Bilgisayar açılırken hafızaya yüklenen, donanım kaynakları ile yazılımları kullanıcılar arasında etkin ve güvenli bir biçimde paylaştıran sistem yazılımıdır. Örnek: Windows, Mac OS ve Linux birer işletim sistemidir.
İşletim sisteminin görünmeyen yüzü ve kalbidir. Kullanıcı arabirimi tarafından verilen komutları donanıma ileterek donanımla iletişim kurma işlevini üstlenir.
İşletim sisteminin görünen yüzüdür ve kullanıcıların fare, klavye, ses veya dokunmatik ekranlar aracılığıyla komut vermesini sağlar. Örnek: Grafiksel kullanıcı arayüzü (GUI).
Bilgisayar sistemindeki dosya ve klasörlerin oluşturulması, düzenlenmesi, adlandırılması, taşınması ve silinmesinden sorumlu bileşendir. Örnek: Dosyaların .docx veya .pptx gibi uzantılarla organize edilmesi.
Merkezi işlem birimi ve bellek gibi donanım kaynaklarının, uygulama programları tarafından paylaşımlı ve belirli bir sırada kullanımını organize eden işletim sistemi fonksiyonudur.
Ana bellek ve ikincil bellek (disk) arasında yapılan veri ve program taşıma işlemidir. Örnek: Hemen gerekli olanlar ana bellekte tutulurken diğerlerinin diskte saklanarak bellek boyutunun artırılması.
Bilgisayara bilgi giriş ve çıkışı yapan, bilgisayarı dış dünyaya bağlayan donanım elemanlarıdır. Örnek: Giriş birimi olarak klavye ve fare, çıkış birimi olarak monitör ve yazıcı.
Genellikle daha büyük bir sistemin içinde gömülü olarak çalışan, belirgin ve özel bir amacı yerine getirmek üzere tasarlanmış entegre sistemlerdir. Örnek: Çamaşır makinesi veya ATM cihazı mikrodenetleyicileri.
Amerikalı elektrik mühendisi John Presper Eckert tarafından 1943'te geliştirilmeye başlanan, vakumlu tüplerle çalışan ilk genel amaçlı sayısal elektronik bilgisayardır.
IV. Nesil işletim sistemleri döneminde ortaya çıkan, bilgisayar belleğinin birden fazla bölüme ayrılarak aynı anda birden fazla programın çalıştırılmasına olanak tanıyan kavramdır.
İnsan zekasına özgü algılama, öğrenme, problem çözme ve karar verme gibi üst bilişsel işlevleri sergilemesi beklenen VI. Nesil akıllı işletim sistemi ve makine teknolojisidir.
Herhangi bir ağ üzerinde bir programı veya bilgiyi aynı anda birçok kullanıcıya paylaştıran ve dağıtan güçlü donanım özelliklerine sahip bilgisayar veya yazılımdır. Örnek: Windows Server.
Patentli ve tescilli olan, kullanımı lisansa tabi bulunan, kaynak kodları gizli tutulan işletim sistemleridir. Örnek: Microsoft Windows ve Apple Mac OS.
Herkese açık olan, kullanıcıya serbest erişim, inceleme ve değiştirme özgürlüğü tanıyan, genellikle ücretsiz yazılımlardır. Örnek: Linux işletim sistemi.
İşletim sisteminin kullanıcı ile etkileşime girdiği, simgelerin, kısayolların ve dosyaların bulunduğu görsel arabirim ortamıdır. Örnek: Gerçek bir ofis masasının bilgisayar ortamındaki karşılığı.
Masaüstünde ekranın alt tarafı boyunca uzanan; başlat menüsünü, çalışan program pencerelerini ve bildirim alanını kapsayan çubuktur.
Görev çubuğunun sağ köşesinde yer alan; ağ bağlantı durumu, ses ayarları, saat ve güncellemeler gibi yerleşik uygulamalara ait simgeleri barındıran alandır.
Bilgisayardan silinen dosya ve klasörlerin yanlışlıkla silinme riskine karşı geçici olarak depolandığı özel bir masaüstü klasörüdür.
Bilgisayardaki sürücüler, klasörler ve dosyalar içinde gezinti yapmanızı, bunları görüntülemenizi ve yönetmenizi sağlayan temel araçtır. Örnek: C veya D sürücülerine erişim.
