Esnaf işletmesi sınırını aşan gelir hedefi olan, devamlı ve bağımsız yürütülen faaliyetler bütünüdür. Örneğin, bir süpermarket işletmesi ticari işletmedir.
Gelir düzeyi Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırın altında kalan, daha küçük ölçekli işletmelerdir. Ticari işletmeden temel farkı faaliyet kapsamı ve gelir düzeyidir.
İşletme faaliyetlerinin süreklilik arz etmesidir; tesadüfi işler ticari işletme sayılmaz. Örneğin, yazın açılan bir plaj işletmesi devamlılık unsurunu taşır.
İşletmenin tacir tarafından kendi adına ve hesabına yürütülmesidir. Şubeler veya temsilciler bağımsız olmadıkları için tacir sayılmazlar.
İşletmenin müşteri çevresinden kaynaklanan rağbeti ve sahip olduğu müşteri hakkıdır. İşletme devrinde 'hava parası' olarak da bilinir.
Bir hakka doğrudan etki eden, onu kuran veya ortadan kaldıran işlemdir. Ticari işletme devrinde tüm unsurlar için ayrı tasarruf işlemi gerekmez.
Merkeze bağlı, ancak yer ve yönetim bakımından ayrı, bağımsız faaliyet yürüten birimdir. Örneğin, bir bankanın farklı semtteki şubesi.
İşletmenin taşınır malvarlığı üzerinde, zilyetliği devretmeksizin kurulan rehin hakkıdır. TİTRK kapsamında sicile tescille kurulur.
Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir. Tacir sıfatı, işletmenin fiilen çalıştırılmasıyla kazanılır.
Tacirin ticari faaliyetlerinde objektif olarak normal bir tacirin göstermesi gereken özeni gösterme yükümlülüğüdür. Örneğin, nakliyecinin eşyayı brandasız taşıması basiretsizliktir.
Mal satan veya iş gören tacirin, talep üzerine düzenlediği belgedir. 8 gün içinde itiraz edilmezse içeriği kabul edilmiş sayılır.
Sözlü veya telefonla yapılan sözleşmenin içeriğini doğrulamak için gönderilen yazıdır. 8 gün içinde itiraz edilmezse sözleşme içeriği kesinleşir.
Alacaklının, borçlunun rızasıyla elinde bulundurduğu malı, alacak ödenene kadar vermeme hakkıdır. Tacirler için bağlantı şartı aranmaz.
Tacirin yaptığı her türlü işin ticari sayılması kuralıdır. Tüzel kişi tacirlerin tüm işlemleri ticari sayılır.
Birden fazla borçlunun, borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olmasıdır. Ticari işlerde aksi kararlaştırılmadıkça kuraldır.
Borcun ödenmesinde gecikme durumunda istenen faizdir. Ticari işlerde adi işlere göre daha yüksek oranlarda uygulanabilir.
Tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen konulardan doğan davalardır. Örneğin, kıymetli evrak uyuşmazlıkları.
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Örneğin, iki tacir arasındaki satım sözleşmesi uyuşmazlığı.
Ticari işletmelerin hukuki durumlarını gösteren, ticaret ve sanayi odaları bünyesinde tutulan resmi bir kayıt sistemidir. Örneğin, bir anonim şirketin kuruluşu bu sicile tescil ile hukuki varlık kazanır.
Bir hukuki durumun veya işlemin ticaret siciline ilk defa kaydedilmesi işlemidir. Örneğin, yeni açılan bir ticari işletmenin sicile kaydedilmesi tescildir.
Sicilde kayıtlı olan mevcut bir bilginin değiştirilmesi işlemidir. Örneğin, şirket merkezinin başka bir şehre taşınması durumunda sicil kaydının güncellenmesi tadildir.
Sicilde kayıtlı olan bir bilginin veya işletmenin kaydının tamamen silinmesidir. Örneğin, tasfiye süreci biten bir şirketin sicilden kaydının silinmesi terkindir.
Tescil işleminin, bir hakkın veya hukuki durumun doğumu için zorunlu olmasıdır. Örneğin, ticaret şirketlerinin kuruluşu tescil ile gerçekleşir.
Zaten doğmuş olan bir hukuki durumun üçüncü kişilerce bilinmesini sağlamak için yapılan tescildir. Örneğin, ticari işletmenin tescili tacir sıfatının kazanılması için açıklayıcıdır.
