Kavram Sözlüğü

Makro İktisat dersindeki 163 kavram, ünite sırasına göre.

Ceteris ParibusÜnite 1

İktisadi analizlerde 'diğer her şey sabitken' anlamına gelen ve birden fazla değişkenin etkisini ayrıştırmak için kullanılan temel bir varsayım yöntemidir. Örneğin mikro ve makro analizlerde bir değişkenin etkisini incelerken diğer faktörlerin değişmediği varsayılır.

MerkantilizmÜnite 1

1450-1776 yılları arasında geçerli olan, bir ülkenin zenginliğinin sahip olduğu kıymetli maden (altın/gümüş) stokuyla ölçüleceğini savunan iktisadi akımdır. Dış ticarette ihracatın teşvik edilip ithalatın kısıtlanmasıyla ülkeye maden girişi hedeflenmiştir.

FizyokrasiÜnite 1

Merkantilizme tepki olarak 18. yüzyılda doğan, zenginliğin kaynağının değerli madenler değil tarımsal üretim olduğunu savunan akımdır. 'Doğal düzen düzenler' ilkesiyle devlet müdahalesine karşı çıkmışlar ve serbest ticareti savunmuşlardır.

Görünmez ElÜnite 1

Adam Smith tarafından ortaya atılan, bireylerin kendi çıkarlarını peşinde koşarken piyasadaki fiyat mekanizması sayesinde farkında olmadan toplumun da yararını maksimum düzeyde gerçekleştirdiğini ifade eden varsayımdır.

Say YasasıÜnite 1

Fransız iktisatçı J.B. Say tarafından ortaya atılan ve 'her arz kendi talebini yaratır' şeklinde özetlenen ilkedir. Ekonominin tam istihdamda dengede olduğunu ve genel bir talep yetersizliği olmayacağını savunur.

Nominal GSYİHÜnite 1

Bir ülkenin sınırları içinde belirli bir yılda üretilen nihai mal ve hizmetlerin, üretildikleri yılın cari piyasa fiyatları üzerinden değeridir. Enflasyon etkisinden arındırılmamıştır; miktar ile cari fiyatların çarpımıyla bulunur.

Reel GSYİHÜnite 1

Bir ülke sınırları içinde belirli bir yılda üretilen nihai mal ve hizmetlerin, baz (temel) yılın sabit fiyatları üzerinden değeridir. Üretim miktarındaki gerçek değişimleri ölçmek için enflasyondan arındırılmış GSYİH ölçüsüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Terkip HatasıÜnite 1

Bireysel düzeyde doğru ve geçerli olan bir davranışın, tüm ekonomi (toplum) düzeyine uyarlandığında aynı olumlu sonuçları vermeyebileceği yanılgısıdır. En klasik örneği Tasarruf Paradoksu'dur.

Tasarruf ParadoksuÜnite 1

Bireysel olarak tasarrufların artırılması kişinin servetini artırırken, tüm bireylerin tüketimi kısıp tasarrufu artırması durumunda toplam talebin düşmesiyle üretimin azalması ve toplumun fakirleşmesi durumudur.

Konjonktürel DalgalanmalarÜnite 1

Reel GSYH'nin uzun dönemli büyüme trendi etrafında periyodik olmayan, birbirini izleyen genişleme ve daralma (zirve ve dip) hareketleridir. Kısa vadeli ekonomik istikrarsızlıkları gösterir.

Phillips EğrisiÜnite 1

Nominal ücret artış oranı veya enflasyon ile işsizlik oranı arasında kısa dönemde ters yönlü (negatif) bir ilişki olduğunu gösteren analizdir. İşsizlik azaldıkça enflasyon artar.

StagflasyonÜnite 1

Bir ekonomide ekonomik durgunluk (işsizlik artışı) ile enflasyonun aynı anda birlikte görülmesi durumudur. 1970'lerdeki petrol krizleriyle ortaya çıkmış ve geleneksel Keynesyen Phillips eğrisi analizini sarsmıştır.

Monetarizm (Parasalcılık)Ünite 1

Milton Friedman öncülüğünde gelişen, enflasyonun temel sebebinin aşırı para arzı artışı olduğunu savunan iktisadi akımdır. Maliye politikası yerine parasal istikrar kurallarını savunurlar.

Rasyonel Beklentiler YaklaşımıÜnite 1

İktisadi karar birimlerinin geleceğe yönelik beklentilerini oluştururken geçmişteki hatalardan ders çıkardıklarını ve mevcut tüm bilgileri akılcı biçimde kullanarak sistematik hata yapmadıklarını savunan Yeni Klasik varsayımdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Okun KanunuÜnite 1

Reel GSYH büyüme hızı ile işsizlik oranındaki değişme arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu belirten kanundur. Ülkenin eşik büyüme oranını aşan her büyüme artışı işsizliği belirli oranda düşürür.

GSYH DeflatörüÜnite 1

Nominal GSYİH'nin Reel GSYİH'ye bölünmesi ve 100 ile çarpılmasıyla elde edilen, üretimin bileşimine göre sepet içeriği her yıl değişebilen ve ithal ürünleri kapsamayan geniş kapsamlı bir fiyat endeksidir.

Anayasal İktisatÜnite 1

Siyasi otoritelerin (hükümetlerin) bütçe açığı, vergi ve kamu harcamaları gibi ekonomik konulardaki yetki ve güçlerinin kötüye kullanılmasını ve popülist politikalar üretilmesini önlemek amacıyla anayasal kurallarla sınırlandırılmasını savunan akımdır.

Harcanabilir Gelir (Yd)Ünite 2

Hanehalkının toplam gelirinden vergilerin çıkarılması ve devlet transfer ödemelerinin eklenmesiyle elde edilen net gelir tutarıdır. Özdeşliği Yd = (Y - T) + TR şeklinde ifade edilir ve tüketim ile tasarrufun en temel belirleyicisidir.

Servet (W)Ünite 2

Tüketicinin sahip olduğu menkul (banka mevduatı, döviz, hisse senedi, tahvil, altın) ve gayrimenkul varlıkların piyasa değerlerinin toplamıdır. Servet arttıkça tüketicinin harcama olanakları ve dolayısıyla tüketim talebi de doğru orantılı olarak artar.