Bilgisayarın donanım, yazılım, ağ ve kullanıcı hesapları gibi tüm ayarlarını değiştirmek ve işleyişini özelleştirmek için geliştirilmiş kontrol merkezidir.
Mac OS işletim sisteminde sürücülere, uygulamalara ve dosyalara erişimi ve bunlar arasında gezinmeyi sağlayan temel Mac OS gezgini aracıdır.
Mac OS işletim sisteminde ekranın alt kısmında yer alan, sıklıkla kullanılan uygulamalara ve dosyalara tek tıklamayla hızlı erişim sağlayan menüdür.
TÜBİTAK BİLGEM-UEKAE tarafından geliştirilen, tam Türkçe desteğine sahip Linux tabanlı ilk ulusal işletim sistemimizdir.
Uygulama, program ve verilerin sanal sunucularda depolandığı ve internete bağlı olunan her yerden kolayca erişim sağlandığı hizmetler bütünüdür. Örnek: Google Drive veya sosyal medya depolama alanları.
Mobil veya masaüstü cihazlarda aynı anda birden fazla programın arka planda çalıştırılmasını ve uygulamalar arasında hızlı geçiş yapılmasını sağlayan özelliktir.
Kullanıcıların sistemdeki verilerin kimler tarafından görülebileceğine karar vermesi ve kontrol etmesidir. Örneğin, bir web sitesine girilen kişisel bilgilerin sadece yetkili kurum personeli tarafından görülebilmesi gizlilik ilkesinin gereğidir.
Sistemin ve verilerin bozulması, değiştirilmesi veya silinmesinin engellenerek orijinal halleriyle saklanmasıdır. Örneğin, kurumsal bir veri tabanındaki finansal kayıtların yetkisiz kişilerce değiştirilememesi veri bütünlüğünü ifade eder.
Bilişim sistemlerinin ve verilerin yetkili kullanıcılar tarafından her an ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasıdır. Örneğin, bir şirket çalışanının gerek duyduğunda müşteri verilerine kesintisiz bir şekilde ulaşabilmesi bu ilkeyle ilgilidir.
Sistemde gelişen tüm olayların daha sonra incelenebilecek şekilde kayıt altında tutulmasıdır. Örneğin, sisteme yapılan kullanıcı girişlerinin ve gönderilen e-postaların log dosyalarında saklanması izlenebilirliği sağlar.
Sistemi kullanan kişinin iddia ettiği kişi olduğunun doğrulanması sürecidir. Örneğin, sisteme giriş yapılırken parola sorulması veya parmak izi okutulması kimlik sınaması uygulamasıdır.
Bilgisayar sisteminin ve uygulamaların öngörülen performansı ve sonuçların tutarlılığıdır. Örneğin, bir yazılımın kullanıcının aynı isteklerine her seferinde tutarlı ve hatasız cevap üretmesidir.
Bilgi paylaşımında tarafların kimliklerini doğrulaması ve yaptıkları veri transferini sonradan inkâr edememesidir. Örneğin, internet bankacılığında para gönderen kişinin bu işlemi ben yapmadım diyememesini sağlar.
Bilgisayar sistemlerine zarar vermek, bilgi çalmak veya kullanıcıyı rahatsız etmek için hazırlanan yazılımlardır. Örneğin, virüsler ve solucanlar bu kategoriye giren zararlı kodlardır.
Sabit diskin ilk sektörü olan Master Boot Record (MBR) bölümüne sızarak sistem açılışında çalışan virüstür. Örneğin, taşınabilir flash bellekler aracılığıyla yayılarak sistem açılışını yavaşlatabilir.
Kelime işlemci ve elektronik tablo programlarındaki makro komut setlerinin içine yerleşen virüstür. Örneğin, Melissa virüsü Word belgeleri üzerinden yayılıp e-posta listelerine kopyalar gönderen bir makro virüsüdür.
İşletim sistemlerinin açıklarını kullanarak ağ üzerinden kullanıcı müdahalesine gerek kalmadan yayılan zararlıdır. Örneğin, ağdaki güvenlik açıklarını tarayıp kendisini çoğaltarak internet trafiğini yavaşlatır.
Kullanıcıya kendisini faydalı bir yazılım olarak gösterip arka planda sisteme zarar veren yazılımdır. Örneğin, indirilen masum bir oyunun arkasında gizlenerek korsanların bilgisayara sızması için port açar.
