Kavram Sözlüğü

Tarih Felsefesi 2 dersindeki 90 kavram, ünite sırasına göre.

Aydınlanma (Kant tanımı)Ünite 1

İnsanın kendi suçu ile düşmüş olduğu ergin olmama durumundan kendi aklını kullanarak kurtulması sürecidir. Kant, bu süreçte insanın aklını doğru kullanma cesaretini göstermesi gerektiğini savunur, örn: 'Aklını kendi kullanma cesaretini göster' (Sapere aude!).

Doğa Planı (Kant)Ünite 1

Tarihte olayların kör bir rastlantı olmadığını, aksine insan türünün yeteneklerinin gelişmesini ve dünya yurttaşlığı düzenini amaçlayan gizli bir doğa yasalılığı olduğunu varsayan düzenleyici ilkedir, örn: Kant'ın tarihe bu plan varmış gibi bakmanın zorunlu olduğunu belirtmesi.

Hümanite (Herder)Ünite 1

Hem doğanın hem de tarihin en son ereği olan, insanı diğer canlılardan ayıran niteliklerin bütünü ve insanlık tarihinin içkin amacıdır, örn: Tarihte iyi ne başarıldıysa hümanite adına yapılmıştır.

Alman İdealizmiÜnite 1

19. yüzyılda ortaya çıkan, aklı mutlaklaştırarak gerçekliğin temeline koyan ve tarihsel oluşu diyalektik yasalarla açıklayan felsefi sistemdir, örn: Fichte, Schelling ve Hegel'in sistem kurma çabaları.

Tarih FelsefesiÜnite 1

İnsanın tarihteki gelişimini, ilerlemesini ve tarihsel olayların gerisindeki evrensel yasa veya amaçları inceleyen felsefe dalıdır, örn: Voltaire'in bu terimi ilk kez kullanarak tarihte deneysel yasalar araması.

MutlakÜnite 1

Koşullardan bağımsız olarak kendi başına varolan ve diğer her şeyin varlığının kendisine bağlı olduğu nihai gerçekliktir, örn: Alman idealistlerinin tarihi mutlak olanın bir görünüşü olarak ele alması.

DiyalektikÜnite 1

Kavramların veya tarihsel dönemlerin birbirlerinden mantıksal ve zorunlu olarak türemesini sağlayan gelişme ilkesidir, örn: Alman İdealizmi'nde gerçekliğin diyalektik zorunlulukla açıklanması.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Ergin Olamama DurumuÜnite 1

İnsanın kendi aklını başkasının rehberliği olmadan kullanamayış durumu ve akli yetersizliğidir, örn: Kant'a göre Aydınlanma bu durumdan kurtulmaktır.

Dünya Yurttaşlığı DüzeniÜnite 1

Kant'a göre insan türünün bütün doğal yeteneklerinin eksiksiz gelişebilmesini sağlayacak olan doğanın en üstün ve nihai amacıdır, örn: Tarihin gizli doğa planının yöneldiği son nokta.

Tarihsel OluşÜnite 1

Tarihin donmuş bir olgular yığını olmayıp sürekli değişen, gelişen ve aşamalar halinde ilerleyen dinamik bir süreç olmasıdır, örn: Herder'in tarih aşamalarının içten içe birbirine bağlanması.

Evrimci Gelişme (Herder)Ünite 1

Evrende en basit yaşam biçiminden en karmaşık organizmalara ve en üstün varlık olan insana doğru kesintisiz bir yükseliş ve gelişme teorisidir, örn: Herder'in doğa ile tarihi bir bütün olarak ele alması.

Alman İdealizmiÜnite 2

Gerçekliği akıl temelinde açıklayan ve doğa ile tarih dahil tüm varolanları bir akıl tasarımından (Mutlak, İde veya Tin) türetmeye çalışan 19. yüzyıl felsefi akımıdır. Fichte ve Schelling bu akımın en önemli temsilcileri arasındadır.

