Önceki bölümlerde incelenen basit indeksler yalnızca tek bir maddeyi ele alırken, günlük hayatta birden fazla mal ve hizmet tüketilmesi nedeniyle tek bir maddenin fiyatı yerine çok sayıda maddenin fiyatını takip etme ihtiyacı doğar. Bu tür durumlarda basit indeksler yetersiz kalmakta ve bileşik indekslerin hesaplanması gerekmektedir.
Ekonomi alanında tüketici fiyat indeksi, sanayi üretim indeksi ve konut satış indeksi gibi birçok önemli gösterge bileşik indeks olarak sunulmaktadır. Ancak bu indeksler sadece ekonomi alanında değil, birden fazla mal ve hizmetin değişiminin ölçülmesi gereken her alanda geniş bir uygulama alanına sahiptir.
Birden fazla maddenin takibinde, bu maddelerin önem dereceleri veya ağırlıkları büyük önem arz eder. Eğer sepetteki bütün maddeler eşit öneme sahipse 'tartısız bileşik indeks', maddelerin önem dereceleri birbirinden farklıysa 'tartılı bileşik indeks' hesaplaması yapılmaktadır.
Tartısız bileşik indeksler, aralarındaki önem derecesi farkı gözetilmeksizin eşit ağırlıklı kabul edilen maddelerin aritmetik ortalama temelli hesaplanmasıyla elde edilir. Bu grupta hem 'sabit esaslı tartısız bileşik indeks' hem de 'değişik esaslı tartısız bileşik indeks' hesaplamaları gerçekleştirilebilir.
Sabit esaslı tartısız bileşik indeks hesaplanırken, sepette yer alan her bir madde için ayrı ayrı sabit esaslı basit indeks değerleri bulunur. Ardından her bir yıl için hesaplanan bu basit indeks değerlerinin aritmetik ortalaması alınarak yıllar itibarıyla genel indeks değerlerine ulaşılır.
Değişik esaslı tartısız bileşik indekslerde ise her madde için değişik esaslı basit indeksler hesaplandıktan sonra yıl bazında aritmetik ortalamaları alınır. Aritmetik ortalama temelli tartısız bileşik indeks hesaplamalarında sabit ve değişik esaslı indeksler arasında doğrudan bir geçiş yapılamamaktadır. Ayrıca seride aykırı değerler bulunması durumunda geometrik ortalama temelli hesaplamalar önerilmektedir.
Maddelerin önem derecelerinin birbirinden farklı olması durumunda tartısız indeks kullanmak yanıltıcı sonuçlar doğurur. Örneğin, bütçe içindeki payları farklı olan ekmek ile patates cipsinin fiyatlarında meydana gelecek %10'luk bir artış bütçeyi aynı ölçüde etkilemez; bu nedenle maddelerin ağırlıkları (tartıları) hesaba katılır.
Tartılı aritmetik ortalama mantığına benzer şekilde, bileşik indekslerde de maddelerin bütçedeki payını yansıtan tartılar kullanılır. Bir öğrencinin ders notu ortalamasında dersin kredisinin tartı olarak kullanılması gibi, fiyat indekslerinde de 'fiyat ile miktar' çarpımı tartı olarak ele alınır.
Zaman serilerinden fiyatların oransal değişimlerini doğru biçimde ortaya koyabilmek için başlangıç dönemine ait fiyatlar esas alınır. Tartının oluşturulmasında kullanılan miktar unsuru için ise ya başlangıç dönemi miktarları ($M_0$) ya da hesaplanan dönemin miktarları ($M_i$) tercih edilir.
Laspeyres Fiyat İndeksi, başlangıç (temel) dönemindeki fiyat ve miktarları tartı olarak kullanan tartılı bir bileşik indekstir. Temel amacı, başlangıç dönemindeki tüketim kalıbının cari dönemde sürdürülebilmesi için ne kadar ödenmesi gerektiğini göstermektir; TÜİK tarafından hayat pahalılığındaki değişimlerin ölçülmesinde bu yöntemden yararlanılır.
Paasche Fiyat İndeksi ise Laspeyres indeksine benzemekle birlikte, sabit bir tüketim kalıbı yerine hesaplanan dönemin tüketim kalıbını dikkate alır. Yani tartı olarak cari dönemin miktarları ($M_i$) kullanılır, bu da her dönem tüketim sepetinin güncellenebilmesine olanak tanır.
Laspeyres indeksinde payda kısmı her dönem için sabittir ve temel dönem harcamasını gösterirken, Paasche indeksinde her dönemin kendi miktar yapısına göre payda ve paylar yeniden şekillenir.
Tüketim kalıbının zamanla değişmesi, temel dönemin eskimesi veya her dönem farklı tartı kullanılmasının yarattığı dezavantajları ortadan kaldırmak için Fisher'in İdeal İndeksi kullanılır. Bu indeks, Laspeyres ve Paasche Fiyat İndekslerinin formüllerinin çarpılıp karekökünün alınmasıyla (geometrik ortalamasıyla) elde edilir.
Fiyat indekslerinin bir diğer kritik kullanım alanı, parasal miktarlarla açıklanan cari fiyat serilerinin reel hale dönüştürülmesidir (deflate edilmesi). Cari fiyat serileri enflasyon etkisini barındırdığı için dönemler arası gerçek karşılaştırmalara imkan vermez.
Reel fiyat serisine ulaşabilmek için, her yılın cari fiyat değeri o yıla karşılık gelen sabit esaslı indeks değerine bölünür ve 100 ile çarpılır. Bu sayede enflasyon etkisinden arındırılmış, satın alma gücündeki gerçek değişimi yansıtan reel değerler elde edilir.