Kavram Sözlüğü

İktisat Sosyolojisi dersindeki 216 kavram, ünite sırasına göre.

Sosyolojik hayal gücüÜnite 1

Bireyin kişisel ve özel gibi görünen problemleri ile daha geniş toplumsal meseleler arasındaki bağlantıları görebilmesini sağlayan bir dünya görüşüdür. Örneğin kahve içmek eyleminin sadece biyolojik bir ihtiyaç olmayıp simgesel törenler ve küresel ağlarla ilişkili olduğunu bu sayede fark ederiz.

Klasik iktisat sosyolojisiÜnite 1

Sanayileşme süreciyle birlikte Adam Smith, Karl Marx, Max Weber ve Emile Durkheim gibi öncü isimlerin kapitalizmin dönüşümünü ve modern toplumun yapısını inceledikleri tarihi ve kuramsal yaklaşımdır.

Yeni iktisat sosyolojisiÜnite 1

1980'lerden sonra Mark Granovetter ve Harrison White gibi isimlerin öncülüğünde gelişen, ekonomik eylemlerin sosyal ağlar, organizasyon yapıları ve kültür bağlamında incelendiği modern sosyolojik yaklaşımdır.

Gömülülük (Embeddedness)Ünite 1

Karl Polanyi ve sonrasında Mark Granovetter tarafından geliştirilen, ekonomik eylemlerin ve piyasaların kültürel ve sosyal ilişkilerden bağımsız olamayacağını, tam aksine bu sosyal ilişki ağlarının içine gömülü olduğunu ifade eden kavramdır.

Antik Yunan filozoflarının ekonomi tartışmalarının merkezine koyduğu, hane halkı yönetimi ve geçim faaliyetlerini ifade eden kavramsal başlangıç noktasıdır.

Görünmez elÜnite 1

Adam Smith'in piyasanın kendiliğinden düzenlendiğini ifade etmek için kullandığı, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederken toplumsal refahı da artırdığını savunan ünlü metaforudur.

Dengeleyici güçÜnite 1

John Kenneth Galbraith'in Adam Smith'in görünmez eline karşılık geliştirdiği, devletin piyasadaki bozulmalara ve aksaklıklara karşı müdahalesini ve denge sağlamasını öngören kavramıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tarihçi OkulÜnite 1

Schumpeter'e göre iktisat sosyolojisinin kaynağını oluşturan, ekonomik davranışların tarihsel süreç içinde kurumsal ve sosyal bağlamlar dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini savunan Alman ekolüdür.

Kurumsalcı iktisatÜnite 1

Thorstein Veblen, Wesley Mitchell ve John Commons gibi isimlerin öncülük ettiği, neo-klasik iktisadın soyut ve mekanik insan anlayışını eleştirerek ekonomik teoride kolektif davranış ve kurumların önemini savunan okuldur.

Kolektif temsillerÜnite 1

Emile Durkheim'ın sosyolojisinde toplum üyeleri tarafından ortaklaşa paylaşılan, toplumsal dayanışmayı ve kültürel kodları belirleyen inanç ve düşünce biçimleridir.

Sınırlı rasyonaliteÜnite 1

Herbert Simon'un davranışsal iktisat alanına kazandırdığı, insanların karmaşık karar süreçlerinde tam bilgiye sahip olamadıkları için her zaman tamamen rasyonel davranamayacaklarını belirten kavramdır.

Yapısal-işlevcilikÜnite 1

Talcott Parsons ve Neil Smelser'in öncülük ettiği, toplum ve ekonomi analizlerini birleştirmeyi amaçlayan, kurumların ve toplumsal yapının işlevsel uyumunu inceleyen sosyolojik ekoldür.

Hedonistik insan anlayışıÜnite 1

Thorstein Veblen'in neo-klasik iktisattaki haz ve acıları hesaplayan makine benzeri insan modelini eleştirmek için kullandığı ve ekonomik aktörü bir karikatüre indirdiğini belirttiği kavramdır.

Yorumsamacı yaklaşımÜnite 1

Max Weber'in doğa bilimlerinin genelleştirici yöntemine karşılık kültürel bilimler için savunduğu, insan eylemlerinin ve ekonomik sistemlerin arkasındaki kültürel anlamları anlamaya çalışan yöntemdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Metodolojik bireycilikÜnite 2

Toplumsal olayların, bireylerin eylemlerine verdikleri anlamlar ve motivasyonlar temelinde açıklanması gerektiği savunan yaklaşımdır. Weber'in sosyoloji anlayışında temel yer tutar, örneğin bireylerin kendi yaşamlarını nasıl anlamlandırdıklarını inceler.

Cemaat (Gemeinschaft)Ünite 2

Geleneksel toplumsal yapıları ifade eden, kolektif bilince, birincil yüz yüze ilişkilere ve enformel kurallara dayanan toplum tipidir. Örnek olarak, akrabalık bağlarının ve törelerin ekonomik faaliyetleri belirlediği kapalı köy toplulukları verilebilir.

Cemiyet (Gesellschaft)Ünite 2

Modern sanayi toplumlarını temsil eden, bireyselliğin, işbölümünün, formel sözleşmelerin ve rasyonel ilişkilerin ön planda olduğu toplumsal yapıdır. Örnek olarak, modern piyasa ekonomisinde bireysel sözleşmelerle kurulan ilişkiler gösterilebilir.

Toplumsal eylemÜnite 2

Aktörlerin motivasyonları ve amaçları açısından anlam taşıyan, geleneksel, duygulanımsal, değer yönelimli veya rasyonel olabilen insan davranışlarıdır. Örneğin bir kişinin işi en verimli şekilde yapmayı hesaplayarak çalışması rasyonel bir toplumsal eylemdir.

Ekonomik sosyalleşmeÜnite 2

Bireylerin ekonomik dünya ile ilgili bilgi edinmesi, işlevsel beceriler geliştirmesi ve iktisadi davranışları değerler doğrultusunda öğrenme sürecidir. Örnek olarak bir çocuğun ailesinden harçlık yönetimi ve tasarruf bilincini öğrenmesi gösterilebilir.

Sosyal normÜnite 2

Toplum tarafından kabul edilmiş doğru ya da uygun davranış biçimlerini belirleyen kurallardır. Örnek olarak, topluluk içinde yaşlılara saygı gösterilmesi veya yazılı olmayan örf ve adet kuralları verilebilir.

Sosyal değerÜnite 2

Bir toplum veya sosyal grup tarafından önemli görülen ideal inanç ve standartlardır. Örnek olarak, riskten kaçınan ve kanaatkar değerlerin hakim olduğu toplumlarda girişimciliğin zayıf kalması gösterilebilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Doğal iradeÜnite 2

Ferdinand Tönnies'e göre cemaat tipi topluluklarda görülen, insanların güdü ve isteklerini kendiliğinden dile getirebildiği doğal eğilimlerdir. Örnek olarak, geleneksel bağlarla şekillenen ve bireysel hesaptan uzak davranışlar verilebilir.

Rasyonel iradeÜnite 2

Cemiyet tipi toplulukları karakterize eden, kendi çıkarlarını gözeten ve elindeki araçlarla amaçlarına ulaşmaya çalışan bireyin iradesidir. Örnek olarak, bir girişimcinin piyasada kar maksimizasyonu için yaptığı hesaplamalar gösterilebilir.

Geleneksel eylemÜnite 2

Aktörlerin bir şeyi hep öyle yapageldikleri için sorgulamadan yaptıklarında ortaya çıkan toplumsal eylem türüdür. Örnek olarak, bir zanaatkarın babasından gördüğü üretim yöntemini aynen uygulaması verilebilir.

Duygulanımsal eylemÜnite 2

Aktörlerin duygusal nedenlerle bir şeyi yapmaktan kendilerini alamadıkları durumlarda meydana gelen eylem türüdür. Örnek olarak, ani bir sevinç veya öfkeyle sergilenen tepkiler gösterilebilir.

Değer yönelimli eylemÜnite 2

Bir ilke veya amacın, diğer tüm kaygıları bastırarak eylemi yönlendirdiği durumdur. Örnek olarak, inançları uğruna maddi çıkarlarından vazgeçen bir bireyin tutumu verilebilir.

Rasyonel eylemÜnite 2

Aktörlerin belirli amaçları başarmanın en verimli yolunu hesaplayarak gerçekleştirdiği bilinçli eylemdir. Örnek olarak, bir tüketicinin en ucuz ve kalibre ürünü bulmak için fiyat araştırması yapması verilebilir.

