Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » İktisat Lisans Programı » Bankacılık ve Finansal Kurumlar
← Ünite 12

Ünite 12: Bankacılıkta Risk Kavramı ve Risk Türleri — Konu Anlatımı

112.1 Genel Risk Tanımı

Genel anlamda risk, gelecekte ne olacağı hakkında bugünkü belirsizlik olarak tanımlanmaktadır. Bu kavramı bankacılık sektörü özelinde daraltacak olursak; bir firmanın veya çok büyük işletmeler içerisindeki bir birimin nakit akımlarındaki inişler ve çıkışlar ya da standart sapma olarak karşımıza çıkmaktadır. Finansal açıdan risk, net nakit akımındaki volatilite (oynaklık) olarak ifade edilir.

Diğer ticari firmaların aksine bankaların temel amacı, pay sahiplerine risk düzeltmesi yapılmış getirinin maksimizasyonu ile bankanın sermayesine değer eklemektir. Bu nedenle bankaların kârlılığı doğrudan risklerin etkin yönetimine bağlıdır; risk yönetimindeki yetersizlikler bankayı doğrudan tehdit eden bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır.

Bankacılık sektöründe kaçınılabilen riskler genel olarak üç grupta toplanmaktadır: Basit işlemler ile elimine edilebilen riskler, karşı tarafa transfer edilebilen riskler ve firma düzeyinde aktif olarak yönetilebilen riskler. Basit işlemlerle elimine edilen riskler için süreç ve prosedürlerin standartlaştırılması, çeşitlendirilmiş portföy oluşturulması ve teşvik uyumlu sözleşmeler uygulanır.

Firma düzeyinde aktif olarak yönetilen riskler ise genellikle karışık ve özel mülkiyette olan, zayıf ikincil piyasaları bulunan varlıklarla ilgilidir. Karşı tarafa transfer edilebilen risklerde ise finansal türev enstrümanlar aktif bir şekilde kullanılmaktadır.

212.2 Bankacılıkta Risk Türleri ve BASEL II Yaklaşımı

Bankalar, aracılık faaliyetleri ve sundukları ürün/hizmetler dolayısıyla çeşitli gizli veya açık risklerle karşılaşmaktadır. Bankacılık açısından risk, bir bankanın, şubenin veya departmanın rutin faaliyetlerini engelleyebilecek gelişmeler olarak tanımlanır. Bankanın kârlılığı, bu risk kalemlerini öngörebilmesine ve ölçülebilir, karşılaştırılabilir hâle getirmesine bağlıdır.

Uluslararası standartları belirleyen BASEL II uzlaşı metni, maruz olunan riskin kaynağına göre finansal kurumlar için dört temel risk kaynağı öngörmektedir. Zaman içinde gelişen bu dört temel risk başlığı; kredi riski, piyasa riski, likidite riski ve operasyonel risk olarak sınıflandırılmıştır.

Ekonomik birimlerin tercih süreçlerinde risk derecesi son derece etkilidir. Bankaların maruz kaldığı bu risk türlerinin her biri farklı dinamiklere sahip olup, kurumun hem günlük operasyonlarını hem de uzun vadeli varlığını doğrudan etkileme potansiyeli taşımaktadır.

312.3 Kredi Riski

Kredi vermek bir bankanın en temel ve en riskli faaliyetlerinden birisidir. Kredi riski (kredibilite riski); bankanın kullandırdığı kredinin, satın aldığı menkul kıymet ihracatçısının veya herhangi bir yolla verdiği paranın kısmen ya da tamamen geri ödenmemesi durumudur. Ayrıca borca karşılık gösterilen teminatların değer kaybederek ödenmeyen borcu karşılayamaması da bu kapsamdadır.

Karşı taraf kredili işlem borçlusu, menkul kıymet ihraç eden taraf veya garantör olabilir. Bankacılıkta bu riske geri ödeme yükümlülüğünün yerine getirilememesi, ödeme uyuşmazlığı ve teminat riskleri de denilmektedir. Kredi riski temel bir bankacılık riski olup yönetimi gelişmiş finans mühendisliği tekniklerini gerektirir.

Kredi riski sadece anapara kayıplarından ibaret değildir; tahakkuk etmiş ancak tahsil edilememiş faiz, dokümantasyon ve yeniden yapılandırma giderleri, yasal takip maliyetleri ve borcun faiz getirisinin kesilmesi hâlindeki fırsat maliyetleri de kredi riski oluşturan diğer unsurlar arasında yer alır.

412.3.1 Likidite Riski ve Fonlama Riski

Likidite, dar anlamda vadesi gelen borçları tam ve zamanında ödeyebilme yeteneğidir. Geniş anlamda ise işletme aktiflerinin kısa vadeli ve kolay paraya dönüştürülebilecek şekilde düzenlenerek pasiflerle vade uyumlu hâle getirilmesidir. En likit varlık paradır ve likidite riski, bankanın yükümlülüklerini vadesinde karşılayacak yeterli likiditeye sahip olmaması durumudur.