Mutlak (Tin / İde)Ünite 2

Bütün varolanların nedenini oluşturan, salt düşünce veya kendinde akıl anlamına gelen kavramdır. Schelling ve Fichte'ye göre tarih, bu Mutlak olanın kendisini açığa vurması ve kendi bilincine ulaşması sürecidir.

Diyalektik YöntemÜnite 2

Kavramların ve tarihsel süreçlerin tez, antitez ve sentez aşamalarından oluşan üçlü mantıksal yapıyla gelişmesini ifade eden yöntemdir. Çelişkinin akıl tarafından aşılması esasına dayanır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
A Priori TarihÜnite 2

Tarihin dönemlerinin zamansal ardışıklığının temelinde yatan kavramsal şemanın deneyden bağımsız olarak önceden belirlenebilmesidir. Fichte'ye göre her çağın a priori bir ideası vardır.

HümaniteÜnite 2

İnsanlığın ilerleyen, kendi varlığını yaratan ve ortak bilincinde özgürlüğü gerçekleştiren özsel durumu/kavramıdır. Herder ve Fichte tarafından tarihin ilerleyen amacı olarak ele alınmıştır.

Karşıt Olanların ÖzdeşliğiÜnite 2

Schelling felsefesinin temel ilkesidir; doğa ile tarih, özgürlük ile zorunluluk gibi görünüşte karşıt olan alanların aslında Mutlak olanın farklı görünüşleri olarak özdeş olduğunu savunur.

Transcendental FelsefeÜnite 2

Kant'ta deneyimin olanağının koşullarını incelerken, Schelling'de karşıtların özdeşliğinin olanağının koşulunu ortaya koyan felsefe anlamına gelir.

Trajik DönemÜnite 2

Schelling'in tarih felsefesindeki üç dönemden ilki olup, egemen gücün kör bir yazgı olarak ortaya çıktığı ve eski büyük uygarlıkların yıkılışına neden olduğu dönemdir.

Tarihin Nesnesi Olarak TürÜnite 2

Alman idealistlerinde ilerlemenin ve özgürlüğün bireylerde değil, yalnızca insan türünün kolektif kapasitesinde ve ortak bilincinde gerçekleşebileceğini ifade eden kavramdır.

Ussal ÖzgürlükÜnite 2

Fichte ve Schelling'e göre tarihte ulaşılmak istenen en temel kavram ve akıl ereğidir. Bireysel başıboşluk değil, türün ortak bilincindeki özgürlüktür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Mekanik Devinim ve TarihÜnite 2

Schelling'e göre döngüsel ve tekrarlayan mekanik hareketlerin tarihi olamaz; tarih ancak tekrarlayan döngüleri aşarak ileriye doğru giden ilerleyen bir süreçtir.

Tin (Geist)Ünite 3

Hegel felsefesinde doğanın karşısına konulan, özgürlük dünyası olan ve İde'nin olayları yönlendiren akla dayalı istenci ifade eden kavram. Tin, tarihin tözü olup, kendisini tarihte nesnelleştirerek özbilince ve mutlak bilgiye ulaşır.

Kaynaktan TarihÜnite 3

Hegel'in üç tarih yazımı türünden ilki olup, yazarın anlattığı olayların tini ile kendi tininin aynı olduğu, olayları bizzat yaşayan tarihçilerin (örneğin Herodotos ve Thukydides) yazdığı tarih türüdür.

Refleksiyonlu TarihÜnite 3

Tarihçinin kendi zamanının ötesine geçerek, ele aldığı geçmiş dönemin tininden ayrı bir kültüre ve tine sahip olduğu için refleksiyona ihtiyaç duyduğu ikinci tarih yazımı türüdür.

Felsefi Tarih (Dünya Tarihi Felsefesi)Ünite 3

Tarihin felsefi olarak ele alındığı, olguların niçin öyle olup bittiğinin nedenlerinin kavramla kavrandığı ve tarihin a priori olarak kurulduğu üçüncü ve en önemli tarih yazımı türüdür.

