İyi tanımlanmış, nesnelerin oluşturduğu topluluktur. Örnek: {1, 2, 3} bir kümedir.
Bir nesnenin kümeye ait olup olmadığının kesin olarak belirlenebilmesidir. Örnek: '5'ten küçük doğal sayılar' iyi tanımlıdır.
Küme elemanlarının { } parantezi içinde virgülle yazılarak gösterilmesidir. Örnek: A = {a, b, c}.
Elemanların sağladığı bir kural ile kümenin tanımlanmasıdır. Örnek: {x | x < 10, x ∈ N}.
Kümelerin daire, elips veya dikdörtgen gibi geometrik şekillerle gösterilmesidir.
A'nın her elemanı B'nin de elemanı ise A, B'nin alt kümesidir (A ⊂ B).
Hiçbir elemanı olmayan kümedir, ∅ sembolüyle gösterilir.
İlgili problemdeki tüm elemanları kapsayan en geniş kümedir, E ile gösterilir.
A ve B kümelerinin tüm elemanlarını içeren kümedir (A ∪ B).
A ve B kümelerinin sadece ortak elemanlarını içeren kümedir (A ∩ B).
Kesişimleri boş küme olan kümelerdir. Örnek: A={1,2}, B={3,4}.
Evrensel kümede olup A'da olmayan elemanların kümesidir (A').
a/b (b≠0) şeklinde yazılabilen sayılardır. Örnek: 1/2, 3/4.
Rasyonel olarak ifade edilemeyen, devretmeyen sonsuz ondalıklı sayılardır. Örnek: √2, π.
Bir sayının sayı doğrusunda sıfıra olan uzaklığıdır. Örnek: |-5| = 5.
Bir sayının kendisiyle tekrarlı çarpımıdır. Örnek: 2³ = 2·2·2 = 8.
n. kuvveti a olan sayıyı bulma işlemidir. Örnek: √9 = 3.
Uç noktaların dahil olduğu aralıktır [a, b]. Örnek: [1, 5].
Uç noktaların dahil olmadığı aralıktır (a, b). Örnek: (1, 5).
Bilinmeyen içeren ve bilinmeyenin sadece belirli değerleri için sağlanan eşitliktir. Örnek: 2x - 1 = x + 3 denklemi x = 4 için sağlanır.
Bir denklemi veya eşitsizliği sağlayan tüm değerlerin oluşturduğu kümedir. Eğer denklem sağlanmıyorsa çözüm kümesi boş kümedir.
Bilinmeyenin kuvvetinin 1 olduğu denklemlerdir. Genel formu ax + b = 0 şeklindedir.
Bilinmeyenin en yüksek kuvvetinin 2 olduğu denklemlerdir. Genel formu ax² + bx + c = 0 şeklindedir.
İkinci dereceden denklemlerin köklerinin varlığını ve sayısını belirleyen b² - 4ac ifadesidir.
İkinci dereceden denklemleri çözmek için kullanılan, ifadeyi (x+a)² formuna getirme yöntemidir. Harezmî tarafından geliştirilmiştir.
Bilinmeyenin her değeri için doğru olan eşitliklerdir. Örnek: (x + y)² = x² + 2xy + y².
İki ifadenin birbirine eşit olmadığını, büyük veya küçük olduğunu belirten bağıntılardır. Örnek: ax + b > 0.
Bir denklemi sağlayan bilinmeyen değeridir. İkinci dereceden denklemlerde Δ durumuna göre 0, 1 veya 2 kök olabilir.
Eşitsizliklerin çözüm aralıklarını görselleştirmek için kullanılan, tüm gerçel sayıları içeren doğrusal modeldir.
Sayı doğrusu üzerinde belirli iki değer arasında kalan veya sonsuza uzanan sayı kümesidir. Örneğin (2, 5) aralığı.
Denklemde değeri henüz bilinmeyen, x, y, z gibi harflerle temsil edilen değişkenlerdir.
İkinci dereceden bir ifadenin hangi aralıklarda pozitif veya negatif olduğunu belirleme işlemidir.