Kullanıcıların internet gezinti geçmişini ve şifrelerini gizlice toplayıp bir merkeze ileten zararlı programdır. Örneğin, bedava indirilen bazı ekran koruyucuların arka planda kredi kartı bilgilerini çalmasıdır.
Kullanıcıların isteği dışında toplu olarak gönderilen reklam ve propaganda amaçlı yığın mesajlardır. Örneğin, e-posta kutumuza gelen ve kaynağı belirsiz olan yüzlerce ticari reklam mesajıdır.
İnternetten gelen ve giden veri trafiğini denetleyerek izinsiz ağ sızmalarını engelleyen yazılım veya donanımdır. Örneğin, evimizin kapısı gibi dışarıdan gelen zararlı paketlerin bilgisayara girmesini bloke eder.
İstemci ve sunucu arasındaki veri akışını şifreleyerek kimlik doğrulaması sağlayan güvenlik protokolüdür. Örneğin, e-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken tarayıcının adres çubuğunda görünen kilit simgesi SSL kullanımını gösterir.
Bilgisayar dünyasında insanların davranışlarını inceleyen ve uyulması gereken yazılı kuralları belirleyen alandır. Örneğin, internetteki her bilginin herkese ait olduğu yanılgısına düşmeden telif haklarına saygı duymaktır.
Etik söylemlerde kullanılan dilin ve ifadelerin analiz edilmesine odaklanan, etiğin doğasını ve neden ihtiyaç duyulduğunu inceleyen eleştirel etik dalıdır. Örneğin 'Etik açıdan doğru nedir?' sorusu meta-etik alanına girer.
Pratik ahlak kuralları ve ahlaklı bir hayatın nasıl yaşanacağıyla ilgilenen, eylemlerin standartlarını ve çerçevelerini inceleyen kuralcı etik yaklaşımıdır. Örneğin 'Doğru olması gereken şeyler nelerdir?' sorusunu araştırır.
Normatif etik kurallarının sorunlu meselelere uygulandığı, iş etiği, bilişim etiği ve tıp etiği gibi alt dalları bulunan betimleyici etik dalıdır. Örneğin iş hayatındaki etik sorunları incelemek bu kapsama girer.
Eylemlerin kendi başına iyi veya kötü olmadığını, onları iyi ya da kötü kılan şeyin doğurduğu sonuçlar ve faydalar olduğunu savunan sonuçsalcı kuramlardır. Örneğin faydacılık anlayışı teleolojik bir kuramdır.
Eylemlerin sonuçları yerine eylemin kendisi ve mesleki ahlaki değerler üzerinde duran, 'Eğer herkes böyle yaparsa ne olur?' sorusunu esas alan sonuçsal olmayan kuramlardır. Örneğin Kantçılık deontolojik bir kuramdır.
Bilgisayar dünyasında insanların davranışlarını ve eylemlerini inceleyen, yazılı ve yazılı olmayan kuralları tanımlayan felsefe dalıdır. Örneğin bilgisayar korsanlığı veya lisanslama tartışmaları bilişim etiğinin konusudur.
Bilişim teknolojileri ile ilgili hukuki sorunlara çözüm bulmaya çalışan, dijital bilginin ve yazılımların dağıtılması, güvenliği ve gizliliği düzenleyen bilim dalıdır. Örneğin kişisel verilerin korunması bilişim hukukunu ilgilendirir.
Teknolojinin yardımıyla genellikle sanal ortamda kişi veya kurumlara maddi veya manevi zarar verilmesidir. Örneğin yeni TCK madde 243 kapsamında bilişim sistemine girme suçu buna örnektir.
İnternet etiği olarak bilinen, sanal ortamlarda ve sosyal ağlarda uyulması gereken görgü ve davranış kurallarını tanımlayan terimdir. Örneğin e-posta yazarken imla kurallarına uymak bir netiket kuralıdır.
Başkalarına ait yazı, resim veya video gibi ürünleri kaynak göstermeden kendisininmiş gibi göstermesidir (aşırma, çalıntı). Örneğin bir makaleden kopyalanan metni atıf yapmadan ödeve eklemek intihaldir.
Açık lisans altında eğitim, öğretim ve araştırma etkinliklerinde ücretsiz olarak kullanılabilen dijital eğitsel kaynaklardır. Örneğin MIT'nin Açık Ders Malzemeleri Projesi buna en büyük örnektir.
