Bu bölümde anayasanın tekrar yürrülüğe girmesiyle birlikte halkı temsil eden Meclis-i
Mebusan’nın açılması ve seçimler üzerine durulmuştur. Gerçekten II. Meşrutiyet’ten sonraki
Türk tarihi, artık hükümdarın hukukunun sınırladırıldığı, parlamentonun ön plana çıktığı bir
seyri takip etmiştir. Seçimler, I. Meşrutiyet’teki gibi değldir. Artık bir seçim kanunu vardır ve
iki dereceli de olsa, erkek ve belli hukuka sahip olanlar oy kullansa da halk oyunu kendini
temsil edenleri seçmek için vermektedir. Seçim kanununun bu özelliği o dönemde de
eleştirilmiştir. Ancak halkın oy kullanmasına dair kazanımı çok önemlidir. Yapılan ilk
seçimlere Jön-Türk gruplarını temsil eden İTC ve Ahrar Fırkası girmiştir. İTC 1908 ihtilalini
gerçekleştiren yapı olmasının avantajını iyi kullanmış ve 1908-1912 meclisinde en kalabalık
millevekiline sahip olmuştur.