Mekanik dayanışmaÜnite 2

Emile Durkheim'ın cemaat tipi topluluklar için tanımladığı, bireylerin benzer hayatlar yaşadığı ve toplu iradenin baskın olduğu dayanışma biçimidir. Örnek olarak, geleneksel tarım topluluklarındaki ortak yaşam biçimi verilebilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Organik dayanışmaÜnite 2

Durkheim'ın cemiyet tipi modern toplumlar için tanımladığı, işbölümüne ve farklı rollere dayanan dayanışma biçimidir. Örnek olarak, modern fabrikalardaki farklı uzmanlık alanlarına sahip işgörenlerin birbirine bağımlılığı gösterilebilir.

Avcı-toplayıcılarÜnite 3

Yaşamlarını doğada avlanarak ve yenebilir yabani bitkileri toplayarak kazanan, maddi servet edinmekle ilgilenmedikleri için aralarında zengin-yoksul ayrımı bulunmayan en eski insan topluluğu türüdür. Örnek olarak Kuzey Afrika'daki Kalahari Çölü'nde yaşayan Kunglar verilebilir.

HortikültüralizmÜnite 3

Basit yiyecek temin edici avcı-toplayıcılar ile karmaşık tarımsal devletler arasındaki boşluğu dolduran, basit çapa ve kazma aletleriyle bitki ekilmesine dayanan bahçecilik kültürünü ifade eden antropolojik kavramdır. Bu sistem enerjiyi toplamaktan üretmeye geçişi simgeler.

Orijinal refah toplumuÜnite 3

Avcı-toplayıcıların zorlu çevre koşullarında bile haftada sadece 20-30 saat çalışarak temel ihtiyaçlarını rahatça karşılaması ve insanların sadece maddi ürünlerle değil istek ve ihtiyaçlarıyla tatmin olabilmesi durumunu açıklayan kavramdır.

SanayileşmeÜnite 3

Buhar ve elektrik gibi cansız güç kaynaklarının üretime uyarlanmasıyla ortaya çıkan, makineleşmiş ve fabrikaya dayalı üretimin geleneksel tarım toplumlarının yerini aldığı büyük tarihsel dönüşüm sürecidir.

FordizmÜnite 3

Henry Ford'un montaj hattı sürecinden esinlenerek geliştirdiği, benzer mallardan oluşan toplu bir pazar için standartlaştırılmış ürünlerin kitlesel üretimi ve pazarlanmasına dayanan 20. yüzyıl ekonomi biçimidir.

Post-fordizmÜnite 3

1970'lerden sonra küresel rekabete yanıt olarak doğan, karmaşık bilgisayar kontrol sistemleriyle desteklenen, özelleşmiş malların esnek biçimde üretildiği ve esnek uzmanlaşmanın esas alındığı ekonomik sistemdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
EmburjuvaziÜnite 3

Sanayileşme sürecinde işçilerin hayat standartlarının yükselmesi, vasıflı ve teknik işçilerin yetişmesi sonucunda işçi sınıfının yukarı doğru hareket ederek orta sınıflaşma sürecine girmesini ifade eden kavramdır.

Prestij ekonomisiÜnite 3

Geçimlik ekonomi ile statü ekonomisinin birleştiği, bireylerin rekabetçi olaylar, refah objelerinin gösterişi ve ziyafetler yoluyla politik liderlerin itibarını yükseltmeye ve üst düzey prestij talep etmesine dayanan ekonomik yapıdr.

Gösteriş tüketimiÜnite 3

İlkel ile modern ekonomiler arasındaki açığı kapatan, bireylerin rakiplerine karşı üstünlük kurmak ve gıpta edilmek amacıyla ziyafetler vermesi ve değerli objeleri sergilemesi olgusudur.

Optimal gıda temini teorisiÜnite 3

Doğal seleksiyonun gıdalarını en verimli biçimde temin edenlerin lehine çalışacağını savunan, en kısa zamanda en fazla kaloriyi elde etmeyi amaçlayan ancak güvenlik ve besin çeşitliliği gibi unsurları da içeren teorik yaklaşımdır.

Mikro çevre istismarcılığıÜnite 3

Yerleşik hayata geçiş sürecinde belirli bir bölgenin ekolojik imkânlarının nüfus artışı ve teknolojik gelişimle birlikte yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmasını ifade eden süreçtir.

Kapalı toplumÜnite 3

Eric Wolf'un köylü topluluklarını sınıflandırırken kullandığı, dış dünyayla ticari bağları zayıf olan, kendi içlerinde yaşayan, ticari ürünlerden ziyade gıda için tahıl üreten içe dönük köylü yapısıdır.

Açık toplumÜnite 3

Teknolojiyle bağlantılı olan, tek tip ticari ürün üretip bunu dışarıya satan, dış dünya ile doğrudan ekonomik, politik ve kültürel bağları bulunan köylü topluluğu türüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İleri sanayi toplumuÜnite 3

Seri mal üretiminden hizmet üretimine geçilen, enformasyon teknolojilerinin, bilginin ve bilgisayarların ekonomik yapının merkezine yerleştiği günümüz toplumsal evresidir.

Esnek uzmanlaşmaÜnite 3

Post-fordist dönemde şirketlerin uzun süreli mavi yakalı işçileri tasfiye ederek, çok çeşitlenen müşteri taleplerine yanıt verebilecek şekilde yeni ürünlere hızlıca yönelmesi ve uzmanlaşması sürecidir.

Tam zamanında üretimÜnite 3

Japonya'da geliştirilen, depolama maliyetlerini azaltmak amacıyla yalnızca pazar taleplerini karşılamak için ihtiyaç duyulduğunda malların üretilmesini sağlayan iyi dengelenmiş üretim sistemidir.

Ulus-devletÜnite 3

Sanayileşmeyle birlikte ortaya çıkan, sınırları açıkça çizilmiş ve bu sınırlar içinde uyguladığı yasalarla vatandaşlarının yaşam alanlarında geniş yetkilere sahip olan modern politik topluluk biçimidir.

Homo-economicusÜnite 3

Ekonomik insan anlamına gelen ve bireylerin tamamen rasyonel ve fayda maksimizasyonu peşinde koştugunu varsayan yaklaşımın aksine, Trobriand adaları gibi yerlerde ekonominin kültürel geleneklerin içine gömülü olduğunu gösteren antropolojik eleştiri konusudur.

İşbölümüÜnite 4

Emile Durkheim'a göre modern toplumda toplumsal bütünleşmeyi sağlayan, bireylerin farklı roller üstlenerek birbirine karşılıklı bağımlı hale gelmesi durumudur. Örneğin, modern sanayi toplumunda her bireyin farklı ekonomik işlevler üstlenmesi organik dayanışmayı ve işbölümünü besler.

Kapitalist düzenin norm ve değer boşluğu yaratarak bireylerde doyumsuzluk, yalnızlaşma ve kuralsızlık doğurması halidir. Durkheim, faydacı davranışların sosyal norm haline gelmesiyle bireyin toplumsal korumadan yoksun kalıp anomiye sürüklendiğini belirtir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
MetalaşmaÜnite 4

Normal koşullarda piyasada yeniden üretilemeyen toprak, emek ve paranın birer alınıp satılır meta haline gelmesidir. Marx'a göre kapitalizmin toplumsal ilişkileri muazzam bir meta birikimi üzerinde yükselir.

YabancılaşmaÜnite 4

İşçinin emek ürününden, üretim sürecinden, kendi özünden, doğadan ve diğer insanlardan kopma halidir. Marx, kapitalist özel mülkiyet ve kar hırsı yüzünden insanın yaratıcı niteliğini kaybedip makineleştiğini savunur.

RasyonelleşmeÜnite 4

Geleneksel, büyüsel veya batıl inançların terkedilerek hesaplenebilirliğin, bürokratik kuralların ve verimliliğin hayatın tüm alanlarında egemen olmasıdır. Weber'e göre bilim, hukuk ve modern kapitalizm bu sürecin parçasıdır.

Demir kafesÜnite 4

Max Weber'in modern bürokratik kapitalist toplumların insanı hapsettiği, büyüsünü kaybettiği, acımasız ve hesapçı yapıyı tasvir etmek için kullandığı metaforik kavramdır.

