Muhasebe, işletme faaliyetlerini belirli prensipler ve kurallar çerçevesinde kaydederek, bu bilgileri kullanıcılar için anlamlı, tutarlı ve karşılaştırılabilir hale getiren bir sistemdir. Bu sistemin temelini oluşturan 12 temel kavram, Amerikan Yeminli Hesap Uzmanları Enstitüsü tarafından belirlenmiş ve ülkemizde Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ile yasal bir çerçeveye oturtulmuştur.
Bu kavramların ilk beşi (Sosyal Sorumluluk, Kişilik, İşletmenin Sürekliliği, Dönemsellik, Parayla Ölçülme) işletmenin temel varsayımlarını oluşturur ve işletme ile muhasebe fonksiyonu arasındaki ilişkiyi kurar. Geriye kalan yedi kavram ise muhasebe kayıt düzeni, değerleme ve raporlama tekniklerine odaklanarak uygulamadaki karışıklıkları önlemeyi hedefler.
Muhasebe, işletme sahibi, yönetici, yatırımcı ve kredi verenler gibi menfaat grupları arasında bir bilgi akışı sağlar. Bu akışın güvenilir olması için 'Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri'ne uyulması zorunludur. Bu ilkeler, mali tabloların gerçeği yansıtmasını ve işletmenin gelecekteki finansal durumu hakkında öngörülebilir bilgiler sunmasını sağlar.
Bilanço, işletmenin belirli bir tarihteki mali durumunu gösteren statik bir tablodur. Bilanço ilkelerinin temel amacı, işletmeye kaynak sağlayan hissedarlar ve alacaklılar için varlıkların ve borçların gerçeğe uygun, şeffaf ve anlamlı bir şekilde sunulmasıdır. Varlıklar, paraya dönüşme sürelerine göre 'Dönen Varlıklar' (bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde) ve 'Duran Varlıklar' olarak ikiye ayrılır.
Varlıklara ilişkin ilkelerde, değer düşüklükleri için karşılık ayrılması, alacak senetleri için reeskont işlemi yapılması ve maddi/maddi olmayan duran varlıklar için amortisman ayrılması zorunludur. Ayrıca, işletmenin ilişkili olduğu taraflarla (ortaklar, personel, iştirakler) olan alacak ve borçlarının ayrı gösterilmesi, şeffaflık ilkesinin bir gereğidir.
Yabancı kaynaklar (borçlar) kısa ve uzun vadeli olarak sınıflandırılır. Özkaynaklar ise işletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarını temsil eder. Ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kâr yedekleri ve geçmiş yıl kâr/zararları bu grupta yer alır. Özkaynakların net gösterilmesi için geçmiş yıl zararları indirim kalemi olarak dikkate alınmalıdır.
Gelir tablosu, işletmenin belirli bir dönemdeki faaliyet sonuçlarını (gelir, gider, kâr/zarar) gösteren dinamik bir tablodur. Gelir tablosu ilkeleri, gelir ve giderlerin brüt tutarlarıyla gösterilmesini, mahsup yapılmamasını ve faaliyet sonuçlarının gerçeğe uygun yansıtılmasını hedefler. Gerçekleşmemiş gelirler kaydedilmemeli, ancak gerçekleşmesi muhtemel riskler için karşılık ayrılmalıdır.
Dönemsellik kavramı gereği, gelir ve giderler ait oldukları dönemde muhasebeleştirilmelidir. Satışların maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri gibi kalemler, işletmenin ana faaliyet sonuçlarını net bir şekilde ortaya koyacak şekilde sınıflandırılmalıdır. Arızi ve olağanüstü nitelikteki kâr/zararlar, normal faaliyet sonuçlarından ayrı olarak raporlanmalıdır.
Gelir tablosu, finansal analize elverişli bir rapor tipinde düzenlenir. Brüt satışlardan satış indirimlerinin düşülmesiyle 'Net Satışlar'a, oradan satışların maliyetinin düşülmesiyle 'Brüt Satış Kârı veya Zararı'na ulaşılır. Faaliyet giderleri, diğer faaliyetlerden gelir/giderler ve finansman giderleri düşüldükten sonra dönem kârı veya zararına ulaşılır.