulan ve hükümetin tüm tanıtım, bilgilendirme ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin tek bir merkezden yürütülmesini sağlayan resmi kuruluştur.
İngiltere'de yerel yönetimlerin de desteğiyle 1948 yılında kurulan ve mesleğin profesyonelleşmesine, etik kurallarının belirlenmesine katkı sağlayan enstitüdür.
1919 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulan ve dünyanın ilk resmi halkla ilişkiler ve basın danışmanlığı şirketi olma özelliğini taşıyan kuruluştur.
Herhangi bir sorun karşısında, bu sorunla ilgili kişilerin bir araya gelerek ortaya koydukları ortak kanaatlerin, fikirlerin ve değerlendirmelerin toplamıdır.
Resmi olmayan bir araştırma yöntemi olup, konuyla ilgili olabilecek mekanda ve kişilerle birebir, yüz yüze yapılarak doğrudan bilgiye ulaşmayı sağlayan iletişim yöntemidir.
Bireyin kendine, çevresindeki bir nesneye, toplumsal konuya veya olaya karşı deneyim ve bilgilerine dayanarak örgütlediği zihinsel, duygusal ve davranışsal tepki ön eğilimidir.
Basit emir, talimat ve komutlardan farklı olarak, dinleyicinin başka yollar seçmekte özgür olmasına rağmen sizin işaret ettiğiniz yolu kendi rızasıyla seçmesini sağlama sürecidir.
Neyin iyi neyin kötü, neyin doğru ya da yanlış olduğunu gösteren, toplum ve meslek profesyonelleri tarafından kabul edilmiş standart değerlere ilişkin ilkeler bütünüdür.
1952 yılında Fransa'da Etienne Bloch liderliğinde kurulan ve kuruluşların toplum tarafından görülebilecek kadar açık (cam ev şeklinde) olması gerektiğini savunan ilk halkla ilişkiler derneği çekirdeğidir.
Osmanlı İmparatorluğu'nda din, milliyet ve cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm halkın şikayet ve taleplerini doğrudan padişaha veya vekiline iletebildiği en yüksek karar ve yönetim meclisidir.
Osmanlı'da bölgelerindeki zengin ve hatırlı kişiler tarafından seçilen, halk ile devlet arasındaki ilişkilerde aracılık rolü üstlenen ve yerel siyasette etkili olan temsilcilerdir.
Osmanlı padişahlarının cuma namazına gidiş ve dönüşleri sırasında halkın arasına çıktığı ve halkın padişahın atının eğerine şikayet dilekçesi bırakarak doğrudan iletişim kurabildiği törendir.
1962-1963 yıllarında Türkiye'de hazırlanan, kamu hizmetlerinin verimliliğini artırmak amacıyla hazırlanan ve devlet dairelerinde halkla ilişkiler kurulmasını zorunlu kılan ilk kapsamlı araştırma projesidir.
1955 yılında kurulan, halkla ilişkiler mesleğinde yüksek standartlar getirmeyi, etik kuralları belirlemeyi ve uluslararası işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği'dir.
1947 yılında kurulan, 22.000'den fazla üyesiyle dünyanın en geniş halkla ilişkiler meslek örgütü olan ve sektörel standartlar ile eğitimler geliştiren Amerikan Halkla İlişkiler Derneği'dir.
1959 yılında Brüksel'de kurulan, Avrupa'daki ulusal halkla ilişkiler derneklerini, uzmanları ve öğrencileri temsil eden Avrupa Halkla İlişkiler Konfederasyonu'dır.
1986 yılında Londra'da kurulan, dünya genelindeki halkla ilişkiler danışmanlık ajanslarını temsil eden ve ticari işbirliklerini yürüten Uluslararası Halkla İlişkiler Danışmanlar Birliği'dir.
1972 yılında Türkiye'de kurulan, halkla ilişkiler uzmanlarını tek çatı altında toplayarak mesleki standartları ve etik ilkeleri yaygınlaştırmayı amaçlayan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'dir.
