Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
21. yüzyılın iş dünyası, 20. yüzyıla kıyasla evrimleşmiş ve yeni özellikler kazanmıştır. Bu dönüşümün temelinde bilişim teknolojileri, ağ teknolojileri ve internetin iş yapma biçimlerini kökten değiştirmesi yatmaktadır. Artık iş dünyası, teknolojiden çok daha fazla yardım alan, yeni iş kültürleri ve anlayışları geliştiren dinamik bir yapıya bürünmüştür.
İnternet, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda sosyal medya, bankacılık, seyahat ve online alışveriş gibi geniş bir kullanım alanına sahiptir. Türkiye'deki internet kullanıcılarının büyük bir kısmı sosyal medya ve bilgi edinme amacıyla interneti kullanırken, önemli bir kesim de ticari işlemlerini dijital ortamda gerçekleştirmektedir.
Reklamcılık sektörü de bu değişimden payını almıştır. Geleneksel dergi ve gazete reklamlarının yerini internet sayfalarındaki reklamlar almıştır. Her internet sayfası, aslında potansiyel bir reklam alanı olarak değerlendirilmekte ve bu durum reklamcılık sektörünün internet dünyasına tamamen kaymasına neden olmaktadır.
İnternet ve bilişim teknolojileri, dünya ticaretini tek bir pazar haline getirmiştir. Artık bir firma, binlerce kilometre uzaktaki müşteriye anında ulaşabilmekte ve pazarlık masasına oturabilmektedir. Bu durum, yerel alıcı veya satıcıya olan bağımlılığı ortadan kaldırmış, tüm dünyayı ticari bir 'yanı başımızdaki pazar' haline getirmiştir.
Uluslararası sermaye hareketleri internet sayesinde hız kazanmıştır. Tokyo, Londra ve New York borsaları anlık olarak birbirini takip etmekte, fon yöneticileri tek bir tıklama ile sermayeyi bir ülkeden diğerine aktarabilmektedir. Bu hız, sermaye ihtiyacının hızlı karşılanmasını sağlasa da, olumsuz sinyallerin de hızla yayılmasına ve sermayenin ülkeden hızla kaçmasına yol açabilmektedir.
Rekabet, internetin getirdiği şeffaflıkla birlikte artmıştır. Tüketiciler, ürünlerin fiyat ve kalite karşılaştırmalarını birkaç dakika içinde yapabilmektedir. Bu durum, ürünlerin birbirine benzer hale gelmesine ve işletmelerin bilinen pazarlarda faaliyet göstermesinin zorlaşmasına neden olmuştur. Artık hiçbir pazar 'güvenli liman' değildir; her an yeni bir rakip daha uygun fiyat ve kaliteyle piyasaya girebilir.
İhracat ve ithalatı artırmak için kullanılan geleneksel yöntemler arasında yeni pazarlara girmek, uluslararası fuarlara katılmak, dış pazar araştırmaları yapmak ve aracı danışmanlık firmalarıyla çalışmak yer alır. Bu yöntemler hala etkili olsa da, yüksek maliyetli olmaları ve risk içermeleri nedeniyle bazı dezavantajlara sahiptir.
Modern yöntemler ise internet ve bilişim teknolojilerine dayanır. Bir web sitesine sahip olmak, arama motorlarında görünürlük sağlamak, elektronik pazar yerlerine üye olmak ve e-posta hizmetlerini kullanmak, firmalara düşük maliyetle küresel erişim imkanı sunar. Ayrıca, lojistik takibi ve resmi evrak işlemlerinin dijitalleşmesi, dış ticareti iç ticaret kadar basit ve hızlı hale getirmiştir.
Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkeleri, bu dijital dönüşümü ve lojistik avantajları kullanarak küresel pazarlara egemen olmaya başlamıştır. Batı'dan Doğu'ya olan ürün akışı, artık Doğu'dan Batı'ya dev konteyner gemileriyle gerçekleşmektedir. Bu durum, küresel üretim ve tüketim anlayışının yerleştiğini göstermektedir.
1 Temmuz 2012'de yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK), sermaye şirketleri için internet sitesi kurmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu sitelerin sadece tanıtım amaçlı değil; finansal tablolar, genel kurul bilgileri ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda dinamik ve güncellenebilir olması gerekmektedir.
TTK, elektronik ortamda yapılan beyanların, faturaların ve ihtarların geçerliliğini tanımıştır. Ancak, çek, bono ve poliçe gibi kıymetli evraklarda güvenli elektronik imza kullanımı sınırlandırılmış, bazı durumlarda el yazısı veya fiziksel imza zorunluluğu korunmuştur. Konşimento ve sigorta poliçesi gibi belgelerde ise elektronik araçların kullanımı serbest bırakılmıştır.
Yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarının ses ve görüntü aktarımıyla (online) yapılmasına imkan tanınmıştır. Bu düzenleme, fiziksel katılım zorunluluğunu ortadan kaldırarak maliyetleri düşürmüş ve karar alma süreçlerini hızlandırmıştır. İnternet sitesi kurmayan veya güncellemeyen sermaye şirketleri için yasal yaptırımlar (para ve hapis cezası) öngörülmüştür.
İnternet sitesi, bir firmanın sanal dünyadaki vitrini ve kurumsal kimliğinin yansımasıdır. İyi bir site; ürün ve hizmetler hakkında detaylı bilgi vermeli, elektronik katalog hizmeti sunmalı ve müşteri ile etkileşimi (sipariş takibi, evrak gönderimi) sağlamalıdır. Site, durağan değil, gazete veya dergi gibi dinamik bir yapıda olmalıdır.
E-Ticaret, mal ve hizmetlerin internet üzerinden alınıp satılmasıdır. 7/24 çalışabilen bu sistem, zaman ve mekan kısıtlamalarını ortadan kaldırır. E-Ticaret, doğrudan (tüm işlemler dijital) ve dolaylı (sipariş dijital, teslimat geleneksel) olarak ikiye ayrılır. Ödeme yöntemleri arasında kredi kartı, banka kartı ve elektronik ödeme sistemleri başı çekmektedir.
E-Ticaretin avantajları arasında işlem maliyetlerinde tasarruf, stok yönetimi kolaylığı ve küresel pazarlara erişim yer alır. Dezavantajları ise güvenlik sorunları, yasal boşluklar, vergi sorunları ve internet eşitsizliğidir. Başarılı bir E-Ticaret operasyonu için firmanın teknik altyapısını kurması, güven vermesi ve doğru pazarlama stratejileri izlemesi şarttır.