← Ünite 8
Türkiye'de Sosyoloji

Ünite 8: Türk Sosyolojisinin Temel Nitelikleri ve Genel Eğilimleri

Türk Sosyolojisinin Temel Nitelikleri ve Genel Eğilimleri - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 191
Mecelle Kanunu ve Cevdet Paşa
19. yüzyılda Osmanlı’da modern Batılı hukuk anlayışının kısmen benimsenmesi sürecinde 'ilk sosyologumuz' olarak da anılan Cevdet Paşa tarafından hazırlanan Mecelle, hukuk alanında Batı ile geleneksel yapı arasında yapılan ilk önemli sentez denemelerinden biridir.
Mecmua-i Fünun ve Erken Dönem Yayınlar
Tanzimat devrine damgasını vuran Mecmua-i Fünun dergisi, sosyoloji henüz Batı'da bile emekleme evresindeyken, 1860’lardan itibaren Osmanlı aydınları arasında Aydınlanma düşüncesini ve Batılı toplum teorilerini tanıtmaya yönelik ilk temayüllerin görüldüğü mecralardandır.
Jön Türk Sürgünleri ve Paris Faaliyetleri
1895-1908 hazırlık döneminde Abdülhamit rejimine muhalif Jön Türkler özellikle Fransa’yı tercih etmiş, bu ülkedeki siyasi faaliyetleri ve gazete/dergi yayınları Osmanlı İmparatorluğu’na Fransız sosyoloji ve düşüncesinin nüfuz etmesinde kritik rol oynamıştır.
Türk Yurdu Dergisi ve Ziya Gökalp
1910’larda Rusya’dan gelen Türkçülerin öncülüğünde kurulan Türk Yurdu dergisi, Türkçülüğün etkili bir siyasal akım ve sosyoloji anlayışı olarak benimsenmesinde ve Ziya Gökalp’in sistemli incelemelerini yayımlamasında ana merkezin rolünü üstlenmiştir.

Anahtar Kavramlar

BatıcılıkTürkiye’de sosyolojinin başlangıcından beri diğer tüm akımları kuşatan ve üst düzeyde belirleyen başat yöneliştir; paradigmaların, kavramların ve çözüm önerilerinin Batı sosyolojisinden aktarılmasını ifade eder. Metne göre Türkçülük veya İslamcılık gibi akımlar bile bu ana akımla farklı düzeylerde ilişkilidir.
Kamucu Toplum (Communautaire)Prens Sabahattin’in Türk toplumunu nitelendirmek için kullandığı, bireysel girişime ve özel mülkiyete izin vermeyen, merkeziyetçi ve bürokratik toplumsal yapıyı ifade eden kavramdır. İngiliz tipi bireyci toplumun aksine Osmanlı'nın bu yapıdan kurtulması gerektiği savunulmuştur.
Bireyci Toplum (Particulariste)Prens Sabahattin’in idealize ettiği, serbest bireysel girişimciliğin, sermayenin ve kapitalizmin önünü açan Batılı (özellikle İngiliz) toplum tipidir. Türk toplumunun bu yapıya doğru yapısal bir eğitim ve zihniyet reformuyla evrilmesi gerektiği öne sürülmüştür.
Adem-i MerkeziyetçilikPrens Sabahattin’in düşüncesinin temel dayanaklarından biri olan, merkezi idarenin yetkilerinin yerel yönetimlere ve bireylere devredilmesini, devletin toplumsal alana müdahalesinin kısıtlanmasını savunan idari ve siyasi ilkedir.
Teşebbüs Hamlesi RuhuZiyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun ulusçu doktrin ile liberalizmi sentezlemek ve Marx’ın tarihsel materyalizmine karşı tarihsel psikolojizmi savunmak amacıyla geliştirdiği kavramlaştırılmadır.
Kültür-Uygarlık AyrımıZiya Gökalp’in Türkçülük ve Batıcılık arasında denge kurmak için temellendirdiği, milli değerlerin kültür (din, ahlak, estetik) alanında, evrensel bilim ve teknik araçların ise uygarlık alanında Batı’dan alınabileceğini savunan formülasyonudur.
Kolektif BilinçZiya Gökalp’in Emile Durkheim’dan ödünç alarak çok uluslu imparatorluktan üniter ve dayanışmacı bir ulus-devlet yaratma düşüncesine uyarladığı, toplumun bireyler üstü ortak değerler sistemini ifade eden sosyolojik kavramdır.
Çifte Kılıç ÖğretisiBatı Orta Çağında kilise (papalık) ile krallık arasındaki uhrevi ve dünyevi iktidar paylaşımını ve bu iki otoritenin yetki çatışmalarını ifade eden, laiklik mücadelesinin arka planındaki tarihi Avrupa olgusudur.
Ruhban SınıfıBatı Hristiyanlığında feodal düzen içinde özerk siyasal iktidara, geniş özel mülkiyet gaspına ve aforoz yetkisine sahip olan din adamları sınıfıdır. Metne göre Türk-İslam tarihinde böyle özerk bir kast hiçbir zaman var olmamıştır.
Üç Hal KanunuAuguste Comte’un toplumun ve tarihin teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere üç aşamadan geçtiğini savunan, Ahmet Rıza gibi Osmanlı aydınlarının siyasi görüşlerine dayanak yaptığı ilerlemeci toplum teorisidir.
Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT)1960’larda Türkiye’nin gündemine gelen, Doğu toplumlarının ve Osmanlı Devleti’nin Batı’dan farklı tarihsel özelliklerini, sınıf yapısını ve azgelişmişliğini açıklamak amacıyla iktisatçılar tarafından tartışılan Marksist kökenli kuramsal yaklaşımdır.
Tarihsel PsikolojizmZiyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun savunduğu, toplumsal gelişmede ekonomik faktörlerden ziyade bireysel iradenin, psikolojik unsurların ve karizmatik liderliğin önemini ön plana çıkaran yaklaşımdır.
Toplum MühendisliğiKessler gibi Batılı bilim insanlarının veya aydınların öncülüğünde, toplumun çalışma yaşamı, ekonomi ve kurumlarının belirli bir model doğrultusunda bilinçli olarak yeniden biçimlendirilmesi çabasıdır.
Baykan Sezer SosyolojisiBatı-merkezli teorilerin kopyalanmasını reddeden, Türk toplumunun ve Doğu’nun tarihsel birikimine dayanan, Doğu-Batı çatışmasını merkeze alarak özgün ve yerli bir sosyoloji inşa etmeyi amaçlayan ayrıksı ekoldür.
Medeni Bilgiler KılavuzuCumhuriyet döneminde sosyolojinin, eleştirel bir arayış olmaktan çıkıp yeni rejimin ana ilkelerini, yurttaşlık bilincini ve resmi ideolojisini muhafaza edip halka aktaran bir eğitim müfredatı aracına dönüşmesini ifade eden betimlemedir.

