Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)Sanatçının iç dünyasını, duygularını ve bilinçaltını, doğanın biçimlerini bozarak, kontrast renkler ve çarpık çizgilerle dışa vurmasını esas alan sanat akımıdır. Sinemada ilk kez 'Dr. Caligari'nin Muayenehanesi' filmindeki eğik duvarlar ve tekinsiz gölgelerle somutlaşmıştır.
Doppelgänger (Çift Kişiliklilik)Edebiyat ve sinemada bir kişinin fiziksel veya ruhsal olarak iki farklı benliğe, ikiz bir karaktere sahip olması temasını işleyen motiftir. Alman sinemasının öncülerinden Paul Wegener'in 'Prag'lı Öğrenci' filminde bu tema yoğun şekilde işlenmiştir.
UFA (Universum Film AG)Almanya'nın en önemli tarihi film stüdyosu ve yapım şirketidir. Fritz Lang gibi yönetmenlerin dışavurumcu başyapıtlarını ürettiği ve Nazi döneminde Goebbels tarafından propaganda amacıyla tamamen devletleştirilen sinema merkezidir.
Kara Film (Film Noir)Suç, gerilim, ahlaki belirsizlik ve karanlık atmosferi temel alan, genellikle gölgeli ışık tasarımları kullanan sinema türüdür. Fritz Lang'ın 1931 yapımı 'M' (Lanetli M) filmi, bu türün sinema tarihindeki en erken ve en başarılı örneklerinden biri kabul edilir.
Eğlendirerek Kuvvet ToplamaNazi Almanyası'nda Propaganda Bakanlığı'nın sinema aracılığıyla kitleleri apolitik tutmak, morallerini yüksek tutmak ve rejimden uzaklaştırmamak için uyguladığı eğlenceli komedi ve operet üretme politikasıdır.
Dağ Filmleri (Bergfilm)Alman sinemasına özgü, doğanın vahşetini, yüceliğini ve insanların dağ zirvelerindeki mücadelesini konu alan macera-drama türüdür. Leni Riefenstahl sinema kariyerine ilk olarak bu türdeki filmlerde oyuncu olarak adım atmıştır.
Yeni Alman Sineması1960'ların sonunda geleneksel, ticari Alman sinemasına başkaldıran genç yönetmenlerin başlattığı, toplumsal yabancılaşma ve ülkenin geçmişiyle yüzleşme temalarını işleyen yenilikçi sinema akımıdır.
Buz Üstünde YürümekWerner Herzog'un hasta olan sinema tarihçisi Lotte Eisner'i ziyaret etmek amacıyla Münih'ten Paris'e yaptığı yürüyüş esnasında tuttuğu, kendisine Rausier Edebiyat Ödülü'nü kazandıran günlüğüdür.
Bruno S.Hayatının büyük kısmını akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmiş, Werner Herzog tarafından keşfedilerek 'Herkes Kendine, Tanrı da Hepimize Karşıdır' filminde başrolde oynatılmış amatör oyuncudur.
Alman Sinemasının KâhiniYeni Alman Sineması'nın aykırı yönetmeni Werner Herzog'a, filmlerindeki mistik, kehanetvari atmosfer, şaşırtıcı doğa görüntüleri ve insan psikolojisinin sınırlarını aşan yaklaşımı nedeniyle verilen unvandır.