Stokastik Sınır Analizi (SSA) tekniği, ilk kez 1994 yılında Zuckerman ve arkadaşları tarafından yayınlanan bir çalışma ile sağlık ekonomisi ve verimlilik literatürüne dahil edilmiştir.
Bates ve arkadaşlarının ABD'de yaptığı çalışmada girdiler arasında tam zamanlı kayıtlı ve lisanslı hemşire sayıları ile metropolitan alandaki aktif hekim sayısı standart girdi olarak kullanılmıştır.
Grosskopf ve arkadaşlarının ABD hastane çalışmasında, yatan hastalar 'cerrahi müdahale yapılan' ve 'cerrahi müdahale yapılmayan' şeklinde iki alt gruba ayrılarak kaynak kullanım farkları modele yansıtılmıştır.
Nayar ve Ozcan tarafından yapılan çalışmada, pnömoni hastalarının ilk 4 saatte antibiyotik alma yüzdesi ve pnömokok aşısı yapılma oranları gibi kalite göstergeleri çıktı olarak modele dahil edilmiştir.
Linna tarafından Finlandiya'da yapılan çalışmada eğitim hastanelerinin çıktıları arasına 'bilimsel yayın sayısı' ve 'hizmet içi eğitim alan hemşire sayısı' gibi araştırma-eğitim değişkenleri eklenmiştir.
Özgen tarafından ABD'de yapılan diyaliz merkezleri verimlilik analizinde, girdiler arasına bakım-onarım, ilaç, laboratuvar ve genel yönetim harcamaları gibi detaylı maliyet kalemleri eklenmiştir.
Özgen ve Şahin tarafından Türkiye'deki diyaliz merkezleri üzerinde yapılan çalışmada, çıktı olarak aylık hemodiyaliz seans sayısı; girdi olarak ise diyaliz makinesi ve hemşire sayısı kullanılmıştır.
Kontodimopoulos ve Niakas Yunanistan'daki diyaliz merkezlerini incelerken çıktı değişkeni olarak 'aylık diyalize giren hasta sayısı' göstergesini kullanarak verimlilik sınırını belirlemişlerdir.
Şahin ve arkadaşları tarafından Türkiye'deki genel hastaneler üzerinde yapılan çalışmada girdi olarak yatak sayısı, hekim, hemşire ve diğer personel sayısı; çıktı olarak ise yatan hasta, poliklinik ve ameliyat sayıları kullanılmıştır.
Kuyruk teorisi ve bekleme hatlarının analizine yönelik ilk matematiksel çalışma, 1909 yılında Danimarkalı mühendis Agner Krarup Erlang tarafından telefon santrallerindeki yoğunluğu çözmek amacıyla yapılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) uyguladığı retrospektif ödemeler hastanelerde fiyata dayalı olmayan rekabet ve gereksiz hizmet sunumu yaratırken, prospektif ödemeler maliyet kontrolü ve yüksek verimlilik sağlamaktadır.