Reel GelirÜnite 2

Tüketicinin parasal geliri ile satın alabileceği mal ve hizmetlerin fiziki miktarını gösteren alım gücüdür. Örneğin 3000 TL gelirle kilogramı 30 TL olan etten 100 kg alınabiliyorsa reel gelir 100 kg ettir.

Otonom Tüketim (C0)Ünite 2

Hanehalkının geliri sıfır olsa dahi beslenme, barınma ve giyinme gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için gerçekleştirdiği gelirden bağımsız harcamalardır. Bu harcamalar geçmiş tasarruflardan ya da borçlanılarak finanse edilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Uyarılmış TüketimÜnite 2

Hanehalkının harcanabilir gelirindeki değişmelere bağlı olarak artan veya azalan tüketim harcaması kısmıdır. Tüketim fonksiyonunda c * Yd ifadesiyle gösterilir.

Marjinal Tüketim Eğilimi (MPC / c)Ünite 2

Harcanabilir gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tüketime ayrıldığını gösteren katsayıdır. Değeri 0 ile 1 arasında yer alır ve tüketim eğrisinin eğimini temsil eder.

Ortalama Tüketim Eğilimi (APC)Ünite 2

Herhangi bir gelir düzeyinde toplam tüketim miktarının harcanabilir gelir miktarına oranını gösteren katsatıdır (APC = C / Yd). Gelir arttıkça APC azalma eğilimi gösterir.

Otonom Tasarruf (S0)Ünite 2

Gelirin sıfır olduğu durumda otonom tüketimi karşılamak için kullanılan negatif tasarruf miktarının mutlak değeridir. Gelir sıfırken otonom tüketim, otonom tasarrufun mutlak değerine eşittir (Co = | - So |).

Marjinal Tasarruf Eğilimi (MPS / s)Ünite 2

Harcanabilir gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tasarrufa yönlendirildiğini gösteren katsayıdır. MPC ile MPS'nin toplamı her zaman 1'e eşittir (MPC + MPS = 1).

Ortalama Tasarruf Eğilimi (APS)Ünite 2

Herhangi bir gelir düzeyinde toplam tasarruf miktarının harcanabilir gelir miktarına oranını ifade eder (APS = S / Yd). APC ile APS'nin toplamı her zaman 1'e eşittir (APC + APS = 1).

Mutlak Gelir HipoteziÜnite 2

Keynes tarafından ortaya atılan, tüketimin cari harcanabilir gelirin artan bir fonksiyonu olduğunu ve gelir arttıkça ortalama tüketim eğiliminin (APC) azaldığını savunan tüketim hipotezidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Klike Etkisi (Mandal / Raket Etkisi)Ünite 2

Duesenberry'nin Nispi Gelir Hipotezi'nde yer alan, tüketicilerin gelirleri azalsa bile yaşam standartlarını düşürmek istemeyerek yakın geçmişteki yüksek tüketim alışkanlıklarını korumaya çalışması durumudur.

Yaşam Boyu Gelir HipoteziÜnite 2

Modigliani, Ando ve Brumberg tarafından geliştirilen, kişilerin tüketimlerini cari gelirlerine değil, çalışma yaşamı boyunca elde edecekleri toplam gelir ve servet beklentisine göre planladıklarını savunan teoridir.

Sürekli Gelir HipoteziÜnite 2

Milton Friedman tarafından geliştirilen, tüketicilerin tüketim kararlarını geçici gelirlerine göre değil, uzun vadede istikrarlı bir şekilde kazanmayı bekledikleri 'sürekli gelir'e göre ayarladıklarını belirten hipotezdir.

Brüt Yatırım (GI)Ünite 2

Belli bir zaman dilimi içerisinde ekonomide ya da bir firmada gerçekleştirilen bina, makine, envanter gibi tüm yeni yatırımların toplam miktarını ifade eder.

Net Yatırım (NI)Ünite 2

Brüt yatırımlardan sermaye mallarının yıpranma payı olan amortismanların (D) çıkarılmasıyla elde edilen net ilave sermaye stokudur (NI = GI - D).

AmortismanlarÜnite 2

Üretim sürecinde kullanılan fabrika binası, makine ve teçhizat gibi fiziksel sermaye mallarının zamanla eskimesi, yıpranması ve verimliliğini kaybetmesi sonucu oluşan değer kaybıdır.

Otonom YatırımlarÜnite 2

Milli gelirden ve ekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak gerçekleştirilen altyapı, AR-GE ve amortisman gibi yatırımlardır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Uyarılmış YatırımlarÜnite 2

Ekonomide harcanabilir gelir seviyesi arttıkça buna paralel olarak artış gösteren yatırımlardır. Gelirdeki değişimin yatırıma yansımasını Marjinal Yatırım Eğilimi (MPI) belirler.

Sermayenin Marjinal Etkinliği (MEC)Ünite 2

Sermaye miktarında meydana gelen bir birimlik artışın (yatırımın) firmanın toplam fiziki ürününde yarattığı artışın piyasa fiyatından değeridir, yani sermayenin marjinal ürün değeridir.

Hızlandıran İlkesiÜnite 2

Net yatırımın mutlak çıktı düzeyine değil, nihai mal talebindeki veya çıktıdaki değişme oranına bağlı olduğunu açıklayan ilkedir (It = w * ΔY).

Tobin'in q TeorisiÜnite 2

James Tobin tarafından geliştirilen, kurulu sermayenin piyasa değerinin (hisse senedi fiyatları) yenileme maliyetine oranını baz alarak yatırım kararlarını açıklayan teoridir (q > 1 ise yatırım yapılır).

Deflasyonist AçıkÜnite 2

Denge GSYH düzeyinin, ekonominin sürdürülebilir potansiyel GSYH düzeyinin altında kaldığı durumda ortaya çıkan ve ekonomide durgunluk ile işsizliğe neden olan talep açığıdır.

Enflasyonist AçıkÜnite 2

Denge GSYH düzeyinin, ekonominin potansiyel GSYH düzeyini aşarak aşırı talep yarattığı ve fiyatlar genel düzeyinin yükselmesine yol açtığı durumdur.

Marjinal İthalat Eğilimi (MPI)Ünite 2

Ulusal gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının ithal mal ve hizmet alımına harcandığını gösteren katsayıdır (ΔIM = MPI * ΔY).