Tescil edilmesi gereken bir hususun tescil edilmiş olması durumunda, üçüncü kişilerin bunu bilmediğini iddia edememesidir. Örneğin, tescilli bir temsilcinin yetkisini üçüncü kişi 'bilmiyordum' diyerek reddedemez.
Tescili gereken bir hususun tescil edilmemesi durumunda, üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunmasıdır. Örneğin, tescil edilmemiş bir yetki değişikliğini bilmeyen üçüncü kişinin işlemi geçerlidir.
Tacirin ticari işletmesiyle ilgili işlemlerde kullandığı ve onu tanıtmaya yarayan addır. Örneğin, 'Ali Taş Konfeksiyon Mağazası' bir ticaret unvanıdır.
Taciri değil, doğrudan işletmenin kendisini tanıtmaya ve benzerlerinden ayırt etmeye yarayan addır. Örneğin, 'Sultanahmet Köftecisi' bir işletme adıdır.
Bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeye yarayan, sicilde gösterilebilir her türlü işarettir. Örneğin, 'Scotch-Brite' bir marka örneğidir.
Rakipler veya piyasa aktörleri arasındaki ilişkilerde dürüstlük kuralına aykırı, aldatıcı davranışlardır. Örneğin, rakip ürün hakkında asılsız kötüleme yapmak haksız rekabettir.
Marka sahibinin, markayı kullanma hakkını sadece bir kişiye tanıdığı ve kendisinin bile kullanmaktan vazgeçebildiği tekelci lisans türüdür.
Marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından ürünlerin ortak özelliklerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir. Örneğin, 'Woolmark' bir garanti markasıdır.
Ürünün tüm özelliklerini ait olduğu coğrafi alandan alan ve o yöre dışında üretilemeyen işaretlerdir. Örneğin, 'Finike portakalı' bir menşe adıdır.
Belirgin bir niteliği o coğrafi bölgeyle özdeşleşen ancak yöre dışında da üretilebilen ürünleri tanımlayan addır. Örneğin, 'Hereke ipek halısı' bir mahreç işaretidir.
Bir markanın tesciline engel olan ve kurum tarafından resen dikkate alınan nedenlerdir. Örneğin, dini değerleri içeren bir işaret marka olarak tescil edilemez.
Önceki bir marka sahibinin itirazı üzerine dikkate alınan tescil engelleridir. Örneğin, benzer bir markanın önceden tescil edilmiş olması.
Ticari işletme sahibinin, işletmeyi yönetmek ve temsil etmek üzere atadığı ve tescili zorunlu olan kişidir.
Bir borcu ödeyenin, asıl sorumluya karşı ödediği miktarı geri isteme hakkıdır. Örneğin, sicil hatasından dolayı devletin ödediği tazminatı kusurlu görevliden istemesi.
Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişidir. Defter tutma yükümlülüğünün temel muhatabıdır.
İşlemlerin tarih sırasına göre ve madde halinde kaydedildiği zorunlu ticari defterdir. Kapanış onayı izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır.
Yevmiye defterine kaydedilmiş olan işlemleri sistemli bir şekilde hesaplara dağıtan ve tasnif eden zorunlu defterdir.
İşletmenin açılış bilançosunun, yılsonu finansal tablolarının ve envanter çalışmalarının kaydedildiği zorunlu defterdir.
Defterlerin afet veya hırsızlık gibi nedenlerle kaybolması halinde tacirin 15 gün içinde mahkemeden alması gereken, defterlerin kaybolduğunu ispatlayan belgedir.
İşletmeyi yönetmek ve taciri temsil etmek üzere atanan, en geniş yetkilere sahip bağımlı tacir yardımcısıdır.
Ticari temsilcilik yetkisi olmaksızın, işletmenin olağan işlerini yürütmekle görevli, yetkisi daha sınırlı olan yardımcıdır.
Sürekli olarak işletme dışında, tacir adına işlemlere aracılık eden veya sözleşme yapan bağımlı yardımcıdır.
Belirli bir bölgede, sürekli olarak tacir adına sözleşmelere aracılık eden veya sözleşme yapan bağımsız yardımcıdır.
Tarafları bir araya getirerek sözleşme kurulmasına aracılık eden, temsil yetkisi olmayan bağımsız yardımcıdır.
Kendi adına ancak müvekkili hesabına kıymetli evrak veya taşınır alım satımı yapan dolaylı temsilcidir.
Tarafların karşılıklı alacaklarını takas ve mahsup etmek amacıyla kalem kalem kaydettikleri yazılı sözleşmedir.
Cari hesap devresi sonunda borç ve alacak kalemleri arasındaki farktır; hesap kesiminde talep edilebilir.