A priori TarihÜnite 3

Hegel'e göre tarih felsefesinin deneysel tarihten farklı olarak, olayların nedenlerini ve ilkelerini deneyden bağımsız, kavramsal bir zorunlulukla ve akla dayalı olarak kurması durumudur.

Aklın Hilesi (The Cunning of Reason)Ünite 3

Hegel'in, bireylerin tikel tutku ve çıkarlarının dünya tarihi içinde doğrudan kaybolmayıp, aklın daha yüksek ereğine hizmet edecek şekilde araç olarak kullanılmasını ifade eden kavramıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Zeitgeist (Çağın Tini)Ünite 3

Belirli bir tarihsel döneme egemen olan, o dönemin olaylarının varlık nedeni ve açıklayıcı ilkesi olan halk tinine ve çağın ruhuna karşılık gelen kavramdır.

Res gestaeÜnite 3

Geçmişte gerçekleştirilmiş işler, eylemler ve başarılar anlamına gelerek nesnel tarihsel varlık alanına karşılık gelen terimdir.

Historia rerum gestarumÜnite 3

Geçmişte gerçekleşmiş işlerin anlatımı, yazımı ve tarih bilimi anlamına gelen öznel tarih yanını ifade eden terimdir.

Diyalektik Kaldırma (Aufheben)Ünite 3

Hegel'in diyalektik sürecinde, tinsel oluşumların yitip gitmeyip hem ortadan kaldırılması hem de özünün ve düşüncesinin korunarak daha yüksek bir ilkeye saklanıp yükseltilmesi işlemidir.

Diyalektik MateryalizmÜnite 3

Marx ve Engels'in, Hegel'in diyalektik mantığını idealist zemininden koparıp maddi üretim ilişkileri ve toplumsal yapı üzerine oturtarak geliştirdikleri felsefi ve tarihsel kuramdır.

Devrimci PraxisÜnite 3

Marx'ın felsefesinde insanın sadece içinde bulunduğu koşulların ürünü olmadığını, aksine hem koşulları değiştiren hem de kendi etkinliğini dönüştüren pratik ve devrimci insan faaliyetini anlatan kavramdır.

Maddi Üretim İlişkileriÜnite 3

Marx'ın tarih kuramında toplumun alt yapısını oluşturan, insanların geçim araçlarını üretmek için kurdukları pratik ve ekonomik ilişkilerin bütünüdür.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
PraksisÜnite 4

İnsanın doğayı dönüştüren ve kendi yaşamını kuran pratik üretim etkinliğidir. Marx'a göre tarihin ve insanın özünü oluşturan temel eylemdir, felsefe gerçekliği teorik değil bu pratik etkinlik olarak kavramalıdır.

Altyapı (Base)Ünite 4

Toplumun ekonomik yapısını, yani maddi üretim güçleri ile üretim ilişkilerinin (mülkiyet biçimleri) tamamını ifade eder. Hukuksal, siyasal ve tinsel üst yapı kurumlarını belirleyen temel maddi zemindir.

ÜstyapıÜnite 4

Altyapının üzerinde yükselen devlet, hukuk, din, ahlak, felsefe ve ideoloji gibi kurum ve bilinç biçimleridir. Doğrudan doğruya ekonomik alt yapıdaki değişimler tarafından belirlenir.

Tarihsel MateryalizmÜnite 4

Tarihin tinsel veya soyut fikirlerle değil, insanların maddi üretim etkinliği ve ekonomik koşullar tarafından biçimlendirilen aşamalı bir süreç olarak açıklanmasıdır. Marx'ın materyalist tarih anlayışının adıdır.

YabancılaşmaÜnite 4

Özel mülkiyet ve kapitalist düzen nedeniyle insanın kendi emeğinden, doğasından, ürettiği nesneden ve diğer insanlardan kopması, kendi özüne yabancı bir gücün kölesi haline gelmesidir. Komünizm bu yabancılaşmanın aşılmasıdır.

