Ticari borçlar, işletmenin esas ticari faaliyetlerini sürdürmek amacıyla yaptığı kredili mal ve hizmet alışlarından doğan borçlardır. Bir borcun ticari borç olarak nitelendirilebilmesi için mutlaka işletmenin esas faaliyet konusuyla doğrudan ilişkili olması gerekir. Örneğin, beyaz eşya alım satımı yapan bir işletme için buzdolabı veya çamaşır makinesinin kredili alınması ticari borç doğururken, tebeşir alım satımı yapan bir işletmenin pazarlama departmanında kullanılmak üzere kredili olarak buzdolabı alması ticari borç oluşturmaz. Muhasebe standartları uyarınca işletme, satın aldığı ticari malı peşin fiyatı (cari nakit alış fiyatı) üzerinden kaydetmelidir. Peşin fiyatı ile vadeli tutar arasındaki vade farkı bir finansman unsuru olarak kabul edilmeli, alışın maliyetine yansıtılmayarak finansmanın yapıldığı döneme yayılmalı ve faiz gideri (vade farkı gideri) olarak muhasebeleştirilmelidir. Bu amaçla negatif pasif düzenleyici bir hesap olan '325 Ertelenmiş Ticari Borçlar Vade Farkı' hesabı kullanılır. Dönem sonlarında etkin faiz yöntemine göre hesaplanan faiz gideri, 'Ertelenmiş Ticari Borçlar Vade Farkı' hesabından 'Finansman Giderleri' hesabına aktarılır. Bu sayede döneme ait finansman unsuru dönemin kâr veya zararına yansıtılır ve ticari borç itfa edilmiş maliyet bedeli ile raporlanır. Ancak Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliği'ne göre ise vade farkları ayrıştırılmayarak doğrudan satın alınan varlığın maliyetine dahil edilmektedir. İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senetsiz borçlar '320. Satıcılar' hesabında izlenir. Esas faaliyetlerle ilgili olarak hammadde, malzeme, ticari mal veya hizmet kredili olarak satın alındığında işletmenin satıcıya borcu doğar ve Satıcılar ana hesabının alacak tarafına kaydedilir. Satıcıya olan borç ödendikçe Satıcılar ana hesabının borç tarafına kayıt yapılır. Satıcılar ana hesabı pasif karakterli bir hesap olduğu için alacak kalanı verir ve bu kalan işletmenin satıcılara ödemesi gereken büyüklüğü ifade eder. İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki kredili alımları nedeniyle doğan kısa vadeli senetsiz borçları ise '336 Diğer Çeşitli Borçlar' hesabında takip edilir. Uzun vadeli olması durumunda ilgili uzun vadeli hesap grupları kullanılır. Her bir satıcıya olan borç büyüklüğünün ayrı ayrı izlenebilmesi için yardımcı hesaplara (tali hesap, alt hesap) gereksinim vardır. Yardımcı hesaplar işletmenin gereksinimine göre serbestçe belirlenir; alınan malın türüne veya alacaklının bulunduğu coğrafi bölgeye göre bölümlenebilir. Yevmiye defterine yapılan kayıtlar büyük deftere ve yardımcı defterlere aktarılarak her bir satıcının borç bakiyesi ayrı ayrı izlenir. İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili olan kredili mal ve hizmet alımlarından doğan borcu karşılığında senet düzenleyip vermesi nedeniyle senetli bir ticari borç doğar. Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) kambiyo senetleri olarak tanımlanan bu belgeler poliçe, bono ve çektir. Senedin borçlusu belirli bir miktar parayı belirli bir tarihte veya görüldüğünde kayıtsız şartsız ödemek zorundadır. Poliçe genellikle üç taraflı (keşideci, muhatap, lehtar) bir ilişki üzerine kurulurken; bono (emre yazılı senet) borçlu tarafından düzenlenen ikili bir ödeme yükümlülüğüdür. Çek ise bir bankaya hitaben yazılan ve ibraz edildiğinde ödenen bir ödeme emridir. Özün önceliği kavramı gereği ileri tarihli (vadeli) verilen çekler hazır değerlerde değil, '321 Borç Senetleri' hesabında izlenmelidir. İşletmenin senede bağlanmış ticari borçları kısa vadeli ise '321 Borç Senetleri', uzun vadeli ise '421 Borç Senetleri' hesabında izlenir. Senetli borçlar nominal değerleri ile kaydedilir ve hesabın kalanı her zaman ödenmemiş borç büyüklüğünü gösterir. Senetler üzerine açıkça faiz şartı konulabilir veya faiz büyüklüğü nominal değerin içine dahil edilebilir. Üçüncü kişilerin belirli bir iş yapmalarını, aldıkları bir değeri geri vermelerini sağlamak amacıyla ve belirli sözleşmeler nedeniyle gerçekleşecek bir alacağın karşılığı olarak nakit şeklinde alınan depozito ve teminatlar kısa vadeliyse '326 Alınan Depozito ve Teminatlar', uzun vadeliyse '426 Alınan Depozito ve Teminatlar' hesabında izlenir. Depozito veya teminat alındığında ilgili hesabın alacağına, geri verildiğinde veya hesaba sayılarak kapatıldığında ise borcuna kaydedilir. Hesap alacak kalanı verir ve iade edilmemiş depozito ve teminat tutarını gösterir. Teminat olarak menkul kıymet, senet veya emtia gibi nakit dışı bir varlık alındığında 326 veya 426 nolu hesaplarda izlenmez; ayni olarak alınan bu teminatlar Nazım Hesaplarda takip edilir. Örneğin alınan teminat mektupları Nazım Hesaplarda izlenerek kontrol altında tutulur. Diğer borçlar grubu, herhangi bir ticari nedene dayanmadan meydana gelmiş ve en çok bir yıl içinde veya daha uzun sürede ödenmesi düşünülen borçları kapsar. İşletmenin çalışanları, ortakları ve ilgili diğer taraflarla olan ilişkilerinden doğan borçlar bu grupta yer alır ve Tekdüzen Hesap Planı'nda 33 Diğer Borçlar (kısa vadeli) ve 43 Diğer Borçlar (uzun vadeli) hesaplarında izlenir. Ortaklara Borçlar (331 / 431) hesabı, işletmenin henüz yerine getiremediği ve ortaklarına ödemekle yükümlü olduğu temettü borçları, sözleşmeye bağlı ek ödemeler, sermaye azaltımı payları veya ortaklardan alınan kısa vadeli finansman borçlarının izlendiği hesaptır. Kurumlar Vergisi Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleriyle aile şirketi ortaklarının işletmeyi kendi kasaları gibi kullanmaları önlenmeye çalışılmıştır. Ortakların şirkete borçlanması esas olarak yasaklanmış olup, ticari işlemlerden doğan emsallerine uygun borçlanmalar bu yasağın istisnasını oluşturur.