← Ünite 12
Sosyal Psikolojiye Giriş 2

Ünite 12: Sosyal Dünyanın İnşası 3: Söylem ve Psikoloji

Ian Parker ve Söylem Tanımı (1992)
Psikolojide söylem analizi ve eleştirel duruşun en ünlü siması olan Ian Parker, 1992 yılında yayımladığı eserinde söylemi 'bir nesneyi inşa eden ifadeler takımıdır' şeklinde tanımlayarak bu alandaki dikkat çekici uyarılarını ve teorik temellerini ortaya koymuştur.
Potter ve Wetherell'in Yeni Zelanda Çalışması (1987)
Söylem analizi, sosyal araştırma dünyasına ve psikoloji alanına ilk olarak 1987 yılında Jonathan Potter ve Margaret Wetherell'in Yeni Zelandalı Avrupalılarla yürüttükleri ırkçı tutumlar üzerine meşhur araştırmalarını yayınlamalarıyla resmen takdim edilmiştir.
Edwards ve Arkadaşlarının Mobilya Makalesi (1995)
Derek Edwards, Jonathan Potter ve Ashmore'un 1995 yılında kaleme aldığı meşhur mobilya makalesi, söylemsel psikoloji ile eleştirel söylemsel psikoloji arasındaki epistemolojik ayrışmanın ve tartışmaların fitilini ateşleyen klasikleşmiş bir metindir.
İstanbul Üniversitesi Sosyal Psikoloji Anabilim Dalı
İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü Sosyal Psikoloji Anabilim Dalı, on beş yılı aşkın süredir ana akım pozitivist psikolojiden radikal bir yolla ayrışarak eleştirel psikoloji, niteliksel psikoloji ve söylem çalışmaları yürütmektedir.

Anahtar Kavramlar

SöylemBir nesneyi, olayı veya kişiyi inşa eden ifadeler takımıdır. Kelimelerin sözlükte sabit anlamları olmadığını, aksine içinden konuşulan bağlamda anlam kazandığını savunur; örneğin 'modern kadın' veya 'muhafazakâr kadın' söylemleri gibi.
Eylem odaklı söylemDilin sadece düşünceyi veya niyeti aktaran bir araç değil, bizzat eylemin kendisi olduğunu öne süren özelliktir. Örneğin bir arkadaşı yemeğe davet etmek veya 'demokratik' olduğunu söylemek birer dil içi eylem icrasıdır.
İnşa edici söylemDilin ve konuşmanın insanlara sosyal bir gerçeklik kurması ve dünyayı nitelendirmenin çoklu ihtimallerine kapı aralamasıdır. Örneğin bir öğretim üyesinin öğrencilerine 'çocuklar' veya 'arkadaşlar' diye hitap ederek farklı hiyerarşik gerçeklikler kurmasıdır.
Argümantatif retoriksel bağlamDilin kullanımının her zaman birbiri ardısıra gelen etkileşime ve duruma gömük olması, kurulan gerçeklik versiyonunun işlevsel ve dinleyiciyi ikna edici nitelik taşımasıdır.
Söylemsel PsikolojiGündelik konuşmalarda kişilerin karşılıklı etkileşimlerini nasıl idare ettiğine ve dilin icracı pratiklerine odaklanan yaklaşımdır. Örneğin 'çok öfkeliyim' diyen birinin öfkeyi konuşma akışında nasıl inşa ettiğini inceler.
Eleştirel Söylemsel PsikolojiKarşılıklı konuşma etkileşimini yöneten ideolojileri, bu ideolojilerin kurduğu kimlikleri ve özne konumlarını inceleyen yaklaşımdır; Foucaultcu söylem analizi olarak da bilinir.
Eleştirel Söylem Analiziİnceleme odağını kişiler arası etkileşimden ideoloji boyutuna taşıyan, baskın ideolojinin tüm anlamaları nasıl inşa ettiğini ortaya koyan ve baskı altında tutulan alternatif söylemlerin işitilebilirliğini artıran yaklaşımdır.
Konuşma AnaliziSöylemsel psikolojinin temelinden etkilendiği; gündelik etkileşimlerdeki konuşmalarda anlamın müzakere edilmesini ve konuşma eylemlerinin (özür dilemek, mazeret bulmak vb.) kalıplarını inceleyen alandır.
Bağlama gömüklükKonuşmaların ve metinlerin birbiri ardısıra gelen etkileşim bağlamına ait olması durumudur; kelimelerin anlamları soyut değil, içinde geçtiği söylemsel bağlama bağlı olarak şekillenir.
Söylemsel kaynaklarİnsanların karşılıklı etkileşimleri sırasında konuşurken veya yazarken sözlerinin içine çekip aldıkları ya da dışarda bıraktıkları ideolojik ve kültürel birikimlerdir.
Özne konumuBaskın söylemlerin ve ideolojilerin bireylere biçtiği yer ve roldür; örneğin genç bir çalışanın iş hayatında 'genç çalışan' olarak konumlandırılması ve bu konumun getirdiği eylem kalıpları.
Eleştirel gerçekçilik ve görececilikSöylem analizinde psikolojik bilginin nasıl kurgulanması gerektiğine dair epistemolojik bir çekişmedir; Edwards ve Potter'ın görgülcü/söylemsel yaklaşımı ile Parker'ın eleştirel görececilik karşıtı görüşleri arasındadır.