Halkla ilişkileri, bir organizasyonun kendi amaçlarına ve hedeflerine ulaşmasında kullandığı stratejik ve pratik bir araç olarak gören tarihsel açıklama biçimidir.
Halkla ilişkileri, kurumlar arasında paylaşılan inançlar, kurallar ve ortak pratikler bütünü olarak ele alan ve toplumsal bir kurum olarak kurumsallaşmasını inceleyen yaklaşımdır.
Halkla ilişkilerin gelişimini, toplumun kültürel değerleri, normları, tarihi birikimi ve insanlar arası iletişim gelenekleri çerçevesinde açıklayan yaklaşımdır.
Ferguson tarafından 1984'te ortaya atılan, halkla ilişkiler araştırmalarının temel analiz biriminin örgütler ile onların hedef kitleleri (kamuları) arasındaki ilişkiler olması gerektiğini savunan görüştür.
1965 yılında IPRA konseyi tarafından kabul edilen, uluslararası insan hakları bildirgesiyle uyumlu olan ve dünya genelinde kabul gören halkla ilişkiler etik kodlarıdır.
1961 yılında IPRA tarafından kabul edilen, dernek üyelerinin uyması gereken standartları, etik kuralları ve profesyonel davranış ilkelerini belirleyen normlar bütünüdür.
Milli Mücadele döneminde Erzurum Kongresi sırasında yayın yapan, kongrenin amaçlarını halka anlatarak milli birlik ve kamuoyu oluşturulmasına destek veren gazetedir.
Sivas Kongresi kararlarını halka duyurmak ve milli mücadele lehine kamuoyu oluşturmak amacıyla 4 Eylül 1919'da Mustafa Kemal Atatürk tarafından bastırılan gazetedir.
1961 yılında kurulan ve bünyesindeki Yayın ve Temsil Şubesi aracılığıyla kalkınma planlarını halka benimsetmek için ilk kamusal halkla ilişkiler faaliyetlerini yürüten kurumdur.
1964 yılında kurulan ve bünyesindeki Tanıtma ve Halk Eğitimi Şubesi aracılığıyla planlı çocuk sahibi olma konusunu ailelere benimsetmek için çalışan kamu kurumudur.
Dilin belirli bir kullanım biçimidir. Sadece dilsel sınırlarla kalmayıp, karşılıklı iletişimin tamamını, düşünceyi ve ideolojiyi taşıyan temel bir araç olarak karşımıza çıkar.
Bireyin herhangi bir alandaki gözlemlenebilen davranışı, eylemi veya yaptığı iştir. Eğitim bağlamında bir öğrencinin ders süresince gerçekleştirdiği tüm faaliyetler edim olarak adlandırılır.
Model ya da kuramsal çerçeve anlamına gelen, dünyayı ve olguları göstermeye, anlaşılır kılmaya yarayan, sınırları belirlenmiş ön bulgular bütünü ve dünya görüşüdür.
Kamuları ve iletişimi, örgütsel amaçları gerçekleştirmek için kullanılan birer araç olarak gören, teknoloji ve stratejik mesaj üretimine odaklanan geleneksel halkla ilişkiler yaklaşımıdır.
Kamuları anlamı ve iletişimi ortaklaşa oluşturan katılımcılar olarak gören, örgüt ile kamular arasındaki ilişkiyi, güveni ve diyaloğu merkeze alan yaklaşımdır.
Felsefede varlık felsefesi anlamına gelen, bir olgunun özünü, ne olduğunu ve varoluşsal doğasını sorgulayan temel disiplindir.
Bilgi felsefesi anlamına gelen, bilgimizin kaynağını, sınırlarını, doğruluğunu ve dayanaklarını araştıran kuramsal alandır.
Değerler felsefesi anlamına gelen, neye değer verildiğini, ahlaki ve estetik değerlerin doğasını inceleyen felsefe dalıdır.
Kamuları örgütle eşit düzeyde iletişim statüsüne yükselten, monologdan uzak, karşılıklı güven ve fikir alışverişine dayalı etik halkla ilişkiler kuramıdır.