Mekanik dayanışmaÜnite 4

Durkheim'ın modern öncesi geleneksel toplumlarda bireylerin benzer hayatlar yaşayarak toplu irade etrafında özdeşleştiği dayanışma türüdür. Kabile ve klanlarda bireyler aynı görevleri üstlenir.

Organik dayanışmaÜnite 4

Modern sanayi toplumlarında bireylerin farklı ekonomik roller üstlenerek karşılıklı bağımlılık temelinde birbirine bağlandığı dayanışma biçimidir.

Kuralsız işbölümü (Anomik işbölümü)Ünite 4

İşlevlerin aşırı uzmanlaştığı ancak toplumsal örgütlenmenin ve devlet denetiminin yetersiz kaldığı durumlarda işçinin makineleşmesine yol açan patolojik işbölümü biçimidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Zorlamaya dayalı işbölümüÜnite 4

İşbölümünün doğal işleyişinden saparak kaba güç, yasa veya geleneksel baskılarla sürdürüldüğü, sınıf kavgalarına neden olan sağlıksız durumdur.

Artı değerÜnite 4

Marx'ın analizinde emeğin yarattığı değer ile işçiye ödenen ücret arasındaki farktır ve kapitalistin el koyduğu sömürü kaynağıdır.

Tarihsel materyalizmÜnite 4

Marx'ın tarihin gelişme yasalarını üretim biçimi, üretim güçleri ve ekonomik altyapıya dayandıran, idealist diyalektiği tersine çeviren teorik yaklaşımıdır.

Protestan ahlakıÜnite 4

Weber'in Batı kapitalizminin doğuşunu açıklarken kullandığı, özellikle Kalvinist Püritanizm inancının yarattığı tutumlu, çalışkan ve serveti yatırıma dönüştüren pratik yaşam zihniyetidir.

Kapitalizm ruhuÜnite 4

İlk kapitalist tüccar ve sanayicilerin sahip olduğu, zenginliği lüks için harcamayıp sürekli yeniden yatırıma yönlendiren inançlar ve değerler kümesidir.

Toplumsal TabakalaşmaÜnite 5

Toplumdaki nüfusun otorite, prestij, statü ve güce göre farklılaşan hiyerarşik katmanlar halinde bölünmesidir. Hayatta benzer avantaj ve dezavantajları paylaşan insan gruplarından meydana gelir; metne göre kölelikten modern sınıf sistemine evrilmiştir.

Kast SistemiÜnite 5

Toplumdaki yerin doğumla kesin olarak belirlendiği ve ömür boyu değiştirilemediği en katı tabakalaşma biçimidir. Eğitim veya bireysel başarı statü değişimine etki etmez, bireyler ömür boyu aynı kast içinde kalır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Feodal Sistem (Mülk Sistemi)Ünite 5

Avrupa feodalizminin bir parçası olan, doğuştan gelen soyluluğa ve aristokrasiye dayanan, yasalarla belirlenmiş farklı hak ve yükümlülükleri kapsayan tabakalaşma biçimidir.

Toplumsal SınıfÜnite 5

Yasal veya dinsel kurallarla ayrışmayan, ekonomik farklılıklara dayanan ve bireylerin yaşam tarzını güçlü biçimde etkileyen büyük ölçekli insan gruplarıdır. Metne göre sınıf sistemi altındaki akışkanlık diğer tabakalaşma sistemlerine göre çok daha fazladır.

Artık DeğerÜnite 5

İşçilerin bir iş günü boyunca işverenlerin ücretlerini ödemesi için gereken miktardan daha fazla üretim yapması ve bu fazlalığın satışından elde edilen gelirin işverene kar olarak kalması durumudur. Marx’ın kar teorisinin temelini oluşturur.

Piyasa İlişkileri KuramıÜnite 5

Max Weber tarafından geliştirilen ve sınıf gerçeğinin temelinde bireyin ekonomik varlık edinebilme olasılığının bulunduğunu savunan kuramdır. Sınıf oluşumunda mülkiyet dışındaki beceri ve nitelik gibi ekonomik etkenleri de kapsar.

Toplumsal KapanmaÜnite 5

Frank Parkin’in Weberci yaklaşımla ele aldığı, mülkiyetin azınlığın tekelinde tutularak diğer sınıflar üzerinde güç elde etmek amacıyla kullanılan dışlama ve gaspetme süreçlerini içeren mekanizmadır.

DışlamaÜnite 5

Frank Parkin’in toplumsal kapanma teorisinde, bir grubun kendini dışarıdakilerden ayırma ve bu dışdakilerin kaynaklara erişmesini engelleme stratejisidir.

GaspetmeÜnite 5

Frank Parkin’in toplumsal kapanma teorisinde, ayrıcalığı az olan grupların daha önce başkalarının tekelinde olan kaynakları elde etme ve hak iddia etme stratejisidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sınıf ŞuuruÜnite 5

Günümüz sosyal sınıflarını belirleyen faktörlerden biri olup, bireylerin ait oldukları gruba karşı duydukları aidiyet hissini ve homojen sınıflara dahil olma isteğini doğuran değişkendir.

Kuşaklararası HareketlilikÜnite 5

Bireylerin sosyal hiyerarşi içinde ebeveynlerinin konumlarından farklı bir konuma hareket etmeleridir. Metinde en önemli sosyal hareketlilik türü olarak değerlendirilir; örneğin işçi bir babanın çocuğunun tıp profesörü olması buna örnektir.

Kuşak İçi HareketlilikÜnite 5

Aynı kuşak içerisinde yer alan bireylerin sosyal hiyerarşideki bir konumdan başka bir konuma olan hareketliliğidir; kişinin kendi çalışma hayatı boyunca statü değiştirmesini kapsar.

Yatay Toplumsal HareketlilikÜnite 5

Bireyin toplumdaki mevcut sosyo-ekonomik statüsünden benzer prestij ve koşullara sahip başka bir sosyo-ekonomik statüye geçişidir. Hayat tarzı, gelir veya prestij seviyesinde yukarı ya da aşağı yönlü bir değişim yaşanmaz; coğrafi yer değiştirmeler bu kapsamdadır.

Dikey Toplumsal HareketlilikÜnite 5

Bireyin içinde bulunduğu toplumsal sınıftan daha yukarı ya da daha aşağı bir sınıfa geçişidir. Bireyin yaşam tarzında, gelir seviyesinde ve sosyal prestijinde artış (yukarı) ya da azalış (aşağı) meydana gelmesini içerir.

Homo EconomicusÜnite 6

Neo-klasik iktisadın temel aktör modeli olup, bireyin piyasa hakkında tam bilgiye sahip, bencil ve kendi çıkarlarını maksimize etmek için her zaman en rasyonel seçimi yapan varlık olduğunu ifade eder. Metne göre bu yaklaşım, adada yalnız yaşayan Robinson Crusoe figürü ile açıklanmaktadır.

Homo SociologicusÜnite 6

İktisat sosyolojisinin aktör modeli olup, bireylerin yalıtılmış değil, sosyal çevreye katılan, karmaşık ilişkiler ağı içinde yer alan toplumsal varlıklar olduğunu belirtir. Bu aktörün motivasyonları ekonomik çıkarların yanı sıra sosyal prestij, güç, ahlak ve aidiyet gibi unsurları da kapsar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
RasyonaliteÜnite 6

Faydanın maksimize edilmesi ve maliyetin en aza indirilmesi varsayımına dayanan, bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda en uygun kararları alma çabasını ifade eden kavramdır. İktisat sosyolojisinde bu kavram araçsal, değerlere dayanan ve geleneğe dayanan rasyonalite olarak çeşitlendirilir.

Gömülülük (Embeddedness)Ünite 6

Ekonomik eylemlerin, sonuçların ve kurumların soyut ve otonom olmadığını, aksine aktörlerin kişisel ilişkilerinden, sosyal ağlarından ve kurumsal yapılarından etkilendiğini savunan sosyolojik kavramdır. Mark Granovetter tarafından ekonomi sosyolojisine kazandırılmıştır.

Yunanca kökenli olup orijinal anlamı hanehalkı olan, sosyal sistemin temel birimi ve eşanlı olarak kültürel, ekonomik ve politik fonksiyonların birleştirildiği tarihsel kurumdur. Modern ekonomideki uzmanlaşmış piyasa yapıcılığından farklı olarak kendi kendine yeterliliği hedefler.

