Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Tarih Lisans Programı
» Sosyolojiye Giriş
← Ünite 5
Paylaş
←
Ünite 4 Eşleştirme
Ünite 5
Kültür ve Toplum
Ünite 6 Eşleştirme
→
Ünite 5: Kültür ve Toplum — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 4
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Kültür
Yüksek Kültür
Antropolojik Kültür Tanımı
Alt Kültür
Karşı Kültür
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Bir halkın ya da toplumsal grubun günlük yaşamında anlamlar ve değerler üreten bütün bir yaşam tarzına işaret eden geniş tanımdır. Edward B. Tylor'a göre bilgi, inanç, sanat, ahlak ve gelenekleri içeren karmaşık bir bütündür.
Bir toplumda azınlıkta olan grupların egemen kültürü büyük ölçüde paylaşmakla birlikte günlük yaşamda farklı inanç, pratik ve tarzlar geliştirdiği yaşam biçimidir. Punk veya rock müzik alt kültürleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Egemen kültürel değerlere topyekûn karşı gelen, alternatif yaşam biçimleri ve açık siyasal/ideolojik muhalefet sergileyen grupların kültürünü ifade eder. 1960'lardaki hippi hareketleri karşı kültürün en somut tarihsel örneğidir.
Tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemi, bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve âdetler sistemidir. Örneğin, Türk toplumundaki misafirperverlik anlayışı bu anlam ve önem sisteminin somut bir yansımasıdır.
İnsan yaratıcılığının estetik mükemmellik ile özdeş olan, entelektüel ve sanatsal etkinlikleri içeren en üst düzey örnekleridir. Klasik müzik, opera, bale ve nitelikli edebiyat eserleri yüksek kültürün tipik örnekleridir.
Kültür
— Tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemi, bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve âdetler sistemidir. Örneğin, Türk toplumundaki misafirperverlik anlayışı bu anlam ve önem sisteminin somut bir yansımasıdır.
Yüksek Kültür
— İnsan yaratıcılığının estetik mükemmellik ile özdeş olan, entelektüel ve sanatsal etkinlikleri içeren en üst düzey örnekleridir. Klasik müzik, opera, bale ve nitelikli edebiyat eserleri yüksek kültürün tipik örnekleridir.
Antropolojik Kültür Tanımı
— Bir halkın ya da toplumsal grubun günlük yaşamında anlamlar ve değerler üreten bütün bir yaşam tarzına işaret eden geniş tanımdır. Edward B. Tylor'a göre bilgi, inanç, sanat, ahlak ve gelenekleri içeren karmaşık bir bütündür.
Alt Kültür
— Bir toplumda azınlıkta olan grupların egemen kültürü büyük ölçüde paylaşmakla birlikte günlük yaşamda farklı inanç, pratik ve tarzlar geliştirdiği yaşam biçimidir. Punk veya rock müzik alt kültürleri buna örnek olarak gösterilebilir.
Karşı Kültür
— Egemen kültürel değerlere topyekûn karşı gelen, alternatif yaşam biçimleri ve açık siyasal/ideolojik muhalefet sergileyen grupların kültürünü ifade eder. 1960'lardaki hippi hareketleri karşı kültürün en somut tarihsel örneğidir.
Kitle Kültürü
— Kültür endüstrisi tarafından ticari kaygılarla kitlesel düzeyde üretilen, eleştirel duyumdan yoksun kitleler tarafından tüketilen kültürdür. Popüler televizyon programları ve seri üretim eğlence sektörü kitle kültürüne dayanır.
Halk Kültürü (Folk Kültür)
— Endüstri öncesi toplumlarda türdeş bir topluluk içinde genellikle anonim olarak üretilen ve nesilden nesile sözlü olarak aktarılan yerel kültürdür. Anadolu halk türküleri ve halk hikâyeleri halk kültürünün en güzel örnekleridir.
Popüler Kültür
— Toplumda büyük çoğunluklar tarafından beğenilen, tercih edilen ve günümüzde büyük ölçüde kültür/medya endüstrisi tarafından üretilen yaygın kültürdür. Televizyon dizilerini milyonlarca insanın izlemesi popüler kültürün en belirgin tezahürüdür.
