← Ünite 14

Ünite 14: Kamu Borçlarının Yönetimi — Konu Anlatımı

1Kamu Borç Yönetiminin Tanımı, Amacı ve İlkeleri

Kamu borç yönetimi, bir ülkenin ekonomi politikasına yardımcı olmak ve ekonomik dengenin korunmasını sağlamak amacıyla, kamu borçlarının miktar ve bileşiminde değişiklik yapılması sürecidir. Bu süreç, mümkün olan en düşük maliyet ve makul risk seviyesinde borçlanmayı ilke edinir, risk analizine dayalı olarak yürütülür.

Borç yönetiminin temel amaçları arasında; konjonktürel gelişmeler dikkate alınarak borcun maliyetini düşürmek, borçlanma araçlarının çeşitliliğini sağlamak, ikincil piyasayı derinleştirmek, etkin bir vade ve döviz yapısı kurmak yer alır. Ayrıca para piyasası aktörleri ile koordinasyon sağlanarak nihayetinde ekonomik dengeye katkıda bulunulması hedeflenir.

Hazine, borç stokunun maruz kaldığı riskleri gözeterek maliyetleri en uygun seviyeye indirmek zorundadır. Bu kapsamda borçlanma politikaları, her yıl orta vadeli bir bakış açısı ile oluşturulan stratejik ölçütler esas alınarak yürütülür ve tüm süreçte makroekonomik dengeler gözetilir.

2Olağan Borç Yönetimi ve İtfa (Amortisman) Kavramı

Borcun vadesinde ya da vadesinden önce ödenmesi, yani itfası (amortismanı), kamu kesimine olan güvenin artmasını sağlayan en önemli uygulamadır. Borcun anapara ve faizlerinin zamanında ödenmemesi durumunda ülkenin kredibilitesi düşer, kreditörler yeni borç verme konusunda endişe duyar ve yeni borçlanma şartları ağırlaşır.

İtfa genel olarak borç sözleşmesinde belirtilen tarih ve şartlara uygun olarak yapılır ve buna mukaveleden doğan zorunluluk nedeniyle 'zorunlu itfa' denir. Vadesi gelmeden erken ödeme yapılan itfalara ise 'isteğe bağlı (ihtiyari) itfa' adı verilir.

İsteğe bağlı itfa iki şekilde uygulanır: Devlet ya vadesi dolmayan tahvillerle süresiz borçların tahvillerini piyasadan toplar ya da itfa amacıyla bazı gelirleri ayırarak amortisman sandıkları kurar. Bu sandıklar alacaklılara güven vererek kamu kredisi üzerinde olumlu etki yapar.

3Borcun Ödeme Şekilleri ve Amortisman Yöntemleri

Kamu borçlarının ödenmesinde en çok başvurulan yöntem zorunlu itfadır. Zorunlu itfa toplu veya kademeli olarak gerçekleştirilir. Miktarı büyük olmayan borçlarda toplu ödeme yapılırken, günümüzdeki büyük ve uzun vadeli borçlarda kademeli ödeme tercih edilir.

Kademeli ödeme 'taksit sistemi' ve 'kura sistemi' olmak üzere ikiye ayrılır. Taksit sisteminde her yıl alacağın bir kısmı ve faizi ödenir; kura sisteminde ise her yıl çekilen kuralarla belirlenen tahvillere tam ödeme yapılarak borçlu sayısında azalma sağlanır.

Amortisman yöntemleri arasında Dr. Price’ın Otomatik Amortisman Sistemi dikkat çeker. Bu sistemde bileşik faiz yöntemiyle her yıl ayrılan meblağlar ve faiz gelirleriyle yeni tahviller alınarak büyüyen bir fon oluşturulur. Ancak pratikte sermayenin uzun süre plasman olanağının olmaması ve bütçe açığı yaratması gibi eleştiriler almıştır.