Metodolojik BireycilikÜnite 6

Toplumsal olayları ve ekonomik süreçleri sadece bireylerin eylemleri, tercihleri ve motivasyonları üzerinden açıklayan neo-klasik iktisadi yaklaşımdır. İktisat sosyolojisi, bu yöntemin toplumsal yapıları ve kolektif ilişkileri göz ardı ettiğini savunarak eleştirir.

Araçsal RasyonellikÜnite 6

Karar veren aktörlerin amaç ve hedefleri doğrultusunda en teknik ve etkin çözümleri bulma çabasına dayanan rasyonellik türüdür. Metindeki örneğe göre, petrol fiyatları artan tüketicilerin daha ucuz enerji kaynakları araması araçsal rasyonelliğe örnektir.

Değerlere Dayanan RasyonellikÜnite 6

Aktörlerin davranışlarını ekonomik çıkar yerine kazanılmış ahlaki, ekolojik, dini veya felsefi değer hükümlerine göre şekillendirmesidir. Örneğin, çevreci saiklerle sadece güneş ve rüzgar enerjisi gibi kirlilik yaratmayan alanlara yatırım yapmak bu kapsamdadır.

Geleneğe Dayanan RasyonellikÜnite 6

Geçmişin akli düşünceleriyle belirlenmiş ancak bugün gelenek hâline gelmiş adet ve alışkanlıklara göre hareket edilmesidir. Örneğin, alternatif aramayarak ailesinde üç nesildir kullanılan gazlı ısınma sistemini yeni evinde de tercih etmek bu tür rasyonelliktir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sınırlı RasyonaliteÜnite 6

Bireylerin tam bilgiye sahip olma, piyasadaki tüm alternatifleri toplama ve bu bilgiyi işleyerek kusursuz karar verme kapasitesinin sınırlı olduğunu öne süren kavramdır. Bilgiye ulaşmanın maliyetli ve emek isteyen bir süreç olması bu durumu tetikler.

Yapısal GömülülükÜnite 6

Ekonomik eylemlerin mikro düzeydeki sosyal ağlar ve makro düzeydeki sınıf yapıları gibi ilişkisel formlardan etkilenmesini ifade eden gömülülük türüdür. Zayıf bağların yeni fırsatlar yaratması bu bağlamda değerlendirilir.

Bilişsel GömülülükÜnite 6

Bireylerin ekonomik etkileri düşünürken ve karar alırken objektif olamayışını, zihinsel kestirmeler kullanarak insanları soy, cinsiyet, milliyet ve zevklere göre sınıflandırma eğiliminde olmasını açıklayan kavramdır.

Kültürel GömülülükÜnite 6

Sosyal dünyanın işleyişine dair kültürel varsayımların, seçimlerin ve ritüellerin ekonomik organizasyonları şekillendirmesini ifade eder. Metinde ataerkinin ücret eşitsizliği ve cam tavan olgularını yaratması kültürel gömülülüğe örnek gösterilmiştir.

Kurumsal GömülülükÜnite 6

Ekonominin sadece alıcı ve satıcı arasındaki değiş-tokuştan ibaret olmayıp; çalışma koşulları, istihdam, üretim yapıları ve toplumsal kurallarla bütünleşik olduğunu savunan yaklaşımdır. Polanyi'nin ekonomik bütünleşme süreçleri bu çerçevede incelenir.

Formel PiyasaÜnite 7

Alıcılar ile satıcıların yasal düzenlemeler, resmi işleyiş kuralları ve kurumsal yapılar çerçevesinde bir araya gelerek mübadele gerçekleştirdikleri ekonomik ve toplumsal sahadır. Metinde piyasaların sadece mekânsal değil, hukuki ve kurumsal temellerle kurulduğu vurgulanmaktadır.

Tam Rekabet PiyasasıÜnite 7

Piyasada bireylerin fiyat üzerinde olumsuz etki yapamayacağı kadar çok sayıda alıcı ve satıcının (atomize olma) bulunduğu, arz ve talebin geçerli fiyat üzerinden dengelendiği ideal iktisadi modeldir. Mobilite, homojenlik, şeffaflık ve atomize olma olmak üzere dört temel özelliği vardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Gömülülük (Embeddedness)Ünite 7

Karl Polanyi ve yeni iktisat sosyolojisi tarafından savunulan, ekonomik faaliyetlerin ve piyasaların toplumsal, kültürel ve kurumsal ilişkilerden bağımsız olamayacağını, tam aksine bu sosyal yapının içine 'gömülü' olduğunu ifade eden kavramdır.

Araştırma KalitesiÜnite 7

Alıcının satın alacağı malın özelliklerini, markasını ve kalitesini piyasa araştırması yaparak veya garanti koşullarını inceleyerek kolayca öğrenebildiği mal niteliğidir. Örneğin, yeni ve garantili bir otomobil satın alırken bu kalite türü geçerlidir.

Tecrübe KalitesiÜnite 7

Kullanılmış veya önceden denenmemiş mallarda, malın kalitesinin ancak kullanılmaya başlandıktan sonra anlaşılabilmesi durumudur. İkinci el araba alımında olduğu gibi bu tür işlemlerde güven ve uzun dönemli ilişkiler büyük önem taşır.

Açık Uçlu Değiş-TokuşÜnite 7

Şahsi ekonomik ilişkileri yansıtan, kısa vadeli bir alışverişin ötesinde taraflar arasında güvene ve uzun dönemli karşılıklılığa dayanan değiş-tokuş biçimidir. Riskli çevrelerde belirsizliği azaltmak için bu tür ilişkiler tercih edilir.

Kapalı Uçlu Değiş-TokuşÜnite 7

Gelecek için herhangi bir kalıcı bağ veya uzun vadeli ilişki sağlamayan, kısa dönemli ve şahsi olmayan değiş-tokuş biçimidir. Çok katlı mağazalardan yapılan anlık alışverişler bu duruma örnek oluşturur.

Piyasa KültürüÜnite 7

Serbest piyasa ekonomisinin ve kapitalist değerlerin sosyal ve kültürel yıkıcı etkilerini anlaşılabilir, kabul edilebilir ve kontrol edilebilir kılmak amacıyla ortaya çıkan kültürel tepki ve oluşumlar bütünüdür.

Ters Seçilim (Adverse Selection)Ünite 7

Piyasada aktörler arasındaki bilgi eksikliğinden kaynaklanan, örneğin sigorta şirketlerinin sağlıklı bireyleri sisteme çekemeyip çoğunlukla yüksek riskli ve sağlık sorunu olan kişileri sigortalaması sonucu şirketin zarar etmesine yol açan durumdur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tarihi Dış PiyasaÜnite 7

Farklı etnik veya sosyal gruplar arasında gerçekleşen, başlangıçta güven seviyesinin düşük olduğu, kâr amacı gütmeyen tamamen kullanım ve hayatta kalma odaklı fonksiyonel ticari yapıdır.

Tarihi İç PiyasaÜnite 7

Ticari ilişkilerin aynı sosyal grubun kendi üyeleri arasında gerçekleştiği, paranın yaygınlaşmaya başladığı ve tarımsal/zanaat ürünlerinin takas edildiği (örneğin antik Agoralar) piyasa türüdür.

Emek PiyasasıÜnite 7

İşçilerin kendi hizmetlerini ve işgüçlerini pazarladığı, işveren ile çalışan arasında kişisel ilişkiler barındıran, sendikaların ve bilgi eksikliğinin etkili olduğu özgün bir piyasa türüdür.

Ulusal PiyasaÜnite 7

Sınırlar, vergiler ve gümrük engellerinin politik aktörler ile devletlerin gücüyle aşıldığı, ticari özgürlüklerin ve ulusal ekonominin kurulduğu yapılandırılmış piyasalardır.

Piyasa Ekonomisi / Kitle PiyasasıÜnite 7

Sanayi devrimiyle birlikte üretim ve dağıtımı düzenleyen, yasalarla kontrol edilen, kitle tüketim pazarlarının ve sermaye piyasalarının koordine çalıştığı otomatik ekonomik mekanizmadır.

Doğal FiyatÜnite 7

Adam Smith’e göre üretim safhasındaki emeğin karşılığı olan, piyasa fiyatının etrafında dalgalanarak dengeye geldiği temel bedeldir.

Atomize OlmaÜnite 7

Tam rekabet piyasasında hiç kimsenin piyasa fiyatını tek başına etkileyemeyeceği kadar çok sayıda alıcı ve satıcının piyasada bağımsız olarak bulunması durumudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Enformel EkonomiÜnite 8

Benzer faaliyetlerin düzenlendiği bir sosyal çevrede devlet kontrolü ve yasal düzenlemelerin dışında kalan gelir getirici faaliyetlerin tümüdür. Kayıt dışı, gizli veya saklı ekonomi gibi farklı adlarla da anılmaktadır.