Sınıf SavaşımlarıÜnite 4

Gelmiş geçmiş bütün toplumların tarihinin temel dinamiği olan ezenler ile ezilenler (efendiler-köleler, soylular-serfler, burjuvazi-proletarya) arasındaki sürekli çatışma ve mücadele halidir.

Üretim GüçleriÜnite 4

Toplumun üretim yaparken kullandığı araç-gereçler, makineler, teknik bilgi ve insan gücünün (emek gücü) bütünüdür. Bu güçlerin gelişimi mevcut üretim ilişkileriyle çatışınca devrimler kaçınılmaz olur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Üretim İlişkileriÜnite 4

İnsanların maddi üretim sürecinde birbirleriyle ve üretim araçlarıyla kurdukları (mülkiyet ilişkileri gibi) toplumsal ve ekonomik ilişkiler ağıdır. Toplumun ekonomik yapısının iskeletini oluşturur.

Feodal toplum düzeninde toprak mülkiyetine ve soylular sınıfına bağlanmış, küçük toprak parçasını işleyerek geçinen ve ürünün bir kısmını toprak sahibine veren köylü sınıfıdır.

ProletaryaÜnite 4

Kapitalist toplum düzeninde üretim araçlarından yoksun olan, hayatta kalabilmek için yalnızca ücret karşılığı emeğini satan işçi sınıfıdır. Burjuvazinin karşısındaki temel devrimci sınıftır.

BurjuvaziÜnite 4

Kapitalist toplumda üretim ve değişim araçlarına (sermayeye) sahip olan, feodal düzeni yıkarak ekonomik ve siyasi egemenliği ele geçiren kentsoylu egemen sınıftır.

Diyalektik DevinimÜnite 4

Her aşamanın kendi içinde kendi karşıtını (çelişkisini) barındırması ve bu çelişkinin aşılmasıyla daha üst bir aşamaya geçilmesi sürecidir. Marx bu yöntemi Hegel'den alarak materyalist temele oturtmuştur.

Hegelci-MarksizmÜnite 4

Georg Lukács tarafından savunulan, burjuva tarih kuramlarının tekil olguculuğuna karşı çıkarak tarihi diyalektik bir bütünlük ve ekonomik kategoriler çerçevesinde ele alan Marksist yorum biçimidir.

Tarih ÖncesiÜnite 4

Marx'a göre sınıflı toplumların ve özel mülkiyetin egemen olduğu, insanın insana yabancılaştığı dönemdir. Sınıfsız toplum (komünizm) ile birlikte bu dönem son bulacak ve gerçek insanlık tarihi başlayacaktır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Üç Hâl YasasıÜnite 5

Auguste Comte'un insan aklının ve tarihin teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere ardarda üç zorunlu aşamadan geçtiğini savunan temel yasasıdır. Örneğin bilimler ve insanlık bu evrelerden geçerek günümüzdeki pozitif aşamaya ulaşmıştır.

Öndeyi (Prediction)Ünite 5

Olguları yöneten değişmez doğa yasaları bilindiğinde, gelecekte gözlenebilecek olguların bu yasalardan hareketle önceden bilinebilmesi olanağıdır. Pozitivist tarih anlayışında tarihin yasalarının keşfi geleceğin öngörülmesini sağlar.

Teolojik HâlÜnite 5

İnsan aklının ilk aşaması olup olguların doğaüstü etkenler, tanrılar ve ilk-son nedenler aracılığıyla keyfi bir biçimde açıklanmaya çalışıldığı dönemdir.

Metafizik HâlÜnite 5

Teolojik ve pozitif dönemler arasında bir geçiş aşaması olan, doğaüstü etkenlerin yerini soyut güçler ve soyut kavramların (örneğin 'Doğa' kavramı) aldaging bir felsefe dönemidir.