J. Grunig tarafından geliştirilen, örgüt ile kamuları arasında dengeli, çift yönlü ve karşılıklı anlayışa dayalı en etik halkla ilişkiler uygulama modelidir.
Neyin iyi, doğru, yanlış ya da kötü olduğu konusunu inceleyen, bireylerin kendi ahlaki kararlarını verebilmelerini amaçlayan değerler dizgesidir.
Yaşamı ve evreni ereklerle (amaçlarla) temellendiren, her eylemin bir amaca yönelik olduğunu savunan ve eylemleri sonuçlarına göre değerlendiren felsefi yaklaşımdır.
Eylemlerin sonuçlarından ziyade, ödev, görev ve mutlak ahlaki kurallara uygun olarak yapılması gerektiğini savunan etik yaklaşımdır.
Teleolojik etiğin bir alt dalı olup, bir eylemin ahlaki açıdan doğru olabilmesi için etkilenen herkes için mümkün olan en büyük faydayı sağlaması gerektiğini savunan görüştür.
Bir eylemin ahlakiliğini, çoğunluğun çıkarlarına bakılmaksızın, eylemi gerçekleştiren bireye sağladığı kişisel yarar ve fayda üzerinden değerlendiren yaklaşımdır.
Fiziksel zorlama ve baskı olmaksızın, belirli ideolojilerin ve uygulamaların kitlesel rıza ve kabul yoluyla toplum üzerinde egemen kılınması sürecidir.
Bireylerin amaçlarına ulaşmak için içinde bulundukları kurumun verili rutinlerine, geleneklerine ve benzer davranış kalıplarına uygun hareket etmelerini sağlayan düşünce biçimidir.
19. yüzyılda kurumların ve aktörlerin yolsuzluklarını, kötü uygulamalarını açığa çıkaran ve halkla ilişkiler savunma ihtiyacını doğuran gazetecilik türüdür.
Hükümetlerin piyasalar üzerindeki kontrol ve kısıtlamaları kaldırması veya azaltması süreci olup, Türkiye'de 1980 sonrasında halkla ilişkiler sektörünün büyümesini tetiklemiştir.
James Grunig'e göre halkla ilişkilerde neyi, neden yaptığımızı sorgulama, stratejik hedefler belirleme ve hislerle değil bilimsel araştırmalarla hareket etme sürecidir.
Bir örgüt içerisinde en kritik kararları alma yetkisine sahip olan, tepe yönetim ve stratejik yönlendiricilerden oluşan yönetici grubudur.
Latince gelenek anlamına gelen 'mos' sözcüğünden türetilen, belirli bir toplumda veya grupta kabul görmüş değer yargıları ve kurallar sistemidir.
Halkla ilişkilerin temel işlevini kamuların yönetilmesinden ziyade, örgüt ile kamular arasında uzun vadeli ilişkiler inşa etmek ve sürdürmek olarak gören kuramsal çerçevedir.
Kurumsal skandallara ve suçlamalara yanıt vermek amacıyla halkla ilişkilerin bir kalkan ve savunma aracı olarak kullanılması eylemidir.
Halkla ilişkileri toplumsal düzenin, işbirliğinin ve sistem dengesinin korunmasına hizmet eden yapısal bir mekanizma olarak açıklayan sosyolojik yaklaşımdır.
Özel oluş ya da davranış biçimi, üslup anlamına gelir. Kurumsal iletişimde liderin ve uzmanların kendilerini ifade etme şeklini tanımlar.
Bir kimseye özgü belirgin özelliklerin, fiziksel ve ruhsal niteliklerin tümüdür. Etik liderlikte liderin ahlaki bütünlüğünü oluşturan temel yapıdır.
Kitleleri ortak bir amaç doğrultusunda sevk ve idare etme becerisidir. Kurumlarda etik vizyonun ve değerlerin yaygınlaştırılmasında başat rol oynar.
Halkla ilişkiler uzmanlarına yol göstermek, etik dışı eylemleri engellemek ve kuralların içselleştirilmesini sağlamak amacıyla belirlenmiş kurallar bütünüdür.