Formel EkonomiÜnite 8

Yasal düzenlemelere tabi olan, devlet denetiminde yürütülen, vergilendirilen ve resmi istatistiklere (GSMH) yansıyan ekonomik faaliyetler alanıdır. Giriş zorluğu ve sendikalı işgücü gibi özellikler taşır.

Bağımlılık Okulu TeorisiÜnite 8

Alejandro Portes ve Manuel Castells tarafından geliştirilen, enformel ekonomiyi az gelişmişliğin kalıntısı değil, dünya kapitalizminin yeniden yapılaşmasının yarattığı özgül bir üretim ilişkisi olarak gören yaklaşımdır.

Güvenlik AğıÜnite 8

Sanayileşme ve kentleşme sürecinde formel sektörde iş bulamayan marjinal kesimlerin hayatta kalmasını sağlayan geçici bir tampon mekanizma olarak enformel ekonomiye yüklenen işlevdir.

Saklanmış İstihdamÜnite 8

OECD tarafından enformel ekonomi için kullanılan ve resmi kayıtlara geçmeyen, kamu denetimi dışındaki çalışma biçimlerini ifade eden kavramdır.

Marjinal SektorÜnite 8

1970'ler öncesinde yaygın kullanılan, enformel ekonominin kırsal kökenli yoksulların geçim sağladığı değersiz ve geçici iş alanlarını tanımlamakta kullanılan eski terimdir.

Nöbetleşe YoksullukÜnite 8

Oğuz Işık ve Melih Pınarcıoğlu tarafından ortaya konulan, kentsel yoksulluk ve enformel alanlardaki iktidar ve sömürü ilişki ağlarını açıklamakta kullanılan kavramdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Enformel Sosyal AğlarÜnite 8

Akrabalık, hemşerilik ve ahbap-çavuş ilişkileri gibi, kırdan kente göç eden bireylerin barınma ve iş bulma süreçlerinde tampon görevi üstlenen geleneksel dayanışma ve örgütlenme biçimleridir.

Bavul TicaretiÜnite 8

1990'larda İstanbul'un merkezinde gelişen, uluslarötesi kayıt dışı ticaret ağlarını ifade eden ve enformel ekonominin ekonomik sebeplerine örnek gösterilen olgudur.

Mali Aflar (Vergi Affı)Ünite 8

Vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyenler için cezaların kısmen veya tamamen kaldırılması işlemi olup, vatandaşlarda "nasıl olsa af çıkar" algısı yaratarak kayıt dışılığı artırır.

Esnek Üretim SüreçleriÜnite 8

Büyük işletmelerin üretim süreçlerini küçük işletmelere desentralize etmesi ve kayıt dışı/esnek işgücünden faydalanarak maliyetleri düşürmesini sağlayan küresel ekonomik yapılanmadır.

Vergi AdaletiÜnite 8

Vergilerin herkesin ödeme gücüyle orantılı olarak alınması ilkesidir; bu adaletin sağlanamadığı inancı bireylerin vergi kaçırmasına ve kayıt dışılığa yönelmesine neden olur.

Haksız RekabetÜnite 8

Kayıt dışı çalışan üreticilerin vergi ve sigorta primi ödemeyerek daha düşük maliyetle mal ve hizmet sunması neticesinde, kayıtlı çalışan dürüst üreticiler aleyhine oluşan piyasa bozulmasıdır.

Gözlenemeyen EkonomiÜnite 8

Gayri safi milli hasıla (GSMH) hesaplarında bilinen istatistiksel yöntemlerle tahmin edilemeyen, resmi denetim dışındaki tüm gelir yaratıcı faaliyetleri kapsayan resmi tanım alternatifidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Ödenmemiş EmekÜnite 8

Özellikle kadınların ev içinde ve enformel alanlarda gerçekleştirdikleri, resmi bir ücrete ve sosyal güvenceye bağlanmayan çalışma biçimini nitelendiren kavramdır.

GirişimciÜnite 9

Kâr etmek umuduyla sermaye ve benzeri kaynakları yatırıma yönelten, kıt kaynakları koordine eden ve bu süreçte finansal, kariyer veya psişik riskler alan işinde uzmanlaşmış iktisadi aktördür.

RasyonalizasyonÜnite 9

Kapitalizmi önceki toplumlardan ayıran en temel ölçüt olup, kâr arzusunun akılcı hesaplamalara, muhasebeye, disipline ve araç-amaç dengesine dayandırılması sürecidir.

Burjuva Ruhu SenteziÜnite 9

Werner Sombart'a göre çağın yaşantısını renklendiren girişim/serüven ruhu ile hesaba ve akılcılığa dayanan burjuva ruhunun birleştirilerek ekonomik sistemi açıklamakta kullanılmasıdır.

Yaratıcı YıkıcılıkÜnite 9

Joseph Schumpeter'in kuramında yer alan; yeni ürünler, üretim metotları ve pazarların açılmasıyla eski ekonomik yapıların sürekli olarak yıkılıp yerine yenilerinin getirilmesi sürecidir.

Başarı Güdüsü (İhtiyacı)Ünite 9

David McClelland'ın öne sürdüğü, bireyin mükemmellik standardını yakalama ve başarı arzusuyla hareket etme saiki olup girişimsel davranışın temeli olarak kabul edilir.

Araçsal RasyonaliteÜnite 9

Hedeflenen bir amaca ulaşmak için düşünülen mümkün olan en iyi yolu belirleyen, iktisadi eylemin mantıksal değerlendirilmesi ve teknik etkinlikle ilişkili karar verme biçimidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Özsel RasyonaliteÜnite 9

İktisadi davranışların mantıken doğru ya da yanlış olmasının ötesinde, bireyin inanç sistemi ve geleneksel değerleriyle olan tutarlılığını değerlendiren rasyonalite biçimidir.

Siyasal KapitalizmÜnite 9

Kâr olanaklarının fetihlere, savaş ganimetlerine, emperyalist ilişkilere, sömürüye ve siyasal nüfus tekelime bağımlı olduğu tarihsel kapitalizm biçimidir.

Sanayi KapitalizmiÜnite 9

Özgül bir üretim disiplininin ve rasyonel işleyen üretim sistemlerinin eski geleneklerin yerine ikame edildiği çağdaş kapitalizm türüdür.

AsketizmÜnite 9

Dünyevi zevklerden arınmayı, çileciliği ve sürekli çalışmanın yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak görülmesini savunan Protestan etik temelli ahlaki tavırdır.

Erken Kapitalizm DönemiÜnite 9

Werner Sombart'a göre 1200'lerde başlayıp 1750'lerin sonuna kadar süren, küçük ölçekli ev sanayilerinin ve feodal ilişkilerin baskın olduğu kapitalizm evresidir.

Tam Kapitalizm DönemiÜnite 9

Sombart'ın sınıflandırmasında 1750'lerde sanayi devrimiyle başlayıp I. Dünya Savaşı'na kadar süren, kazanım, rekabet ve risk gibi kapitalist niteliklerin belirginleştiği dönemdir.

Geç Kapitalizm DönemiÜnite 9

I. Dünya Savaşı sonrasında sanayileşmenin tüm dünyaya yayıldığı, saf ekonomik öğelerin silinerek karma yapının oluştuğu Sombart dönemidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Atavistik YönelimÜnite 9

Joseph Schumpeter'in girişimcilerin güdülenmesini açıklarken kullandığı, atalara çekme veya soyca geçmişteki özelliklere yönelme eğilimini ifade eden kavramdır.

Tüketim ToplumuÜnite 10

Bireylerin kimliklerini, statülerini ve toplumsal rollerini üretimden ziyade ağırlıklı olarak tüketim nesneleri, markalar ve semboller aracılığıyla belirlediği modern toplumsal yapıdır. Metinde belirtildiği üzere, küreselleşmeyle birlikte eski tip üretici birey kimliğinin yerini tüketici kimliği almıştır.

Gösteriş TüketimiÜnite 10

Thorstein Veblen'in kuramına göre, bireylerin tüketimlerini rasyonel faydacılık yerine ekonomik güçlerini ve üstün sosyal statülerini başkalarına kanıtlamak amacıyla gerçekleştirmesidir. Örneğin, fiziksel bir faydası olmayan elmas bir gerdanlığın sergilenerek kıskançlık yaratması bu kapsamdadır.