Ani mevduat çekilişleri gibi olayların yarattığı nakit gereksinmesini karşılamak için bankanın yüksek maliyetle kısa süreli borçlanmak zorunda kalması veya tam likit olmayan varlıklarını zarar ederek paraya çevirmesi likidite riskini tetikler. Fonlama riski ise bankanın yüksek maliyetler nedeniyle günlük operasyonlarını fonlayamama riskidir.

Likidite ile kârlılık arasında zıt bir ilişki bulunmaktadır. Çok likit varlıkların getirisi az, likit olmayanların getirisi fazladır. Bankalar likidite talebi ile beklenilen kârlılığı dengeleyerek bir portföy oluşturmak zorundadır, aksi takdirde likidite kaybı iflasa yol açabilir.

512.3.2 Piyasa Riski ve Temel Kaynakları

Piyasa riski, finansal kıymetlerin piyasa fiyatlarındaki olumsuz hareketlerden dolayı zararla karşılaşma riskidir. Bu risk temel olarak faiz oranı değişiklikleri ve döviz kuru değişikliklerinden kaynaklanır. Finansal enstrümanların fiyat volatilitesi genel (sistematik) risk ve özel (sistematik olmayan) risk olmak üzere ikiye ayrılır.

Hükümet politikalarındaki değişiklikler sistematik riske yol açarken, bir firmanın çevre yasaları nedeniyle değer kaybetmesi sistematik olmayan riske örnektir. Bankacılık sektöründe kıymetlerin vadeleri uzadıkça volatilite artar, bu nedenle uzun vadeli kıymetlerin piyasa riskine maruz kalma ihtimali daha yüksektir.

Borç kıymetleri, türev enstrümanlar, sermaye ve sermaye türevleri ile döviz işlemleri bankaların piyasa riskine maruz kaldığı başlıca enstrümanlardır.

612.3.2.1 Döviz Kuru Riski

Döviz kuru riski, bankaların döviz işlemleri veya kur dalgalanmaları sonucu zarar etme ihtimalidir. Ülke parasının yabancı paralar karşısında değer yitirmesi ya da paritelerdeki değişimler bu riski doğurur. Bir bankanın yabancı para yükümlülükleri varlıklarını aşıyorsa bu durum açık pozisyon (net kısa veya uzun pozisyon) yaratır.

Mevduat toplama ve kredi verme işlemlerinin farklı para cinsleri üzerinden yapılması bankaları kur riskiyle karşılaştırır. Örneğin döviz mevduat toplayıp TL üzerinden kredi vermek ya da tam tersi kur riskine davetiye çıkarır. Nitekim 2001 krizinde sabit kur politikasının sürdürülemez hâle gelmesi ve dalgalı kura geçiş, açık pozisyonu olan birçok bankanın iflasına yol açmıştır.

Döviz kurlarını ve dolayısıyla kuru riskini etkileyen temel faktörler; faiz oranları, dış ticaret haddi, enflasyon oranı, ekonomik-politik koşullar ve hükümet/merkez bankası müdahaleleridir.

712.3.2.2 Faiz Oranı Riski

Faiz oranı riski, piyasa faiz oranlarının değişmesi sonucunda bankanın maruz kaldığı risklerdir. Bu risk, faize duyarlı varlıklar, borçlar ve bilanço dışı kalemlerin vade ve hacimlerindeki faiz oranı uyumsuzluğundan kaynaklanır. Faiz geliri getiren aktiflerin gelirlerinin düşmesi veya faiz gideri oluşturan pasiflerin maliyetinin artması net faiz gelirini daraltır.

Faiz oranlarındaki artış, bankanın aktifinde yer alan sabit/değişken oranlı bono ve tahvillerin piyasa değerinin düşmesine neden olur. Borçlanılan faiz giderleri, verilen kredilerin faiz gelirlerinden daha hızlı artarsa bankanın kâr marjı tehlikeye girer.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

812.3.3 Operasyonel Risk

Operasyonel risk, kredi veya piyasa riskleri altında sınıflandırılamayan, doğrudan bankanın faaliyetleri, yönetimin kararları, yetersiz iç süreçler, insanlar, sistemler veya dış olaylardan kaynaklanan zarar ihtimalidir. Bu risk piyasadan ziyade yönetim kararları ve sistemsel yetersizlikler neticesinde ortaya çıkmaktadır.

Günümüz bankacılığında ATM, EFT, on-line sistemler ve ödeme sistemlerinin teknoloji yoğun yapısı operasyonel riskin önemini artırmıştır. Bilgi sistemlerindeki hatalar, raporlama yanlışlıkları veya mudilerin teknolojik açıklar üzerinden dolandırıcılık yapması operasyonel riskin somut örneklerindendir.

Operasyonel riskin gerçekleşmesi, maliyetlerin gelirleri aşmasına ve bankanın öz kaynaklarını ciddi oranda yitirerek iflas eşiğine gelmesine neden olabilecek kadar kritik bir boyuta sahiptir.