Lider ile kurumu arasındaki karşılıklı yansımayı açıklayan kuramdır. Liderin etik davranışlarının çalışanlar tarafından kopyalanıp içselleştirilmesini ifade eder.
Culbertson ve Chen tarafından modern halkla ilişkilerin temeli olarak görülen, kurumlar ile toplumsal gruplar arasında karşılıklı anlaşmayı hedefleyen yaklaşımdır.
Adalet, cesaret, ölçülü olma, şeref ve içtenlik gibi Aristocu ahlaki değerleri temel alan ve bunları kurumsal süreçlere yansıtan liderlik tarzıdır.
Latince 'görmek' anlamına gelen 'videre' sözcüğünden türeyen, gelecekte olması beklenen durumları öngören ve kurumu harekete geçiren sezgisel güçtür.
Güven ve değer yaratımıyla doğrudan ilişkili olan, kişileri rıza göstermeye, ortak hedeflere inanmaya ve söz ile eylem uyumuna yönlendiren iletişim sürecidir.
Duyguların kontrolü, kendini ve başkalarını motive etme, empati kurabilme, ilişkileri sürdürebilme ve uyumlu olma yetilerinin bütünüdür.
Etik davranan bir lider için ön şart olan, dış baskılardan bağımsız olarak ahlaki ve doğru kararlar alabilme yeteneğidir.
Bir kurumda çalışanların ortaklaşa geliştirdiği, ekonomik beklentilerin ötesinde dürüstlük, saygı ve bütünlük gibi değerlere dayanan düşünüş biçimidir.
Bir kurumda çalışanları bir araya getiren, tanınmayı, anlaşılmayı, saygı gösterilmeyi ve doğru yönlendirilmeyi sağlayan birleştirici güçtür.
İnsana ilişkin bir kavram olarak tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve adetler sistemidir.
Uzun vadede önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için izlenen yoldur. Halkla ilişkilerde kurumun çevresiyle uyumunu sağlamak amacıyla tasarlanır.
Sorumluluğun paylaşılmasıdır. İş tatmini için gerekli olan bu süreç, kurumda etik bir atmosferin yaratılmasında son derece etkilidir.
Bir kurumda etik liderlik vizyonunun yaygınlaştırılmasını, liderin gücünün ve felsefesinin çalışanlara yansıtılması olarak tanımlayan kuramdır.
Kurumu çevresel ve sosyal alanlarda geliştirmeye çalışan, insan gücünü değerler aracılığıyla kuvvetlendiren, karizmatik ve çalışanlara güven aşılayan lider tipidir.
Çalışanları kurumun verimliliğini ve üretkenliğini artırmak amacıyla yoğun bir şekilde motive eden lider tipidir.
Kültürlerarası iletişimi oluşturma becerisine ve küreyel (küresel-yerel) bir bakış açısına sahip, kriz yönetimi ve uyum nitelikleriyle donanmış liderdir.
Kurumun kamu ile kurduğu ilişkiyi ön plana çıkaran, toplumsal sorumluluğu, paydaşları, iletişim yaklaşımını ve etik kuralları belirleyen stratejidir.
Kurumun sadece finansal karına değil, aynı zamanda paydaşlarına ve çevreye (ortama) odaklanmasını öngören yaklaşımdır.
Bir kurum ya da kişi ile ilgili haberlerin medya kanalıyla herhangi bir bedel ödemeden yayınlanarak hedef kitleye ulaştırılması yöntemidir.
Haber değeri taşıyan bir olayın gerçekleşmemesi halinde, medyanın ilgisini çekmek amacıyla bu olayın yapay olarak yaratılması uygulamasıdır.
Broom ve Smith'in rollerinden biri olup, örgütteki halkla ilişkiler sorunlarını teşhis eden ve çözüm reçeteleri sunan roldür.
Örgüt ile hedef kitleleri arasında iki yönlü iletişimi sağlayan, bilgi akışını kolaylaştıran ve aradaki engelleri kaldıran roldür.
Yöneticilerle işbirliği yaparak kurumsal sorunların tanımlanması ve çözülmesi süreçlerini sistematik olarak kolaylaştıran roldür.