Acentenin faaliyet gösterdiği bölgede, tacirin başka bir acente atamasını engelleyen veya acenteye münhasır işlem yapma yetkisi veren haktır.
Temsilcinin kendi adına ancak başkasının hesabına işlem yapmasıdır; komisyonculukta görülür.
Ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, dürüst ve tedbirli bir iş adamı gibi davranması beklenen tacir sıfatıdır.
Bir borcun ödenme zamanının gelmiş olması ve alacaklının ifayı talep edebilme durumudur.
Ticari defterlerin veya belgelerin mahkemeye veya ilgili makama inceleme için sunulmasıdır.
Defterlerini kanuna uygun tutmayan veya hileli işler yapan iflas etmiş tacire verilen sıfattır.
Bir tacirin, markasını ve işletme sistemini (know-how) belirli bir ücret karşılığı başka bir tacire kullandırmasıdır.
Alacaklının, alacağı ödenene kadar borçluya ait malı elinde tutma yetkisidir; acente ve komisyoncuda mevcuttur.
Bir kişinin kendi fiilleriyle hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesidir. Şirket ortağı olabilmek için Medeni Kanun'daki genel fiil ehliyeti kuralları geçerlidir.
Ortaklığın temelini oluşturan, tarafların irade beyanlarının uyuşmasıdır. Adi ortaklıkta şekil şartı aranmazken, ticaret şirketlerinde resmi yazılı şekil zorunludur.
Ortakların şirkete getirdiği para, mal, alacak veya emek gibi ekonomik değerlerdir. Anonim ve limited şirketlerde emek ve ticari itibar sermaye olarak konulamaz.
Ortakların ortak amacı gerçekleştirmek için birlikte çaba gösterme niyetidir. Şahıs şirketlerinde çok güçlü, sermaye şirketlerinde ise zayıftır.
Ortaklıktan ayrı bir malvarlığına, unvana ve ehliyete sahip olma durumudur. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur, ticaret şirketlerinin ise tescil ile kazanılır.
Adi ortaklıkta sermaye olarak konulan malların ortakların hepsine ait olmasıdır. Paylar ayrılmamıştır ve tasarruf için oybirliği gerekir.
Ortakların aynı eşya üzerinde fiilen bölünmüş paylara sahip olmasıdır. Adi ortaklıkta taraflar isterse bu sisteme geçebilirler.
Bir borçtan dolayı birden fazla kişinin her birinin borcun tamamından sorumlu olmasıdır. Adi ortaklıkta ortaklar şirket borçlarından müteselsilen sorumludur.
Belirli bir işi gerçekleştirmek için bir araya gelen şirketlerin, işin sadece kendi üstlendikleri kısmından sorumlu oldukları ortaklık yapısıdır.
Birden fazla kişinin belirli bir işi yapmak için bir araya gelip, işin tamamından müteselsilen sorumlu oldukları yapıdır.
Ortaklığın kanunda belirtilen nedenlerle kendiliğinden sona ermesidir (örneğin amacın imkansızlaşması).
Ortaklığın ortakların kararı veya mahkeme kararı gibi iradi bir müdahale ile sona erdirilmesidir.
Sona eren ortaklığın malvarlığının paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve kalan değerin ortaklara dağıtılması sürecidir.
Sermayesi belirli, ortakların sorumluluğunun taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olduğu bir sermaye şirketidir. Tek kişi ile kurulabilir.
Limited şirketin yönetim ve temsil organıdır. Şirket sözleşmesi veya genel kurul kararı ile atanır.
Limited şirketin en yetkili organıdır; devredilemez yetkileri vardır ve kararlar genellikle temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır.
Limited şirket sözleşmesinde öngörülmüşse, ortakların şirketin özkaynak ihtiyacını karşılamak için şirkete nakdi ödemede bulunma zorunluluğudur.
Limited şirket ortaklarının şirket sözleşmesinde belirtilen, sermaye dışında yerine getirmeleri gereken ek yükümlülüklerdir.
Sermaye artırımında mevcut ortakların, yeni payları öncelikle satın alma hakkıdır.
Ticari uyuşmazlıklarda, kanun ve sözleşme hükümlerinden sonra uygulanan, bir ticaret dalına özgü kurallardır.
Eski hukukta şirketin hak ehliyetinin işletme konusu ile sınırlı olmasıydı; yeni TTK ile bu kurala veda edilmiştir.
