← Ünite 8
Türk Sinema Tarihi

Ünite 8: 1980 Dönemi Türk Sineması (1980-1990)

Eurimages Fonu ve Türkiye
Avrupa Konseyi'ne bağlı olan ve üye devletlerin sinemacılarına mali destek sağlamak amacıyla kurulan Eurimages fonundan, 1992 yılına kadar 5 Türk firması yararlanmıştır. Bu fon, Türk sinemacılarının Avrupa ülkeleriyle ortak yapımlar (co-production) gerçekleştirmesine zemin hazırlamıştır.
'Sürü' Filminin Uluslararası Başarıları
Zeki Ökten'in yönettiği, Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı 1979 yapımı 'Sürü' filmi; 29. Berlin Film Şenliği'nde Uluslararası Protestan Film Jürisi ve Katolik Film Organizasyonu ödüllerini almış, ayrıca Londra Film Festivali'nde 'En İyi Film' seçilerek uluslararası alanda büyük bir zafer kazanmıştır.
1990 Yılında Kültür Bakanlığı Desteği
Kültür Bakanlığı'nın yardımıyla 1990 yılında 30-35 film desteklenecekken, projelerin zamanında yetiştirilememesi ve maliyet sorunları yüzünden sadece 10-15 film bu destekten yararlanabilmiş ve bunların çoğu ancak festivallerde ödül aldığında gösterim şansı bulabilmiştir.
Atıf Yılmaz'ın 'Dul Bir Kadın' Filminin Ödülü
Atıf Yılmaz'ın Necati Cumalı'nın eserinden uyarladığı, başrollerini Müjde Ar, Nur Sürer ve Yılmaz Zafer'in paylaştığı 1985 yapımı 'Dul Bir Kadın' filmi, 1985 Antalya Film Şenliği'nde 'En İyi Film' seçilmiş, Orhan Oğuz ise 'En İyi Görüntü Yönetmeni' ödülünü almıştır.

Anahtar Kavramlar

EurimagesAvrupa Konseyi'ne dahil ülkelerin malî desteğiyle üye devletlerin sinemacılarına yardım sağlamak ve uluslararası ortak yapımları (co-production) teşvik etmek amacıyla kurulmuş bir fondur. 1992 yılına kadar Türkiye'den 5 film firması bu fondan yararlanma imkanı bulmuştur.
BerdelGüneydoğu Anadolu'da görülen, bir erkeğin ilk eşinden çocuk (özellikle erkek) olmaması durumunda kendi kızını veya akrabasını başkasının kızıyla karşılıklı olarak değiştirerek ikinci evlilik yapması gelenektir. Atıf Yılmaz'ın aynı adlı 1990 yapımı filminde bu göreneğin yanlışlığı ve yarattığı dramlar işlenmiştir.
Alaturka / Arabesk Kapitalizm1980'li yıllarda Türkiye'ye hakim olan liberal ekonomik kargaşanın, 'köşeyi dönmek' anlayışının ve bireysel çıkarcılığın geleneksel yerli motiflerle harmanlanmış biçimidir. Zeki Ökten'in 'Yoksul' ve 'Düttürü Dünya' filmlerinde bu kavrama sert eleştiriler getirilmiştir.
Sorunsal SinemaTürk sinemasının stüdyo, hammadde ve teknolojik altyapı eksikliklerine rağmen; konu zenginliği, biçim-içerik ilişkileri ve artistik yönden en yüksek sanat düzeyini yakaladığı dönemi ifade eden kavramdır.
Co-production (Ortak Yapım)Birden fazla ülkenin film firmalarının finansal ve sanatsal güçlerini birleştirerek ortaklaşa film üretmesidir. Eurimages fonu sayesinde Türk sinemacılar Avrupa ülkeleriyle bu tür ortaklıklara yönelme şansı elde etmiştir.
Kadın Filmleri DönemiAtıf Yılmaz'ın 1980'li yıllarda yoğunlaştığı, kadının sosyal ve cinsel özgürlüğünü, toplum baskısına başkaldırışını, metres hayatlarını ve kimlik arayışlarını merkezine alan filmler serisidir. 'Mine', 'Dağınık Yatak', 'Dul Bir Kadın' gibi yapıtlar bu dönemin örnekleridir.
Yeşilçam MelodramıGenellikle fedakâr, iffetli kadınlar ile fettan, işveli kadınlar gibi keskin klişelere dayanan, izleyiciyi duygulandırmayı amaçlayan klasik Türk sineması türüdür. Yavuz Turgul'un 'Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni' filminde bu türün çöküşü ele alınmıştır.
Yarı-Belgesel / Fresk AnlatımToplumun kenarında yaşayan marjinal kesimlerin (travestiler, hayat kadınları) yaşamlarını, adeta bir duvar resmi (fresk) yapar gibi tarafsız ve gerçeğe yakın bir yapıda belge niteliğinde aktaran sinemasal anlatım biçimidir. Atıf Yılmaz'ın 'Gece, Melek ve Bizim Çocuklar' filmi buna örnektir.
Siyasal Sinema12 Eylül dönemi rejimini, askerî darbenin etkilerini, 68 kuşağı gençlerinin yaşadığı trajedileri ve toplumsal baskıları doğrudan ele alan film türüdür. Atıf Yılmaz'ın 'Bekle Dedim Gölgeye' ve Zeki Ökten'in 'Ses' filmleri bu kategoride yer alır.
Kara GüldürüGülünç ve trajik unsurların bir arada verildiği, izleyicide hem güvensizlik hem de eleştirel bir farkındalık yaratan mizah türüdür. Zeki Ökten'in Kemal Sunal ile çektiği 'Yoksul' ve 'Düttürü Dünya' filmleri alaturka yozlaşmayı bu üslupla yansıtır.
Kuşak Değişimi1980'li yıllarda Türk sinemasında eski kuşak yönetmenlerin yanında yeni ve orta kuşak sinemacıların ağırlık kazanması, sinema anlayışında ve anlatım dilinde köklü bir dönüşümün yaşanması sürecidir.
Hasılat MatematiğiFilmlerin sinema gişelerinden elde ettiği ekonomik gelir hesaplamaları ve gişe başarısı dengesidir. Yavuz Turgul'un 1996 yapımı 'Eşkıya' filmi Türkiye'deki bu gişe matematiğini altüst etmiştir.