Otonom TüketimÜnite 10

Keynes'in mutlak gelir hipotezinde, fertlerin hiç gelire sahip olmadıkları dönemlerde dahi borçlanarak veya mevcut tasarruflarını kullanarak gerçekleştirdikleri asgari tüketim harcamalarıdır. Formülde 'a' harfi ile gösterilir.

Mutlak Gelir HipoteziÜnite 10

John Maynard Keynes tarafından geliştirilen ilk makro tüketim teorisidir; tüketimin cari mutlak gelirin doğrudan bir fonksiyonu olduğunu ve gelir arttıkça tüketimin de artacağını savunur.

Nispi Gelir HipoteziÜnite 10

James Duesenberry tarafından öne sürülen ve bireyin tüketimini belirleyen unsurun mutlak gelir değil, o kişinin toplumdaki diğer bireylere kıyasla sahip olduğu göreceli gelir konumu olduğunu savunan teoridir.

Sürekli Gelir HipoteziÜnite 10

Milton Friedman tarafından geliştirilen, bireylerin tüketim kararlarını anlık (arizi) gelirlerine göre değil, uzun vadede elde etmeyi bekledikleri ortalama sürekli gelirlerine göre verdiklerini öne süren teoridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yaşam Boyu HipoteziÜnite 10

Fertlerin tüketimlerinin istikrarlı olduğunu ve cari dönemin yanı sıra yaşamları boyunca elde etmeyi umdukları toplam geliri göz önünde bulundurarak harcamalarını yıllara bölüştürdüklerini savunan ileriye dönük tüketim teorisidir.

Gösteriş EtkisiÜnite 10

Duesenberry'nin, bireylerin tüketim davranışlarının bağımsız olmadığını vurgulayan; çevrelerindeki kişilerin daha kaliteli ve pahalı mallar kullandığını gördüklerinde kendi mevcut tüketimlerinden tatminsizleşerek harcamalarını artırmalarını açıklayan etkidir.

Diderot EtkisiÜnite 10

Denis Diderot'un adıyla anılan, bireylerin evlerine aldıkları yeni bir eşyaya estetik veya kültürel açıdan uyum sağlaması için daha önceden sahip oldukları diğer eşyaları da değiştirme eğilimi göstererek zincirleme tüketim artışı yaratmasıdır.

Süzülme Teorisi (Trickle-Down)Ünite 10

Georg Simmel tarafından geliştirilen, piyasaya sunulan pahalı lüks malların ve moda trendlerinin önce üst sınıf tarafından tüketildiği, ardından alt sınıfların üst sınıfı taklit etmesiyle zaman içinde aşağı doğru süzülerek yayıldığını savunan teoridir.

Aylak SınıfÜnite 10

Thorstein Veblen'in terminolojisinde, gösteriş tüketiminde bulunan ve sürekli çalışmadan aylaklık ederek ekonomik güçlerini topluma sergileyen ayrıcalıklı üst sınıf üyeleridir.

Likidite KısıtıÜnite 10

Borçlanma imkânı (kredi kartı, tüketici kredisi vb.) ve serveti olmayan fertlerin, tüketimlerinin elde ettikleri cari gelir seviyesi ile sınırlı kalması durumudur.

FordizmÜnite 10

Henry Ford'un öncülük ettiği, seri üretim hatlarına dayanan toplu üretim mantığı ile çalışanlara yüksek ücret ödeyerek aynı kitle üretimini satın alabilecek kitlesel bir tüketici pazarı yaratmayı hedefleyen ekonomik sistemdir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tüketimin Sembolik DeğeriÜnite 10

Malların sadece fiziksel kullanım amaçları için değil, kullanıcısına sosyal prestij, rekabet unsuru ve kimlik göstergesi kazandırması durumudur; mallar nötrdür ancak kullanımları toplumsaldır.

Marjinal Tüketim MeyliÜnite 10

Gelir seviyesindeki değişimin tüketim harcamalarında yarattığı değişimin oranını ifade eden kavramdır; düşük gelir gruplarında kuvvetli, yüksek gelir gruplarında düşüktür.

PüritenizmÜnite 10

17. ve 19. yüzyıllarda İngiltere'de kapitalist aileleri etkileyen, lüks yaşam biçimlerini ve israfı reddeden; tüketim kelimesini boşa harcamak ve yok etmek anlamlarıyla özdeşleştiren Protestan dini akımdır.

Diderot BirliğiÜnite 10

Belirli tüketim mallarının belirli yaşam tarzına sahip gruplarla (örneğin 'yuppie'lerin BMW araba ve Rolex saat kullanması gibi) doğrudan özdeşleştirilmesi durumudur.

Post-FordizmÜnite 10

Teknolojik gelişmelere bağlı olarak sabit seri üretim anlayışının yerini alan, daha esnek üretim imkânları sunan ve tüketim alanlarına çok sayıda üslubun girmesini sağlayan postmodern üretim yapısıdır.

Sosyal SermayeÜnite 11

Bireylerin veya grupların kalıcı ağlar ve karşılıklı ilişkiler yoluyla elde ettiği potansiyel kaynakların toplamıdır. Ortak hedeflere ulaşmayı sağlayan güven, normlar ve gayri resmi ağların tamamını kapsar; örneğin bir girişimcinin işini kurarken çevresinden destek alması bu kavramla açıklanır.

Genel GüvenÜnite 11

Tanımadığımız ve düzenli ilişkide bulunmadığımız insanlara duyduğumuz güven türüdür. Toplumsal birliklerin ve grup üyeliklerinin heterojen yapısı ne kadar gelişmişse, genel güven de o oranda ileri düzeyde sağlanmış demektir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yatay BirliklerÜnite 11

Üyeleri arasında hiyerarşik bir eşitsizlik bulunmayan, eşitlik temeline dayalı kuruluşlardır. Örnek olarak üyelerin eşit haklara sahip olduğu spor kulüpleri gösterilebilir.

Dikey BirliklerÜnite 11

Üyeleri arasında hiyerarşik, eşitsiz ve dikey bir örgütlenme biçimi barındıran kuruluşlardır. Bu tür yapılar karar alma süreçlerinde alt-üst ilişkilerinin baskın olduğu organizasyonlardır.

İçsel (Bağlayıcı) Sosyal SermayeÜnite 11

Putnam, Coleman ve Fukuyama'nın öncülüğünü yaptığı yaklaşım olup, bir topluluktaki bireylerin işbirliği içinde ortak amaçlara ulaşmasını sağlayan ve bir kamu malı olarak görülen yapısal özelliklerdir. Topluluk içi bağların yoğunluğunu ifade eder.

Dışsal (Birleştirici) Sosyal SermayeÜnite 11

Burt, Baker ve Bourdieu'nün savunduğu, bir aktörün dışsal ilişkileri sayesinde elde ettiği iş bulma veya yükselme gibi avantajlar sağlayan özel mal niteliğindeki kaynaklar bütünüdür. Bireylerin grup dışı bağlantı kurmasını sağlar.

Yapısal BoşlukÜnite 11

Ronald Burt'ün dışsal yaklaşımda öne sürdüğü, sosyal yapı içinde aktörler arası kopuk olan ilişkileri ifade eder. Bu boşluklarda aracı konumda olmak bireye bilgi ve kontrol avantajı sağlar.

Zayıf BağlarÜnite 11

Mark Granovetter'in 'zayıf bağların gücü' tezinde vurgulanan, bireylerin yakın çevreleri dışındaki gevşek ilişkileridir. Bu bağlar, bireylerin kendi gruplarının dışındaki bilgilere ulaşmasını ve toplumsal bütünleşmeyi kolaylaştırır.

Negatif Sosyal SermayeÜnite 11

Sosyal ağların ve örgütlenmelerin toplumun genel çıkarlarına aykırı olarak çete, mafya, terör veya etnik ayrışım gibi yıkıcı amaçlar için kullanılması durumudur. Toplumsal barışı ve güveni zedeler.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Esnek FirmaÜnite 11

Küreselleşmeyle birlikte katı bürokratik ve hiyerarşik yapıların çözülmesi sonucu ortaya çıkan, değişen müşteri taleplerine ve pazar belirsizliklerine hızlı uyum sağlayan üretim örgütlenme biçimidir.

