Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » Sosyoloji Lisans Programı » Kentsel Yenileşme Ve Kentsel Dönüşüm
← Ünite 5

Ünite 5: 1980 Sonrası Büyük Ölçekli Projeler ve Kentsel Dönüşüm: Baltımore ve Londra ÖrnekleriKonuyla İlgili Metin

myders hazırladı Ders kitabında bu ünite için okuma parçası basılmamış. Aşağıdaki metin ünite içeriğinden hazırlandı; kitaptan alıntı değildir.

Küresel Vitrinler ve Bölünmüş Kentlermyders hazırladı

Gündelik hayatımızda yanından geçip gittiğimiz devasa gökdelenler, lüks kıyı boyu rekreasyon alanları, modern kongre merkezleri ve ışıltılı alışveriş pavyonları aslında tesadüfen inşa edilmiş yapılar değildir. Bunlar, 1980 sonrasında tüm dünyayı etkisi altına alan küreselleşme ve ekonomik yeniden yapılanma rüzgarının kentlerimize vuran en somut yansımalarıdır. Bu ünite, her gün televizyonlarda veya seyahatlerimizde hayranlıkla izlediğimiz bu büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinin arka planındaki ekonomik mücadeleyi, yaratılan devasa rant paylaşımını ve bu süreçlerin kent sakinlerinin yaşamlarını nasıl kökten değiştirdiğini anlamamızı sağlıyor. Baltimore ve Londra gibi dünya metropollerinin liman bölgelerinde yaşanan dönüşümler, sadece mimari birer yenilenme hamlesi değil; aynı zamanda kentlerin üretim merkezleri olmaktan çıkıp finans, turizm ve hizmet sektörünün vitrinleri haline gelişinin hikayesidir. Bu projeler ilk bakışta köhneleşmiş, terk edilmiş sanayi alanlarını canlandırarak şehirlere yeni bir soluk getiriyor gibi görünse de, madalyonun diğer yüzü çok farklı bir toplumsal gerçeğe işaret eder. Kamu kaynaklarıyla finanse edilen bu dev yatırımlar, kentin çehresini güzelleştirirken arka sokaklardaki derin yoksulluğu, işsizliği ve sosyal dışlanmayı ortadan kaldırmamakta, aksine kenti zenginlerin korunaklı alanları ile yoksulların gözden ırak mahalleleri olarak ikiye bölmektedir. Bu üniteyi tamamladığınızda, yaşadığınız veya ziyaret ettiğiniz şehirlerdeki büyük kentsel projelere sadece estetik birer yapı olarak değil, kimin için ve ne pahasına yapıldıklarını sorgulayan eleştirel bir gözle bakmaya başlayacaksınız. Karar alma süreçlerinde yerel halkın neden dışlandığını, 'aşağı süzülme' teorisinin neden her zaman işlemediğini ve kentsel dönüşümün nasıl bir soylulaştırma ve yerinden etme aracına dönüşebildiğini kavramak, geleceğin kent yöneticileri, plancıları veya sadece duyarlı birer kent sakini olarak daha adil, eşitlikçi ve demokratik yaşam alanları talep etmenizin yolunu açacaktır.