Genel kurul toplantısı yapmaksızın, ortakların gündem maddesine yazılı onay vermesiyle alınan karardır.
Sermayesi paylara bölünmüş, ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olan ticaret şirketi. Örn: Büyük ölçekli sanayi kuruluşları.
Yönetim kuruluna anasözleşme değişikliği yapmadan sermaye artırma yetkisi veren sistem. Örn: Halka açık şirketlerin hızlı sermaye artırımı.
Anasözleşmede yazılı olan ve değiştirilmesi için genel kurul kararı gereken sabit sermaye. Örn: Küçük ölçekli aile şirketleri.
Sermayenin bir parçası, ortaklık statüsü ve kıymetli evrak anlamlarına gelen temel birim. Örn: Şirketin 100 TL'lik paylarına sahip olmak.
Pay senedinin üzerinde yazılı olan nominal değer. Örn: 1 TL değerindeki bir pay.
Payların satın alınması için halka çağrıda bulunulması. Örn: Şirketin borsaya açılması.
Anasözleşmenin noterce onaylanması ile tescil öncesi kurucular arasında oluşan hukuki ilişki. Örn: Şirket kurulmadan önceki hazırlık dönemi.
Ticaret siciline kayıt yapılarak tüzel kişiliğin kazanılması. Örn: Şirketin resmi olarak doğuşu.
Aktiflerin borçları karşılamaya yetmemesi durumu. Örn: Şirketin iflas riski taşıması.
Yönetim kurulu tarafından yetki devredilen, icra işlerini yürüten üye. Örn: Şirketin günlük işlerini yöneten genel müdür/yönetici.
Yönetim kurulu üyelerine toplantı başına ödenen ücret. Örn: Toplantı katılım bedeli.
Yönetim kurulu üyesinin şirketle aynı konuda faaliyet gösterememesi. Örn: Bir süt şirketinin yöneticisinin rakip süt şirketi kuramaması.
Finansal tabloların standartlara uygunluğunun dış uzmanlarca incelenmesi. Örn: Yeminli mali müşavir denetimi.
Belirli bir olayın aydınlatılması için yapılan özel inceleme. Örn: Şirketteki yolsuzluk şüphesinin araştırılması.
İşlemin baştan itibaren geçersiz olması. Örn: Kanuna açıkça aykırı bir yönetim kurulu kararı.
Kurucu unsurların eksikliği nedeniyle işlemin hiç doğmamış sayılması. Örn: Hiç toplanmadan alınan karar.
Hukuka aykırı kararların mahkemece geçersiz kılınması. Örn: Genel kurul kararının iptali.
Bazı haklar bakımından diğer paylara göre üstünlük sağlayan pay. Örn: Oy hakkı fazla olan hisseler.
Yeni çıkarılan payları öncelikli alma hakkı. Örn: Ortakların sermaye artırımında paylarını koruması.
Şirketi üçüncü kişilere karşı bağlayıcı işlem yapma yetkisi. Örn: Yönetim kurulunun imza sirküleri.
Yönetim kurulunun genel kurulca aklanması. Örn: Yıllık hesapların genel kurulca onaylanması.
Şirketin kârından gelecekteki riskler için ayrılan fon. Örn: Kanuni yedek akçeler.
Özel uzmanlık gerektiren konularda görüşüne başvurulan kişi. Örn: Şirkete konulan ayın sermayeyi değerleyen uzman.
Şirketin ticari hayatta kullandığı resmi isim. Örn: X Anonim Şirketi.
Şirketin sona ermesi halinde malvarlığının paraya çevrilmesi süreci. Örn: Şirketin kapatılması işlemleri.
Anonim ortaklığın en üst karar organı olup, anasözleşme değişikliği, yönetim kurulu seçimi ve tasfiye memuru atama gibi devredilemez yetkilere sahiptir.
Şirket organlarının (genel kurul, yönetim kurulu, denetçi) yetkilerinin kanunla ayrıştırılmasıdır; genel kurul, yönetim kurulunun münhasır yetkilerine müdahale edemez.
Genel kurulda gündemde yer almayan konuların görüşülememesi ve karara bağlanamaması ilkesidir. Örnek: Gündemde olmayan bir varlık satışı kararı alınamaz.
Tüm pay sahiplerinin katıldığı ve kimsenin itiraz etmediği durumlarda çağrı usullerine uyulmadan yapılan toplantıdır.
Sermayenin belirli bir oranını (genelde 1/10) temsil eden pay sahiplerinin, genel kurulu toplantıya çağırma gibi özel yetkileridir.
