Sesli Özet
← Ünite 1

Ünite 1: Muhasebenin Temelleri ve Genel Kavramlar — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Metni oku

İşletmeler, en basit ifadeyle kâr elde etmek amacıyla mal veya hizmet üreten ve satan ekonomik birimlerdir. Ekonomik hayatın temel taşı olan işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, rakipleriyle rekabet edebilmeleri ve geleceğe yönelik doğru kararlar alabilmeleri için tüm parasal hareketlerinin izlenmesi gerekir. Muhasebe; işletmelerde gerçekleştirilen mali nitelikteki faaliyetleri sistemli bir şekilde kaydeden, sınıflandıran, özetleyerek analiz ve yoruma hazır hâle getiren ve raporlayan bir bilgi sistemidir. İşletmeler faaliyet alanlarına göre ticari işletmeler, üretim işletmeleri ve hizmet işletmeleri olmak üzere üç gruba ayrılır. Sektörleri ne olursa olsun tüm işletmeler kâr elde etmek ve yaşamlarını sürdürmek amacıyla mal veya hizmet alır, üretir ve satarlar. İşletmelerde temel döngü mal ve para hareketlerinden oluşur. Mal ve nakit hareketleri birbirine ters yönde hareket eden bir döngüye sahiptir. Bu döngü esnasında satıcılar ve alıcılar ile olan ticari ilişkiler, çalışanların ücretleri, kira, elektrik, doğalgaz ve telefon faturaları gibi birçok işlem gerçekleşir ve muhasebe tüm bu süreci izler. İşletmeler kuruluş aşamasından itibaren faaliyetlerini yürütebilmek için finansal kaynağa ihtiyaç duyarlar. Bu kaynaklar işletme sahiplerinden sağlanıyorsa öz kaynak, üçüncü kişi veya kurumlardan borçlanma yoluyla sağlanıyorsa yabancı kaynak olarak adlandırılır. Sağlanan bu kaynaklar makine, demirbaş, bina ve mal alımlarında, yani varlık edinmede kullanılır. Varlıklar ise kasa ve bankadaki paralar ile ticari mallar gibi kısa sürede paraya dönüşen dönen varlıklar ve bina, makine, demirbaş gibi işletme faaliyetlerinde uzun süre kullanılan duran varlıklar olmak üzere ikiye ayrılır. Muhasebenin kökeni, insanlık tarihindeki mübadele (değişim) kavramının ortaya çıkışına kadar uzanmaktadır. İlk yazılı kayıtlar Babil'de çivi yazısıyla kilden yapılmış levhalar üzerinde tutulmuştur. Bugün kullanılan çift yanlı kayıt sisteminin temelleri ise 14. veya 15. yüzyılda İtalyan şehirlerindeki ticari uygulamalarla atılmıştır. Bu sistemin ilkelerini yazılı hâle getiren kişi, İtalyan matematikçi ve papaz Luca Paciolo'dur. Paciolo, 1494 yılında Venedik'te yayımladığı 'Summa De Aritmetica, Geometrie, Proportioni et Proportionalite' adlı eserinde çift yanlı kayıt tutma sistemini açıklamış ve muhasebenin babası olarak kabul edilmiştir. Türkiye'de Cumhuriyet öncesi dönemde muhasebe eğitimi İstanbul Ticaret Mektebi, Darüşşafaka ve Askerî Rüşdiye mekteplerinde verilmiş ve 1926 yılına kadar Fransız etkisi hâkim olmuştur. 1926-1960 yılları arasında ise Alman etkisi görülmüştür; özellikle Sümerbank için Alman Profesör Sachsenberg tarafından hazırlanan muhasebe sistemi birçok iktisadi devlet teşekkülü tarafından uygulanmıştır. 1960'lı yıllardan itibaren Amerikan Muhasebe Kuramı ve Uygulaması'na dayalı çalışmalar başlamış, 1992 yılında Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği yayımlanarak 1994 yılından itibaren Tekdüzen Muhasebe Sistemi zorunlu hâle getirilmiştir. Muhasebe standartlarının uluslararası düzeyle uyumlu hâle getirilmesi amacıyla 2002 yılında Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) kurulmuştur. Kasım 2011'de çıkarılan kanun hükmünde kararname ile Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuş ve TMSK'nın tüm görev ve yetkileri bu kuruma devredilmiştir. Bu düzenleme ile uluslararası standartlarla tam uyumlu Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) yaygınlaştırılarak finansal bilgilerin güvenilirliği, karşılaştırılabilirliği ve kalitesi en üst düzeye çıkarılmıştır. Muhasebe, işletmenin varlık ve kaynaklarında değişime neden olan mali olayları işleyerek bilgi üreten bir sistemdir. Bu sistem ürettiği bilgilerin niteliğine ve kullanım amaçlarına göre üç temel uzmanlık alanına ayrılır: Genel muhasebe, maliyet muhasebesi ve yönetim muhasebesi. Genel muhasebe, tüm işletmelerin muhasebe