Diğer Önemli Bilgiler

Türkiye'de İlk Psikoloji Çıkışlı Söylem Çalışması (1996)

Sibel Arkonaç ve Oya Paker tarafından 1996 yılında gerçekleştirilen 'Türkiye’de Modernite ve Kadın' başlıklı çalışma, Türkiye akademik psikolojisinde yapılan ilk psikoloji çıkışlı söylem analizi çalışması olma özelliğini taşımaktadır.

Dağlıca Baskını Gazete Manşetleri Araştırması

Sibel Arkonaç, Göklem Tekdemir-Yurtdaş ve Çağatay Çoker tarafından 2012 yılında yürütülen bir araştırmada, tüm siyasi kanatlardan gazetelerin bir ay boyunca Dağlıca baskınını başlıklarında ele alış biçimleri birer söylem nesnesi olarak incelenmiştir.

Kızılay Kan Verme Kampanyası Afişi

Şah (2012) tarafından incelenen Kızılay afişindeki 'Bu kan seni unutur mu? Çanakkale’de yatmakta olan şehitlerimizin ruhları anısına Haydi Türkiyem kan vermeye!' ifadeleri, afişin okuyucusuna eylem anlamında ne yaptığını irdeleyen somut bir metin örneğidir.

Loughborough Grubu (İngiltere)

Derek Edwards, Jonathan Potter, Michael Billig, Charles Antaki, Sue Wilkinson ve Alexa Hepburn gibi isimlerden oluşan İngiltere merkezli Loughborough grubu, söylemsel psikoloji ve konuşma analizi alanının dünyadaki en önde gelen temsilcileridir.

'Söylem Çalışmaları' Kitabı (2012)

Sibel Arkonaç'ın 2012 yılında yayına hazırladığı ve Türkiye'de söylem analizi alanındaki tüm yaklaşım yelpazesini temsil eden ilk çalışmaların toplandığı kitap, bu alandaki akademik araştırmaları teşvik etmek amacıyla basılmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Söylemin tanımının katı bir şekilde yapılamayacağını, anlamın zamanda ve mekânda dondurulamayacağını unutmayın; soru köklerinde 'tarif edilememe' vurgusuna dikkat edin.
  • Ian Parker'ın söylemi 'bir nesneyi inşa eden ifadeler takımı' olarak tanımladığını ezberleyin; bu ifade sınavda sıklıkla soru olarak karşınıza çıkabilir.
  • Söylemin üç temel cephesini (eylem yönelimli, inşa edici, retoriksel bağlam/bağlama gömüklük) birbirine karıştırmayın ve özelliklerini iyi ayırt edin.
  • Söylemsel psikoloji ile eleştirel söylemsel psikoloji arasındaki farkı kaçırmayın: Söylemsel psikoloji anlık dil pratiklerine, diğeri ise ideolojilere ve özne konumlarına odaklanır.
  • Söylem analizinin sosyal araştırma dünyasına 1987'de Potter ve Wetherell'in Yeni Zelanda çalışmasıyla girdiğini unutmayın.
  • Türkiye'deki ilk psikoloji çıkışlı söylem analizi çalışmasının 1996 yılında Sibel Arkonaç ve Oya Paker tarafından yapılan 'Türkiye’de Modernite ve Kadın' olduğunu zihninizde tutun.
  • Kelimelerin anlamlarının sözlüklerde sabit olmadığını, aksine içinde konuşuldukları söylemsel bağlamda inşa edildiğini (bağlama gömüklük) asla göz ardı etmeyin.