Bir yıl içinde bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden demografik bir göstergedir. Toplam ölüm sayısının yıl ortası veya genel nüfusa bölünmesi ve bin ile çarpılması suretiyle hesaplanır; örneğin Türkiye'de 2014 yılında kaba ölüm hızı binde 5,1 olarak kaydedilmiştir.
Bebek ölüm hızı
Bir yıl içinde bin canlı doğum başına düşen 1 yaş altı bebek ölümü sayısını belirten kritik bir kalkınmışlık göstergesidir. Türkiye'de 1970'lerde binde 130 olan bu oran, ekonomik ve sağlık alanındaki gelişmelerle 2014'te binde 11 seviyesine kadar gerilemiştir.
Çocuk ölüm hızı
Belirli bir takvim yıl ли içinde 1-4 yaş grubunda gerçekleşen ölüm sayısının, aynı yaş grubundaki toplam çocuk nüfusa bölünmesi ve binle çarpılmasıyla elde edilen orandır. Genellikle bebek ölüm hızıyla birlikte bir ülkenin sağlık ve yaşam kalitesini ölçmekte kullanılır.
Beş yaş altı ölüm hızı
Bebeklik ve çocukluk dönemindeki ölüm olaylarının bileşik düzeyini gösteren ve bir doğum kuşağı içinden beş yaşına kadar ölenlerin oranını veren demografik bir ölçüttür. Örneğin 2005 yılında bu oran Afrika'da binde 149 iken Kuzey Amerika'da binde 11 olmuştur.
Beklenen yaşam süresi
Yeni doğan bir bebeğin mevcut ölüm risklerine göre ortalama kaç yıl yaşayacağını tahmin eden ve ülkelerin gelişmişlik düzeyini yansıtan temel bir göstergedir. Dünyada bu sürenin en yüksek olduğu ülke 82,3 yıl ile Japonya'dır.
Doğuşta beklenen yaşam süresi
Doğan bir çocuğun, o dönemdeki yaşa özel ölüm hızlarına göre ortalama ne kadar yaşayacağını gösteren ve ülkelerin yaşam kalitesini kıyaslamada kullanılan kilit bir demografik istatistiktir. Küresel ortalama 67 yıl civarındadır.
Ölüm karşısında toplumsal eşitsizlikler
Ölüm hızlarının ve ortalama yaşam süresinin toplumsal sınıflara, mesleklere ve gelir düzeylerine göre farklılık göstermesini ifade eden sosyolojik bir kavramdır. Örneğin Fransa'da ölüm hızı düşerken bundan en az faydalanan kesim işçiler ve ücretliler olmuştur.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Demografik dönüşüm
Toplumların yüksek doğum ve ölüm oranlarından düşük doğum ve ölüm oranlarına geçiş sürecini tanımlayan demografik modeldir. Bu sürecin sonunda doğurganlık ve ölüm hızlarının azalmasıyla birlikte nüfusun yaşlanması gibi olgular ortaya çıkar.
Nüfusun yaşlanması
Toplam nüfus içerisinde yaşlı nüfus oranının demografik olarak artış göstermesini ifade eden bir olgudur. Bu durum temel olarak doğurganlığın azalması ve ölüm yaşının ilerlemesi (ölümlerin azalması) sonucunda gerçekleşir.
Yaşa göre ölüm hızı
Belirli bir yaş grubundaki bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden özel bir demografik orandır. X yaşındaki ölümlerin X yaşındaki nüfusa bölünmesi ve bin ile çarpılmasıyla hesaplanır.
Nedenlerine göre ölüm hızı
Bin kişi başına düşen belirli bir hastalıktan veya dış etkenden (örneğin kalp krizi, trafik kazası veya alkol zehirlenmesi) kaynaklanan ölüm sayısını ifade eden orandır. Belirli sağlık sorunlarının toplum üzerindeki yükünü analiz etmekte kullanılır.
Biyolojik etkenler
Ölüm hızlarını etkileyen yaş ve cinsiyet gibi doğuştan gelen özellikleri kapsayan etkenlerdir. Ancak sosyolojide bu kategorilerin de toplumsal olarak kurulduğu ve kültürlere göre farklı deneyimlendiği vurgulanmaktadır.
Toplumsal etkenler
Eğitim seviyesi, meslek türü, çalışma koşulları ve sosyo-ekonomik statü gibi bireylerin yaşam koşullarını belirleyen ve ölüm oranlarını doğrudan etkileyen etkenlerdir. Örneğin mavi yakalı işçilerin inşaatlarda veya madenlerde daha yüksek ölüm riskine maruz kalması bunun sonucudur.