← Ünite 12

Ünite 12: Yabancı Cisim Kaçması ve Boğulmalarda İlk Yardım — Konu Anlatımı

1Göze Yabancı Cisim Kaçmasında İlk Yardım Yaklaşımları

Göze yabancı cisim kaçması, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan ve hızlı müdahale gerektiren durumlardan biridir. Bu tür durumlarda ilk yardım yaklaşımı, kaçan cismin niteliğine göre iki temel kategoriye ayrılır. İlk kategori toz, kirpik veya küçük partiküller gibi göze batmamış, yüzeysel olarak bulunan küçük maddelerdir. İkinci kategori ise göze batan sivri cisimler veya metal çapakları/tozları gibi ciddi yaralanma riski taşıyan durumlardır.

Toz gibi küçük ve batıcı olmayan maddelerin kaçması durumunda, hastanın gözünü ovuşturması kesinlikle engellenmelidir. Gözün ovulması, yabancı cismin korneayı çizmesine ve kalıcı hasarlara yol açmasına neden olabilir. Bu durumda ilk yardımcı, hastanın gözünü ışığa doğru çevirmeli, alt göz kapağının içine bakmalı ve gerekirse üst göz kapağını açık tutarak inceleme yapmalıdır. Nemli ve temiz bir bez yardımıyla cisim nazikçe çıkarılmaya çalışılır ve hastaya gözünü kırpıştırması söylenir. Eğer cisim bu yöntemlerle çıkmıyorsa, zorlanmadan bir sağlık kuruluşuna sevk sağlanmalıdır.

Göze bir cisim batmışsa ya da kaçan madde metal tozu veya çapak ise müdahale tamamen değişir. Bu durumda göze kesinlikle dokunulmamalı, hiçbir şekilde nemli bezle kompres yapılmamalı veya cisim çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Hasta gerekmedikçe yerinden oynatılmaz, sakinleştirilir ve derhal 112 acil servis aranarak tıbbi yardım istenir. Hastanın en kısa sürede göz uzmanı bulunan bir sağlık kuruluşuna ulaştırılması hayati önem taşır.

2Kulağa ve Buruna Yabancı Cisim Kaçmasında İlk Yardım

Kulağa yabancı cisim kaçması durumunda kulak kanalının hassas yapısı ve kulak zarının zarar görme riski göz önünde bulundurulmalıdır. İlk yardımcının yapacağı en büyük hata, sivri veya delici bir cisimle (cımbız, kürdan, kulak temizleme çubuğu vb.) kulağa müdahale etmeye çalışmaktır. Bu tür girişimler yabancı cismin daha da içeri itilmesine veya kulak zarının yırtılmasına yol açar.

Kulağa yabancı cisim kaçtığında uygulanması gereken bir diğer önemli kural ise kulağa kesinlikle su değdirmemektir. Özellikle nohut, fasulye gibi organik cisimler suyla temas ettiğinde şişerek kulak kanalını tamamen tıkayabilir ve çıkarılmasını zorlaştırabilir. Bu durumlarda ilk yardımcı kulağa müdahale etmeden doğrudan 112'yi aramalı veya hastayı bir sağlık kuruluşuna yönlendirmelidir.

Buruna yabancı cisim kaçması durumunda ise ilk yardım müdahalesi daha pratiktir. İlk yardımcı, hastanın burun duvarına (tıkalı olmayan tarafa) dışarıdan bastırarak diğer delikten kuvvetli bir nefes vermesini (sümkürmesini) ister. Bu kuvvetli hava akımı sayesinde cismin dışarı atılması amaçlanır. Eğer bu işlemle cisim çıkmıyorsa, burun içine cımbız veya benzeri aletlerle müdahale edilmemeli ve derhal profesyonel tıbbi yardım (112) talep edilmelidir.

3Boğulmanın Tanımı, Sebepleri ve Suda Boğulma Dinamikleri

Boğulma, solunumun herhangi bir nedenle engellenmesi sonucu vücuttaki dokulara yeterli oksijenin gitmemesi ve bunun neticesinde dokularda bozulma meydana gelmesi durumudur. Hücrelerin ve özellikle beyin dokusunun oksijensizliğe dayanma süresi oldukça kısıtlı olduğundan, boğulma vakalarında saniyeler bile büyük önem taşır.

Boğulmanın pek çok farklı sebebi bulunmaktadır. Bunlar arasında bayılma ve bilinç kaybı sonucunda dilin geriye kaçarak soluk borusunu tıkaması, nefes borusuna sıvı dolması, nefes borusuna yemek veya yabancı cisim kaçması, akciğerlerin fiziksel olarak zedelenmesi, zehirli gazların solunması ve suda boğulma olayları yer alır.

Suda boğulma vakalarında çok önemli bir fizyolojik refleks gerçekleşir: Boğulma sırasında nefes borusu girişinin (laringospazm) kasılmasına bağlı olarak, akciğerlere aslında çok az miktarda su girer. Özellikle soğuk havalarda meydana gelen suda boğulmalarda, suyun soğutucu etkisiyle metabolizma yavaşlar ve hücrelerin oksijensizliğe direnci artar. Bu nedenle, olay üzerinden 20-30 dakika geçmiş olsa bile yapay solunum ve kalp masajına (Temel Yaşam Desteği) derhal başlanmalıdır.

4Suda Boğulmalarda Özel İlk Yardım ve Omurga Güvenliği

Suda boğulma vakalarında ilk yardımın en kritik özelliklerinden biri, yapay solunuma henüz suyun içerisindeyken başlanabilmesidir. Ağızdan ağza ya da ağızdan buruna solunum, kurtarıcı tarafından su içinde sığ noktaya doğru ilerlerken başlatılabilir. Ancak derin sularda bu işlem güvenli olmayacağından, yaralının hızla sığ suya çekilmesi önceliklidir.

Suya yüksekten atlama vakalarında, boğulma riskinin yanı sıra çok ciddi genel vücut travmaları ve omurga kırıkları olasılığı her zaman akılda tutulmalıdır. Bu sebeple, sudan çıkarma ve müdahale esnasında hastanın başı çok fazla arkaya itilmemeli, boyun ve omurga hattı mümkün olduğunca düz tutularak korunmalıdır.

Boğulma vakalarında genel belirtiler arasında nefes almada güçlük, gürültülü, hızlı ve derin solunum, ağızda balgam birikmesi ve köpüklenme, oksijensizliğe bağlı olarak yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma (siyanoz), hastada genel bir sıkıntı hali, sorulan sorulara kararsız ve isabetsiz cevaplar verme ve nihayetinde bilincin tamamen kapanarak bayılmanın gerçekleşmesi yer alır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250