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Marjinal Tüketim Eğilimi (mpc)Ünite 3

Gelirdeki 1 birimlik artışın tüketim harcamalarında ne kadarlık bir artış yaratacağını gösteren orandır. Tüketimdeki değişimin net gelirdeki değişime bölünmesiyle hesaplanır; örneğin mpc 0,7 ise her 100 TL'lik gelir artışının 70 TL'si harcamaya gider.

Marjinal Tasarruf Eğilimi (mps)Ünite 3

Gelirdeki 1 birimlik artışın tasarruf miktarında ne kadar artış yaratacağını gösteren ölçüdür. Tasarruftaki artışın net gelire bölünmesiyle bulunur ve mps = 1 - mpc formülüyle doğrudan mpc'ye bağlı olarak hesaplanır.

Çoğaltan (Çarpan) MekanizmasıÜnite 3

Otonom harcamalarda meydana gelecek 1 birimlik değişimin, ekonominin toplam çıktı düzeyini 1 birimden çok daha fazla artıracağını ifade eden süreçtir. Temel mantığı, bir kişinin yaptığı harcamanın bir başka kişinin geliri haline gelerek zincirleme bir büyüme yaratmasıdır.

Denk Bütçe Çarpanı (Haavelmo Teoremi)Ünite 3

Hükümetin kamu harcamalarını ve vergileri aynı miktarda artırması durumunda bütçe açığının değişmediğini, GSYH'nın ise tam olarak kamu harcamalarındaki artış miktarı kadar arttığını savunan teoridir. İlk kez Trygve Magnus Haavelmo tarafından ortaya atılmıştır.

Enflasyonist AçıkÜnite 3

Ekonomide denge GSYH seviyesinin potansiyel GSYH seviyesinin üzerinde gerçekleştiği durumu ifade eden makroekonomik tanımdır. Bu durumda toplam talep aşırı yüksek olduğu için fiyatlar genel seviyesinde yukarı yönlü baskı oluşur.

Deflasyonist AçıkÜnite 3

Denge GSYH seviyesinin potansiyel GSYH seviyesinin altında kaldığı, ekonomide yetersiz talep nedeniyle resesyon ve işsizlik sorunlarının görüldüğü piyasa durumudur.

Marjinal İthalat Eğilimi (MPI)Ünite 3

Toplam gelir seviyesinde meydana gelen değişimin ne kadarlık kısmının ithal mal ve hizmet alımına harcandığını gösteren katsayıdır. Dışa açık ekonomilerde çoğaltan katsayısının değerini küçülten önemli bir sızıntı unsurudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Net VergilerÜnite 3

Hanehalkları ve firmalar tarafından kamuya yapılan toplam vergi ödemeleri ile devletin hanehalklarına yaptığı transfer ödemelerinin arasındaki farktır. Maliye politikasının en temel uygulama araçlarından biridir.

Otonom HarcamalarÜnite 3

Milli gelir düzeyindeki değişmelerden bağımsız olarak gerçekleştirilen, dışsal faktörler veya devlet kararlarıyla belirlenen harcama bileşenleridir. Çarpan mekanizmasının çalışabilmesi için ilk hareketin otonom bir değişkenden gelmesi şarttır.

Net İhracatÜnite 3

Bir ülkenin toplam ihracatı (X) ile toplam ithalatı (IM) arasındaki farkı (X - IM) gösteren büyüklüktür. Planlanan toplam harcamaların (C + I + G + X - IM) dışa açık ekonomilerdeki nihai bileşenlerinden biridir.

IS EğrisiÜnite 4

Mal piyasasında toplam planlanan harcama ile milli gelirin eşit olduğu (AE = Y) alternatif faiz oranı ve denge milli gelir düzeylerinin geometrik yeridir. Negatif eğimlidir çünkü faiz oranındaki düşüş yatırımları ve dolayısıyla toplam harcamaları artırarak milli geliri yükseltir.

LM EğrisiÜnite 4

Para piyasasında reel para arzı ile para talebinin eşit olduğu (M/P = L) alternatif gelir ve faiz bileşimlerinin geometrik yeridir. Pozitif eğimlidir çünkü gelir düzeyinin artması para talebini artırarak denge faiz oranının yükselmesine neden olur.

Hicks-Hansen ModeliÜnite 4

Sir John R. Hicks ve Alvin Hansen tarafından Basit Keynesyen modelden hareketle geliştirilen, mal ve para piyasasının eş zamanlı olarak birlikte dengeye gelme koşullarını inceleyen IS-LM modelinin diğer adıdır.

Otonom HarcamalarÜnite 4

Gelir düzeyine bağlı olmayan, bağımsız harcama bileşenleridir. Otonom tüketim, otonom yatırım, kamu harcamaları, transferler ve otonom vergileri kapsar; bu unsurlardaki değişmeler IS eğrisini paralel olarak kaydırır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Çarpan Kat Sayısı (ke)Ünite 4

Otonom harcamalarda meydana gelen bir birimlik değişimin milli gelir denge düzeyinde yaratacağı nihai değişimi gösteren katsayıdır. Formülü 1 / [1 - c(1 - t)] şeklindedir ve marjinal tüketim eğilimi ile vergi haddine bağlıdır.

Yatırımın Faize Duyarlılığı (b)Ünite 4

Faiz oranındaki değişmelerin yatırım harcamaları üzerinde yaratacağı duyarlılığı veya tepki derecesini gösteren parametredir. 'b' katsayısının büyüklüğü IS eğrisinin daha yatık olmasını sağlar.

Enflasyonist Açık (Talep Fazlalığı)Ünite 4

Toplam planlanan harcamaların toplam üretimden (milli gelirden) fazla olduğu (AE > Y) ve mal piyasasında IS eğrisinin solunda kalan bölgelerde görülen talep fazlalığı durumudur.

Deflasyonist Açık (Arz Fazlalığı)Ünite 4

Toplam üretim düzeyinin toplam planlanan harcamalardan fazla olduğu (Y > AE) ve mal piyasasında IS eğrisinin sağında kalan bölgelerde görülen arz fazlalığı durumudur.

Likidite Tercihi TeorisiÜnite 4

John Maynard Keynes tarafından geliştirilen ve ekonomik birimlerin para talebi kararlarını işlem, ihtiyat ve spekülasyon saikleriyle açıkladığı teoridir.

