Stagflasyon terimi, İngilizce 'stagnation' (durgunluk) ve 'inflation' (enflasyon) sözcüklerinin birleşmesiyle türetilmiş olup, ekonomik durgunluk döneminde enflasyonun devam etmesini ifade eder.
Günümüz devletlerinin en büyük sorunlarından biri olan bütçe açıkları, genellikle vergi ve iç borçlanma ile kapanmadığı için para basılmasına yol açar. Bu durum para arzını artırarak kaçınılmaz olarak enflasyona neden olur.
Kronik enflasyon sürecinde para, tasarruf aracı olma niteliğini büyük ölçüde kaybeder. Bu durumda halk birikimlerini korumak için tasarruflarını döviz, altın ve gayrimenkule yönlendirir.
Bir malın yurt dışı piyasada yurt içinden daha ucuza satılması olan damping, ilk bakışta tüketicinin yararına gibi görünse de ithalatı yapan ülkenin yerli sanayisini büyük zararlarla karşı karşıya bırakır.
Sabit kur sisteminde ulusal paranın değerinin düşürülmesi olan devalüasyon, ithal mal ve hizmetleri pahalılaştırırken ihraç ürünlerini ucuzlatır; böylece ithalat giderlerini azaltıp ihracat gelirlerini artırarak dış dengeyi sağlar.