Pozitif HâlÜnite 5

İnsan aklının mutlak nedenleri aramaktan vazgeçip gözlem ve deney dayanaklı akıl yürütmelerle olgular arasındaki değişmez yasaları keşfettiği en son ve gelişmiş bilimsel aşamadır.

Toplum Fiziği (Sosyoloji)Ünite 5

Auguste Comte'un doğa bilimlerinin (özellikle fiziğin) başarısından esinlenerek kurduğu, toplumların ve tarih aşamalarının bağlı olduğu yasaları keşfedecek olan pozitif toplumbilim dalıdır.

Ters Dedüktif YöntemÜnite 5

J. S. Mill'in tarihte nedenlerin artık gözlenemez olduğu gerekçesiyle önerdiği, etkilerden hareketle nedenlerin bilgisini çıkarma ve bu yolla tarihsel genelleştirmelere ulaşma yöntemidir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Birleştirilmiş Bilim (Unified Science)Ünite 5

Neopozitivistlerin (Viyana Çevresi) tüm bilimlerin ortak bir yöntem birliği içinde olması ve doğa bilimlerinin yöntemlerini benimsemesi gerektiğini savunan idealidir.

Örtük YasaÜnite 5

Hempel'e göre tarihsel açıklamalarda kullanılan ancak herkesçe bilindiği varsayıldığı için çoğu kez açıkça dile getirilmeyen, arka planda işleyen genel yasalardır (Örn: Sayıca fazla olan ordunun az olanı yenmesi).

TarihsellikÜnite 5

Kierkegaard'ın tanımıyla 'olup bitmiş olma' durumunun bir yüklemidir. Gelecek henüz gerçekleşmediği için tarihsel değildir; bu kavramı geleceğe taşımak çelişkidir.

Tarihselcilik / Tarihsicilik (Historicism)Ünite 6

19. yüzyılda her şeyin tarihselleştirilmesi eğilimini ifade eden, Nietzsche tarafından bir 'illet' ve çöküş işareti olarak görülen, insani değerleri tarihe tutsak eden yaklaşım.

Anıtsal TarihÜnite 6

Nietzsche'nin bahsettiği, insanların geçmişteki büyük başarılarının örnekler verilerek anlatıldığı ve insanlığa pratik yaşamda yararlar sağlayan tarih türü.

Antik TarihÜnite 6

Nietzsche'ye göre insanlığın başından geçenlerin içinde yaşanılan çağın dünya görüşü açısından tek bir açıdan anlatıldığı tarih biçimi.

Eleştirel TarihÜnite 6

Nietzsche'nin eğitim bakımından en yararlı gördüğü, insanı baskı altında tutucu geleneklerden ve tarihe tutsak olmaktan kurtararak bugünün yaşam talepleriyle ele aldığı tarih anlayışı.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Güç İstenci (Wille zur Macht)Ünite 6

Nietzsche'ye göre tüm tarihsel sürece ve yaşama yön veren, akıl yoluyla kavranamayan, insan gruplarının sınırsız ilgilerinin savaş alanı olan temel öz.

AntipozitivizmÜnite 6

Doğa ve tarih arasında özsel farklar olduğunu, tarihsel gerçekliğin doğa bilimlerinin yasalarıyla değil kendine özgü tinsel yöntemlerle incelenmesi gerektiğini savunan akım.

Tin Bilimleri (Geisteswissenschaften)Ünite 6

İnsani ve toplumsal dünyaya yönelen, doğa bilimlerinden ayrı olarak olguları 'açıklamak' yerine 'anlamak' amacını güden özerk disiplinler bütünü.

Teleolojik Nedensellik (Ereksellik)Ünite 6

Doğadaki mekanik neden-sonuç ilişkilerinin aksine, insan eylemlerinin amaçlı ve hedefe yönelik olmasından ötürü tarih alanında geçerli olan nedensellik türü.

Tarihsel AkılÜnite 6

Dilthey'ın Kant'ın saf akıl anlayışına karşı geliştirdiği, insanın bilme edimlerinin ve aklın tarihsel-psikolojik koşullara bağlı olarak tarih içinde geliştiğini savunan kavram.