Halkla ilişkiler programlarının yazım, grafik, bülten hazırlama gibi teknik ve operasyonel uygulama boyutlarını yürüten roldür.
Toplum içinde değişim gösteren değerleri, standartları ve değişik bakış açılarını örgüt içinde tartışarak örgütün bunlara uyumlanmasını sağlayan roldür.
Toplumdan gelen taleplere karşılık vermek amacıyla örgüt içindeki tüm çalışanların iletişim konusunda bilgilenmesini sağlayan roldür.
Sosyal sorumluluğa ve etik değerlere fazla önem vermeden, her müşterinin fikrini serbest pazarda temsil etme hakkını savunan ve kendini avukatla özdeşleştiren roldür.
Halkla ilişkiler işinin, ekonomik ve politik olarak güçlü olan kesimlerin ayrıcalık ve çıkarlarını korumak olduğunu savunan asimetrik roldür.
Toplumda değişim isteyen firmaları temsil eden, bilgi ve enformasyonu güç unsuru olarak kullanarak sosyal değişime katkı sağlayan roldür.
Firma ve kamu arasındaki çatışmaların diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesini ve her iki tarafın da güçlendirilmesini savunan simetrik roldür.
Halkla ilişkiler uygulayıcılarının karar vericiler ve önemli kişilerle kişisel ilişkiler kurarak ve geliştirerek işlerini yürütmesini temel alan modeldir.
Çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki yerel kültürleri yorumlamak ve kurumsal dili buna göre uyarlamak için kullandıkları modeldir.
Çalışanın yaptığı iş için harcaması gereken maksimum enerji, bilgi, kişisel yeterlilik ve işten aldığı doyumu ifade eden kavramdır.
Uzak görüşlülük, geniş görüşlülük ve kurumun ileride olmak istediği yer ya da durumu ifade eden kavramdır.
Halkın kültürel yaşama katılabilmesi için elverişli koşulların yaratılması, bireylerin yaratıcılıklarını geliştirmeleri için alınan önlemler ve sağlanan kolaylıklardır. Metinde Maheu'nun gerçek demokratik politikaların kültüre dayandığı yönündeki görüşüyle örneklendirilmiştir.
Stuart Hall ve çalışma arkadaşları tarafından geliştirilen; düzenleme, üretim, tüketim, temsil ve kimlik olmak üzere beş aşamadan oluşan ve anlamın nasıl üretilip dolaşıma girdiğini açıklayan modeldir. Bu modelde aşamaların başlangıcı ve sonu yoktur, hepsi sinerjik çalışır.
Kültürel ürünlerin yaratılması sürecine halkın aktif katılımının sağlanması ve üretilen tüm kültürel değerlerden toplumun her kesiminin eşitçe yararlanması durumudur. Toplumun demokratikleşmesi ve iletişim özgürlüğü ile doğrudan bağlantılıdır.
Konuşmanın ve mesajların en etkili biçimde oluşturulması amacını güden modern mantık ve planlama sürecidir. Halkla ilişkilerde örgütsel değerler ve yapısal imkanlar doğrultusunda anlam yaratma sürecini destekler.
Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantılar bütünüdür. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin ve anlam üretiminin içinde gerçekleştiği toplumsal, siyasal ve ekonomik ortamı ifade eder.
Kültür çevriminin, yasal mevzuatlar, kurumsal sistemler ve toplumsal normlar aracılığıyla kabul edilebilir olanı belirleyen kontrol aşamasıdır. Örneğin, Greenpeace'in radikal bir gruptan uluslararası kabul gören bir örgüte dönüşmesi bu aşamadaki norm değişimleriyle ilgilidir.
Bir nesnenin aldığı biçim ve bu biçime kodlanmış anlamların sosyal olarak inşa edilmesi sürecidir. Halkla ilişkilerde uygulayıcıların hedef kitleye yönelik anahtar mesajları ve iletişim kanallarını seçerek anlamı kampanya söylemine yerleştirmesidir.
Pierre Bourdieu'nun kavramsallaştırmasıyla, ürünler, konular ve kamular arasında kimlikler inşa ederek anlam üretenler ile tüketenler arasında köprü görevi gören halkla ilişkiler uygulayıcılarıdır.
Uygulayıcıların mesleğe yönelik düşünce, değer, varsayım, deneyim ve kimliklerini içeren, sosyal ve kültürel etkilerle şekillenen yaşam dünyalarıdır. Hodges'a göre bu yapı, uygulayıcıların kamularla ilişki kurma biçimini doğrudan yönetir.
İnsanların yaşadıkları dünyayı nasıl anlamlandırdıkları, açıkladıkları ve inşa ettikleri üzerindeki süreçleri inceleyen meta-teorik yaklaşımdır. Halkla ilişkiler ve kültürün karşılıklı etkileşimini anlamada temel alınır.
Grunig ve Hunt tarafından tanımlanan, örgüt ile kamuları arasında eşit güç dağılımına ve karşılıklı uzlaşmaya dayanan, ABD egemen söylemini biçimlendiren iletişim modelidir.
Kuruluşların büyüyüp geliştiği ya da yok olup gittiği psikolojik ortamı sağlayan, halkla ilişkiler faaliyetlerinin hem nedeni hem de sonucu olan kolektif kanaatler bütünüdür.
Kişisel bir yarar veya çıkar gözetmeksizin, tamamen başkalarına yararlı olmaya çalışmak, diğerkâmlık yapmak durumudur.
Ortak çıkarları olduğunu fark eden ve bu doğrultuda denetleme ile düzenleme yapmak amacıyla kendi kendini teşkilatlandırmaya çalışan topluluktur. Dewey'e göre kamu, reaktif olmanın ötesinde kendi kaderini kontrol etmeye çalışan aktif bir öznedir.
Bir konunun önceden saptanmasını, analiz edilmesini, önem derecesinin belirlenmesini ve konuyu örgüt lehine etkileyebilmek için stratejik iletişim etkinliklerinin düzenlenmesini içeren yönetim sürecidir.
Halkla ilişkiler uygulayıcılarının hükümet yetkilileri veya nüfuzlu kişilerle kişisel ilişkiler kurarak işleri yürütmesini öngören, lobiciliğe benzeyen ve otoriter/hiyerarşik kültürlerde sıkça kullanılan modeldir.
Çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri yabancı ülkelerdeki yerel kültürel kodları, değerleri ve hassasiyetleri doğru anlayıp yorumlaması için halkla ilişkiler uzmanlarından yararlandığı modeldir.
Her toplumun kendine özgü kültürel ve toplumsal şartları olduğunu savunarak, halkla ilişkiler uygulamalarının tek tipleştirilmeden yerel kültüre göre farklılaştırılması gerektiğini belirten kuramdır.
İletişimi iki yönlü simetrik bir diyalog ve ortak yaratıcılık süreci olarak ele alan, kökenlerini Amerikan pragmatizminden alan ve paydaşlarla ilişki inşasını temel alan yaklaşımdır.
Örgütlerin dış çevrede meydana gelen değişimleri, eğilimleri ve henüz potansiyel aşamadaki konuları erkenden fark etmek amacıyla sosyal çevreyi sistematik olarak takip etmesi uygulamasıdır.
Çevrede gerçekleşen, kamuların henüz fark etmediği veya önemsemediği ancak gelecekte önemli bir konuya dönüşme potansiyeli taşıyan erken aşama değişimlerdir.
Konu öncesi durumların belirli gruplar veya kanaat önderleri tarafından fark edilerek önem kazanmaya başladığı, ancak henüz geniş kitleler tarafından bilinmediği aşamadır.
Belirli kamuların onayını alarak medya gündemine taşınan, geniş kitlelerin zihninde meşruluk kazanan ve tarafların konumlarının netleştiği konulardır.
Kamuların zihninde karara bağlanmaya hazır hale gelmiş, aciliyet taşıyan ve örgüt üzerinde eylem baskısı yaratan konulardır.