Kurumsal Temelli GüvenÜnite 11

Güvenin bireyler arası ilişkilerin ötesinde, toplumsal düzenin ve yasal/resmi kurumların işleyişinin özünde var olan bir unsur olarak kabul edilmesidir. Adalet sistemine ve kamu kurumlarına duyulan inançla ilgilidir.

İşlem MaliyetleriÜnite 11

Ekonomik ve sosyal faaliyetleri denetleme, organize etme ve sözleşmeleri uygulama süreçlerinde ortaya çıkan maliyetlerdir. Yüksek sosyal sermaye ve güven ortamı işlem maliyetlerini önemli ölçüde azaltır.

Beşeri SermayeÜnite 11

Bireylerin sahip olduğu eğitim, bilgi, yetenek ve kişisel beceri birikimlerini ifade eden sermaye türüdür. Sosyal sermayeden farklı olarak bireyin içsel donanımına odaklanır.

Yerleşik İlişkilerÜnite 11

Uzzi'nin sınıflandırmasında yer alan, sosyal ilişkiler ağının nitelik ve sıklığı yüksek, derin bağlara dayanan etkileşim biçimidir. Örgüt içi performans üzerinde kendine özgü avantaj ve dezavantajlar barındırır.

Toplumsal CinsiyetÜnite 12

Biyolojik cinsiyetin ötesinde, toplumun bireylere yüklediği roller, sorumluluklar, görevler ve beklentiler bütünüdür. Cinsiyeti doğa belirlerken, toplumsal cinsiyeti kültür belirler ve bu durum kadın ile erkek arasında eşitsizliklerin doğmasına zemin hazırlar.

AtaerkillikÜnite 12

Erkek egemen anlayışa dayanan, toplumsal otoritenin, karar mekanizmalarının ve mülkiyetin erkeklerin elinde bulunduğunu savunan ve kadınları ikincil konuma iten sosyal yapı ve zihniyet düzenidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İşgücünün KadınlaştırılmasıÜnite 12

Küreselleşme ve ihracata dayalı politikalar sonucunda sanayide ucuz işgücü olarak kadın emeğine olan talebin artması sürecini ifade eder. Ancak Türkiye gibi ülkelerde bu süreç, beklenen kayıtlı istihdam artışını her zaman sağlamamıştır.

Neo-Klasik Emek Piyasası KuramıÜnite 12

Reel ücretlerin marjinal verimliliğe göre belirlendiğini savunan, aynı beşeri sermayeye sahip bireyler arasında cinsiyete dayalı farklılıkları ayrımcılık çerçevesinde inceleyen iktisadi yaklaşımdır.

Ayrımcılık Duyguları ModeliÜnite 12

Becker tarafından geliştirilen; işverenin kadın çalışanları daha düşük ücretle istihdam etmek istemesini ya da erkek çalışanların kadınlarla çalışmanın ek maliyet getirdiğini varsayarak ek ücret talep etmesini inceleyen Neo-Klasik modeldir.

İstatistiksel Ayrımcılık ModeliÜnite 12

Phelps ve Arrow tarafından geliştirilen; işverenin eksik bilgi ve belirsizlik ortamında çalışan seçimi yaparken performans ve çalışma süresi kaygılarını genel kanılara dayanarak erkek çalışanlarla gidermeye çalışmasını açıklayan modeldir.

İşgücünde Aşırı Kalabalıklaşma ModeliÜnite 12

Bergman tarafından geliştirilen; kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farklılıklarının etkisiyle kadınların ve erkeklerin farklı mesleklere yoğunlaşmasını ve bu durumun piyasa dengesizlikleri yaratmasını inceleyen modeldir.

Marksist KuramÜnite 12

Neo-klasik kurama karşı çıkarak çalışma yaşamındaki cinsiyete dayalı eşitsizlikleri üretim ilişkileri çerçevesinde inceleyen ve emeğin girişimci talep edene kadar meta olmadığını savunan kuramdır.

Ayrımlaşmış Emek Piyasası KuramıÜnite 12

Emek piyasasının tekdüze olmadığını; eğitimli ve nitelikli kesime iyi koşullar sunarken, bu imkânı bulamayanlara güvencesiz ve düşük ücretli koşullar sunarak kayıt dışı istihdama yol açtığını ve bu kesimde genellikle kadınların yer aldığını savunan kuramdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Feminist KuramÜnite 12

Kadına karşı uygulanan cinsiyetçilik politikalarına karşı doğan; kadını özel alanın objesi olmaktan çıkarıp kamusal alanın parçası yapmayı amaçlayan, akılcılık, köktencilik ve postmodernizm gibi alt kolları bulunan kuramdır.

Yatay Toplumsal Cinsiyet AyrımcılığıÜnite 12

Kadın ve erkeklerin nitelik, toplumsal kabul veya cinsiyet kalıpları açısından tamamen farklı meslek kollarına ayrılmasıdır; örneğin hemşirelerin çoğunun kadın, polislerin çoğunun erkek olması gibi.

Düşey Toplumsal Cinsiyet AyrımcılığıÜnite 12

Aynı meslek grubu içinde çalışan kadın ve erkeklerin kıdem, hiyerarşik kademe, yetki ve ücret açısından farklılaştırılmasıdır; kadınların daha çok güvencesiz ve düşük statülü konumlarda tutulmasıdır.

Ücretsiz Aile İşçisiÜnite 12

Özellikle tarım sektöründe görülen, herhangi bir ücret almaksızın aile işletmelerinde çalışan ve bu nedenle işgücü piyasalarında ve resmi istatistiklerde görünürlüğü azalan çalışma statüsüdür.

Enformel Sektor (Kayıt Dışı Sektör)Ünite 12

Formel sektörün yeterli iş imkânı yaratamaması sonucunda kırdan kente göç edenlerin yaşamlarını sürdürmek için yürüttüğü, sosyal güvenceden yoksun ekonomik faaliyetlerdir.

Ekonomik SosyalleşmeÜnite 12

Bireyin sosyalleşme süreci içerisinde mesleki ağlara katılması ve ekonomik yapıyı kavramasıdır. Kadınlar genellikle bu süreçten mahrum bırakılarak akraba ilişkili ağlara itilmektedir.

Mutlak yoksullukÜnite 13

Bir hanehalkının veya bireyin yaşamını fiziksel olarak devam ettirebilmesi için gerekli olan en düşük tüketim seviyesidir. Aile büyüklüğü, asgari ihtiyaçlar ve bu mal/hizmetlerin fiyatları tarafından belirlenir; örneğin günlük kalori miktarına (2400 kcal) dayalı hesaplamalar bu kapsamdadır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Göreli yoksullukÜnite 13

Yoksul hane veya birey ile o toplumda ortalama gelire sahip hane veya birey arasındaki gelir kaynaklarına sahip olma gücü açıklığını ifade eder. Toplumdaki ortalama bir ailenin gelirinin yarısından daha azına sahip olma durumu bu kapsamda değerlendirilir.

Yoksulluk sınırıÜnite 13

Bir kişinin ya da hanehalkının temel (gıda, giyim vb.) ihtiyaçlarını karşılayabilecek asgari gelir veya tüketim seviyesinin alt sınırıdır. Bu sınırın altına düşen bireyler istatistiki olarak yoksul kabul edilir.

Kentsel yoksullukÜnite 13

Kent özelinde yaşanan, kırsal yoksulluktan farklı olarak yüksek ulaştırma maliyetleri, farklı tüketim kalıpları ve kentten kopukluk gibi ayırt edici özellikler barındıran yoksulluk türüdür. Metropollerde göç ve sanayileşme uyuşmazlığı sonucunda yoğunlaşır.

Yoksulluk kültürüÜnite 13

Yoksulluğun kalıcı hale gelmesiyle birlikte birey ve grupların geliştirdiği, sosyal sistemin normlarından sapmayı ifade eden bir alt kültürdür. Sürekli mücadele, yarını düşünmeme, umutsuzluk, şiddet ve kalabalık mahallelerde sürü yaşantısı gibi ekonomik ve sosyo-psikolojik özellikler içerir.

Sosyal dışlamaÜnite 13

Kişilerin kendi aileleri ve yaşadıkları toplumla sosyal bağlarının zayıflaması ya da ortadan kalkması durumudur. Bireyin çalışma piyasalarına katılamaması, temel kaynaklara erişememesi ve iktisadi-sosyal hayattan yalıtılması anlamına gelir.