Eadem, sed aliterÜnite 6

Schopenhauer'in gerçek tarih felsefesinin mottosu olan, özel koşullar ve kıyafetler değişse bile her yerde aynı insanlığı ve özü ifade eden 'Aynı, fakat başka türlü' ilkesi.

TinsellikÜnite 7

Dilthey'ın doğa alanından farklı olarak insanın toplum halinde yaşamaya başlamasıyla kurduğu ve bütün insan yaşamını belirleyen tarihsel varlık alanı. Tinsellik kavramı tarihsellik ile eş anlamlı kullanılmakta olup, doğanın mekanik zorunluluğuna karşı istence dayalı özgür eylemleri barındırır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Tin Bilimleri (Geisteswissenschaften)Ünite 7

İnsani ve tarihsel gerçekliği inceleyen, doğa bilimlerinin tümelleştirici ve açıklayıcı yöntemlerine karşı tekilleştirici ve anlamaya dayalı yöntemleri kullanan bilim dalı. Dilthey'a göre tarihsel olguların ve yazılı yapıtların incelenmesi bu bilimlerin konusudur.

HermeneutikÜnite 7

Farklı bir tarihsel döneme veya tinselliğe ait yazılı yapıtların ve nesnelleşmiş insan ürünlerinin yorumlanarak anlaşılmasını sağlayan temel tin bilimleri yöntemi. Dilthey'a göre tarihçinin geçmişi kavramak için başvuracağı tek yöntemdir.

Eskatolojik Tarih AnlayışıÜnite 7

Tarihin bir başı ve sonu olduğunu, belirli bir kurtuluş veya mutlak hedefe doğru çizgisel olarak ilerlediğini savunan teolojik kökenli tarih görüşü. Dilthey bu anlayışı Ortaçağ Augustinusçu geleneğin izlerini taşıdığı gerekçesiyle eleştirmiştir.

Sezgi (Croce)Ünite 7

Benedetto Croce'nin felsefesinde akıldan önce gelen, tekil olanı doğrudan tanımaya ve kavramaya yarayan dolaysız bilme etkinliği. Croce'ye göre gerçeklik akılla değil, sezgiyle kavranan tekil tarih yargılarıyla bilinir.

Olayın İçi ve Olayın DışıÜnite 7

Collingwood'un tarihsel eylemleri açıklarken kullandığı ayrım; olayın dışı cisimsel hareketleri (örneğin Caesar'ın Rubicon'u geçmesi), olayın içi ise o eylemi gerçekleştiren kişinin zihnindeki düşünceyi (örneğin Cumhuriyet Anayasası'na karşı çıkış nedenini) ifade eder. Tarihçi olayın içiyle ilgilenir.

Tarihselcilik (Historism)Ünite 7

Her tarihsel olayın ve olgunun içinde doğduğu dönemin koşullarına ve tinselliğine bağlı olduğunu, bu nedenle tarihe dışarıdan evrensel ve mutlak ölçütlerle bakılamayacağını savunan tarih ve bilgi felsefesi akımı.

Tarihsicilik (Historicism)Ünite 7

Nietzsche ve tarihselciler tarafından eleştirilen; tarihi mutlak yasalar, diyalektik ilerleme veya tek bir evrensel ilke (örneğin Hegel'in tiri veya Marx'ın sınıf savaşımları) doğrultusunda bütünüyle açıklamaya ve geleceği öngörmeye çalışan felsefi tutum.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
EreksellikÜnite 7

Tarihsel süreçlerin mekanik bir nedensellik yerine belirli bir amaç, hedef veya sonuca doğru yöneldiği düşüncesi. Pozitivist karşıtı antipozitivist felsefelerde doğanın nedenselliğine karşılık tarihte ereksel bir tasarımın savunulduğu görülür.