Telif hakkı bulunan bir eserin veya çalışmanın ücretsiz olarak dağıtılmasını ve yazarın belirlediği şartlarda esneklikle kullanılmasını sağlayan bir kamu lisansıdır. Örneğin TÜBA açık derslerinde CC lisansı kullanılmaktadır.
Herhangi bir bilginin veya ürünün kullanılma ve yayılma haklarının yasalarla belirli kişilere ait olduğunu bildiren, kopyalanmasına izin vermeme hakkıdır. Örneğin © sembolü ile gösterilir.
Kaynak ve alıcının aynı zaman diliminde iletişim sürecinde yer aldığı, telefon veya web konferans gibi anlık geribildirim sağlayan iletişim türüdür. Örneğin, iki kişinin telefonla karşılıklı konuşması eşzamanlı iletişime örnektir.
Kaynaktan çıkan mesajın farklı bir zamanda alıcıya ulaştığı ve alıcının tepkisini daha sonra ilettiği, elektronik posta veya blog gibi zaman bağımsız iletişim türüdür.
Bireylerarası iletişimde bir kişinin gerçek insan olarak algılanış derecesidir. Mesajlaşmadaki anındalık ne kadar yüksekse, bireyler kendilerini o kadar sosyal bir ortamda hisseder.
Uzaktan kişilerarası iletişim kurmaya yardımcı olan, metin tabanlı veya görsel-işitsel mesajlaşmaya izin veren eşzamanlı iletişim aracıdır. Örneğin Skype veya Facebook Messenger bu kapsamdadır.
Bir bilgisayar ve ağ sunucusu arasında bağlantıyı sağlayan yazılımdır. Anlık sohbet programlarını çalıştırmak için bilgisayara veya mobil cihaza indirilir.
Sadece belirli bir anlık sohbet sisteminin üyeleriyle iletişim kurmaya izin veren, özellikle yeni başlayanlar için ideal olan istemci türüdür.
Birden fazla anlık sohbet hesabı olanlar için ideal olan, farklı sohbet hizmetlerini tek uygulamada bir araya getiren istemci yazılımıdır.
İnternet teknolojilerini kullanarak çevrim içi eşzamanlı olarak metin, görsel, ses ve video paylaşılan, toplantı ve eğitim amaçlı kullanılan sistemlerdir. Anadolu Üniversitesi e-seminerleri buna örnektir.
Cep telefonlarının kullandığı, enerjinin dalgalar şeklinde yayıldığı bir çeşit düşük enerjili elektromanyetik alandır.
Anlık sohbet sistemlerinde mesajların veya paylaşımların internet üzerinden hızlı taşınabilmesi için bölündüğü küçük bilgi parçacıklarıdır.
Web konferans sistemlerinde sunum yapan kişinin görseller üzerinde işaretlemeler yapmasını veya notlarını paylaşmasını sağlayan ortak çalışma alanıdır.
Kaynaktan alıcıya ulaşan mesaja alıcı tarafından verilen tepkidir. İletişim sürecinin yönlendirilmesinde ve anlaşılmasında kritik öneme sahiptir.
İletinin kaynaktan alıcıya ulaşmasını sağlayan iletim yöntem ve ortamını (medya) içeren iletişim unsurudur.
Bilgisayarların sahip olduğu bazı özellikleri taşıyan, 1990'ların sonlarında yaygınlaşan avuç-içi bilgisayar türüdür.
Mobil işletim sistemlerine uyumlu üretilen, alışverişten eğitime her türlü işlemin yapılmasına imkan veren yazılımlardır.
1994 yılında IBM tarafından geliştirilen, PDA ve cep telefonu özelliklerini birleştirerek internet, kamera ve mobil işletim sistemi sunan el bilgisayarıdır.
Kaynaktan çıkan mesajın alıcıya ulaştığı an ile alıcıdan dönecek bildirimin kaynağa ulaştığı an arasında zaman farkı bulunan iletişim türüdür. Örneğin bir kişinin e-posta gönderip, alıcının bu mesaja saatler sonra yanıt vermesi bu kapsamdadır.
Kaynaktan alıcıya mesajı ulaştıran ve bu mesaja aynı anda ya da farklı zamanlarda tekrar tekrar ulaşılmasını sağlayan teknolojik altyapıdır. Eşzamansız iletişimde zamandaki bağımsızlığı sağlayan temel unsurdur.
Elektronik posta gönderme protokolü (Simple Mail Transfer Protocol) olup, e-posta göndermek için sunucu ile istemci arasındaki iletişim şeklini belirleyen temel protokoldür.