İşlem Saikli Para TalebiÜnite 4

Ekonomik birimlerin günlük alışveriş ve ödemelerini gerçekleştirmek amacıyla paranın likidite özelliğinden faydalanmak üzere para tutma isteğidir; gelir düzeyi ile doğru yönlü ilişkilidir.

Spekülasyon Saikli Para TalebiÜnite 4

Ekonomik birimlerin gelecekteki faiz ve tahvil fiyatı beklentilerine dayanarak servetlerini nakit para veya tahvil şeklinde tutma kararlarını belirleyen saiktir; faiz oranı ile ters yönlü ilişkilidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Para Talebinin Gelire Duyarlılığı (k)Ünite 4

Gelir düzeyindeki değişimlerin para talebi üzerinde yaratacağı etkiyi gösteren katsayıdır. 'k' katsayısının büyük olması LM eğrisinin daha dik olmasına yol açar.

Para Talebinin Faize Duyarlılığı (h)Ünite 4

Faiz oranındaki değişimlerin para talebi üzerinde yaratacağı duyarlılığı gösteren parametredir. 'h' katsayısının büyük olması LM eğrisinin daha yatık olmasını sağlar.

Dışsal Para ArzıÜnite 4

Para arzının para otoritesi (Merkez Bankası) tarafından faiz oranından tamamen bağımsız bir şekilde dışsal olarak belirlendiği varsayımıdır; bu nedenle para arz eğrisi dikey eksene paraleldir.

Parasal Aktarım MekanizmasıÜnite 4

Merkez bankasının nominal para arzında yaptığı değişimin reel para arzı, faiz oranları ve yatırım harcamaları kanalıyla nihai olarak milli gelir denge düzeyini etkileme sürecidir.

Likidite EtkisiÜnite 4

Reel para arzında meydana gelen artışın ilk aşamada para piyasasında yarattığı fazlalık nedeniyle denge faiz oranını düşürmesi yönündeki etkidir.

Gelir EtkisiÜnite 4

Likidite etkisiyle düşen faiz oranlarının toplam harcamaları ve milli geliri artırması, artan gelirin ise para talebini uyararak faiz oranını tekrar bir miktar yukarı itmesi sürecidir.

Zaman TutarsızlığıÜnite 4

Para politikasının hedeflenen gelir düzeyi üzerinde anında sonuç yaratamayarak belirli bir gecikmeyle ve dolaylı olarak ortaya çıkması durumudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Likidite TuzağıÜnite 4

Para talebinin faize sonsuz duyarlı (h = sonsuz) olduğu ve faiz oranının inebileceği en düşük seviyede (sıfıra yakın) bulunduğu durumda merkez bankası para politikasının tamamen etkinsizleşmesi durumudur.

Maliye PolitikasıÜnite 4

Hükümetin bütçe aracılığıyla kamu harcamalarını ve vergi oranlarını değiştirerek makroekonomik dengeyi ve milli geliri etkilemeye yönelik uyguladığı politikalardır.

Genişletici Maliye PolitikasıÜnite 4

Kamu harcamalarının artırılması veya vergilerin azaltılması yoluyla toplam planlanan harcamaları artırarak IS eğrisini sağa kaydıran ve milli geliri yükseltmeyi amaçlayan politikadır.

Dışlama Etkisi (Crowding-Out)Ünite 4

Genişletici maliye politikası sonucunda artan gelirle birlikte yükselen faiz oranlarının özel sektör yatırım harcamalarını kısması ve milli gelir artışının bir kısmının kaybedilmesi sürecidir.

İçleme Etkisi (Crowding-In)Ünite 4

Daraltıcı maliye politikası veya benzeri durumlarda düşen faiz oranlarının özel yatırımları uyararak milli gelirdeki daralmayı hafifletmesi ve telafi etmesi durumudur.

Tam DışlamaÜnite 4

Para talebinin faize tamamen duyarsız olduğu (h = 0) özel durumda, genişletici maliye politikasının yarattığı gelir artışının yükselen faizler nedeniyle tamamen dışlanarak milli gelirde hiçbir artış sağlayamaması durumudur.

Politika KarmasıÜnite 4

Para politikası ile maliye politikasının olumsuz yan etkilerini (örneğin maliye politikasının yarattığı dışlama etkisini para politikası yardımıyla) ortadan kaldırmak üzere eş zamanlı ve uyumlu bir şekilde birlikte uygulanmasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Döviz PiyasasıÜnite 5

Ulusal para birimlerinin yabancı para birimleriyle değiştirildiği, döviz arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır. Mundell-Fleming modelinde mal ve para piyasalarına eklemlenerek makroekonomik dengenin üçlü bacağını oluşturur.

Reel Döviz KuruÜnite 5

Nominal döviz kurunun yurtiçi ve yurtdışı fiyat düzeyleri oranına çarpılmasıyla elde edilen ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü gösteren orandır. Örnek olarak, reel döviz kurundaki artış yerli malların ucuzlamasını sağlayarak net ihracatı artırır.

Sermaye HareketleriÜnite 5

Yerli ve yabancı ekonomik birimlerin reel servetlerini ulusal veya uluslararası finansal varlıklar arasında transfer etme sürecidir. Faiz oranları farkına duyarlı olarak ülkeler arası sermaye giriş ve çıkışları gerçekleşir.

Döviz Kuru RejimiÜnite 5

Bir ülkenin ulusal parasının değerinin döviz karşısında nasıl belirleneceğini tayin eden sistemdir. Esnek, sabit ve müdahaleli esnek olmak üzere temel türleri bulunur ve politika etkinliğini doğrudan etkiler.

İmkânsız Üçleme (Trilemma)Ünite 5

Bir ülkenin serbest sermaye hareketleri, sabit döviz kuru ve bağımsız para politikası unsurlarının üçünü aynı anda uygulayamayacağını savunan makroekonomik hipotezdir. Ülkeler bunlardan ancak ikisini aynı anda seçebilir.

Döviz Kuru SıçramasıÜnite 5

Döviz piyasasındaki ani talep veya arz şokları neticesinde döviz kurunun kısa süre içinde yüksek oranlarda yukarı veya aşağı yönlü hareket etmesidir. Esnek kur rejimlerinde piyasa dengesini sağlamak için sıklıkla görülür.