Kültür Endüstrisi
— Kültürel yaşamın ticarileşmesi, kültürel ürünlerin standartlaşması ve dağıtım tekniklerinin rasyonelleşmesi süreçlerine işaret eden kavramdır. Frankfurt Okulu kuramcıları tarafından kitle kültürünün tepeden dayatıldığını vurgulamak için kullanılmaktadır.
Kültürel Hegemonya
— Egemen sınıfların bağımlı sınıflar üzerinde fiziksel şiddetin yanı sıra rıza ve ikna yöntemlerini kullanarak bütünlüklü bir otorite kurması sürecidir. Antonio Gramsci tarafından geliştirilen bu kavramda kültür, önemli bir mücadele alanı olarak görülür.
Kültürel Sermaye
— Bireylerin özellikle aileleri aracılığıyla sahip olduğu dilsel yeterlilik, sosyal tarz ve görgü gibi kültürel niteliklerdir. Pierre Bourdieu'ye göre birey ne kadar çok kültürel sermayeye sahipse, eğitim ve meslek sisteminde o oranda başarılı olacaktır.
Kültürel Yeniden Üretim
— Egemen sınıfın kültürünün eğitim sistemi ve toplumsallaşma kurumları yoluyla nesilden nesle aktarılması, böylece sosyal eşitsizliklerin ve siyasal istikrarın devam ettirilmesi sürecidir.
Etnosantrizm (Etnokentrizm)
— Bireyin kendi kültürel değerlerini merkeze alarak başka kültürleri kendi değer sisteminden değerlendirmesi ve yargılamasıdır. Örneğin, yabancı geleneklerin ilk başta 'tuhaf' veya 'anormal' olarak nitelendirilmesi etnosantrik bir yaklaşımdır.
Kültürel Rölativizm (Görecilik)
— Kültürlerin kendi içinde değerlendirilmesi ve dışarıdan mutlak ölçütlerle yargılanamayacağı düşüncesidir. Her kültürün kendi koşulları içinde anlamlı ve değerli olduğunu savunur.
Kültürel Determinizm
— Kültürün değişmez, çok güçlü olduğu ve içinde yer alan bireylerin de onun adeta esiri ve bağımlı varlıkları olduğu düşüncesidir. Bireylerin kültürlerini eleştirme potansiyelini tamamen göz ardı eden aşırı bir yaklaşımdır.
Kültürel Gecikme
— William Ogburn tarafından ortaya atılan, maddi kültürde (teknoloji vb.) meydana gelen hızlı değişimlerin manevi kültür (hukuk, töre, zihniyet) tarafından belli bir gecikmeyle takip edilmesi sonucu oluşan uyumsuzluktur.
Kültürel Emperyalizm
— Yabancı bir kültürün, özellikle ABD merkezli kültür endüstrisi ürünlerinin ekonomik ve siyasal güç kullanılarak yerel kültürler üzerinde egemenlik kurması ve onları yok etmesi tezidir.
Küyerelleşme (Glocalization)
— Roland Robertson tarafından ortaya atılan, küreselleşme ile yerelleşmenin çelişkili beraberliğini ve iç içe geçmesini ifade eden kavramdır. Küresel olanın yerelleşirken, yerel olanın da evrenselleştiği melez bir süreci tanımlar.
Değer
— Bir toplumun ya da toplumsal grubun varlığını devam ettirebilmesi için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli olduğu düşünülen soyut ilke ve ölçütlerdir. Örneğin, Türk toplumunda misafirperverlik önemli bir değerdir.
Norm
— Toplumun bütünlüğü için gerekli olan ve bireylerin davranışlarını düzenleyen resmi/yazılı ya da gayriresmi kurallardır. Örneğin, cenaze merasiminde gülmek normlara aykırı olduğu için olumsuz yaptırımlarla karşılaşır.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 4 Eşleştirme
Ünite 5
Kültür ve Toplum
Ünite 6 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım