← Ünite 7
Türkiye'de Sosyoloji

Ünite 7: 1980-2000 Döneminde Türkiye’de Sosyoloji

1980-2000 Döneminde Türkiye’de Sosyoloji - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 166
12 Eylül Askerî Darbesi ve Marksizmin İhracı
1980 askerî darbesi Türk sosyolojisinde büyük bir kopuşa yol açmış, 1960 darbesiyle sosyolojiye giren Marksist teoriler ve ekonomi-politik terminoloji 1980 darbesi sonrasında sosyoloji literatüründen büyük ölçüde ihraç edilmiştir.
Berlin Duvarı’nın Yıkılması (1989)
1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması, küresel kapitalizmin reel sosyalizm karşısında zaferini ilan etmesine yol açmış; tarihin sonu algısını güçlendirerek geleceğe ilişkin ütopya ve sosyalizm projeksiyonlarının sosyolojiden tasfiye edilmesine neden olmuştur.
Fakir-Fukara Fonu (Fakfukfon)
1980’lerde Turgut Özal döneminde kurulan bu fon, geniş halk kesimlerinin aleyhine bozulan gelir dağılımı eşitsizliği karşısında devletin başvurduğu yegane ironik ve yüzeysel sosyal yardım projesi olarak tarihe geçmiştir.
Şerif Mardin ve Nilüfer Göle’nin Çalışmaları
1990’larda din, modernleşme, İslam, sivil toplum ve örtünme ilişkisini sorgulayan telif çalışmalarıyla entelektüel çevrelerin ötesine geçerek geniş toplum kesimlerinde yankı uyandıran öncü Türk sosyologlarıdır.