Kâr dağıtımı, oy hakkı veya yönetimde temsil gibi konularda diğer paylara göre üstün haklar sağlayan paylardır.
Genel kurula katılma hakkı olan pay sahiplerinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ve toplantı yerinde bulundurulan listesidir.
Bir kararın kurucu unsurlarının (toplantı veya oylama) eksik olması nedeniyle hiç doğmamış sayılmasıdır. Örnek: Yetkisiz bir kişinin yaptığı çağrı ile toplanan kurul.
Kararın kanunun emredici hükümlerine veya ahlaka aykırı olması nedeniyle kesin geçersizliğidir. Örnek: Şirketin temel yapısını bozan kararlar.
Kanuna, anasözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarının mahkemece geçersiz kılınması için açılan davadır.
Genel kurul kararlarının, ortaklık çıkarları ile çoğunluğun çıkarları arasında denge gözetilerek, hakkaniyete uygun alınması zorunluluğudur.
Kanunda veya anasözleşmede öngörülen bir nedenin gerçekleşmesiyle şirketin kendiliğinden sona ermesidir. Örnek: Sürenin dolması.
Mahkeme veya genel kurul kararı ile şirketin dağıtılmasıdır. Örnek: Haklı sebeple fesih davası.
Sona eren şirketin malvarlığının paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve artan değerin pay sahiplerine dağıtılması sürecidir.
Tasfiye sürecini yürüten, şirketi tasfiye amacıyla temsil eden ve genel kurul veya mahkemece atanan kişidir.
Tasfiye bittikten sonra unutulan veya sonradan ortaya çıkan işlemlerin yapılması için şirketin yeniden tescil edilmesidir.
Malvarlığı dağıtımına başlanmamışsa, genel kurulun %60 çoğunlukla şirketin faaliyetine devam etmesine karar vermesidir.
Bazı genel kurul toplantılarında mevzuata uygunluğu denetlemekle görevli, Ticaret Bakanlığı tarafından atanan kişidir.
Bir payın mülkiyeti başkasına aitken, o payın getirdiği kâr payı gibi haklardan yararlanma yetkisidir.
Pay sahiplerinin genel kurulda nasıl oy kullanacaklarına dair kendi aralarında yaptıkları özel anlaşmalardır.
Anonim ortaklık sermayesinin bölünmüş parçalarından her biri olup, sahibine ortaklık sıfatı kazandıran ve mali/kişisel haklar sağlayan hukuki bir değerdir.
Anasözleşme ile kâr, tasfiye, rüçhan veya oy hakkı gibi konularda diğer paylara göre üstün haklar tanınmış paylardır. Örneğin, bir paya 5 oy hakkı verilmesi oyda imtiyazdır.
Anasözleşmede yer alan ve nama yazılı payların devrini kısıtlayan veya onaya bağlayan hükümlerdir. Şirketin, payın rakiplere geçmesini engellemek için kullandığı bir araçtır.
Sermaye borcunu süresinde ödemeyen pay sahibinin, şirketin ihtarına rağmen ödeme yapmaması durumunda, pay sahipliği haklarından yoksun bırakılarak ortaklıktan çıkarılmasıdır.
Sermaye artırımı sırasında mevcut pay sahiplerinin, yeni çıkarılan payları mevcut pay oranlarında öncelikli olarak satın alma hakkıdır. Bu hak, ortaklık payının ve gücünün korunmasını sağlar.
Sermaye artırımının ortaklık içi kaynaklardan karşılanması durumunda, mevcut pay sahiplerine bedel alınmaksızın dağıtılan paylardır.
Pay senedinin üzerinde yazılı olan ve sermayenin bir parçasını temsil eden nominal değerdir. En az bir kuruş olabilir.
Şirketin net dönem kârından, yedek akçeler ayrıldıktan sonra pay sahiplerine payları oranında dağıtılan mali haktır.
Pay sahibinin, şirketin faaliyetlerinde kanuna veya anasözleşmeye aykırılık şüphesi duyduğunda, belirli olayların açıklığa kavuşturulması için mahkemeden talep ettiği denetimdir.
Senedin üzerinde hak sahibinin isminin yazılı olduğu ve devrinin ciro ve zilyetliğin nakli ile gerçekleştiği pay senedi türüdür.
Senedi elinde bulunduranın hak sahibi sayıldığı, devri sadece zilyetliğin nakli ile gerçekleşen pay senedi türüdür.
