← Ünite 10
Sinemaya Giriş

Ünite 10: Avrupa Sineması (Almanya)

Dr. Caligari’nin Muayenehanesi (1919)
Robert Wiene tarafından yönetilen, senaryosu Karl Mayer ve Hans Janwitz tarafından yazılan bu film, sinema tarihinde Ekspresyonizm akımının ilk tam olgun örneği ve ilk psikolojik film kabul edilir. İnsan psikolojisindeki öfke ve korku gibi duyguları asimetrik, çarpık dekorlarla beyaz perdeye aktarmıştır.
Metropolis (1927) ve Nazi Teklifi
Fritz Lang'ın o dönem için rekor bütçeyle çektiği fütüristik bilimkurgu filmi Metropolis, Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'i o kadar etkilemiştir ki, film yasaklanmasına rağmen Lang'a Devlet Sinema Müdürlüğü teklif edilmiştir. Lang bu teklifi reddederek Fransa'ya kaçmıştır.
Leni Riefenstahl ve Parti Kongreleri
Hitler'in özel övgüsünü kazanan kadın yönetmen Riefenstahl, Nazi rejimi için 1933 Parti Kongresi'ni anlatan 'Sieg des Glaubens' (İnancın Zaferi) ve 1935 Kongresi'ni anlatan 'Triumph des Willens' (Azmin Zaferi) adlı propaganda filmlerini çekmiştir.
Casablanca (1942) Propagandası
Pearl Harbor saldırısı öncesinde çekilen Casablanca filmi, Amerika Birleşik Devletleri'ni daldığı uykudan uyanmaya ve Avrupa'da yükselen faşizme karşı müttefiklerin yanında savaşa girmeye davet eden, sinema tarihinin en usta propaganda yapıtlarından biridir.

Anahtar Kavramlar

Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)Sanatçının iç dünyasını, duygularını ve bilinçaltını, doğanın biçimlerini bozarak, kontrast renkler ve çarpık çizgilerle dışa vurmasını esas alan sanat akımıdır. Sinemada ilk kez 'Dr. Caligari'nin Muayenehanesi' filmindeki eğik duvarlar ve tekinsiz gölgelerle somutlaşmıştır.
Doppelgänger (Çift Kişiliklilik)Edebiyat ve sinemada bir kişinin fiziksel veya ruhsal olarak iki farklı benliğe, ikiz bir karaktere sahip olması temasını işleyen motiftir. Alman sinemasının öncülerinden Paul Wegener'in 'Prag'lı Öğrenci' filminde bu tema yoğun şekilde işlenmiştir.
UFA (Universum Film AG)Almanya'nın en önemli tarihi film stüdyosu ve yapım şirketidir. Fritz Lang gibi yönetmenlerin dışavurumcu başyapıtlarını ürettiği ve Nazi döneminde Goebbels tarafından propaganda amacıyla tamamen devletleştirilen sinema merkezidir.
Kara Film (Film Noir)Suç, gerilim, ahlaki belirsizlik ve karanlık atmosferi temel alan, genellikle gölgeli ışık tasarımları kullanan sinema türüdür. Fritz Lang'ın 1931 yapımı 'M' (Lanetli M) filmi, bu türün sinema tarihindeki en erken ve en başarılı örneklerinden biri kabul edilir.
Eğlendirerek Kuvvet ToplamaNazi Almanyası'nda Propaganda Bakanlığı'nın sinema aracılığıyla kitleleri apolitik tutmak, morallerini yüksek tutmak ve rejimden uzaklaştırmamak için uyguladığı eğlenceli komedi ve operet üretme politikasıdır.
Dağ Filmleri (Bergfilm)Alman sinemasına özgü, doğanın vahşetini, yüceliğini ve insanların dağ zirvelerindeki mücadelesini konu alan macera-drama türüdür. Leni Riefenstahl sinema kariyerine ilk olarak bu türdeki filmlerde oyuncu olarak adım atmıştır.
Yeni Alman Sineması1960'ların sonunda geleneksel, ticari Alman sinemasına başkaldıran genç yönetmenlerin başlattığı, toplumsal yabancılaşma ve ülkenin geçmişiyle yüzleşme temalarını işleyen yenilikçi sinema akımıdır.
Buz Üstünde YürümekWerner Herzog'un hasta olan sinema tarihçisi Lotte Eisner'i ziyaret etmek amacıyla Münih'ten Paris'e yaptığı yürüyüş esnasında tuttuğu, kendisine Rausier Edebiyat Ödülü'nü kazandıran günlüğüdür.
Bruno S.Hayatının büyük kısmını akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmiş, Werner Herzog tarafından keşfedilerek 'Herkes Kendine, Tanrı da Hepimize Karşıdır' filminde başrolde oynatılmış amatör oyuncudur.
Alman Sinemasının KâhiniYeni Alman Sineması'nın aykırı yönetmeni Werner Herzog'a, filmlerindeki mistik, kehanetvari atmosfer, şaşırtıcı doğa görüntüleri ve insan psikolojisinin sınırlarını aşan yaklaşımı nedeniyle verilen unvandır.

Diğer Önemli Bilgiler

To Be or Not to Be (1942)

Ünlü yönetmen Ernst Lubitsch tarafından çekilen bu film, İkinci Dünya Savaşı sırasında halkın moralini yüksek tutmak amacıyla komedi unsurlarını kullanan, tiyatro oyuncuları üzerinden yapılmış son derece zeki bir anti-Nazi propaganda filmidir.

Aguirre: Tanrı'nın Gazabı (1972)

Werner Herzog'un Peru ormanlarında aşırı zorlu doğal koşullarda çektiği, başrolünde Klaus Kinski'nin oynadığı bu film, El Dorado'yu arayan psikopat bir İspanyol fetihçinin deliliğe sürüklenişini anlatan, yönetmenin en popüler başyapıtıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • Dışavurumculuğun (Ekspresyonizm) sinemadaki ilk resmi başlangıç filminin Robert Wiene'nin 'Dr. Caligari'nin Muayenehanesi' (1919) olduğunu mutlaka unutma; sınavlarda klasik bir sorudur.
  • Fritz Lang'ın ilk sesli filminin 'M' (Lanetli M) olduğunu ve bu filmde çocuk katili rolünde Peter Lorre'nin oynadığını bilmek sınavda puan kazandırır.
  • Leni Riefenstahl'ın Nazi döneminde çektiği belgesellerin isimlerini (Azmin Zaferi, İnancın Zaferi, Halkların Bayramı) birbirine karıştırma; bunlar propaganda tarihi sorularında sıkça çıkar.
  • Werner Herzog'un filmlerinde amatör oyuncu Bruno S.'yi oynattığı filmin 'Herkes Kendine, Tanrı da Hepimize Karşıdır' olduğunu, 'Aguirre' ile karıştırmaman gerektiğini aklında tut.
  • Alman sinemasının erken dönemindeki 'çift kişiliklilik' (doppelgänger) temasının öncüsünün Paul Wegener ve onun 'Prag'lı Öğrenci' filmi olduğunu bilmek sınavda ayırt edici olacaktır.