Anahtar Kavramlar

Türk-İslam Sentezi1980’lerde ülke gündemine damgasını vuran, resmi devlet ideolojisinin bir versiyonu olan, eklektik unsurlar barındıran ve anti-komünizm eğilimiyle öne çıkan entelektüel derinlikten yoksun bir toplumsal denetim projesidir. Siyasal konjonktüre bağlı olarak tasarlanan bu sentez, solun etkisinin azaltılmasına ve İslamcı akımın yükselişine zemin hazırlamıştır.
Sivilleşme1980’lerin ortalarından itibaren askeri yönetimin çekilmesiyle siyaset arenasında güçlenen, devletin ekonomi ve toplumsal yaşamdaki başat rolünün kısıtlanarak sivil toplum inisiyatiflerine yer açıldığı süreci ifade eden kavramdır. Yakın geçmişteki cunta rejiminin vesayetinden kurtulma arayışlarıyla iç içedir.
Sol Liberalizm (Liberal Sol)Marksist kökenli entelektüellerin hararetle savunduğu, devletin küçültülmesi ve sivil toplumun güçlendirilmesi gibi liberal okul ilkelerini sosyalist birikim iddiasıyla birleştiren melez bir akımdır. 2000’lerde sosyolojide belirgin yansımalar bulmuştur.
Fakir-Fukara Fonu (Fakfukfon)1980’lerde Turgut Özal döneminde, toplumun aleyhine bozulan gelir dağılımı sorunu karşısında devletin önerdiği yegane ironik çözüm yolu olan yardım fonudur. Sosyolojide sınıf analizlerinin yerini yoksulluk tartışmalarına bırakmasının somut bir örneğidir.
İdiografik ParadigmaSoyut ve evrensel yasa koyucu (nomotetik) yaklaşımların aksine, somut, tekil ve ünik olana göndermede bulunan, tarihselci ve tikelci bilim anlayışını savunan metodolojik yönelimdir. 1980 sonrası Türk sosyolojisinde pozitivizmin gözden düşmesiyle önem kazanmıştır.
Hermeneutik (Yorumsamacı) MetodolojiDoğa bilimlerinin nesnellik ve nedensellik ilkelerini reddeden, toplumsal olayların yorumlanmasına, söze, dile ve anlama ağırlık veren post-pozitivist araştırma yöntemidir. 1980 sonrasında pozitivist işlevselciliğin yerini almıştır.
FormalizmMazrufa değil zarfa bakan, olgu ve olayları açıklamaktan ziyade betimlemeyi yeğleyen, zevahiri kurtarmaya yönelik şekilci anlatım tarzıdır. 1980 sonrasında sosyoloji dilinde sanatsal ifade biçimleriyle birlikte yeniden güç kazanmıştır.
Sosyal Doku AnalizleriSosyologların büyük kentlerde yerel yönetimler ve vakıf kuruluşlarıyla ilişkili olarak sponsorluk eşliğinde gerçekleştirdikleri, kentsel dönüşüm ve soylulaştırma projelerini kapsayan uygulamalı araştırma alanlarıdır.
Ulus-Altı ParçalarKüreselleşme ve AB uyum süreçleri sonucunda ulus kavramının referans olmaktan çıkmasıyla öne çıkan cemaatler, azınlıklar ve etnisiteler gibi mikro kimlik yapılarıdır. Toplumsal bütünlüğü parçalayan unsurlar olarak değerlendirilmektedir.
Post-Endüstriyel ToplumEndüstri toplumuna özgü üretim ve emek olgularının yerini bilişim, tüketim ve boş zaman olgularının aldığı, sosyolojik araştırmaların odak değiştirdiği yeni toplumsal aşamadır.
Melezlik (Kültürel Melezlenme)Küreselleşme ve postmodernizm tartışmalarıyla gündeme gelen, Soğuk Savaş dönemi kutuplaşmalarının ve ideolojik bölünmelerin sona erdiğini savunan, farklı kültür ve değerlerin uzlaşmacı bir diyalog ortamında harmanlandığını öne süren kavramdır.
PostmodernizmAydınlanmacı aklı, büyük kuramları, tarihi, özneyi ve evrensel meta anlatıları reddeden; parçalanmışlığa, öznelliğe, yerelliğe ve dilsel anarşiye vurgu yapan yamalı bir düşünce akımıdır.
Batı-Dışı ModernlikModernleşmenin tek tip olmadığını ve daima Batı'nın tekelinde bulunmadığını, Batı dışındaki toplumların kendi koşullarına göre özgül modernleşme yolları bulabileceğini savunan 1990’lar kavramıdır.
Doğu-Batı ÇatışmasıBaykan Sezer’in Türk sosyolojisine kazandırdığı, Marx’ın sınıf çatışması terminolojisi yerine dünya tarihinin temel dinamiklerini toplumlar arası ilişkiler ve Doğu ile Batı uygarlıkları arasındaki çatışma ekseninde ele alan özgün teorik yaklaşımdır.
Nomotetik ParadigmaGenelleştirici, yasa koyucu ve evrenselci doğa bilimleri modelini sosyal bilimlere uyarlayan pozitivist bilim anlayışıdır. 1980 sonrasında bu paradigma ciddi eleştirilere maruz kalmıştır.
ÇokkültürlülükUlus-devletin tekçi ve standartçı uygulamalarını eleştiren, farklı etnik ve kültürel kimliklerin kamusal alanda var olmasını ve hak arayışlarını savunan postmodern dönem kavramıdır.
Flâneur’lükModern kent mekanında amaçsızca dolaşan, tüketim kültürünü ve kentsel yaşamı gözlemleyen bireyin konumunu ifade eden ve son dönem Türk sosyolojisinde kavramlar dünyasına giren terimdir.
YapısökümüMetinlerin ve egemen toplumsal yapıların içindeki çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla kullanılan, postmodern teorinin ve dil oyunlarının temel analitik araçlarından biridir.

Diğer Önemli Bilgiler

Baykan Sezer’in Akademik Yaşamı

1971’de İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'ne asistan olarak giren ve 1999’da emekli oluncaya kadar iki darbe ve tasfiyelere rağmen Doğu-Batı çatışması çizgisinden sapmadan özgün yerli sosyoloji ekolünü kuran öncü düşünürdür.

Nilgün Çelebi’nin Teorik Tasnifi

Sosyoloji teorilerini 'makro', 'mezzo' ve 'mikro' şeklinde sınıflandıran, DTCF kadrosunda yer almasına rağmen İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Kürsüsü çizgisine yakınlık gösteren önemli kadın sosyologumuzdur.