Anonim ortaklıkta pay sahibinin sermaye taahhüdü dışında, rızası olmaksızın ek bir ödeme veya borç altına sokulamayacağını ifade eden ilkedir.
Pay senetleri basılıncaya kadar, pay sahipliğini kanıtlamak üzere geçici olarak çıkarılan ve kıymetli evrak niteliği taşıyan senettir.
Anonim ortaklığın ödünç para bulmak amacıyla çıkardığı, sahibine faiz geliri sağlayan ve alacaklılık hakkı veren borç senedidir.
Şirketin esas sermayesinin artırılması işlemidir; dış kaynaklardan (bedelli) veya iç kaynaklardan (bedelsiz) yapılabilir.
Sermayenin belirli bir oranını temsil eden pay sahiplerine, çoğunluğun kararlarına karşı tanınan koruyucu haklardır (örn. özel denetçi isteme).
Şirketin kârından, gelecekteki zararları karşılamak veya sermayeyi korumak amacıyla ayrılan ve dağıtılmayan tutarlardır.
Sermaye borcunun vadesinde ödenmemesi durumudur. Bu durumda şirket faiz talep edebilir veya ıskat yoluna gidebilir.
Nama yazılı payların devrinin geçerli olabilmesi için kaydedilmesi gereken, şirketin tutmakla yükümlü olduğu resmi defterdir.
Şirketin sona ermesi ve tasfiye edilmesi durumunda, alacaklılara ödemeler yapıldıktan sonra kalan değerin pay sahiplerine dağıtılan kısmıdır.
Hakkın senetle bütünleştiği, senetsiz devredilemeyen ve ileri sürülemeyen senetlerdir. Örneğin, bir bono elinde bulunmayan kişi, üzerindeki alacak hakkını talep edemez.
Senedin, onu doğuran temel borç ilişkisinden bağımsız olmasıdır. Örneğin, mal ayıplı çıksa bile bono, iyiniyetli üçüncü kişiye karşı geçerliliğini korur.
Belirli bir kişi adına düzenlenen ve emre kaydı içermeyen senetlerdir. Devri temlik beyanı ve zilyetliğin nakli ile yapılır.
Ciro ve zilyetliğin nakli ile devredilebilen senetlerdir. Bono ve poliçe kanunen emre yazılıdır.
Senedi elinde bulunduranın hak sahibi sayıldığı senetlerdir. Sadece teslim ile devredilir.
Emre yazılı senetlerde hakkın devrini sağlayan yazılı beyandır. Örneğin, senedin arkasına 'Ali'ye ödeyiniz' yazıp imzalamak.
Kıymetli evrakta ciro için yer kalmadığında eklenen kağıt parçasıdır.
Borçlunun borcu ifadan kaçınmak için ileri sürdüğü savunmadır. Örneğin, vadenin gelmediğini söylemek.
Herkese karşı ileri sürülebilen savunmalardır. Örneğin, senedin zamanaşımına uğramış olması.
Sadece doğrudan ilişkili kişiye karşı ileri sürülebilen savunmalardır. Örneğin, temel ilişkideki hile iddiası.
Senet borçlusu lehine verilen özel kefalettir. Avalist, lehine aval verdiği kişiyle aynı derecede sorumludur.
Ödememe veya kabul etmeme durumunun noter tarafından resmen saptanmasıdır.
Senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olmasıdır. Örneğin, bir imza sahte olsa bile diğer imzalar geçerli kalır.
Senedin çalınması, kaybolması veya yırtılmasıdır. Bu durumda iptal davası açılması gerekir.
Para alacağını temsil eden poliçe, bono ve çek grubudur.
Düzenleyenin muhataba, lehtara ödeme yapmasını emrettiği üçlü ilişkidir.
Düzenleyenin borcu ödeyeceğini vaat ettiği ikili ilişkidir.
Muhatabı mutlaka banka olan, görüldüğünde ödenen ödeme aracıdır.
Senedin ödenmesi için borçluya sunulmasıdır.
Senette imzası olan birine yapılan cirodur. Bu kişi tekrar ciro yapabilir.
Ciro edilenin adının yazılmadığı, sadece imza içeren cirodur.
Senedin mülkiyetini devretmeyip sadece tahsil yetkisi veren cirodur.
Senedin teminat olarak rehnedilmesi için yapılan cirodur.
Senette imzası olan herkesin borçtan zincirleme sorumlu olmasıdır.
Senetten doğan hakların zamanaşımı gibi nedenlerle düşmesi durumunda, borçlunun haksız yere zenginleşmesi halinde açılan davadır.