Marjinal İthalat Eğilimi (m)Ünite 5

Ulusal gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının ithalata harcanacağını gösteren katsayıdır. Açık ekonomi modelinde çarpan katsayısını küçültür ve IS ile BP eğrilerinin eğimini doğrudan etkiler.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Cari İşlemler Hesabı (CA)Ünite 5

Bir ülkenin dış dünya ile gerçekleştirdiği mal, hizmet, yatırım gelirleri ve cari transfer işlemlerinin kaydedildiği ödemeler dengesi alt hesabıdır. İhracat ve ithalat dengesini (net ihracat) içerir.

BP EğrisiÜnite 5

Döviz piyasasında (ödemeler dengesinde) arz ve talebin dengede olduğu (cari açık/fazlanın sermaye hareketleriyle eşitlendiği) faiz oranı ve milli gelir bileşimlerinin geometrik yeridir. Pozitif eğimlidir.

IS EğrisiÜnite 5

Mal piyasasında toplam planlanan harcamaların reel milli gelire eşit olduğu faiz oranı ve gelir düzeyi bileşimlerinin geometrik yeridir. Dışa açık ekonomide net ihracat ve marjinal ithalat eğilimini içerir.

LM EğrisiÜnite 5

Para piyasasında reel para arzının reel para talebine eşit olduğu faiz oranı ve gelir düzeyi bileşimlerinin geometrik yeridir. Pozitif eğimli bir yapıya sahiptir.

Esnek Kur RejimiÜnite 5

Döviz kurunun merkez bankası müdahalesi olmaksızın tamamen döviz piyasasındaki arz ve talep koşullarına göre serbestçe belirlendiği döviz kuru sistemidir.

Sabit Kur RejimiÜnite 5

Döviz kurunun merkez bankası veya para otoritesi tarafından önceden belirlendiği ve bu değerde sabit tutulmasının taahhüt edildiği döviz kuru sistemidir.

Dışlama Etkisi (Crowding Out)Ünite 5

Genişletici maliye politikası sonucunda faiz oranlarının yükselmesiyle özel sektör yatırımlarının ve tüketim harcamalarının azalması durumudur. Sabit kur rejiminde bu etki ortadan kalkabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Komşuyu Zarara Sokma PolitikasıÜnite 5

Bir ülkenന്നെ, reel döviz kurunu düşürerek (devalüasyon veya rekabetçi değer kaybı) kendi net ihracatını ve gelirini artırırken, diğer ülkelerin net ihracatını düşürmesi ve zarar vermesi durumudur.

Rekabetçi Değer KaybıÜnite 5

Bir ülkenin kur düşürücü politikasına diğer ülkelerin de aynı şekilde karşılık vermesi sonucu, ilk ülkenin hedeflediği rekabet üstünlüğünü sağlayamaması ve politikanın başarısız olması durumudur.

Mundell-Fleming ModeliÜnite 5

IS-LM modeline dışa açık döviz piyasasının (BP eğrisi) eklenmesiyle oluşan ve açık ekonomilerde para, mal ve döviz piyasalarının eşzamanlı dengesini inceleyen makroekonomik modeldir.

Sermaye Hareketliliği SınırıÜnite 5

Uluslararası sermaye akışlarının ne kadar serbest ya da kısıtlı olduğunu ifade eden kavramdır. Tam, kısmi ve hareketsiz olmak üzere modellere yansır ve BP eğrisinin yatay, dikey ya da pozitif eğimli olmasını belirler.

Net İhracat (NX)Ünite 5

Bir ülkenin toplam ihracatı ile toplam ithalatı arasındaki farktır (X - IM). Dışa açık ekonomilerde toplam planlanan harcama denkleminin kritik bir bileşenidir.

Otonom HarcamaÜnite 5

Gelir düzeyinden bağımsız olarak gerçekleşen tüketim, yatırım veya kamu harcamaları toplamıdır. IS eğrisinin dikey ekseni kesmesinde ve kaymalarında rol oynar.

Yatırım Hesabının Duyarlılığı (K)Ünite 5

Ulusal ve yabancı tahviller arasındaki faiz farkının, sermaye hareketleri (yatırım hesabı) üzerindeki etkisinin derecesini gösteren katsayıdır. K büyüklüğü BP eğrisini yataylaştırır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Para Politikasının BağımsızlığıÜnite 5

Merkez bankasının faiz, zorunlu karşılık ve açık piyasa işlemleri gibi araçları döviz kuru rejimi veya sermaye hareketlerinden bağımsız olarak kendi hedefleri doğrultusunda kullanabilme yeteneğidir.

Reel Efektif Kur EndeksiÜnite 5

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Türk lirasının uluslararası değerini ölçmekte kullandığı, enflasyondan arındırılmış ağırlıklı döviz sepeti endeksidir. 120 eşiği müdahale kriteri olarak anılır.

Para Kurulu (Currency Board)Ünite 5

Ulusal para arzının tamamının döviz rezervleri ile yüzde yüz karşılığalandığı ve sabit kur rejiminin en katı biçimde uygulandığı parasal düzenlemedir.

Toplam Talep (AD) EğrisiÜnite 6

Ekonomideki fiyatlar genel düzeyi ile denge milli gelir düzeyi arasındaki ters yönlü ilişkiyi gösteren ve mal-para piyasalarının eşzamanlı dengesinden veya harcama prensibinden türetilen analiz aracıdır. Örneğin, fiyatlar genel düzeyi düştüğünde reel para arzı artarak faizleri düşürür ve toplam harcamaları artırarak daha yüksek bir milli gelir düzeyi ile eşleşir.

Toplam Arz (AS) EğrisiÜnite 6

Fiyatlar genel düzeyi ile ekonomideki tüm üreticilerin arz etmeye razı oldukları mal ve hizmetlerin toplam miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren eğridir. İktisadi ekoller arasında formu konusunda uzlaşı yoktur; Klasiklerde dikey, Keynesyenlerde yatay, kısa dönemde ise pozitif eğimlidir.

Klasik Toplam Arz EğrisiÜnite 6

Ekonominin her zaman kendiliğinden tam istihdam düzeyinde dengede olduğu varsayımına dayanan, yatay eksene dik (dikey) bir form gösteren toplam arz eğrisidir. Bu modelde parasal genişlemeler üretimi artıramaz, yalnızca enflasyona ve tam dışlamaya yol açar.