4Hazine'nin Borç Yönetimi ve Stratejik Ölçütler

Hazine, şeffaflığı artırmak ve borçlanmayı asgari maliyet ile makul risk seviyesinde gerçekleştirmek amacıyla 2004 yılında 'Stratejik Ölçüt' uygulamasına geçmiştir. Bu uygulama, borç yönetiminde sürdürülebilir, saydam ve hesap verilebilir bir yapıyı hedefler.

Stratejik ölçütler kapsamında, döviz riskini minimize etmek için borçlanmanın ağırlıklı olarak TL cinsinden yapılması, dövize endeksli iç borçlanma yapılmaması ve döviz cinsinden iç borçlanmanın sınırlandırılması amaçlanır.

Ayrıca iç borç stokunda faiz değişimine duyarlı değişken faizli senetlerin payı azaltılır, borçlanma sabit faizli enstrümanlarla yapılır ve piyasa koşullarının elverdiği ölçüde ortalama vade uzatılır.

5Olağanüstü Borç Yönetimi: Konsolidasyon (Tahkim)

Kamu borçlarının ödenmeme riski ortaya çıktığında borç yönetimi olağanüstü hal alır ve konsolidasyon (tahkim) gündeme gelir. Konsolidasyon, kısa vadeli borçların uzun vadeli veya süresiz borç haline getirilmesi yani sağlamlaştırılmasıdır.

Konsolidasyon çeşitleri zorunlu ve gönüllü olmak üzere ikiye ayrılır. Zorunlu konsolidasyonda devlet tek taraflı iradeyle vadeyi uzatır; gönüllü konsolidasyonda ise alacaklıya tercih hakkı tanınır ve bu işlem dolaylı veya dolaysız yolla gerçekleşebilir.

Konsolidasyon, talep fazlalığı olan dönemlerde ekonomiden talep emerek deflasyonist etki yaratır. Ancak borç vadelerinin uzaması devletin faiz yükünü artırır ve alacaklılarda kamu kredisine karşı güvensizlik doğurabilir.

6Olağanüstü Borç Yönetimi: Konversiyon (Değiştirme)

Konversiyon, borç yükünün hafifletilmesi amacıyla devletin ödeyeceği faiz oranında indirim yapılması işlemidir. Anapara değiştirilmez, sadece eski borç yerine daha düşük faizli yeni borç getirilir. Başvuru nedeni ödeme güçlüğü ve faiz yükünü düşürme isteğidir.

Konversiyon zorunlu (cebri) veya gönüllü olabilir. Zorunlu konversiyon hukuka aykırı olup devlete olan güveni sarsar; gönüllü konversiyonda ise alacaklı düşük faizli yeni tahvili kabul eder veya erken ödeme seçeneğini değerlendirir.

Konversiyonun başarı şartları arasında piyasa faiz oranlarının düşmüş olması, durgunluk dönemlerinin seçilmesi ve devlete güvenin artmış olması yer alır. Şekilleri arasında başabaştan, başabaşın altında, kademeli ve fark isteme yöntemleri bulunur.

7Borcun Reddi, Moratoryum ve Borcun Azaltılması

Borcun reddi, devletin tek taraflı kararla borcunun bir kısmını veya tamamını ortadan kaldırdığını ilan etmesidir. İç borcun reddi kamu kredisini sarsarken, dış borcun reddi siyasi krizlere ve dış müdahalelere yol açabilir.

Moratoryum, döviz sıkıntısı nedeniyle dış borçların ödenememesi durumunda borçlunun tek taraflı iradesiyle borçları ertelemesidir. Bu durum taraflar arasında yeni bir anlaşma yapılmasını zorunlu kılar.

Enflasyon iç borçların reel değerini düşürerek devlete avantaj sağlasa da gerçekçi değildir. Dış borçların azaltılmasında ise devalüasyon etkilidir ancak borçlu ülkenin dış borç miktarını artırır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250