Gelen elektronik postaların SMTP sunucusundan onaylandıktan sonra alıcıya ulaşmasını ve istemci ile eşleşmesini sağlayan alıcı iletişim protokolleridir.
E-posta gönderirken mesajın aynı formatta başka adreslere gizlice bilgi vermek amacıyla gönderilmesini sağlayan, alıcılar tarafından adresleri görülemeyen gizlilik alanıdır.
Mesajların hiyerarşik olarak en güncelden eskiye doğru sıralandığı ve yorumların da zamana göre listelendiği, Web 2.0 teknolojilerine dayanan eşzamansız paylaşım ortamıdır.
Google bünyesinde yer alan, .blogspot.com uzantısıyla ücretsiz servis sağlayan, Gmail ile entegre çalışan popüler bir blog oluşturma ve barındırma sistemidir.
Açık kaynak kodlu olan, binlerce tema ve eklenti seçeneği sunan, hem ücretsiz barındırılabilen hem de özel sunuculara kurulabilen gelişmiş bir blog ve web sitesi altyapısıdır.
Kullanıcıların internet üzerinden ortak sayfalar yaratmasına, hiyerarşik bir düzen olmaksızın birden çok yazarın aynı sayfaya müdahale edip düzenlemesine olanak tanıyan işbirlikli Web 2.0 aracıdır. En bilinen örneği Wikipedia'dır.
250'den fazla dilde binlerce kullanıcının ortak katılımıyla gelişen, çevrim içi ve ücretsiz hizmet veren en büyük wiki projesi ve ansiklopedidir.
Çok yönlü bir sözlük niteliği taşıyan ve 210.000'den fazla sözlük maddesi barındıran Wikimedia wiki projelerinden biridir.
Belirli bir amaç veya konu etrafında farklı coğrafyalardaki bireyleri toplayan, administrator ve moderatörler tarafından yönetilen tartışma ve bilgi paylaşım platformlarıdır.
Bireyler arasında bağlantı kurabilmeyi, ortak profesyonel amaçlarla veya hobiler doğrultusunda bir araya gelmeyi sağlayan Facebook, LinkedIn gibi sanal platformlardır.
Google Drive, Dropbox gibi web ortamında yer alan, ortak kullanım izni vererek kişilerin farklı zamanlarda aynı dosya üzerinde çalışabilmesini sağlayan sistemlerdir.
Öğrenme olanaklarını bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla yaşamın tümüne yayarak bireyin yeterliklerini devamlılık ilkesiyle geliştirmesini amaçlayan, merkezinde bireyin olduğu süreçtir.
Geleneksel öğrenmeden farklı olarak, internet üzerinden geniş kitlelere açık, esnek ve çevrimiçi sunulan modern öğrenme yaklaşımlarından biridir.
Bireyin kişisel, sosyal, kültürel ve mesleki yeterliliklerini geliştirmek amacıyla doğumundan ölümüne kadar sürdürdüğü sürekli öğrenme sürecidir. Örneğin, bir bireyin mesleğinde yenilikleri takip etmek için halk eğitim merkezlerinde kurs alması bu kapsamdadır.
Bireyin çalışma yaşamı boyunca almış olduğu formal dersler, diplomalar, lisansüstü eğitimler ve teknik yeterlikler gibi yapılandırılmış eğitim biçimleridir. Örneğin, bir mühendisin kariyerinde ilerlemek için üniversitede yüksek lisans yapması planlı gelişimdir.
Bireyin iş yaşamında veya sosyal hayatında önceden planlanmamış durumlarla karşılaşması sonucunda elde ettiği doğal öğrenme biçimidir. Örneğin, bir çalışanın ofiste yeni bir yazılım arızasını çözerken farkında olmadan yeni bir problem çözme yöntemi öğrenmesi buna örnektir.
Bireyin bizzat yaparak yaşayarak, diğer bireylerin yaptıklarını gözlemleyerek ve pratik uygulamalar yoluyla ileri düzey beceriler kazanmasıdır. Örneğin, bir ustanın yanında çıraklık yapan birinin işi bizzat uygulayarak öğrenmesi bu türdendir.
Bireyin bilgi gereksinimini fark etmesi, doğru bilgiye ulaşması, bilgiyi değerlendirmesi, düzenlemesi ve sorun çözümünde etkili bir şekilde kullanabilmesidir. Örneğin, bir araştırmacının internetteki binlerce makale arasından güvenilir olanları seçip tezinde kullanması bilgi okuryazarlığıdır.
Bireyin yeni bilgiyi nasıl edineceğini, organize edeceğini ve kendi yaşamına nasıl uyarlayacağını bilmesi, öğrenme sürecini kendi yönetebilmesidir. Örneğin, bir bireyin yabancı dil öğrenirken kendi öğrenme stilini keşfedip buna uygun hafıza teknikleri geliştirmesidir.
Kendi yaşamından sorumlu olduğunu bilen yetişkin bireylerin kişisel, mesleki ve sosyal gereksinimlerini karşılamak amacıyla katıldıkları formal veya informal eğitim sürecidir. Örneğin, Halk Eğitim Merkezlerinde 14 yaş üstü bireylere verilen meslek edindirme kurslarıdır.
Sayısal çağda bilginin tek bir kaynakta olmadığını, ağlar üzerinde dağınık halde bulunduğunu ve öğrenmenin bu ağlar arasında bağlantı kurarak gerçekleştiğini savunan öğrenme kuramıdır. Örneğin, Siemens ve Downes'ın çevrimiçi kitlesel derslerinde öğrencilerin sosyal ağlar üzerinden bilgi üretmesi bu kurama dayanır.
Çok büyük ölçekte katılımcıya ev sahipliği yapan, web üzerinden ücretsiz veya açık erişimle sunulan, internet tabanlı çevrimiçi ders uygulamalarıdır. Örneğin, dünyanın dört bir yanından binlerce kişinin kaydolup izleyebildiği Coursera veya edX platformundaki derslerdir.
Geleneksel eğitim yaklaşımına benzer şekilde, içeriğin öğretmen tarafından önceden belirlendiği, video sunumları ve çoktan seçmeli testlerle tekrar temeline dayanan çevrimiçi ders türüdür. Örneğin, standart video dersleri izleyip ardından otomatik test çözülen bir programlama dersidir.
Öğrenenlerin sosyal ağlar üzerinden sınırsız etkileşim kurarak, kendi aralarında bilgi paylaşıp yeni bilgiler ürettiği özerk yapıdaki çevrimiçi ders türüdür. Örneğin, katılımcıların blog yazıları ve forumlar aracılığıyla ortak bir fikir havuzu oluşturduğu 'Connectivism and Connective Knowledge' dersidir.
Hem öğretimci (xMOOC) hem de bağlantıcı (cMOOC) yaklaşımların özelliklerini bir arada sunarak katılımcılara karma bir öğrenme deneyimi sağlayan ders türüdür. Örneğin, hem uzman videolarının izlendiği hem de öğrenenlerin sosyal platformlarda tartıştığı çevrimiçi bir girişimcilik kursudur.
Katılımcılara bir konuyu tam olarak öğrenebilmeleri için video, benzetim ve doküman gibi gerekli tüm kaynakların sunulduğu ve herkesin kendi hızında ilerlemesine olanak sağlayan sistemdir. Örneğin, KAÇD'lerde zorlanılan bir video bölümünün tekrar tekrar durdurulup izlenebilmesidir.
Eğitimciler ve bireysel öğrenenler için ders formatında düzenlenmiş, sayısal ortamda bulunan ve genellikle ücretsiz sunulan yüksek kaliteli eğitim materyalleridir. Örneğin, MIT'nin 2001 yılında başlattığı ve tüm ders içeriklerini internette herkesin erişimine açtığı projedir.
En az yönetimsel çaba ve sağlayıcı etkileşimiyle, ayarlanabilir bilişim kaynaklarından oluşan paylaşımlı bir havuza zaman ve mekân kısıtı olmaksızın ağ üzerinden erişim sağlayan bilişim modelidir. Örneğin bir girişimcinin dakikalar içinde sanal sunucu kiralayıp aktif hale getirmesi bu modelle mümkündür.
Bölgesel olarak farklı noktalarda bulunan veri merkezlerinde depolama, işlemci, hafıza ve bant genişliği sağlayan donanımların tümüne verilen isimdir. Tedarikçiler bu havuz sayesinde tüketicilerin değişen bilişim ihtiyaçlarını dinamik olarak karşılar.
İçinde çok sayıda sunucuyu barındıran, depolanan verinin güvenliğini ve sürekliliğini sağlamak amacıyla güçlü ve yedekli elektrik, iklimlendirme ve iletişim altyapısına sahip tesistir. Google veri merkezleri bu tesislere küresel ölçekte somut birer örnektir.
ABD Telekomünikasyon Endüstrisi Birliği tarafından veri merkezlerinin altyapı gereksinimlerini belirleyen ve akredite eden standartlar kodudur. Dört farklı düzeyde kullanılabilirlik oranı (%99,671'den %99,995'e kadar) belirleyerek minimum kesinti sürelerini taahhüt eder.
Farklı sistemlerdeki işlemci güçlerini, ağ kapasitelerini ve depolama alanlarını tek bir büyük sanal sistem olarak yönetmeyi amaçlayan tekniktir. Benzememiş birçok bilgi sistemi bu yapıyla tek bir sanal işlem gücü oluşturur.
Uygulamaların modül ve fonksiyonlarını diğer uygulamaların da kullanabileceği şekilde tasarlayan, sistemler arası iletişimi ve komutların yeniden kullanımını etkinleştiren mimari yapıdır.
Bir uygulama yazılımının diğer uygulama yazılımlarıyla iletişim kurmasını sağlayan komut, protokol ve araçlar kümesidir. Örneğin bir geliştiricinin web sitesinde harita göstermek için Google Haritalar API'sini kullanması buna örnektir.
Fiziksel donanım kaynaklarının (işlemci, depolama, ağ, sunucu) yerine geçecek sanal bileşenlerin oluşturulması faaliyetidir. Bir fiziksel sunucuda birden fazla sanal makinenin (VM) çalıştırılmasını sağlar.
Sanal makine işletim sistemleri ile gerçek fiziksel donanım arasında görev yapan, fiziksel kaynakları belirlenen kurallara göre sanal makineler arasında paylaştıran sanallaştırma ortamı yazılımıdır.
Karmaşık bilişim sistemlerinin insan müdahalesine en az ihtiyaç duyacak şekilde, genel politikalar doğrultusunda kendi kendini yönetebildiği, ısı ve enerji verilerini kullanarak optimize olan sistemlerdir.
Kullanıcının talep ettiği oranda işlem gücü, depolama alanı ve bant genişliği gibi donanım kaynaklarının sanal sunucu olarak sunulduğu modeldir. Amazon EC2 bu hizmetin dünyadaki öncü örneklerindendir.
Kullanıcılara alt düzey donanım yönetimiyle uğraşmadan doğrudan yazılım geliştirip çalıştırabilecekleri, soyutlama düzeyi yüksek programlama ve veritabanı ortamı sunan hizmettir. Google App Engine popüler bir örneğidir.
Uygulamaların kullanıcılara yerel kurulum gerektirmeden tamamen web tarayıcıları üzerinden 'kullandığın kadar öde' mantığıyla sunulduğu bulut modelidir. Google Dokümanlar ve Office 365 bu türün en bilinenleridir.
Özel bulut ile kamu bulutunun kendi sınır ve özelliklerini koruyarak bağlanmasıyla oluşan sistemdir. Kurumlar kritik verilerini güvenlik duvarı arkasındaki özel bulutta, genel verilerini ise kamu bulutunda tutar.
Bilgisayar ve ilişkili kaynaklarının, işlemci enerji tüketiminden veri merkezi iklimlendirmesine kadar çevreye duyarlı ve doğaya en az zararı verecek şekilde kullanımını savunan yaklaşımdır.
Doğada halihazırda var olan ancak daha önce bilinmeyen bir olgunun veya nesnenin insanlık tarafından ilk kez ortaya çıkarılmasıdır. Örneğin, radyoaktif elementlerin veya yeni bir gezegenin ilk kez saptanması birer keşiftir.
Daha önce var olmayan yeni bir fikrin, ürünün veya yöntemin ilk kez yaratılması ve çalışabildiğini kanıtlayan bir prototipin oluşturulmasıdır. Buluşlar genellikle patent verilerek yasal koruma altına alınırlar.
Mevcut fikirlerin, ürünlerin veya süreçlerin daha verimli, kârlı ve kullanışlı hale getirilerek toplumsal amaca uyarlanmasıdır. Keşif ve buluştan farklı olarak yenilikler ticari kâr elde etmek amacıyla gerçekleştirilir ve patentlenmezler.
Teknolojinin toplumda veya endüstride kullanma, taklit etme, uygulama ya da uyarlama biçimleriyle dalga dalga yayılması sürecidir. İnternet veya akıllı telefonların toplumun tüm kesimlerine ulaşması bu sürece örnektir.
