Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Kentsel arama kurtarma çalışmaları, doğası gereği hem afetzedeler hem de kurtarma personeli için son derece riskli ve tehlikeli ortamlar barındırır. Bu tehlikelerin başında hasar görmüş altyapılar gelmektedir; yollar, köprüler, haberleşme, elektrik ve doğal gaz hatları büyük hasar görmüş olabilir. Olay yerine ulaşım aşamasında ise hem hava hem de kara ulaşımında ciddi riskler mevcuttur. Hava yolu ulaşımında ani sıcaklık değişimleri, hava hastalığı (uçak tutması), ekipman yükleme/boşaltma tehlikeleri ve helikopter iniş-biniş güvenliğine dikkat edilmelidir. Karayolunda ise bozulmuş trafik düzeni, yoğun kaçışlar ve hasarlı yol altyapısı nedeniyle asla güvenlikten taviz verilmemelidir; açık kasa araçlarda personel taşınmamalı, ekipmanlar kapalı kutularda muhafaza edilmeli ve araçlar konvoy hâlinde uygun şekilde işaretlenmelidir.
Çalışma alanlarında en ölümcül risklerden biri ikincil çökmelerdir. Artçı depremler, titreşimler, patlamalar veya terör saldırılarındaki ikinci patlamalar nedeniyle hasarlı binalar her an yeniden çökebilir. Bu nedenle uzman inşaat mühendisleri ve kolluk kuvvetlerinden onay alınmadan çalışmalara başlanmamalı, komşu binaların da yıkılma riski değerlendirilerek tahkimat yapılmalıdır. Ayrıca her enkazda yangın tehlikesi mevcuttur ve yangın durumunda arama kurtarma çalışmaları söndürme faaliyetleriyle eş yürütülmelidir. Gaz hatları ve LPG tüplerindeki kaçaklar patlama riskini artırır; bu yüzden sürekli gaz ölçümleri yapılmalıdır. Şebeke suyu, yağmur veya söndürme sularının birikmesi ise mahsur kalanların boğulmasına yol açabileceği için su tahliyesi derhal sağlanmalıdır.
Ortamda bulunan toksik ve kimyasal maddeler, yoğun toz ve birikmiş gazlar hem ekiplerin hem afetzedelerin solunum sistemini tehdit eder; bu nedenle uygun kişisel koruyucu donanımlar (KKD) eksiksiz kullanılmalıdır. Yıkıntılar arasında yerinden oynamış tuğlalar, beton bloklar, sivri demir uçları, açıkta duran kablolar ve keskin cisimler düşen/uçan nesne veya yaralanma riskleri oluşturur. Kopmuş elektrik telleri nedeniyle bölgenin elektriği derhal kesilmelidir. Çalışma yapan iş makinelerine karşı güvenli yaklaşım mesafesi korunmalı, iş makineleri kesinlikle insan taşıma amacıyla kullanılmamalıdır. Beton kırma ve kesme işlemlerinin yarattığı aşırı gürültüye karşı kulak koruyucular takılmalıdır.
Afet sonrası kirlenmiş su ve hava kaynakları zehirlenmelere ve salgın hastalıklara davetiye çıkarır; ekipler yanlarında temiz su taşımalı veya arıtma cihazı bulundurmalıdır. Ölü ve yaralılarla temas sırasında vücut sıvılarına karşı eldiven, maske ve gözlük kullanılarak dekontaminasyon kurallarına uyulmalı, atıklar tıbbi atık kaplarına atılmalıdır. Yoğun çalışma temposunda sağlıksız beslenme ve sıcak havalarda bozulan gıdalar zehirlenmelere yol açabilir. Zorlu hava şartlarına karşı uygun kıyafetler seçilmeli, personelin fiziksel kondisyonu ve psikolojik hazırlığı yüksek tutulmalıdır. Olay yerindeki yakınlarını kaybetmiş kişilerin taşkınlıklarına karşı sabırlı olunmalı, operasyon kolluk kuvvetleri gözetiminde yürütülmelidir.
Kentsel arama kurtarmanın en sık karşılaşılan durumu bina çökmeleridir. Verimli bir operasyon için ilk olarak stratejik olay yeri değerlendirmesi yapılmalıdır. Bu değerlendirmenin ilk adımı binanın çökme nedenini tespit etmektir. Depremler, yangınlar, aşırı yüklenme, projelendirme hataları, yapım tekniklerine uyulmaması, bina yaşlanması, bilinçsiz tadilatlar (örneğin kesilen kolonlar), toprak kaymaları, gaz patlamaları ve sabotajlar çökme nedenleri arasındadır. Çökme nedeni, kurtarma ekiplerinin karşılaşacağı karakteristik tehlikeleri ve dolayısıyla uygulanacak taktikleri doğrudan belirler.
Olay yerindeki tehlikeler detaylıca analiz edilmeli, binanın yapısı (konut, hastane, okul gibi kullanım amacı; betonarme, ahşap, yığma veya çelik taşıyıcı sistemi; kat sayısı; tadilat görüp görmediği) incelenmelidir. Bu yapısal veriler, ihtiyaç duyulan personel ve iş makinesi sayısını, arama tekniklerini ve olası riskleri ortaya koyar. Binada bulunanların ve mahsur kalanların sayısı, görgü tanıkları ve kurtarılanlardan alınan bilgilerle tespit edilerek operasyonun öncelikleri ve ne zaman sonlandırılacağı belirlenir. Çökme zamanı da kritik bir veridir; örneğin kış aylarında ısınma sistemleri devrede olduğu için yangın riski yüksektir, gece meydana gelen depremlerde ise insanlar yatak odalarında yakalanır.