Keynesyen Toplam Arz EğrisiÜnite 6

Ekonominin her zaman tam istihdamda olmayıp eksik istihdamda da dengede kalabileceğini savunan, nominal ücretlerin katı ve para yanılgısının var olduğu varsayımlarına dayanan yatay eksene paralel toplam arz eğrisidir. Bu modelde genişletici politikalar fiyatları artırmadan milli geliri artırabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yatırımın Faize Duyarlılığı (b)Ünite 6

Ekonomik birimlerin yatırım kararlarında faiz oranlarında meydana gelen değişimleri ne ölçüde dikkate aldığını gösteren duyarlılık katsayısıdır. Bu katsayı yüksek olduğunda, fiyat düşüşlerinin yarattığı faiz indirimleri yatırımları coşturarak AD eğrisinin daha yatık olmasını sağlar.

Çarpan Katsayısı (ke)Ünite 6

Otonom harcamalarda meydana gelen bir birimlik değişimin denge milli gelir düzeyinde yaratacağı nihai değişimin ölçüsüdür. Yüksek çarpan katsayısı, fiyat düşüşlerinin veya harcama artışlarının milli gelir üzerindeki etkisini büyüterek AD eğrisinin yatıklaşmasına yol açar.

Para Talebinin Gelire Duyarlılığı (k)Ünite 6

Gelir düzeyinde meydana gelen değişimlerin para talebi üzerinde yarattığı duyarlılığın ölçüsüdür; gelir arttıkça para talebi artar. Bu duyarlılık düşük olduğunda, parasal genişleme faizleri daha az yukarı çeker ve likidite etkisi artarak AD eğrisini yatıklaştırır.

Para Talebinin Faize Duyarlılığı (h)Ünite 6

Ekonomik birimlerin faiz oranındaki değişikliklere karşı gösterdikleri para talebi hassasiyetidir. Bu duyarlılık düşük olduğunda, reel para arzı artışının faizler üzerindeki düşürücü (likidite) etkisi maksimum düzeyde gerçekleşir ve AD eğrisi daha yatık olur.

Marjinal İthalat Eğilimi (m)Ünite 6

Milli gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ithalatta ne kadar bir artış yaratacağını gösteren dışa açık ekonomi parametresidir. Yüksek marjinal ithalat eğilimi çarpanı küçülterek AD eğrisinin daha dik bir form almasına neden olur.

Tam Dışlama (Crowding Out)Ünite 6

Klasik modelde kamunun harcama artırıcı politikalarının, atıl emek gücü olmadığı için üretimi artıramaması, yalnızca maliyetleri ve fiyatları yükseltmesi suretiyle özel kesim harcamalarını tamamen sıfırlaması durumudur.

Paranın Yansızlığı (Neutrality of Money)Ünite 6

Klasik ve monetarist yaklaşımlarda, nominal para miktarındaki değişmelerin uzun dönemde istihdam, reel üretim ve faiz gibi reel değişkenleri hiçbir şekilde etkilemeyip yalnızca fiyatlar genel düzeyini aynı oranda değiştirdiğini ifade eden ilkedir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Para Yanılgısı (Hayali)Ünite 6

Ekonomik birimlerin enflasyon oranını hesaba katmadan yalnızca nominal gelir veya ücret artışlarına odaklanarak kendilerini daha zengin veya kazançlı zannetmeleri durumudur. Keynesyen ve işçi yanılma modellerinde kısa vadeli üretim artışlarını açıklayan temel unsurdur.

Katı (Yapışkan) Ücret ModeliÜnite 6

İş kontratları ve sendikal örgütlenmeler nedeniyle nominal ücretlerin kısa vadede esnek olmadığını, konjonktür değişimlerine hemen uyum sağlayamadığını savunan Yeni Keynesyen modeldir. Fiyatlar arttığında reel ücretler düşer ve bu da istihdamı artırır.

Menü MaliyetleriÜnite 6

Firmaların fiyat değişikliklerini kataloglarına, etiketlerine ve menülerine yansıtmak suretiyle katlandıkları maliyet dezavantajıdır. Bu maliyetler nedeniyle firmalar fiyatlarını sürekli değiştirmezler ve fiyat katılıkları ortaya çıkar.

Koordinasyon BaşarısızlıklarıÜnite 6

Firmaların veya sendikaların fiyat ve ücret ayarlamalarında diğer birimlerle aynı anda ve uyumlu bir şekilde hareket edememesi sonucunda piyasaların dengeye gecikmeli ve yavaş yönelmesi durumudur.

Etkin Ücret TeorisiÜnite 6

Harvey Leibenstein tarafından ortaya atılan, yüksek ücretlerin çalışanların beslenme, sağlık, motivasyon ve iş tatminini artırarak verimliliği yükselttiğini ve işverenlerin bu optimal etkin ücreti düşürmekten kaçındığını savunan teoridir.

İçeridekiler - Dışarıdakiler ModeliÜnite 6

Emek piyasasında hali hazırda yüksek ücretle çalışan işçilerin (içeridekiler) işten çıkarılıp işsizlerin (dışarıdakiler) daha düşük ücrete alınmasının, yeni işçilerin eğitim ve tecrübe maliyetleri nedeniyle işverenlerce tercih edilmemesini ve ücret katılığı yaratmasını inceleyen modeldir.

İşçi Yanılma ModeliÜnite 6

Firmaların fiyatlar konusunda tam bilgilenme içinde olduğu, ancak işçilerin fiyat değişikliklerini hemen fark edemeyip nominal ücret değişimlerine odaklanarak yanıldıkları eksik bilgi modelidir. Bu modelde fiyat artışları işçilerin emek arzını artırmasıyla üretimi büyütür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Firma Yanılma ModeliÜnite 6

Robert Lucas tarafından geliştirilen, firmaların kendi ürettikleri malın fiyatını tam bildikleri, ancak genel fiyat düzeyi konusunda eksik bilgiye sahip oldukları için genel fiyat artışlarını nispi fiyat artışı zannederek üretimi artırdıklarını savunan rasyonel bekleyişler modelidir.

Uyarlayıcı (Adaptif) Bekleyişler HipoteziÜnite 6

Ekonomik birimlerin gelecek dönem fiyat beklentilerini oluştururken yalnızca geçmiş dönemlerin gerçekleşen değerlerine ve geçmişteki yanılgılarına dayandıklarını savunan hipotezdir; Monetarist yaklaşımın temelini oluşturur.

Rasyonel Beklentiler HipoteziÜnite 6

Ekonomik birimlerin geleceğe yönelik beklentilerini oluştururken geçmiş veriler ve yanılgıların yanı sıra mevcut durumda gerçekleşen her türlü haber ve bilgi akışını rasyonel bir şekilde değerlendirerek sistematik hata yapmadıklarını savunan hipotezdir; Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen ekollerin temelidir.

StagflasyonÜnite 6

Bir ekonomide aynı anda hem ekonomik durgunluğun (üretim düşüşü ve işsizlik) hem de yüksek enflasyonun (fiyat artışları) bir arada görülmesi durumudur. Genellikle olumsuz arz şokları (örneğin petrol şokları) sonucunda ortaya çıkar.

Tam İstihdam Gelir DüzeyiÜnite 7

Ekonomide tüm üretim faktörlerinin (sermaye, emek, doğal kaynaklar ve girişimci) optimal biçimde üretime koşulması ile elde edilebilecek çıktı düzeyidir. Makroekonomik performans ve politika etkinliği bu düzeyin korunması üzerinden ölçülür.

Arz ŞoklarıÜnite 7

Bir ekonomide verimliliğe etki eden ve fiyatlar genel düzeyi üzerinde maliyet aracılığıyla dolaylı etki ortaya çıkaran şoklardır. Örneğin teknolojik ilerlemeler pozitif arz şoku yaratırken, petrol fiyatlarının artması negatif arz şokuna yol açar.

Talep ŞoklarıÜnite 7

Toplam harcamaları, tüketici güvenini, ücretleri veya tasarrufları etkileyerek AD eğrisinin kaymasına neden olan şoklardır. Örneğin tüketici güveninin artması pozitif talep şoku yaratırken, korumacı dış ticaret politikaları negatif talep şoku doğurabilir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Adaptif BeklentilerÜnite 7

Ekonomik birimlerin geleceğe yönelik beklentilerini geçmiş deneyimlerini baz alarak oluşturduğu beklenti modelidir. Bu hipotez ekonomik birimlerin kısa dönemde parasal değişimlerle yanıltılabileceğini varsayar.

Rasyonel BeklentilerÜnite 7

Ekonomik birimlerin geleceğe yönelik beklentilerini geçmiş deneyimlerden ziyade reel değişkenleri göz önünde bulundurarak ve geleceği baz alarak oluşturdukları beklenti modelidir. Yeni Klasik görüş bu varsayımı benimser.

Yanlış Algılama (Misperception)Ünite 7

Yeni Klasik modelde beklenmedik bir ekonomi politikasının ekonomik birimler tarafından yanlış yorumlanması durumudur. Bu durum kısa dönemde parasal değişimlerin reel etki göstermesine olanak tanır.

Etkin ÜcretÜnite 7

İşverenlerin kalifiye elemanları firmada tutmak ve verimliliği artırmak amacıyla piyasayı temizleyen denge ücret düzeyinden daha yüksek ücret önermesi durumudur. Yeni Keynesyen modelde işsizliği ve ücret yapışkanlığını açıklar.

Lucas KritiğiÜnite 7

Robert Lucas'ın ortaya attığı kritiğe göre, ekonomik birimlerin davranışlarını analiz eden modeller bir kere birimlerin beklentileri değiştikten sonra (örneğin Phillips eğrisindeki ilişkinin öğrenilmesi) kullanılamaz hale gelir.

Fiyat SinyalleriÜnite 7

Serbest piyasa koşullarında fiyatların ürünlere atfedilen değeri gösteren sinyal işlevi görmesidir. Yüksek enflasyon bu sinyalleri bozarak ekonomik birimlerin optimize karar almasını engeller.

Paranın Yansızlığı (Nötrlüğü)Ünite 7

Para arzındaki değişikliklerin uzun dönemde fiyatlar genel düzeyini etkilerken reel değişkenler (çıktı, istihdam vb.) üzerinde hiçbir etkisinin olmaması durumudur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
IS-LM-FE ModeliÜnite 7

Şoklar ile para ve maliye politikalarının etkilerini gözlemlemek adına tipik bir IS-LM modeline gelir eksenine dik tam istihdam (FE) doğrusunun eklenmesiyle oluşturulan makroekonomik modeldir.

Phillips EğrisiÜnite 7

Döngüsel işsizlik oranı ile beklenen enflasyon oranı arasındaki kısa vadeli ve ters yönlü ilişkiyi gösteren eğridir. Kısa dönemde politika yapıcıya enflasyon-işsizlik arasında tercih yapma imkanı sunar.

Döngüsel İşsizlikÜnite 7

Bir ekonomide gerçekleşen işsizlik oranı ile doğal işsizlik oranı arasındaki farktır. Piyasaların temizlenmediği ve eksik istihdamın olduğu durumlarda ortaya çıkar.

Doğal İşsizlikÜnite 7

Bir ekonomide yalnızca yapısal ve friksiyonel işsizlerin oluşturduğu gruptur. Teknolojik gelişmeler yapısal işsizliğe, iş değiştirenler friksiyonel işsizliğe yol açar.

Pareto OptimalÜnite 7

Kaynakların optimum düzeyde dağıtılmış olmasını ifade eder. Bu durumda ekonomik birimlerden birinin durumunu kötüleştirmeden diğerininkini iyileştirmek olanaksızdır.

Ters Nedensellik (Reverse Causation)Ünite 7

Reel Konjonktür Teorisi'nde para arzı artışı ile gelir artışı arasındaki ilişkinin, para arzının gelir artışına neden olmasından ziyade gelecekteki gelir artışının önceden öngörülerek para arzının artırılmasından kaynaklandığını savunan kavramdır.

Zamanlararası İşgücü İkamesiÜnite 7

İşgücü piyasasında arz fazlasının, bireylerin belirli bir reel ücret seviyesinde boş zamanı çalışmaya tercih etmelerinden kaynaklandığını savunan Reel Konjonktür Teorisi modellemesidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Menü MaliyetleriÜnite 7

Firmaların fiyatları yeniden belirlemesi ve yeni fiyatları müşterilere ilan etmesine (katalog basımı, etiket değiştirme vb.) ilişkin katlandıkları maliyetlerdir. Fiyat yapışkanlığını açıklar.

