20. yüzyılda ortaya çıkan, bildiklerini aktaramayan veya buna ihtiyaç duymayan insanların bilgilerinin modern yöntemlerle derlenip kaydedilmesi ve ardından değerlendirilmesi faaliyetidir. Özellikle sosyal tarih araştırmalarına kaynaklık eder; örneğin yakın dönem olaylarını yaşayan kişilerin hafızalarındaki bilgilerin kayıt altına alınmasını sağlar.
Mit (Myt)
Genellikle çok tanrılı devir ve toplumlara ait olan, doğa olaylarına ve dini inanışlara bakış açısını yansıtan hayali anlatılardır. Yunan mitolojisi veya Japon mitolojisi örneklerinde olduğu gibi toplumların zihin dünyasını anlamak için ipuçları taşısa da, tarihsel gerçeklikten uzak oldukları için doğrudan tarihi kaynak olarak kullanılamazlar.
Vak'anüvis
Osmanlı Devletinde resmi olarak görevlendirilmiş, olayları yıllara göre ve kronolojik bir düzende kaleme alan saray tarihçileridir. Yazdıkları eserler (Vak'anüvis tarihleri) Osmanlı tarihi araştırmalarında başvurulan en temel ana kaynaklar arasında yer alır.
Transkript (Transliterasyon)
Bir metni hiç değiştirmeden kendi yazıldığı alfabeden başka bir alfabeye çevirme işlemidir. Bu çeviri sırasında harf eksikliklerini gidermek için bazı özel işaretler kullanılır ve bu işlem kesinlikle bir tercüme değildir; örneğin Osmanlıca bir metnin Latin harflerine aktarılmasıdır.
Şecere (Geneoloji)
Kişilerin soyunun tıpkı bir ağacın dalları gibi detaylandırılarak yazıldığı aile tarihi ve soy bilgisi kayıtlarıdır. Arapçada kütübü'l-ensab olarak da bilinen bu eserler, hükümdarlar veya kabileler için tutulmuş olup tarih araştırmalarında önemli kaynaklardır.
Hatırat (Anı)
Kişilerin kendi etrafındaki siyasi ve sosyal olayları aktarmak için kaleme aldığı anı türündeki eserlerdir. 19. yüzyılda yaygınlaşan bu eserler ikinci elden kaynak niteliğinde olup, yazarlarının kendi rollerini abartma eğilimlerine karşı tenkit süzgecinden geçirilerek kullanılmalıdır.
Sefaretnâme
Osmanlı elçilerinin başka ülkelere yaptıkları resmi seyahatleri ve gördüklerini anlattıkları eser türüdür. Diplomatik metin özellikleri de taşıyan bu türün en güzel örneklerinden biri Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin 1720 yılında yazdığı Fransa Sefaretnâmesi'dir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Salnâme
Osmanlı Devleti'nde 19. yüzyılın ortalarından sonra her yıl devlet veya özel kurumlar tarafından yayımlanan yıllık niteliğindeki eserlerdir. Kendi dönemlerinin ikinci elden kaynağı olup, devlet kurumlarını ve o yılki devlet görevlilerini detaylı bir şekilde listeler.
Efemera
Kitap, gazete veya dergi mahiyeti arz etmeyen; afiş, el ilanı, propaganda veya reklam broşürü gibi günlük matbu malzemelerin günümüze ulaşmış halidir. İçeriklerinin yanı sıra koleksiyonculuk açısından da değer taşırlar; örneğin sinema tarihi çalışanlar için sinema afişleri birer efemeradır.
Nekropol
Antik şehirlerin mezarlıkları olup, içinde lahit türü mezar anıtları, tümülüsler ve kurganların bulunduğu mekanlardır. Yapıldıkları dönemlerin sosyal hayatı, gömü geleneği ve dini algıları hakkında izler taşır; eskiçağ tarihi araştırmacılarının vazgeçilmez kalıntılarıdır.
Sikke Darbı
Para basımı anlamına gelen ve bir hükümdarın egemenlik ve bağımsızlık alameti olan tarihi süreçtir. Paralar üzerinde basım tarihi, hükümdarın adı ve devletin sembolleri yer alır; örneğin Osman Bey dönemine ait bir sikkenin bulunması Osmanlı kuruluş kronolojisini değiştirmiştir.
Hakkâk
Osmanlı döneminde mühür kazıma işini gerçekleştiren ve bu zanaatı adeta bir sanata dönüştüren ustalara verilen adıdır. Mühürlerin metal veya sert cisimlere ters olarak kazınması işlemini icra ederler.
Kolofon (Ferağ Kaydı)
Eski yazma eserlerin genellikle sonunda yer alan, eserin yazılış tarihini, müellifini veya o nüshanın kopya edildiği tarihi ve yeri belirten bilginin bulunduğu bölümdür. Dış eleştiri aşamasında eserin tarihlendirilmesinde hayati rol oynar.
Dış Eleştiri (Kaynak Kritiği)
Tarihi malzemelerin ne dereceye kadar belge değeri taşıdığını inceleyen, onların adını, yazarını, yazıldığı yeri, tarihini ve orijinal olup olmadığını saptayarak kabul veya reddeden ilk eleştiri aşamasıdır.