Bir fonksiyonun veya ifadenin değerinin sıfır olduğu kök noktalarıdır. İşaret değişiminin sınırlarıdır.
Rasyonel ve irrasyonel sayıların tamamını kapsayan sayı kümesidir. Denklemlerin çözüm kümesi genellikle bu kümede aranır.
Bilinmeyenin önünde yer alan ve onun değerini çarpan olarak etkileyen reel sayılardır (a, b, c).
Sıfırdan büyük veya küçük olma durumudur. Eşitsizliklerde yön değişimine neden olan kritik bir kavramdır.
Gerçek hayat problemlerinin denklemler veya eşitsizlikler yardımıyla matematiksel dile çevrilmesidir.
Bir fonksiyonun girdilerini oluşturan, eşleşmenin başladığı kümedir. Örneğin f: A → B tanımında A kümesi tanım kümesidir.
Fonksiyonun çıktılarını barındıran, eşleşmenin bittiği kümedir. B kümesi değer kümesidir.
Tanım kümesindeki elemanların fonksiyon kuralı ile eşleştiği değerlerin oluşturduğu kümedir. Değer kümesinin alt kümesidir.
Tanım kümesindeki tüm elemanları değer kümesindeki tek bir sabit sayıya eşleyen fonksiyondur. f(x) = 5 gibi.
Tanım kümesindeki her farklı elemanın, değer kümesinde de farklı bir elemana gittiği fonksiyondur. x1 ≠ x2 ise f(x1) ≠ f(x2) olmalıdır.
Değer kümesinde boşta eleman kalmayan, görüntü kümesi değer kümesine eşit olan fonksiyondur.
Her elemanı kendisine eşleyen fonksiyondur. f(x) = x şeklinde gösterilir ve I ile ifade edilir.
Bir fonksiyonun eşlemesini geri alan, B'den A'ya tanımlı fonksiyondur. Sadece bire-bir ve örten fonksiyonlar için tanımlanabilir.
İki fonksiyonun ardışık olarak uygulanmasıdır. (g ∘ f)(x) = g(f(x)) şeklinde ifade edilir.
Fonksiyon kuralında girdi olarak kullanılan x değeridir. Kendi başına değişebilir.
x değerine bağlı olarak değişen y veya f(x) değeridir.
Tanım kümesinin farklı alt aralıklarında farklı kurallarla tanımlanan fonksiyonlardır.
x'in negatif olmayan tam sayı kuvvetlerini içeren, tüm reel sayılarda tanımlı fonksiyonlardır. p(x) = ax^n + ... + a0.
Düzlemde noktaları (x, y) ikilileri ile ifade etmeye yarayan, birbirine dik iki sayı doğrusundan oluşan sistemdir.
Koordinat sistemindeki yatay eksen (x ekseni) üzerindeki değerdir.
Koordinat sistemindeki dikey eksen (y ekseni) üzerindeki değerdir.
Bir doğrunun yatay düzlemle yaptığı açının tanjantı, yani dikey değişimin yatay değişime oranıdır (m).
Bir doğrunun üzerindeki tüm noktaların sağlaması gereken y = mx + n biçimindeki cebirsel ifadedir.
İki doğrunun ortak noktasıdır; her iki denklemi de aynı anda sağlayan (x, y) ikilisidir.
Eğimleri birbirine eşit olan ve düzlemde asla kesişmeyen doğrulardır.
n+1 nesne n yuvaya yerleştirilirse, en az bir yuvada birden fazla nesne olacağını belirten matematiksel ilkedir.
a > 0 ve a ≠ 1 olmak üzere f(x) = a^x şeklinde tanımlanan, değişkenin üs kısmında bulunduğu fonksiyon türüdür.
Üstel fonksiyonun tersi olan, y = a^x eşitliğini x = log_a(y) formuna dönüştüren fonksiyondur.
10 tabanına göre alınan logaritma işlemidir, genellikle taban yazılmadan log x şeklinde gösterilir.
e sayısı (yaklaşık 2,718) tabanına göre alınan logaritma işlemidir ve ln x ile gösterilir.