Tampon mekanizmaÜnite 13

Mübeccel Kıray tarafından kavramsallaştırılan, kırdan kente göç edenlerin fabrikalara yakın boş alanlara gecekondu yaparak kente uyum sürecini ve barınma ihtiyaçlarını geçici olarak kolaylaştıran yapısal durumdur.

Enformel sektör (Kayıtdışı istihdam)Ünite 13

Kayıtlı sektörde iş bulamayan bireylerin yöneldiği, düşük ücretli, sosyal güvenceden yoksun, güvencesiz ve yasal düzenlemelerin dışındaki çalışma alanlarıdır. Kentlerde işsizliğin artmasıyla doğrudan ilişkilidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
KentlileşmeÜnite 13

Kentleşme süreci sonucunda insanların davranışlarında, ilişkilerinde, değer yargılarında ve yaşam biçimlerinde meydana gelen köklü değişimlerdir. Kırlılıktan uzaklaşarak organize sosyal hayata geçişi ifade eder.

Kültür odacıklarıÜnite 13

Kırdan kente göç eden aynı yöre, köy, il veya mezhepten insanların büyük kentlerin belirli semtlerinde oluşturdukları ve kendi memleket yaşam biçimlerini sürdürdükleri kapalı mahalle yapılanmalarıdır.

Yapısal açıklamalarÜnite 13

Yoksulluğun kaynağını bireyin kişisel kusurunda değil; iş pazarındaki değişimler, otomasyon, küreselleşme ve tek ebeveynli aile yapıları gibi toplumsal yapının unsurlarında arayan teorik yaklaşımdır.

Kültürel açıklamalarÜnite 13

Yoksulların kendi kötü durumlarını destekleyecek ve yeniden üretecek kendine özgü kurallar, değerler ve inançlar geliştirdiğini öne süren yoksulluk açıklamasıdır.

Yeni kentsel yoksullukÜnite 13

1980'li yıllardan sonra küreselleşme ve özelleştirme politikalarıyla birlikte ortaya çıkan, toplumun daha geniş kesimlerini etkisi altına alan ve sürekli yaygınlaşan derin kentsel yoksulluk biçimidir.

Sosyal bütünleşmeÜnite 13

Bireylerin kente uyum sağlamasında ekonomik ve mekânsal aşamalardan sonra gelen, kente özgü norm ve değerlerin benimsenmesi sürecidir.

İşportacılıkÜnite 13

Büyük kentlerde göçle gelen ve resmi sektörde iş bulamayan nüfusun geçimini sağlamak amacıyla yöneldiği, kentsel yoksulluğun doğurduğu alternatif geçim ve enformel sektör örneklerinden biridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
KüreselleşmeÜnite 14

Coğrafyanın toplumsal ve kültürel düzenlemelere dayattığı kısıtlamaların azaldığı, ekonomik, siyasi, hukuki ve kültürel ilişkilerin dünya çapında yoğunlaştığı ve karşılıklı bağımlılığın arttığı toplumsal bir süreçtir. Metinde Gordon Marshall ve Pieterse gibi düşünürlerin tanımlarıyla ele alınmıştır.

Küresel KöyÜnite 14

Marshall McLuhan tarafından ortaya atılan ve iletişim teknolojileri sayesinde dünyanın daralarak adeta tek bir köy haline gelmesini, tüketim kalıpları ile kurumların birbirine benzeşerek tek tipleşmesini ifade eden bir kavramdır.

Davos KültürüÜnite 14

Peter Berger'in küreselleşmenin kültürel yüzlerini sınıflandırırken kullandığı, ekonomik temelli küreselleşmenin kültürel yansıması olan ve kendisini 'yuppie' hayat tarzı gibi uluslararası elit çevrelerde gösteren kültür biçimidir.

Faculty Club CultureÜnite 14

Peter Berger'in sınıflandırmasında vakıflar, sivil toplum kuruluşları, akademik haberleşme ağları ve çok uluslu örgütler etrafında şekillenen; çevrecilik ve feminizm gibi unsurları barındıran küreselleşme kültürüdür.

McWorld CultureÜnite 14

Peter Berger'in tanımladığı, Amerikan popüler kültürünün sembolleri olan jean giyme, tişört giyme, Amerikan dizileri izleme ve fast-food tüketme alışkanlıklarının tüm dünyaya yayılmasını ifade eden kültürel yüzdür.

Aşırı Küreselleşmeciler (Radikaller)Ünite 14

Endüstri uygarlığının bir ürünü olan ulus devletin küreselleşmeyle birlikte önemini yitirdiğini, küresel piyasa mekanizmalarının hükümetlerden daha rasyonel çalışarak politikanın yerini aldığını savunan yaklaşımdır.

Kuşkucular (Küreselleşme Karşıtları)Ünite 14

Yaşadığımız dünyada küreselleşme namına hiçbir şeyin yeni olmadığını, 19. yüzyılda da benzer mal ve para hareketlerinin bulunduğunu savunarak süreci kuşkuyla karşılayan ve çatışmalara yol açacağını iddia eden gruptur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
DönüşümcülerÜnite 14

Anthony Giddens'ın da dahil olduğu; küreselleşmeyi modern toplumları ve dünya düzenini yeniden şekillendiren en temel siyasal ve sosyal güç olarak gören, iç ve dış politika arasındaki sınırların kalktığını savunan yaklaşımdır.

Yabancı SermayeÜnite 14

Dar anlamda bir ülkenin sermaye ithali olarak tanımlanan; temelde sermaye birikimi daha fazla olan gelişmiş ülkelerden, az gelişmiş ülkelere doğru hareketlilik gösteren ekonomik akım ve yatırımlardır.

Çokuluslu Şirketler (ÇUŞ)Ünite 14

Yatırım faaliyetlerini birden fazla ülkede sürdüren, üretimle ilgili kararları tek bir merkezden alan ya da farklı ülkelerdeki bağlı şirketlerin kararlarını etkileyebilecek güce sahip olan dev küresel işletmelerdir.

Etnik AkışÜnite 14

Arjun Appadurai'nin küresel kültürün akış boyutlarından biri olarak tanımladığı; turistlerin, göçmenlerin, mültecilerin, sürgünlerin ve geçici işçilerin coğrafi hareketliliğidir.

Teknolojik AkışÜnite 14

Çok uluslu ve ulusal şirketler ile devletler tarafından üretilen makine, teçhizat ve teknolojik donanımların uluslararası düzeyde yayılmasını ifade eden akış boyutudur.

Finansal AkışÜnite 14

Döviz piyasaları, küresel borsalar ve uluslararası bankacılık sistemleri üzerinden gerçekleşen devasa para ve sermaye hareketliliğidir.

Medya AkışıÜnite 14

Gazete, dergi, televizyon, sinema ve dijital mecralar tarafından üretilen haber, film ve imajların küresel ölçekte dağıtılması ve tüketilmesidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İdeolojik AkışÜnite 14

Özgürlük, refah, insan hakları ve demokrasi gibi siyasal ve toplumsal değerleri içeren imgelerin dünya genelinde yayılması ve paylaşılmasıdır.

İthal İkameci SanayileşmeÜnite 14

Az gelişmiş ülkelerin dışarıdan ithal ettikleri sanayi ürünlerini kendi ülkelerinde üretmeye dayalı, yabancı sermaye ve teknoloji transferine bağımlı olarak tercih ettikleri sanayileşme modelidir.

Sanal EkonomiÜnite 14

Paranın üretken ekonomi içerisindeki asıl fonksiyonunun zayıflayarak spekülatif küresel sermaye işlemlerinin dünya üretim hacmini katbekat aşmasıyla ortaya çıkan ekonomi niteliğidir.

Fundamentalizm (Kökçülük)Ünite 14

Küreselleşmenin getirdiği eşitsizlik, güvensizlik ve kültürel erozyona karşı insanların geleneksel bağlarına ve köklerine geri dönme eğilimi göstererek benimsedikleri katı ve tepkisel hareketlerdir.

Objelerin YaygınlaşmasıÜnite 14

Küreselleşme süreciyle birlikte giyim, kuşam, fast-food, Coca-Cola, McDonald's, GSM ve internet gibi maddi unsurların tüm dünyada ortaklaşa kullanılmaya başlanmasıdır.

Değerlerin YaygınlaşmasıÜnite 14

Küreselleşmeyle birlikte egemen ekonomi ve kültürün maddeci, faydacı değerlerinin yanı sıra insan hakları ve demokrasi gibi evrensel değer hükümlerinin dünya genelinde yayılmasıdır.