sisteminin omurgasını oluşturur. Temel görevi, işletmenin geçmiş dönem faaliyetlerini yasal düzenlemelere uygun olarak kaydetmek, özetlemek ve mali tablolar aracılığıyla dış dünyaya raporlamaktır. Maliyet muhasebesi, özellikle üretim ve hizmet işletmelerinde üretilen ürün veya sunulan hizmetin birim maliyetinin hesaplanması amacıyla kurulur. Maliyet muhasebesinin ürettiği bilgiler hem finansal hem de operasyonel niteliktedir ve bu bilgilerin şekillenmesinde yasal düzenlemelerden ziyade işletmenin üretim teknolojisi ve sektörel özellikleri belirleyici rol oynar. Maliyet bilgileri, işletmenin satış fiyatı belirleme ve kârlılık analizleri yapmasında kritik öneme sahiptir. Yönetim muhasebesi ise genellikle büyük ölçekli işletmelerde kullanılan, genel muhasebe ve maliyet muhasebesinden elde edilen verileri analiz ederek geleceğe yönelik kararlar alınmasını sağlayan sistemdir. Yönetim muhasebesinin ürettiği bilgiler yasal kurallara bağlı değildir; tamamen işletme içi planlama, bütçeleme, kontrol ve karar alma süreçlerine hizmet eder. Bu sistem, yöneticilerin geleceğe yönelik stratejik adımlar atmasına yardımcı olacak finansal ve operasyonel raporlar hazırlar. Muhasebe kuramı, işletmelerin mali tablolarının güvenilir, tutarlı ve karşılaştırılabilir olmasını sağlayan temel kavramlar ile genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden oluşur. Muhasebenin temel kavramları, mali olayların nasıl kaydedileceğini ve raporlanacağını belirleyen 12 standart kuraldan oluşmaktadır. Bu kavramlar arasında yer alan Sosyal Sorumluluk kavramı, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesini ve tarafsız bilgi üretilmesini öngörürken; Kişilik kavramı, işletmenin sahiplerinden ve ortaklarından ayrı bir hukuki varlığı olduğunu savunur. Dönemsellik kavramı gereği, işletmenin sınırsız kabul edilen ömrü belirli dönemlere (genellikle bir yıl) bölünür ve her dönemin kâr veya zararı diğer dönemlerden bağımsız olarak hesaplanır. İhtiyatlılık kavramı ise işletmenin karşılaşabileceği risklere karşı temkinli olmasını, muhtemel zararlar için karşılık ayırmasını gerektirir. Muhasebe kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ise Tarafsızlık ve Belgelendirme kavramının bir gereğidir. Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ise Gelir Tablosu İlkeleri ve Bilanço İlkeleri olmak üzere ikiye ayrılır. Gelir tablosu ilkeleri, satışların, gelirlerin ve giderlerin gerçeğe uygun gösterilmesini amaçlar ve gerçekleşmemiş gelirlerin kaydedilmesini yasaklar. Bilanço ilkeleri ise varlıklar, yabancı kaynaklar ve öz kaynaklar olmak üzere üç grupta toplanır. Bu ilkelerin temel amacı, işletmenin belirli bir tarihteki mali durumunu, alacaklılar ve ortaklar için gerçeğe uygun ve net bir şekilde ortaya koymaktır. Türkiye'de muhasebe mesleği, 1989 yılında yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile yasal bir çerçeveye oturtulmuştur. 2008 yılında yapılan yasal değişiklik (5786 sayılı kanun) ile 'Serbest Muhasebeci' unvanı kaldırılarak meslek mensupları Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavir (YMM) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler; işletmelerin defterlerini tutmak, mali tablolarını ve vergi beyannamelerini düzenlemek, muhasebe sistemlerini kurmak ve geliştirmek, finansal konularda danışmanlık, bilirkişilik ve analiz yapmakla yetkilidirler. SMMM olabilmek için ilgili lisans bölümlerinden mezun olmak, en az 3 yıl staj yapmak ve SMMM sınavını başarıyla tamamlamak gerekmektedir. Mesleğe giriş için ayrıca T.C. vatandaşı olmak ve kasten işlenen belirli suçlardan mahkûm olmamak gibi genel şartlar aranır. Yeminli Mali Müşavirler ise SMMM'lerin yaptığı danışmanlık ve denetim faaliyetlerinin yanı sıra, mali tabloların ve vergi beyannamelerinin mevzuata uygunluğunu tasdik etme yetkisine sahiptirler. YMM'ler kanun gereği defter tutamazlar, muhasebe bürosu açamazlar ve bu bürolara ortak olamazlar. YMM olabilmek için en az 10 yıl boyunca SMMM olarak çalışmış olmak, YMM sınavını kazanmak ve YMM ruhsatını almış olmak zorunludur.