Leonhard Euler tarafından popülerleştirilen, 2 ile 3 arasında yer alan irrasyonel bir matematiksel sabittir.
Belirli zaman aralıklarında kazanılan faizin anaparaya eklenmesiyle, faizin de faiz getirdiği hesaplama yöntemidir.
Depremin büyüklüğünü belirlemek için kullanılan, sismik dalga genliğinin 10 tabanındaki logaritmasına dayanan ölçektir.
x değerleri arttıkça fonksiyonun aldığı y değerlerinin de sürekli arttığı fonksiyonlardır (a > 1 için üstel fonksiyonlar).
Tanım kümesindeki her farklı elemanın değer kümesinde farklı bir elemana gittiği, yatay doğru testini geçen fonksiyonlardır.
Değer kümesinde açıkta eleman kalmayan, yani görüntü kümesi değer kümesine eşit olan fonksiyondur.
Radyoaktif bir maddenin kütlesinin yarısının bozunması için geçen süredir, üstel azalış modellerinde kullanılır.
Sulu çözeltilerdeki H+ iyon derişiminin 10 tabanına göre eksi logaritmasıdır (pH = -log[H+]).
Deprem dalgalarının sismograf üzerinde oluşturduğu maksimum yer değiştirme miktarıdır.
Bir fonksiyonun girdisi olan x değerlerinin alabileceği tüm değerler kümesidir; üstel fonksiyonlarda tüm gerçel sayılardır.
Bir fonksiyonun çıktı olarak üretebileceği tüm değerlerin kümesidir; üstel fonksiyonlarda (0, ∞) aralığıdır.
Zamanla bir değerin belirli bir oranda sürekli küçülmesidir, radyoaktif bozunma buna örnektir.
Bir fonksiyonun yaptığı işlemi geri alan, y = x doğrusuna göre simetrik olan fonksiyondur.
Bir bütünün 100 parçaya bölünmesiyle elde edilen birimlerin oranını ifade eder. Örneğin, bir malın fiyatının %20 artması, 100 TL'lik bir malın 20 TL değer kazanması demektir.
Bir büyüklüğün başlangıç ve sonuç değerleri arasındaki farkın doğrudan miktar olarak ifade edilmesidir. Örneğin, 5 TL'den 12 TL'ye çıkan bir hissenin 7 TL'lik artışı mutlak değişimdir.
Değişimin mevcut büyüklüğe oranlanarak yüzde olarak ifade edilmesidir. Örneğin, 100 TL'den 180 TL'ye çıkan bir hissenin %80 artması bağıl değişimdir.
Ardışık terimleri arasındaki farkın sabit olduğu sayı dizisidir. Örneğin, 5, 8, 11 şeklinde giden dizide ortak fark 3'tür.
Ardışık terimleri arasındaki oranın sabit olduğu sayı dizisidir. Örneğin, 10, 100, 1000 şeklinde giden dizide ortak çarpan 10'dur.
Aritmetik dizideki ardışık iki terim arasındaki değişmez farktır. Dizinin kuralını belirleyen temel parametredir.
Geometrik dizideki ardışık iki terim arasındaki değişmez orandır. Dizinin büyüme hızını belirler.
Anaparanın yanı sıra birikmiş faizlerin de faiz getirdiği hesaplama yöntemidir. Pn = P(1+r)^n formülüyle hesaplanır.
Alınan bir kredinin, belirli bir faiz oranıyla eşit taksitler halinde geri ödenerek borcun zamanla sıfırlanması işlemidir.
Borcun taksitler halinde sönümlenmesi, yani ödenerek bitirilmesi sürecidir. Amortisman kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılır.
Faiz hesaplamalarının temelini oluşturan, borç alınan veya yatırılan başlangıç tutarıdır.
Faiz veya taksit hesaplamalarında kullanılan zaman dilimidir. Faiz oranı bu dilime göre uyarlanmalıdır.
Borcun geri ödenmesi için belirlenen eşit aralıklı ödeme miktarıdır. Amortisman formülünde 'B' harfi ile gösterilir.