Çözüme ulaştırılmış ya da geçici olarak unutulmuş, ancak her an yeniden tetiklenme riski barındırdığı için izlenmeye devam edilmesi gereken konulardır.
Örgüt ile kamu arasındaki ilişkiyi karşılıklılık, empati, bağlılık ve kamu çıkarlarının doğrulanması ilkeleri çerçevesinde şekillendiren iletişim yaklaşımıdır.
Ahlak, estetik ve din gibi değer sistemlerini inceleyen, konu yönetiminin kamusal iletişim ve ilişki inşasındaki değerini açıklamada kullanılan felsefe dalıdır.
Çiğdem Kağıtçıbaşı tarafından kavramsallaştırılan, bireyin kendisini bağımsız bir birim olarak değil, diğer insanlarla olan ilişkileri ve bağları üzerinden tanımladığı toplumsal benlik yapısıdır.
Etkili bir iletişim programı geliştirmek için adım adım uygulanan, yaratıcılığı ve araştırmayı birleştiren sistemli bir planlama metodolojisidir.
Bir hedefi gerçekleştirmek üzere tasarlanmış, tek ve genellikle kısa süreli halkla ilişkiler etkinlikleridir. Örneğin, tek bir haber bülteninin yayınlanması bu kapsama girer.
Belirli bir hedefe ulaşmak üzere yapılması amaçlanan, örgüt bünyesinde süreklilik gösteren ve belirli kamularla ilişkileri yöneten uzun soluklu halkla ilişkiler etkinlikleridir.
Belirli ve ölçülebilir bir amacı olan, belirli bir zaman dilimi içinde sistemli bir şekilde yürütülen geniş kapsamlı halkla ilişkiler faaliyetleridir.
Entelektüel düzeyde bağımsızlığı savunan, insan doğasının özgür olması gerektiğini belirten ve halkla ilişkilerde kamuyu bilgilendirme modelinde karşılık bulan yaklaşımdır.
Baskın halkla ilişkiler koalisyonundaki güçlü sesi temsil eden ve Ivy Lee'nin pratiklerinde görülen, rekabete ve iknaya dayalı yaklaşımdır.
Grunig tarafından geliştirilen, mükemmel organizasyonlarda liderlerin otoriter olmadığını, çalışanlara güç verdiğini ve güç politikalarını minimize ettiğini savunan kuramdır.
Stratejik planlamanın ilk aşaması olan, durumun, örgütün ve kamuların incelenerek bilgi toplandığı ve durum değerlendirmesinin yapıldığı araştırma sürecidir.
Bir örgütün ortaya çıkabilecek potansiyel durumları önceden görmesini ve bu durumlar kontrolden çıkıp krize dönüşmeden önce proaktif karşılık vermesini sağlayan süreçtir.
Örgütsel problem çözümünde diğer başarılı örgütlerin benzer durumlarla nasıl başa çıkabildiğinin araştırılıp referans alınması sürecidir.
Yatırımcıların, müşterilerin ve diğer paydaşların kuruma yönelik kolektif düşüncelerini, güvenini ve saygısını ifade eden sürdürülebilir değerdir.
Kurumun kendisini tanımlama ve görme biçimi olup; kurum felsefesi, kurumsal davranış, kurumsal dizayn ve kurumsal iletişim unsurlarından oluşur.
Kurumun benimsediği temel değerleri, tutumları, normları ve tarihsel geçmişinden getirdiği maddi-manevi birikimi temsil eden unsurdur.
Kurumun iç ve dış hedef kitlelerine yönelik tüm eylem, söylem, üretim, satış ve çalışan ilişkilerini kapsayan uygulama biçimidir.
Kuruluşun kendisini görsel, mekansal ve konum olarak ifade etme biçimi olup logo, renk, yazı karakteri ve tasarımı kapsar.
Kurumun iç ve dış hedef kitlelerine yönelik yönetimsel, örgütsel ve pazarlama odaklı uyguladığı bütünleşik stratejik yönetim işlevidir.
Bir kuruluş içinde işlerin yürütülme tarzını, kurum içindeki söylemleri, alışkanlıkları, ritüelleri ve sembolleri ifade eden yapıdır.