Mark-up FiyatlamaÜnite 7

Aksak rekabet ve oligopol piyasalarında firmaların pazar payını kaptırmamak ve rakipleri takip etmek amacıyla maliyet üzerine kar marjı ekleyerek fiyat belirleme yöntemidir.

Parasal Sıkışıklık (Sürtünme)Ünite 7

Ekonomide alışveriş işlemlerinin kolayca yapılmasına olanak sağlayacak miktarda para olmaması durumunda alışverişlerin zorlaşması durumudur.

Reel Para ArzıÜnite 7

Nominal para arzının fiyatlar genel düzeyine bölünmesiyle elde edilen değerdir (Ms/P). Pozitif arz şoklarında fiyatlar düşünce reel para arzı artar.

Ricardocu DenklikÜnite 7

Ekonomik birimlerin bugün borçlanarak gerçekleştirilecek kamu harcaması artışının veya vergi indiriminin gelecekte artan vergilerle finanse edileceğini bilerek ellerindeki parayı harcamayıp saklaması ve politikanın etkinsizleşmesidir.

J EğrisiÜnite 7

Yerel paranın değer kaybetmesi sonrasında yapılan eski ticaret anlaşmaları nedeniyle kısa dönemde ticaret açığının büyümesi ve ardından ithalatın azalarak açığın kapanmaya başlamasını ifade eden eğridir.

Klasik DikotomiÜnite 7

Ücretlerin ve fiyatların tam esnek olduğu modellerde reel değişkenler ile nominal değişkenlerin birbirinden tamamen ayrılması durumudur; para nominal değerleri etkiler, reel değişkenleri etkilemez.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Konjonktür DalgalanmalarıÜnite 7

Ulusların toplam iktisadi faaliyetlerinde (çıkış, tepe, iniş, dip aşamalarıyla) ortaya çıkan, tekrarlanan ancak periyodik olmayan genişleme ve daralma dalgalarıdır.

KonjonktürÜnite 8

Çeşitli olay veya yaklaşımların bileşiminin yarattığı durum veya ortama denir. Ekonomik alanda ise büyüme, işsizlik, enflasyon gibi göstergelerin bileşiminin ortaya koyduğu çerçeveyi ifade eder.

Konjonktür DalgalarıÜnite 8

Ekonomide yaşanan iyileşme ve kötüleşmelerin yarattığı yukarı ve aşağı yönlü dalgalanmalardır. Ekonominin sürekli çıkış ya da düşüş göstermeyip inişler ve çıkışlar yaşamasını belirtir.

Öncü DeğişkenÜnite 8

Dönme noktaları (tepe ve dip) genel ekonomik faaliyetin dönme noktalarından daha önce ortaya çıkan makroiktisadi değişkendir. Örneğin hisse senedi fiyatları konjonktürle aynı yönde ve öncü değişkendir.

Eş Zamanlı DeğişkenÜnite 8

Dönme noktaları genel ekonomik faaliyetin dönme noktalarıyla aynı zamanlarda gerçekleşen makroiktisadi değişkendir. Örneğin tüketim harcamaları konjonktürle aynı yönde ve eşzamanlı değişkendir.

Gecikmeli DeğişkenÜnite 8

Dönme noktaları genel ekonomik faaliyetin dönme noktalarından daha sonra ortaya çıkan makroiktisadi değişkendir. Metne göre bu tür değişkenler konjonktür hareketlerini geriden takip eder.

Reel Konjonktür Teorisi (RBC)Ünite 8

Klasik iktisat okuluna dayanan, ücret ve fiyatların esnek olduğunu, ekonominin her zaman tam istihdamda bulunduğunu ve dalgalanmaların teknoloji gibi reel şoklardan kaynaklandığını savunan teoridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Yeni Keynesyen Konjonktür TeorisiÜnite 8

Fiyat ve ücretlerin yapışkan olduğunu, rasyonel beklentilerin geçerli olduğunu ve dalgalanmaların temel nedeninin toplam talep şokları olduğunu savunan Keynesyen kökenli teoridir.

Solow (Neo-Klasik) Büyüme ModeliÜnite 8

Sermaye birikimi, nüfus artışı ve teknolojik değişimin uzun dönem ekonomik büyümeye etkisini inceleyen, ölçeğe göre sabit getiri ve azalan verimler varsayımlarına dayanan modeldir.

Durağan Durum (Kararlı Büyüme)Ünite 8

Solow modelinde kişi başına sermaye birikiminin uzun dönemde sabit bir seviyeye geldiği, fiili yatırımların başabaş yatırımlara eşitlendiği ve sermaye stokunun değişmediği denge durumudur (k*).

Koşulsuz (Mutlak) YakınsamaÜnite 8

Aynı tasarruf oranı, aşınma, nüfus artışı ve teknolojiye sahip ülkelerden yoksul olanın zengin olandan daha hızlı büyüyerek zaman içinde aradaki farkı kapatacağını savunan hipotezdir.

İçsel Büyüme TeorisiÜnite 8

Teknolojik ilerleme ve büyüme oranının dışsal etkenler yerine modelin içinde (tasarruf, yatırım, beşeri sermaye ve Ar-Ge yoluyla) belirlendiğini savunan modern büyüme yaklaşımıdır.

Temel AK ModeliÜnite 8

Üretim fonksiyonunun Y = AK şeklinde olduğu, fiziki ve beşeri sermayeyi kapsayan, azalan verimler yasasının geçerli olmadığı ve tasarrufların sürekli büyüme sağlayabildiği içsel büyüme modelidir.

Beşeri SermayeÜnite 8

İşgücünün eğitim, bilgi, yetenek ve sağlık düzeyini ifade eden, içsel büyüme modellerinde azalan verimlere tabi olmayan ve büyümenin itici gücü olan sermaye türüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Ar-Ge ModeliÜnite 8

Bilgi birikiminin bilinçli araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle üretildiği, patentler ve dışsallıklar yoluyla artan getiri ve büyüme sağlayan içsel büyüme modelidir.

Kamusal Harcama Temelli ModelÜnite 8

Barro'nun çalışmasına dayanan, devletin altyapı yatırımları, eğitim ve vergi teşvikleriyle özel sektör yatırımlarını destekleyerek ekonomik büyümede aktif rol oynamasını inceleyen modeldir.