Hava şartları (aşırı sıcak/soğuk, kar, yağmur, rüzgâr) hem afetzedeleri hem de kurtarma çalışmalarını doğrudan etkilediği için en az üç günlük meteorolojik tahminler sürekli güncellenmelidir. Binanın çökme şekli (yamyassı/yığılmalı, destekli yana, desteksiz yana, V şeklinde, A şeklinde çökme) doğru analiz edilmelidir. Çökme şekli, afetzedelerin hayatta kalabileceği 'yaşam boşlukları'nın yerini gösterir ve arama kurtarma çalışmalarına yön verir. Betonarme karkas binalarda kolon ve kirişler yıkılsa bile yaşam boşluğu oluşma ihtimali varken, yığma yapılarda tuğlalar un ufak olabileceğinden bu ihtimal daha düşüktür.
Olay mahalline ulaşan ekipler hemen yerleşmeli ve güvenlik tedbirlerini uygulamaya koymalıdır. Olay komuta yeri, bölgeye yakın, güvenli, hâkim bir noktada ve ulaşım yolları açık olacak şekilde seçilmeli, etrafı emniyet şeridiyle çevrilmelidir. Çok sayıda birimin (AFAD, itfaiye, sağlık, kolluk kuvvetleri, uluslararası ekipler, gönüllüler) bir arada çalışması durumunda 'birleşik komuta sistemi'ne geçilmelidir. Bu sistem kaynakların etkili kullanılmasını, israfın önlenmesini, görev kargaşasını ve çatışmaların engellenmesini sağlar. Kurtarma birlikleri ve araçları güvenli bir yere konuşlandırılmalı, tıbbi birimler ve aydınlatma araçları operasyon merkezine yakın bulundurulmalıdır.
Olay yeri güvenlik çalışmalarında öncelik sırası şöyledir: 1. Kurtarmacı personelin güvenliği, 2. Afetzedelerin güvenliği, 3. Diğer vatandaşların güvenliği, 4. Ekipman ve araç güvenliği. Ekip güvenliği için eşli çalışılmalı, haber vermeden hareket edilmemelidir. Afetzedeler çevredeki tehlikelerden korunmalı ve çıkış yolu güvenli hâle getirilmelidir. Ekipman noktası tehlikelerden uzak, kolay ulaşılabilir olmalı ve başında sürekli bir sorumlu bulunmalıdır. Emniyet şeridi çekilmeli, trafik düzenlenmeli, sigara içilmesine asla izin verilmemelidir. Gece çalışmaları ve geniş boşluk araştırmaları için bölge tamamen aydınlatılmalıdır.
Güvenli bir çalışma için dört temel unsur hayati önem taşır: Hasar hareket gözetlenmesi (gözcünün enkazı yüksek bir noktadan izleyerek ikinci çökme veya patlamaları anında haber vermesi), haberleşme (telsiz kanalları, düdük ve el işaretleri planı ile kimlik belirten yelek/kolluklar), kaçış rotası (tehlike anında en hızlı uzaklaşmayı sağlayan, fosforlu spreylerle belirlenmiş güzergâh) ve güvenli bölge (artçı sarsıntı ve patlamalardan uzak, personelin sığınabileceği alanlar). Ayrıca ileri teknoloji ürünleri olan droneler ve arama robotları, tehlikeli ve ulaşılması zor alanların taranmasında büyük güvenlik ve verimlilik sağlar.
Bina çökmeleri, toprak kaymaları ve yangınlarda can güvenliğini sağlamak amacıyla dayanak, destek ve sabitleme çalışmaları yapılır. Keresteler, mekanik/vidalı destek ayakları, hava yastıkları, krikolar, iş makineleri, takozlar ve halatlar bu amaçla kullanılır. Bu çalışmalar, tercihen inşaat veya maden mühendisi gibi uzman teknik elemanlar gözetiminde yapılmalıdır. Destek çalışmalarına hasarlı seviyenin altından başlanmalı, tabanın oturacağı zemin sağlamlaştırılmalı, destekler dışarıdan içeriye doğru kademeli olarak yerleştirilmelidir. Destek türleri dikey destek, yatay destek, pencere/kapı destekleri, iç destek ve dış destek olarak ayrılır. Dikey destek üstteki ağırlığı taşırken, yatay destek koridor ve duvarların yıkılmasını önler.
Enkazda ilerleme çalışmaları yatay ve düşey olmak üzere iki yönde gerçekleştirilir. Düşey yönde ilerleme (kuyu açma), alt katlardaki afetzedeye ulaşmak için üstten aşağıya doğru yapılan 100x100 cm kare veya 80 cm çapında daire şeklindeki kuyu açma çalışmasıdır. Kolon ve kirişler yerine döşeme gibi kırılması daha kolay yapısal unsurlar seçilir, kuyunun her aşamasında mutlaka tahkimat (dayanak) yapılır ve demir uçları ezilir. Yatay yönde ilerleme (dehliz/tünel açma) ise üst üste gelmiş kat aralarındaki afetzedelere ulaşmak için tünel açma çalışmasıdır. En az 90 cm genişlik ve yükseklikte açılan dehlizlerde toz maskesi, baret, gözlük kullanılmalı, çalışana kılavuz ipi bağlanarak dışarıdan kontrol sağlanmalı ve sürekli gaz ölçümleri yapılmalıdır.