Diğer Önemli Bilgiler

Malta Sürgünü ve Türkçülükte Kırılma

I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı'nın yenilgisiyle İttihatçı kadrolarla birlikte Malta’ya sürgün edilen Ziya Gökalp’in Almanya yanlısı Turancı faaliyetleri kesintiye uğramış; Milli Mücadele yıllarında Anadolu köylüsünü merkeze alan yeni bir Türkçülük anlayışı doğmuştur.

İstanbul Üniversitesi İçtimaiyat Enstitüsü

1934 yılında kurulan İ.Ü. İktisat Fakültesi İçtimaiyat Enstitüsü’nde Gerhard Kessler, Wilhelm Röpke, Fritz Neumark ve Alexander Rüstow gibi Alman hocalar görev yapmış, Ziya Gökalp’in ulusçu çizgisine mesafeli bir akademik ortam yaratmışlardır.

Ortodoks Hıristiyanların Osmanlı Tercihi

Osmanlı himayesinde yüzyıllarca yaşayan Ortodoks Hıristiyanların dile getirdiği 'Papanın cübbesini görmektense Osmanlı’nın sarığını tercih ederiz' deyişi, İslam toplumlarında Batı’daki gibi bağımsız bir ruhban sınıfının ve kilise baskısının olmamasının tarihsel kanıtıdır.

1940’lar ve Amerikancı/Alman Etkileri

II. Dünya Savaşı sırasında Behice Boran, Niyazi Berkes ve Zekeriya Sertel gibi isimlerin ABD’de tamamladıkları sosyoloji doktoralarıyla yurda dönmesi, Türkiye'de yoğun Alman etkisinin yanı sıra Amerikan etkilerinin de akademik hayatta görülmeye başlandığı dönemi simgeler.

1960’lar ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)

1960’larda DPT’nin kuruluşu ve ekonomide planlama fikrinin öne geçmesi, Prens Sabahattin’in Science Sociale akımının sönükleşmesine yol açarken, Marksist akımın ve iktisat temelli tarihsel çözümlemelerin düşünce gündeminde hakimiyet kurmasını tetiklemiştir.

Turgut Özal ve Prens Sabahattin Fikirleri

1980’lerde liberal politikaların devlet politikası haline gelmesiyle birlikte, dönemin başbakanı Turgut Özal partilerinin Prens Sabahattin’in temsil ettiği bireysel girişimcilik ve adem-i merkeziyet fikirlerinin devamcısı olduğunu resmi olarak öne sürmüştür.

Sosyoloji Yıllığı ve Sosyologca Dizileri

Baykan Sezer’in vefatından sonra onun açtığı yerli sosyoloji çığırını sürdürmek, Türk toplum tarihinin birikimini akademik alanda derinleştirmek amacıyla 'Sosyoloji Yıllığı' ve 'Sosyologca' kitap dizileri yayın hayatına kazandırılmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavda Batıcılığın sadece müstakil bir akım değil, Türkçülük, İslamcılık ve sosyalizm gibi tüm akımları kuşatan 'üst düzey belirleyici bir ana akım' olduğunu unutmayın.
  • Prens Sabahattin’in Le Play’in 'Science Sociale' okuluna dayandığını, hedefinin İngiliz tipi bireyci toplum ve adem-i merkeziyetçilik olduğunu mutlaka not edin.
  • Ziya Gökalp’in ilk döneminde İslamcılık ve Türkçülüğü sentezlediğini, ancak Cumhuriyet döneminde 'Türkçülüğün Esasları' ile laik ulus-devlet çizgisine geçip İslamlaşma ilkesini dışladığını karıştırmayın.
  • Batı'daki laiklik mücadelesinin 'çifte kılıç öğretisi' ve ruhban sınıfı (kilise) çatışmasına dayandığını, Osmanlı'da ise bağımsız ruhban sınıfı olmadığını iyi kavrayın.
  • Baykan Sezer’in Batı-merkezci aktarmacılığa karşı Türk toplum tarihinin yerli damarını temsil eden en önemli isim olduğunu ve 'Sosyoloji Yıllığı' ile anıldığını unutmayın.
  • Türk sosyolojisinin en belirgin olumsuz özelliğinin güncel siyaset ile iç içe olması ve iktidar değişimlerinde görüşlerin kolayca terk edilmesi olduğunu her test sorusunda göz önünde bulundurun.