Emre Kongar’ın Akademik Direnişi

1982 sonrasında YÖK uygulamalarını protesto ederek akademisyenlikten ayrılan, Mübeccel Kıray’ın ampirist ve işlevselci çizgisini sürdüren, popülist ve sade üslubuyla çok okunan 'Ankara Sosyoloji' mensubu sosyologdur.

Kurtuluş Kayalı’nın Tarih-Sosyoloji Sentezi

DTCF Tarih kürsüsünde çalışmalarını sürdüren, Baykan Sezer'in temsil ettiği İstanbul Sosyoloji anlayışına yakınlık göstererek tarih ile sosyolojinin bütünleşmesine eşsiz katkılar sunan sosyal bilimcidir.

Nilüfer Göle’nin 'Batı-Dışı Modernlik' Makalesi

1999 yılında 'Toplum ve Bilim' dergisinde yayımlanan bu makale, modernleşmenin tek tip olmadığını ve Batı dışı toplumların kendine özgü modernleşme yolları bulabileceğini savunarak klasik teorileri sarsmıştır.

Sezgin Kızılçelik’in Postmodernizm Eleştirisi

Postmodern teorinin aşırı görelilik ve öznelcilik barındırdığını, küreselleşmeyi olumlama ve yeni sömürgecilik tarzı olan hiper-liberalizmi meşrulaştırma işlevi gördüğünü savunan eserler kaleme alan akademisyendir.

1990’larda Çeviri Kitap Patlaması

Türkiye’de 1990’ların başında yabancı baskılı kitapların satışında ve çeviri yayınlarında büyük bir patlama yaşanmış; bu durum sosyolojinin güncelliğe müdahalesini artırırken Batı merkezli terminolojiye bağımlılığı da körüklemiştir.

Avrupa Birliği (AB) Uyum Süreci ve Ulus-Devlet

1989 sonrasında AB’ye uyum sağlamak için Türkiye’de hukuki ve siyasal yapının yenilenmesi çabaları, üniter yapıyı ve toplum birliğini tehdit eden etnik ve dinsel parçalanma risklerini güçlendirmiştir.

Doğan Ergun’un Yöntem Anlayışı

Sosyolojide tarihsel diyalektiği metodolojinin merkezine yerleştiren, işlevselcilik ve yapısalcılığın tarihselliği dışlayan yaklaşımlarına karşı çıkarak 'Sosyoloji ve Tarih' ile 'Yöntemi Bulmak' eserlerini veren eleştirel sosyologtur.

Sınavda Dikkat Et

  • 1980 darbesinin Türk sosyolojisinde Marksizmi tasfiye ettiğini (ihraç ettiğini), 1960 darbesinin ise soktuğunu (duhul ettirdiğini) asla unutmayın; sınavda bu kronolojik kırılma çok sorulur.
  • Türk-İslam Sentezi’nin entelektüel derinlikten yoksun bir toplumsal denetim projesi olduğunu ve solun etkisini azaltıp İslamcı akımı yükselttiğini daima akılda tutun.
  • Sol liberalizmin kökeninin Marksist kökenli entelektüellere dayandığını ve devletin küçültülmesini savunduklarını karıştırmayın.
  • Baykan Sezer’in sınıf çatışması yerine 'Doğu-Batı çatışması' tezini savunduğunu ve sosyolojide yerli damarın en önemli temsilcisi olduğunu unutmayın.
  • 1980 sonrasında sosyolojide sınıf analizlerinin yerini varoş, yoksulluk, kimlik ve farklılık analizlerinin aldığını iyi kavrayın.
  • Pozitivizmin gerilediğini, yerine hermeneutik (yorumsamacı) ve idiografik yaklaşımların geçtiğini, dilin ise betimsel ve edebi bir nitelik kazandığını not edin.
  • Sosyolojik araştırmaların finansmanının üniversitelerden özel vakıflara, yerel yönetimlere ve sivil gruplara kaydığını ve bunun çıkar çatışmaları yarattığını hatırlayın.