Yeni bir pazar yaratarak var olan geleneksel pazarın ve ürünlerin ortadan kalkmasına yol açan yenilik türüdür. Örneğin, akıllı telefonların piyasaya çıkışıyla standart tuşlu telefon pazarının sönümlenmesi yıkıcı yeniliktir.
Var olan pazarın ortadan kalkmasına yol açmayan, mevcut teknolojinin veya ürünün kalitesini ve işlevselliğini kademeli olarak iyileştiren yenilik türüdür. Yazılım sürümlerinin güncellenmesi buna örnektir.
Farklı teknolojik sistemlerin benzer görevleri yerine getirecek biçimde birleşme ve bütünleşme eğilimidir. Örneğin, akıllı telefonlarda ses, video, internet ve fotoğrafçılık özelliklerinin tek bir cihazda birleşmesi dijital yakınsamadır.
Bir mikroişlemci içerisine yerleştirilen transistör sayısının yaklaşık her iki yılda bir ikiye katlanacağını belirten ampirik yasadır. 1970'lerden günümüze bilgisayar işlem güçlerinin katlanarak artmasını açıklar.
Yaşam döngüsünü yıllar önce tamamlamış ya da tamamlamak üzere olan, toplumda sıradanlaşmış teknolojilerdir. Örneğin, kasetçalar, disketler veya kablolu ev telefonları 2015 yılı itibariyle gelenekselleşmiştir.
Yaşam döngüsünün tam ortasında bulunan, erken çoğunluk tarafından yoğun biçimde kullanılan ve toplumsal yaşamı halihazırda biçimlendiren teknolojilerdir. Bulut bilişim ve mobil bilgi işlem güncel teknolojilerdendir.
Ticarileşme aşamasına yeni geçmiş, yenilikçiler ve ilk benimseyenler tarafından kullanılan ve önümüzdeki 10 yılda yaygınlaşması beklenen teknolojilerdir. Akıllı kişisel yardımcılar ve 3 boyutlu yazıcılar bu gruba girer.
İnternet üzerindeki verilerin makineler tarafından anlaşılabilir kurallarla tanımlanarak paylaşılmasını amaçlayan W3C standardıdır. Bu sayede arama motorlarına doğal dille soru sorulup doğrudan anlamlı yanıtlar alınabilir.
Fiziksel gerçek dünyanın, bilgisayar tarafından üretilen ses, video, GPS ve grafik verileriyle canlı olarak zenginleştirilerek kullanıcıya sunulmasıdır. Akıllı telefon kamerasıyla tarihi bir esere bakıldığında bilgi çıkması buna örnektir.
Nesnelerin üzerine iliştirilmiş etiketlerdeki verilerin elektromanyetik alan yardımıyla kablosuz olarak okunmasına dayalı tanıma sistemidir. Kargo takibi ve mağazalarda ürün güvenliğinde yaygın olarak kullanılır.
Mobil cihazların kullanıcının nerede olduğu, kiminle beraber olduğu ve çevredeki kaynakları algılayarak davranışlarını buna göre uyarlaması sürecidir. Akıllı asistanlar bu verileri aktif olarak kullanır.
Kullanıcının vücuduna giydiği, hidrolik ve motorlar yardımıyla kas hareketlerini destekleyerek fiziksel güç ve dayanıklılığı artıran mobil makinadır. Felçli hastaların yürümesine yardımcı olabilir.
Elektronik, sensörler ve ağ bağlantı özellikleriyle donatılmış fiziksel nesnelerin (buzdolabı, lamba, araba vb.) internet üzerinden birbiriyle veri alışverişi yaptığı devasa ağı ifade eder.
Saniyede en az bir exaFLOPS (bir milyar çarpı bir milyar kayan noktalı işlem) kapasitesine ulaşması hedeflenen devasa işlem gücüne sahip gelecek nesil süper bilgisayar teknolojisidir.
Bir bireyin zihinsel içeriğinin ve belleğinin biyolojik beyinden okunarak dijital bir bilgisayara veya depolama aygıtına kopyalanmasını öngören kuramsal süreçtir.
Yapay zekânın insan zekâsını geçerek süper zekâ haline geldiği ve bu noktadan sonraki gelişmelerin insan zekâsı tarafından öngörülemediği varsayımsal eşiktir.