Şimdinin TarihiÜnite 7

Benedetto Croce'nin her gerçek tarihin şimdiki zamanın içinden kurulduğunu belirten ilkesi. Geçmiş olaylar uzak geçmişe ait olsa da, onların tarihsel olarak bilinmesinin koşulu bugünkü tinin süzgecinden geçerek şimdi ve burada eleştirel bir kanıt bulmasıdır.

AntipozitivizmÜnite 7

Doğa bilimlerinin yöntemlerinin tarih ve insan bilimlerine uyarlanamayacağını, doğa ile tarihin özce birbirinden farklı ve karşıt alanlar olduğunu (açıklamaya karşı anlama, nedenselliğe karşı ereksellik) savunan bilim ve felsefe akımı.

Tarihselcilik (Historism)Ünite 8

Geçmişin bugünden hareketle yorumlanabileceğini ve insan tinselliğinin mutlak değil tarihsel olarak göreli olduğunu savunan felsefi yaklaşım, iyi tarihselcilik olarak da bilinir. Dilthey ve Croce’nin felsefeleri bu kapsamdadır.

Tarihsicilik (Historicism)Ünite 8

Tarihi doğabilimsel zorunluluklar, genel yasalar ve aşkın ilkeler altında ele alarak geleceğe ilişkin kehanetlerde bulunmaya çalışan kaderci tarih metafiziklerine verilen olumsuz addır. Popper ve Rothacker tarafından eleştirilmiştir.

Çizgisel Tarih AnlayışıÜnite 8

Tarihin belirli bir ereğe doğru kesintisiz ve ilerleyen bir çizgi halinde geliştiğini savunan modern tarih felsefesi yaklaşımıdır. Hegel ve Marx bu anlayışın en önemli temsilcileridir.

Döngüsel Tarih AnlayışıÜnite 8

Tarihin çizgisel ilerlemediğini, tıpkı doğa gibi kültürlerin ve uygarlıkların doğup, gelişip çöktüğü bir devirli hareketler dizisi olduğunu savunan görüştür. Oswald Spengler ve Arnold Toynbee bu akımın temsilcileridir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Olumsallık (Contingency)Ünite 8

Tarihsel olayların kaçınılmaz ve zorunlu bir yasa gereği değil, rastlantısal ve alternatifli koşullara bağlı olarak gerçekleştiğini savunan felsefi ilkedir. Nietzsche, Berlin ve Foucault tarafından savunulmuştur.

YapısalcılıkÜnite 8

Tarihi çizgisel bir ilerleme olarak değil, ardarda gelen dilbilimsel, kültürel ve toplumsal yapıların kesintili bir dizisi olarak ele alan çağdaş yaklaşım olup, Lévi-Strauss ve Barthes tarafından savunulmuştur.

HermeneutikÜnite 8

Geçmişe ait yazılı metinlerin ve dilsel ürünlerin, yazıldıkları dönemin tinselliği dikkate alınarak yorumlanması ve anlaşılması yöntemidir. Dilthey, Heidegger ve Gadamer bu alanda öne çıkmıştır.

Meydan Okuma ve Yanıt VermeÜnite 8

Arnold Toynbee'nin uygarlıkların doğuşunu ve gelişimini açıklarken kullandığı kavram olup, kültürlerin çevrelerine karşı gösterdikleri meydan okumalara yaratıcı azınlıkların yanıt vermesiyle geliştiklerini ifade eder.

Frankfurt OkuluÜnite 8

Horkheimer, Adorno, Marcuse ve Habermas’ın temsil ettiği, tarihin akılsel bir ilerleme değil insan ve doğa üzerinde kurulan tahakküm ile akıl dışı tutkuların süreci olduğunu savunan eleştirel teori akımıdır.

Tarihsel Görelilik (Relativizm)Ünite 8

Tarihsel bilgi ve değerlerin mutlak olmadığını, her dönemin kendi koşullarına ve bugünün tinselliğine göre şekillendiğini öne süren epistemolojik tutumdur.