Üstel denklemlerde bilinmeyen zaman (n) veya faiz oranını bulmak için kullanılan matematiksel işlemdir.
Her taksit ödemesinden sonra borçlunun bankaya ödemesi gereken bakiye miktarıdır.
Bilinmeyenlerin derecesinin 1 olduğu ve ortak çözüm aranan denklem grubu. Örneğin; 2x + 4y = 8 ve 12x + 12y = 36 sistemi.
Bir denklem sistemindeki bilinmeyenlerin katsayılarından oluşan matris. Örneğin; 2x+4y=8 denkleminde [2 4] katsayılar matrisinin bir satırıdır.
Katsayılar matrisinin yanına eşitliğin sağ tarafındaki sabitlerin sütun olarak eklenmesiyle oluşan matris.
Sadece tek bir satırdan oluşan matris yapısı.
Sadece tek bir sütundan oluşan matris yapısı.
Satır ve sütun sayıları birbirine eşit olan matrisler. 2x2 veya 3x3 gibi.
Tüm elemanları sıfır olan, toplama işleminin etkisiz elemanı olan matris.
Köşegen elemanları 1, diğer tüm elemanları 0 olan kare matris. Matris çarpımında etkisiz elemandır.
Bir A kare matrisi için A·B = I olacak şekildeki B matrisi. A üzeri -1 ile gösterilir.
Bir denklemden bir değişkeni çekip diğerinde yerine yazarak sistemi çözme yöntemi.
Katsayıları eşitleyerek denklemleri taraf tarafa toplayıp bir değişkeni yok etme yöntemi.
Matrisin satır ve sütun sayısını belirten ifade (mxn).
Denklem sistemindeki doğruların aynı olması durumu; sistemin sonsuz çözümü vardır.
Eğimleri aynı ancak kesişmeyen doğrular; sistemin çözüm kümesi boştur.
Matrisin içindeki her bir sayısal değer.
Satır işlemleriyle elde edilen, alt üçgeni sıfırlanmış matris formu.
Üç bilinmeyenli sistemlerin (x, y, z) şeklindeki çözüm kümesi.
Birinci matrisin satırları ile ikinci matrisin sütunlarının çarpılıp toplanması işlemi.
Matris çarpımında A·B'nin B·A'ya eşit olmaması durumu.
Doğrusal denklem sistemlerinin matris formunda yazılışı.
Bir niceliğin diğerine göre anlık değişim oranıdır. Örneğin, konumun zamana göre türevi hızı verir.
Belirli bir t anındaki hızdır; ortalama hızın zaman aralığı sıfıra yaklaşırken aldığı limittir.
İki zaman noktası arasındaki toplam yol değişiminin toplam süreye oranıdır. Formülü: [f(t2)-f(t1)]/(t2-t1).
Bir değişkenin belirli bir değere yaklaşırken fonksiyonun aldığı değerlerin yöneldiği sayıdır. Türevin temel yapı taşıdır.
Bir eğriye bir noktada değen ve o noktadaki eğimi f'(x0) olan doğrudur. Geometrik olarak türevi temsil eder.
Türev fonksiyonunun tekrar türevinin alınmasıdır. Fizikte ivmeyi temsil eder ve eğrinin bükülme yönünü gösterir.
x değerleri arttıkça f(x) değerlerinin de arttığı fonksiyonlardır; türevi pozitiftir (f'(x) > 0).
x değerleri arttıkça f(x) değerlerinin azaldığı fonksiyonlardır; türevi negatiftir (f'(x) < 0).
Fonksiyonun bir noktadaki değerinin, çevresindeki tüm değerlerden büyük veya eşit olduğu noktadır.
Fonksiyonun bir noktadaki değerinin, çevresindeki tüm değerlerden küçük veya eşit olduğu noktadır.
Fonksiyonun yerel maksimum veya yerel minimum değerlerini aldığı noktalardır.
Bileşke fonksiyonların türevini almak için kullanılır: (f ◦ g)'(x) = f'(g(x)) * g'(x).
