İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurulları, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşmesi, risklerin yerinde tespiti ve çözümlerin ortak akılla üretilmesi amacıyla oluşturulan en önemli yapılardan biridir. 18.01.2013 tarihli ve 28532 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 'İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmelik', bu kurulların hangi işyerlerinde kurulacağını, yapısını, görev ve yetkilerini, çalışma usullerini ve birden çok kurul bulunması durumunda koordinasyonun nasıl sağlanacağını düzenler. Yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 22 ve 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmeliğin kapsamı net sınırlarla çizilmiştir: 6331 sayılı Kanun kapsamında yer alan, elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı tüm işyerlerinde işveren bir İSG kurulu oluşturmakla yükümlüdür. Bu üç şartın (6331 kapsamında olma, en az 50 çalışan ve 6 aydan uzun süreli sürekli iş) bir arada bulunması zorunludur. İşverenler, mevzuata uygun olarak kurul tarafından alınan kararları uygulamakla yükümlüdürler.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu durumlarda kurul oluşumu karmaşıklaşabilmektedir. Eğer hem asıl işverenin hem de alt işverenin çalışan sayıları ayrı ayrı 50 ve üzerinde ise, her iki taraf da kendi kurulunu kurar; koordinasyon asıl işverence sağlanır. Sadece asıl işverenin çalışan sayısı 50 ve üzerinde ise kurul asıl işverence kurulur, alt işveren ise koordinasyon için vekaleten yetkili bir temsilci atar. Eğer sadece alt işverenin çalışan sayısı 50 ve üzerinde ise kurul alt işverence kurulur, asıl işveren kurula temsilci gönderir. Her ikisinin de çalışan sayısı 50'nin altında ancak toplamları 50'den fazla ise, asıl işverenin koordinasyonunda ortak bir kurul oluşturulur.
İSG Kurulunun yapısı kanunla belirlenmiş üyelerden oluşur. Kurulun başkanı işveren veya işveren vekilidir. Kurulun sekreteri ise kural olarak iş güvenliği uzmanıdır. Ancak, iş güvenliği uzmanının tam zamanlı çalışma zorunluluğu bulunmayan işyerlerinde sekretarya görevini insan kaynakları, personel, sosyal işler veya idari-mali işleri yürütmekle görevli bir kişi üstlenir. Kurulun diğer üyeleri; işyeri hekimi, insan kaynakları veya idari işlerden sorumlu bir kişi, bulunması halinde sivil savunma uzmanı, bulunması halinde formen/ustabaşı/usta (açık oyla seçilir) ve çalışan temsilcisidir (birden çok varsa baş temsilci).
Periyodik kontroller, işyerinde bulunan makine, tesisat, araç ve gereçlerin işletme şartlarından dolayı uğradıkları aşınma, yıpranma ve deformasyonları tespit etmek, gelecekte oluşabilecek riskleri önceden engellemek ve güvenli çalışmayı sürdürmek amacıyla gerçekleştirilen teknik muayenelerdir. Bu kontroller güvenlik, süreklilik ve verimlilik olmak üzere üç temel esasa dayanır. Teknik periyodik kontrollerin başarıya ulaşması için kontrol öncesinde makinenin teknik karakteristik değerleri, standartları, imalatçı verileri incelenmeli; kontrol sonrasında ise detaylı bir teknik rapor düzenlenmelidir.
Sağlık yönünden yapılan kontroller ise çalışanların yaptıkları işe bedence ve ruhça elverişli olduklarını belgeleyen sağlık raporlarını kapsar. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar için bu kontroller hayati önem taşır. Muayene periyotları işin niteliğine göre yıllık, altı aylık veya üç aylık dönemlerde gerçekleştirilir. Örneğin, kurşun ve cıva ile çalışan işçilerin sağlık kontrollerinin her 3 ayda bir yapılması yasal bir zorunluluktur. Ayrıca kadmiyum, krom, berilyum, benzen ve karbon sülfür gibi kimyasallarla çalışanların genel sağlık kontrollerinde bu maddelerin vücuttaki etkileri özel olarak değerlendirilir.
İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik uyarınca işverenler; acil çıkış yollarını açık tutmak, havalandırma, aydınlatma ve termal konfor şartlarını sağlamak, temizlik ve hijyen standartlarını korumak ve tüm ekipmanların periyodik bakımlarını yapmakla yükümlüdür. Elektrik, havalandırma ve yangın tesisatlarının periyodik kontrolleri 'İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği' hükümlerine göre gerçekleştirilir. Tüm bu süreçler 'Periyodik Kontrol Takip Listesi' aracılığıyla kayıt altına alınır.
Kişisel Koruyucu Donanım (KKD), çalışanı yürütülen işten kaynaklanan, sağlık ve güvenliği etkileyen bir veya birden fazla riske karşı koruyan, çalışan tarafından giyilen, takılan veya tutulan her türlü cihaz, alet veya malzemeyi ifade eder. KKD'lerin işyerlerinde kullanılması hakkında yönetmelik uyarınca, bu donanımların kendisi ek bir risk yaratmamalı, işyerindeki koşullara ve ergonomik gereksinimlere uygun olmalı ve kullanan çalışanın bedenine tam oturmalıdır. KKD'ler işveren tarafından ücretsiz olarak sağlanır ve zimmet tutanağı ile çalışana teslim edilir.
KKD Zimmet Tutanağı (Taahhütname), işverenin çalışana koruyucu malzemeleri (baret, iş ayakkabısı, gözlük, eldiven, toz maskesi, kulak tıkacı vb.) sağlam ve eksiksiz teslim ettiğini, çalışanın da bu malzemeleri kullanacağını taahhüt ettiğini gösteren hukuki bir belgedir. Çalışan, bu malzemeleri kullanmadığı takdirde doğacak hukuki sorumluluğu kabul eder. Talimatlara uyulmaması durumunda ilk uyarıda yevmiye kesintisi, ikinci uyarıda ise iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca haklı nedenle feshi söz konusu olabilir.
İSG Talimatları, işyerinde can ve mal emniyetini sağlamak, kazaları en alt düzeye indirmek amacıyla hazırlanan ve tüm çalışanların uymakla yükümlü olduğu kurallar bütünüdür. Bu talimatlar genel kurallar, gözlerin korunması, ellerin korunması, kimyasal maddelerle çalışma, yüksekte çalışma, taşlama, kaynak, yangın önlemleri, elektrik güvenliği, makine kullanımı ve dahili yön akışı gibi detaylı alt başlıklardan oluşur. Yıl sonunda ise tüm İSG faaliyetlerini, kaza istatistiklerini ve gelecek yılın hedeflerini içeren kapsamlı bir 'Yıllık Değerlendirme Raporu' hazırlanarak işverene sunulur.