Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » Sosyoloji Lisans Programı » Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları
← Ünite 4
Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları

Ünite 4: Toplumsal Cinsiyet ve Edebiyat

Kendine Ait Bir Oda'nın Yayımlanması (1929)
Virginia Woolf’un 1929 yılında yayımlanan Kendine Ait Bir Oda adlı yapıtı, kadınların edebiyat dünyasındaki ikincil konumlarını ve bu ikincilliğin maddi nedenlerini irdeleyen ilk modernist feminist metin olma özelliği taşır. Yazar bu eseri, 1928 yılında Newnham ve Girton kadın kolejlerinde yaptığı konuşmaların genişletilmesiyle oluşturmuştur.
Oxbridge Kütüphanesi Olayı
Virginia Woolf’un yapıtında kurgusal Oxbridge üniversitesinde anlatıcının çimenlerde yürümesinin engellenmesi ve kütüphaneye girmek istediğinde siyah cüppeli bir görevli tarafından 'hanımların ancak bir fakülteli eşliğinde veya tavsiye mektubuyla kabul edilebileceği' söylenerek geri çevrilmesi, kadınların eğitimden mahrum bırakılışını simgeler.
Shakespeare'in Düşsel Kızkardeşi Judith
Virginia Woolf, William Shakespeare'inkiyle aynı dehasına sahip Judith adında hayali bir kız kardeş kurgulayarak, aynı döneme ve yeteneğe sahip olmalarına rağmen bir kadının ev işlerine mahkûm edilişini, eğitim alamayışını ve nihayetinde hamile kalıp intihar etmek zorunda kalışını anlatmıştır.
Simone de Beauvoir ve Kadın İkinci Cins (1949)
İkinci Dalga Feminist Hareketin önde gelen isimlerinden Simone de Beauvoir’ın Genç Kızlık Çağı, Evlilik Çağı ve Bağımsızlığa Doğru alt başlıklarını taşıyan üç ciltlik Kadın İkinci Cins adlı yapıtı, biyolojinin ve psikanalizin kadına bakışını eleştirerek kadının 'öteki' olarak inşasını incelemiştir.

Anahtar Kavramlar

Toplumsal cinsiyetBireyin biyolojik ve fizyolojik özelliklerini ifade eden cinsiyetten farklı olarak, kültürden kültüre değişen ve toplumsallaşmayla öğrenilen sosyo-kültürel bir kurgudur. İkinci Dalga Feminizm ile birlikte sosyal bilimlerde yaygınlaşarak kadınların toplumsal rollerinin irdelenmesinde temel bir analitik kategori olmuştur.
AtaerkillikNüfusun kadın olan yarısının erkek olan yarısı tarafından denetlendiği, erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini doğuştan hak kazanılmış bir üstünlük olarak sunduğu bir yönetim ve toplumsal yapılanma biçimidir. Kate Millett'a göre her türlü sınıf bölünmesinden daha katı ve sürelidir.
Gynocriticism (Jino-eleştiri)Elaine Showalter tarafından 1978 yılında önerilen, kadın yazınını ve kadınların ürettikleri edebî metinleri feminist bir bilinçle inceleyen eleştiri yaklaşımıdır. Yazma etkinliğinin toplumsal cinsiyetçe belirlendiği ve kadın yazınının her zaman dişil ve eril gelenekle diyalog içinde olduğu savına dayanır.
Fransız feminizmi1970'li yıllarda Fransa'da Julia Kristeva, Luce Irigaray, Hélène Cixous gibi isimler tarafından geliştirilen ve odağına dil meselesini alan feminist eleştiri akımıdır. Psikanaliz ve yapısökümcülüğün verileriyle kadının patriarkal dille ilişkisini sorgulamışlardır.
Écriture féminine (Kadınsı yazı)Fransız feministlerinin erkeğin üstün ve merkez olduğu phallogocentric dili kırmak için önerdiği, kaynağını kadın bedeninden alan, yenilikçi ve dil kurallarına aldırış etmeyen yazı biçimidir. Alışılmış söz dizimi mantığını altüst ederek kadının kendi benini metne koymasını sağlar.
Öteki (The Other)Erkek egemen toplumun erkeği norm ve özne olarak kabul etmesine karşılık, kadını erkeğe göre tanımlayarak konumlandırdığı ikincil ve özsel olmayan varlık durumudur. Simone de Beauvoir, kadının edebiyatta ve toplumsal hayatta bir 'öteki' olarak kurgulandığını belirtmiştir.
Cinsel politikaKate Millett'ın güçlülük temeline dayanan, bir grup insanın bir başka grup tarafından yönetildiği düzenleri tanımlamak için kullandığı ve cinselliğin politik nitelik taşıyan bir sınıflama olduğunu kanıtlamaya çalıştığı kavramdır.
PhallogocentricJacques Derrida'nın sözmerkezli (logocentric) ve fallus-merkezli (phallocentric) terimlerinin birleştirilmesiyle oluşmuş, Batı kültürünün erkeğin üstün ve merkez olduğu varsayımına dayandığını ifade eden kavramdır.
Birinci Dalga Feminizm19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında etkin olan, kadınların yaşamın her alanında erkeklerle eşit haklara sahip olma talebiyle kamuoyunun gündemini belirleyen öncü kadın hareketidir.
İkinci Dalga Feminizm1960'larda başlayıp 1990'lara uzanan, cinsiyet ile toplumsal cinsiyet ayrımını vurgulayan, ataerkil toplum yapılanmasını, kapitalizmi ve heteronormatif sistemi eleştiren feminist hareket dönemidir.
Dişil evreElaine Showalter'ın kadın yazınının gelişiminde erkek takma adlarının kullanılmaya başlandığı 1840'lardan George Eliot’un öldüğü 1880 yılına kadarki dönemi tanımladığı evredir; bu evrede kadın yazarlar egemen geleneğin yöntemlerini taklit etmiştir.
Feminist evreElaine Showalter'ın 1880'den kadınların oy hakkı kazandığı 1920'ye kadar olan dönemi tanımladığı evredir; bu dönemde kadın yazarlar egemen değerleri protesto etmiş ve kendi hak ile değerlerini savunmuşlardır.
Kadın evresiElaine Showalter'ın 1920'den günümüze uzanan ve 1960'larda yeni bir özbilincin kazanıldığı dönemi içeren evresidir; bu evrede kadın yazarlar özerkliğe adım atarak kimlik arayışına yönelmişlerdir.
BitextualElaine Showalter'ın kadın yazınının hem dişil hem de eril edebî gelenekle aynı anda diyalog içinde olduğunu ifade etmek için kullandığı kavramsal niteliktir.