Gelir fonksiyonunun türevidir; üretilen mal miktarındaki bir birimlik artışın gelire etkisini gösterir.
Değeri değişmeyen fonksiyondur (f(x)=c); türevi her zaman sıfırdır.
f(x)=x şeklindeki fonksiyondur; türevi 1'dir.
f(x)=x^n şeklindeki fonksiyondur; türevi n*x^(n-1) kuralıyla bulunur.
Bir fonksiyonun bir noktada türevinin tanımlı ve mevcut olması durumudur. Köşeli noktalarda türev olmayabilir.
Eğimi sıfır olan teğet doğrusudur; genellikle ekstremum noktalarında görülür.
Bir fonksiyonun grafiği altında kalan alanı, dikdörtgenlerin alanları toplamı ile tahmin etme yöntemidir. Örneğin, [0,1] aralığında f(x)=x^2 fonksiyonu için dikdörtgen sayısı arttıkça toplam, gerçek alana yaklaşır.
Bir fonksiyonun belirli bir aralıktaki [a, b] toplam değişimini veya altında kalan alanı temsil eden limit değeridir. Sembolü ∫ b a f(x) dx şeklindedir.
Türevi verilen bir fonksiyonun kendisini (ilkeli) bulma işlemidir. Bir c sabiti içerir ve fonksiyon ailesini ifade eder, örneğin ∫ 2x dx = x^2 + c.
Türevi, verilen f(x) fonksiyonuna eşit olan F(x) fonksiyonudur. F'(x) = f(x) koşulunu sağlar.
Belirli integralin, fonksiyonun ilkelinin uç noktalardaki değerlerinin farkı (F(b)-F(a)) ile hesaplanabileceğini belirten temel kuraldır.
İntegral sembolü ile diferansiyel arasında kalan ve integrali alınan fonksiyondur. ∫ f(x) dx ifadesindeki f(x) kısmıdır.
İntegral sembolünün yanındaki dx ifadesidir; integralin hangi değişkene göre hesaplandığını ve Riemann toplamındaki Δx'i temsil eder.
Karmaşık integralleri çözmek için u = g(x) dönüşümü yapılarak integralin daha basit bir değişken türüne (du) çevrilmesi yöntemidir.
Bir fonksiyonun bir aralıktaki değerlerinin ortalamasıdır. f_ort = (1/(b-a)) * ∫ b a f(x) dx formülüyle bulunur.
Bir [a, b] aralığının, integral hesabı için daha küçük alt aralıklara bölünmesini sağlayan nokta kümesidir.
Düzlemde sonlu sayıda doğru parçasının uç uca eklenmesiyle oluşan kapalı bölgedir.
Hız fonksiyonunun integrali, konum (yol) fonksiyonunu verir. Hızın belirli bir aralıktaki integrali, o aralıkta alınan toplam yolu hesaplar.
Bir sabit sayının integralinin, o sayının değişkenle çarpımı ve bir c sabiti eklenmesiyle bulunmasıdır: ∫ k dx = kx + c.
x^n fonksiyonunun integralini alma kuralıdır: ∫ x^n dx = x^(n+1)/(n+1) + c.
1/x fonksiyonunun integralinin doğal logaritma fonksiyonu olduğunu belirten kuraldır: ∫ 1/x dx = ln|x| + c.
e^(kx) fonksiyonunun integralinin (1/k)e^(kx) + c olduğunu belirten kuraldır.
Gelir dağılımındaki eşitsizliği ölçmek için kullanılan, tam eşitlik çizgisinden sapmayı gösteren eğridir.
Gelir dağılımındaki eşitsizliğin bir ölçüsüdür; 0 ile 1 arasında değer alır ve 0'a yaklaştıkça gelir dağılımı iyileşir.
İki fonksiyonun toplamının integralinin, integrallerinin toplamına eşit olmasıdır: ∫ (f+g) dx = ∫ f dx + ∫ g dx.
İki fonksiyonun farkının integralinin, integrallerinin farkına eşit olmasıdır: ∫ (f-g) dx = ∫ f dx - ∫ g dx.