Diğer Önemli Bilgiler

Lâle Mansur ve Meral Oğuz'un Ödülleri

Atıf Yılmaz'ın sapık cinsel ilişkilerde mutluluk arayan iki kadını anlattığı 1992 yapımı 'Düş Gezginleri' filmindeki rolleriyle Lâle Mansur Antalya Film Şenliği'nde, Meral Oğuz ise Ankara Film Şenliği'nde 'En İyi Başoyuncu' ödülüne layık görülmüştür.

Yavuz Turgul'un 'Muhsin Bey' Filminin Uluslararası Ödülü

Yavuz Turgul'un yönettiği, Şener Şen ve Uğur Yücel'in başrollerini paylaştığı 1987 yapımı 'Muhsin Bey', 24. Antalya Film Festivali'nin yanı sıra İspanya'da düzenlenen 36. San Sebastian Film Festivali'nde (1988) ve 7. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde ödüller kazanmıştır.

Yavuz Turgul'un 'Eşkıya' Fenomeni (1996)

Yavuz Turgul'un yönettiği, Şener Şen ve Uğur Yücel'in oynadığı 1996 yapımı 'Eşkıya', Türkiye'deki gişe hasılat matematiğini altüst etmiş ve Cudi dağlarından İstanbul'a gelen bir eşkıyanın efsanesini işleyerek yurt dışında da büyük ilgi görmüştür.

Atıf Yılmaz'ın 'Gece, Melek ve Bizim Çocuklar' Filmi

Atıf Yılmaz'ın 6. Ankara Film Şenliği'nde (1994) açılış filmi olarak gösterilen bu yapımı; Beyoğlu'nun arka sokaklarında yaşayan hayat kadınlarını, travestileri ve eşcinselleri konu alan yarı-belgesel nitelikte bir romanesk fresktir.

Zeki Ökten'in 'Ses' Filminin Anlamı

Tarık Akan ve Nur Sürer'in oynadığı 1986 yapımı 'Ses', hapishaneden yeni çıkmış bir mahkûmun kendisine işkence eden celladın sesini arayışını ve kurban ile celladın psikolojik olarak yer değiştirmesini işleyen 'sessiz bir protesto' niteliğinde 12 Eylül filmidir.

Sınavda Dikkat Et

  • Atıf Yılmaz'ın 1980'li sinemasının iki temel aksı olduğunu unutmayın: 'toplumsal taşlamalı güldürüler' ve 'kadın/sevgi filmleri'. Sınavda bu ayrıma dikkat edin.
  • Eurimages fonunun tanımını iyi kavrayın; bu fonun Avrupa Konseyi'ne dahil ülkeler arasında ortak film üretimine (co-production) destek olmak için kurulduğunu karıştırmayın.
  • Zeki Ökten'in uluslararası alanda büyük ödüller kazanan destansı filminin 'Sürü' olduğunu (Düşman ile karıştırmamak suretiyle) mutlaka aklınızda tutun.
  • Yavuz Turgul'un sinemaya senarist olarak başlayıp sonradan 'Fahriye Abla' ile yönetmenliğe geçtiğini, 'Muhsin Bey' ve 'Eşkıya' ile büyük başarılar kazandığını unutmayın.
  • Kemal Sunal'ın oynadığı Zeki Ökten filmlerinden 'Yoksul' ve 'Dütdürü Dünya'nın klasik mutlu sonlu Kemal Sunal komedilerinden farklı olarak kara güldürü ve toplumsal çöküş içerdiğini göz ardı etmeyin.
  • Atıf Yılmaz'ın 'Adı Vasfiye' filminde düşmüş bir kadının yaşamını dört ayrı erkeğin görüşüyle anlatarak Türk sinemasında bir ilke imza attığını hatırlayın.
  • 1996 yapımı 'Eşkıya' filminin Yavuz Turgul tarafından yönetildiğini ve Türkiye'deki gişe/hasılat matematiğini altüst eden devrim niteliğinde bir yapım olduğunu unutmayın.