Diğer Önemli Bilgiler

Kate Millett ve Cinsel Politika (1970)

Kate Millett’ın 1970 yılında yayımlanan Cinsel Politika adlı yapıtı, ataerkil sistemi kadınların erkekler tarafından denetlendiği bir yönetim biçimi olarak tanımlar ve D. H. Lawrence, Henry Miller gibi erkek yazarların metinlerindeki cinsiyetçi ideolojileri eleştirir.

Betty Friedan ve Kadınlığın Gizemi (1963)

Betty Friedan’ın 1963 yılında yayımlanan The Feminine Mystique (Kadınlığın Gizemi) adlı yapıtı, ataerkil yapının inşa ettiği kadın stereotiplerinin popüler kültür aracılığıyla kadınlara nasıl dayatıldığını ve kadının toplumsal inşasının bu yolla nasıl yeniden üretildiğini incelemiştir.

Germaine Greer ve İğdiş Edilmiş Kadın (1971)

Germaine Greer’in 1971 yılında yayımlanan Female Eunuch (İğdiş Edilmiş Kadın) adlı yapıtı, kadınların geleneksel rollerle nasıl kısıtlandığını ve beden yabancılaşmasını irdeleyen İkinci Dalga Feminizmin önemli metinlerinden biridir.

Elaine Showalter ve Kendilerine Özgü Bir Edebiyat (1977)

Elaine Showalter’ın A Literature of Their Own adlı 1977 tarihli çalışması, Brontë'den Lessing'e İngiliz kadın romanciların 19. ve 20. yüzyılda kendilerine has bir edebiyatı inşa ederken karşılaştıkları güçlükleri ve dişil, feminist, kadın evrelerini incelemiştir.

Gilbert ve Gubar'ın Tavanarasındaki Çılgın Kadın Çalışması (1979)

Sandra Gilbert ve Susan Gubar’ın 1979 yılında yayımladıkları The Madwoman in the Attic adlı kapsamlı çalışma, Harold Bloom’un 'etkilenme endişesi' kuramını 19. yüzyıl kadın yazarlarının yaşadığı endişeleri açığa çıkarmak için feminist bir perspektifle yorumlamıştır.

Hélène Cixous ve Medusa’nın Gülüşü (1976)

Hélène Cixous’nun 1976 yılında yayımlanan Medusa’nın Gülüşü adlı makalesi, kadınların bedenlerinden olduğu gibi yazıdan da sürüldüklerini belirterek kadının kendi benini yazması ve metne kendini koyması gerektiği tezini savunmuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • Virginia Woolf’un 'Kendine Ait Bir Oda' (1929) yapıtının adı, yazarı ve temel argümanı (para ve kendine ait oda gereksinimi) sınavda sıkça sorulur; karıştırmayın.
  • Simone de Beauvoir’ın 'Kadın İkinci Cins' adlı yapıtının 3 cilt olduğu ve kadının 'öteki' olarak inşasını incelediği bilgisi sınavda detay olarak karşınıza çıkabilir.
  • Kate Millett’ın 'Cinsel Politika' yapıtı ile eleştirdiği erkek yazarlar (D. H. Lawrence, Henry Miller, Norman Mailer, Jean Genet) mutlaka bilinmelidir.
  • Elaine Showalter’ın önerdiği 'gynocriticism' (jino-eleştiri) terimi ile kadın yazınının üç evresi (Dişil, Feminist, Kadın) sınav sorularının favori konularındandır.
  • Fransız feministleri (Cixous, Irigaray, Kristeva) ile 'écriture féminine' ve 'phallogocentric' kavramlarının dil odaklı olduğunu unutmayın.
  • Sandra Gilbert ve Susan Gubar’ın 'Tavanarasındaki Çılgın Kadın' adlı çalışmasının Harold Bloom'un kuramıyla ilişkisini göz ardı etmeyin.
  • Cinsiyet (sex) ile toplumsal cinsiyet (gender) arasındaki biyolojik ve sosyo-kültürel ayrım, ünitenin temel temelini oluşturduğu için her test grubunda yer alabilir.