Çoklu kimliğe sahip büyük kurumlarda yöneticilerin uyguladığı; bölümlere ayırma, iptal etme, bütünleştirme ve kümeleme stratejilerini içeren durumdur.
Kampanyanın yaratıcı aşamasında yer alan kişilere yol göstermek amacıyla hazırlanan; bütçe, hedef kitle, amaç ve anahtar mesajı içeren kısa stratejik özettir.
Haber yazımında ve basın bültenlerinde en önemli bilgilerin en başta verilip, daha az önemli detayların sona doğru sıralandığı yazım tekniğidir.
Personel atamaları, yeni ürünler, şirket birleşmeleri gibi kurum içi ve dışı gelişmeleri aktaran en yaygın basın bülteni türüdür.
Fırtına, yangın, kaza veya grev gibi örgüt dışında aniden gelişen olayların etkilerini kamuoyuna duyurmak için hazırlanan bültenlerdir.
Örgüte zarar verebilecek bir iddia, suçlama veya olumsuz gelişme karşısında örgütün kendi bakış açısını ve savunmasını ortaya koyduğu bültenlerdir.
Tüketicileri ikna etmeye yönelik iletişimi sağlayan reklam, halkla ilişkiler, satış promosyonu ve kişisel satış gibi tüm pazarlama araçlarının bütünüdür.
Bir ürünü veya hizmeti rakiplerinden ayıran, tüketiciyi fiziksel ve psikolojik olarak etkileyen özgün satış önermesidir.
Belirli bir kurumun veya müşterinin çıkarlarını savunmak, fikirlerini desteklemek, hedef kitleyi ikna etmek ve harekete geçirmek amacıyla stratejik metinler üretme faaliyetidir.
Söylenilmesi gerekeni ve istenilen sonucu elde edebilmek için bunun nasıl söylenilmesi gerektiğini belirleme yeteneğidir. Aristo tarafından 2000 yıl önce kavramlaştırılmıştır.
İletişimin sadece mesajın ulaşmasıyla bitmediğini, farkındalıkla başlayıp tetikleyici olaylar aracılığıyla somut davranış değişikliği yaratmayı hedeflediğini savunan dört aşamalı modeldir.
Bireylerin zihinsel hazırlık durumlarını somut bir eyleme dönüştürmelerini sağlayan, basın toplantısı veya bağış telefonu gibi planlanmış harekete geçirici unsurlardır.
Anlamlı bir mesaj üretebilmek amacıyla hedef grubun tutum, değer ve inançlarının önceden analiz edilerek belirlenmesi tekniğidir.
Bir mesajın inandırıcılığını artırmak amacıyla uzmanlık, içtenlik ve karizma özelliklerine sahip güvenilir kişi veya kurumların referans alınması durumudur.
Bir ünlünün popülerliği, karizması ve olumlu imajı ile tanıtımı yapılan ürün, hizmet veya düşünceyi ilişkilendirerek hedef kitleyi etkileme yöntemidir.
Bir kurum, kuruluş veya kavram adının ilk harflerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan, akılda kalıcı ve telaffuzu kolay yeni sözcüklerdir (Örn: NOW, AIDS).
Sözcüklerin sözlük anlamlarının ötesinde, farklı sosyal gruplar için taşıdığı yan anlamları ve bu anlamların zaman içerisindeki değişimlerini inceleyen dilbilim dalıdır.
Bir ürün veya hizmetin gerçek bir kişi ya da şirket tarafından nasıl kullanıldığını ve ne tür faydalar sağladığını anlatan dramatik başarı öyküleridir.
Araç sahibi birkaç kişinin, yakıt tasarrufu sağlamak ve trafiği azaltmak amacıyla sırayla tek bir araç kullanarak işe veya okula gitmek üzere anlaşmasıdır.
Soğuk ve uzak gelen büyük istatistiksel veriler yerine, bireysel dramları ve insan hikayelerini ön plana çıkararak hedef kitlede empati ve duyarlılık uyandırma yöntemidir.