← Ünite 5

Ünite 5: Kurgu ve Sinema İlişkisi 5 — Önemli Kavramlar

Deküpaj
Yazılan sahnelerin çekimlere nasıl ayrılacağının, yani hangi açılardan ve ölçeklerden çekileceğinin yönetmen tarafından belirlenmesi işlemidir. Bu tercih, sahnelerin tek bir çekimle mi yoksa çok sayıda çekimle mi realize edileceğini belirler.
Sahne İçi Kurgu
Aynı sahne veya mekan içerisinde yer alan farklı çekimlerin, açıların ve ölçeklerin dramatik etkiyi ve devamlılığı sağlamak üzere birbirine bağlanmasıdır. George A. Smith'in teleskop filmi bu tekniğin ilk ilkel örneğidir.
Sahneler Arası Kurgu
Farklı zaman dilimlerinde ve mekanlarda geçen sahnelerin, filmin genel dramatik yapısına ve hikaye akışına uygun olarak ardışık bir şekilde birbirine bağlanmasıdır. Georges Méliès'in Cendrillon filmi bu yöntemin ilk örneklerindendir.
Diyagonal Kompozisyon
Görüntü çerçevesi içerisinde nesnelerin veya hareketin köşegen bir hat üzerinde konumlandırılması tekniğidir. Lumière kardeşlerin 'Trenin Gara Girişi' filminde trenin hareketi bu kompozisyonla verilerek izleyicide derinlik ve gerçeklik hissi yaratılmıştır.
Kurguyu Teknik Zorunluluk Olarak Kullanmak
Filmin sinema salonlarında gösterilebilmesi için fiziksel olarak ayrı çekilmiş sahnelerin veya parçaların sadece uç uca eklenerek birleştirilmesi işlemidir. Bu kullanımda kurgu, görüntülere ek bir anlam veya yönlendirici duygu katmaz.
Kurguyu Anlatım Yöntemi Olarak Kullanmak
Çekimlerin ardışık dizilimiyle sinematografinin doğrudan gösterdiğinden daha fazla, artı bir anlam, duygu, ritim veya düşünsel çıkarım üretmek amacıyla kurgunun bilinçli kullanılmasıdır. Porter ve Griffith'in çalışmaları bu yöntemin gelişimini sağlamıştır.
Maskeleme Tekniği
Kamera önünde belirli bir alanı kapatarak görüntünün sadece istenen kısmının (örneğin dairesel bir teleskop deliği gibi) görünmesini sağlayan tekniktir. George A. Smith, 'Teleskoptan Görüldüğü Gibi' filminde bu tekniği kullanarak yakın çekim yapmıştır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Filmsel Zaman/Mekan
Gerçek hayattaki zaman ve mekan sınırlarından bağımsız olarak, kurgu masasında farklı çekimlerin birleştirilmesiyle yapay olarak yaratılan yeni zaman ve mekan algısıdır. Edwin S. Porter, itfaiyeci filminde stok görüntülerle kendi çekimlerini birleştirerek bu ilişkiyi kurmuştur.
Paralel Kurgu
Farklı mekanlarda aynı anda gerçekleşen iki veya daha fazla olayın çekimlerinin sırayla, dönüşümlü olarak ekrana getirilmesi tekniğidir. Edwin S. Porter'ın 'Büyük Tren Soygunu' filminde haydutların kaçışı ile takipçilerin kovalamacası bu şekilde kurgulanmıştır.
Karşıt Kurgu
Birbirine zıt durumları, sosyal sınıfları veya yaşamları temsil eden çekimlerin ardı ardına getirilerek aradaki çelişkinin vurgulanmasıdır. Edwin S. Porter'ın 'Sabıkalı' filminde yoksul eski mahkum ile zengin patronun yaşamlarının ardışık gösterilmesi buna örnektir.
Kavramsal Kurgu
Görüntülerin sadece olayları betimlemesinin ötesine geçerek, aralarındaki ilişki ve semboller aracılığıyla seyircinin zihninde entelektüel bir düşünce, eleştiri veya soyut bir kavram üretmesini sağlayan kurgu biçimidir. Porter'ın 'Kleptoman' filminin sonundaki adalet terazisi sahnesi bu tanıma uyar.
Dramatik Vurgu
Bir sahne içindeki duygusal yoğunluğu, gerilimi veya oyuncunun jestlerini seyirciye daha güçlü aktarmak amacıyla çekim ölçeklerinin ve açılarının bilinçli olarak değiştirilmesidir. Griffith, bu yöntemi sinemada sistemli olarak kullanan ilk yönetmendir.
Görünmez Kurgu
Seyircinin filmdeki kesmeleri ve kurgusal müdahaleleri fark etmeden hikayenin akışına kapılmasını sağlamak amacıyla, kesmelerin hareket veya aksiyon anında yapılması tekniğidir. Griffith tarafından geliştirilen bu yöntem klasik anlatı sinemasının temelidir.
Aksiyon Üstüne Kesme (Cut on Action)
Bir çekimdeki hareketin tam ortasında kesme yapılarak, bir sonraki çekimde aynı hareketin devamının gösterilmesi tekniğidir. Bu yöntem, izleyicinin gözünün kesme noktasını fark etmesini engelleyerek süreklilik hissini korur.