← Ünite 3

Ünite 3: İşletmeciliğin Tarihsel Gelişimi — Önemli Kavramlar

Sanayi Devrimi
18. yüzyılın ikinci yarısı ile 19. yüzyılda buharlı makinelerin icadı ve endüstriye uygulanmasıyla, küçük atölyelerden kitle üretimi yapan dev fabrikalara geçişi sağlayan tarihsel kırılma noktasıdır. Metne göre bu devrimle birlikte makine ile üretime geçilmiş, işbölümü zorunluluk haline gelmiş ve verimlilik kavramı doğmuştur.
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı
Frederick Taylor öncülüğünde geliştirilen, üretim faaliyetlerinde israfı önlemeyi, zaman ve hareket etütleriyle en verimli çalışma metotlarını bulmayı amaçlayan yönetim yaklaşımıdır. Örneğin, torna tezgahındaki hareketlerin kronometreyle ölçülmesi ve parça başı teşvikli ücret sistemleriyle %400'e varan verimlilik artışları sağlanmıştır.
Yönetim Süreci Yaklaşımı
Henri Fayol tarafından tepe yönetim bakış açısıyla geliştirilen ve yönetimin bazı evrensel ilkelere dayanan bir süreç olduğunu savunan yaklaşımdır. Bu yaklaşım, yönetimi planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim olmak üzere beş temel fonksiyona ayırır.
Bürokrasi Yaklaşımı
Max Weber tarafından geliştirilen, etkinlik (amaçlara ulaşma derecesi) açısından en ideal örgüt yapısını ifade eden teoridir. Günlük dildeki iş yokuşa sürme anlamının aksine; fonksiyonel uzmanlaşma, açık hiyerarşi, standart kurallar ve liyakate dayalı personel seçimini savunur.
Davranışsal Yaklaşım (Beşeri İlişkiler)
Psikoloji, sosyoloji ve sosyal psikoloji bulgularını işletme yönetimine uygulayarak insan davranışını, grup dinamiklerini ve informel ilişkileri inceleyen yaklaşımdır. Elton Mayo'nun Hawthorne Deneyleri ile temellenmiş ve işletmenin bir sosyal sistem olduğunu vurgulamıştır.
Sistem Yaklaşımı
Ludwig von Bertalanffy'nin Genel Sistem Teorisi'ne dayanan ve işletmelerin çevresiyle sürekli etkileşim içinde olan açık sosyo-teknik birimler olduğunu savunan modern yaklaşımdır. İşletmeler dış çevreden girdi alır, bunları dönüştürür ve çevreye çıktı olarak sunar.
Durumsallık Yaklaşımı
Yönetimde tek bir doğru olmadığını, en uygun örgüt modelinin öngörülemeyen çevresel koşullara, teknolojiye ve çalışanların niteliklerine göre değişmesi gerektiğini savunan modern yaklaşımdır. Amaç, farklı çevresel şartlara en uygun optimum örgüt yapısını uygulamaktır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Açık Sistem
Sürekli çevresiyle etkileşim halinde olan, bir yandan enerji ve malzeme dönüşüm kapasitesini korurken diğer yandan dinamik denge sağlayan organizasyonel sistemdir. Örneğin bir işletme, çevresinden hammadde ve bilgi girdisi alıp bunları işleyerek çevreye ürün veya hizmet çıktısı verir.
Yönetim Fonksiyonları
Henri Fayol tarafından tanımlanan ve bir yöneticinin yerine getirmesi gereken Planlama, Örgütleme, Yöneltme, Koordinasyon ve Denetim olmak üzere beş grupta toplanan yönetim aşamalarıdır. Bu fonksiyonlar işletmenin hedeflerine ulaşmasında rehberlik eder.
İnformel (Biçimsel Olmayan) Organizasyon
Çalışanların rasyonel kurullarla değil, işyerindeki sosyal etkileşimleri sonucunda kendiliğinden oluşturdukları gayriresmi gruplar ve ilişkiler ağıdır. Hawthorne Deneyleri'nde işçilerin kendi aralarında belirledikleri üretim standartları bu duruma örnek teşkil eder.
Rasyonel Otorite
Meşruiyetini akıl, yasa ve kurallardan alan, bürokratik örgütlerin temelini oluşturan otorite türüdür. Bu yetki tarzında yetkilerin sınırları önceden belirlenmiş kurallarla çizilmiştir ve kişilere bu kurallara göre kullandırılır.
Geleneksel Otorite
Meşruiyetini kökleşmiş geleneklerden ve tarihten alan otorite türüdür. Krallık sistemi buna örnek olarak verilebilir; bu yapıda liderler yetkinliklerine göre değil geleneklere göre seçilir.
Karizmatik Otorite
Meşruiyetini liderin kişisel özelliklerinden, beceri ve üstün yeteneklerinden alan otorite biçimidir. Bu tarz yönetimlerde yazılı kurallar ve rutin uygulamalar ikinci planda kalır.
Zaman Etüdü
Frederick Taylor'ın işçilerin malzeme ve makineleri kullanış tarzını ve hareketlerini kronometreyle ölçerek gereksiz zaman kayıplarını minimuma indirdiği bilimsel yöntemdir. Bu etütler sayesinde üretimde israf önlenmiş ve verimlilik artırılmıştır.