
1 Kasım 1928'de Arap harflerinin yerine Latin harflerine dayalı yeni Türk alfabesi kabul edilmiştir. 1 Ocak 1929'dan itibaren resmî işlemlerde ve basında yeni harfler zorunlu hâle getirilmiş, halka okuma-yazma öğretmek amacıyla Maarif Vekâleti denetiminde Millet Mektepleri açılmıştır.
Mustafa Kemal'in 30 Ağustos 1925'te Kastamonu ziyareti sırasında şapka giyerek halka tavsiye etmesinin ardından, 25 Kasım 1925'te memurlara şapka giyme zorunluluğu getiren kanun çıkmıştır. Ayrıca 1934 tarihli kanunla dinî giysilerin sokakta giyilmesi yasaklanmıştır.
21 Haziran 1934'te kabul edilen Soyadı Kanunu ile bütün vatandaşların adlarıyla birlikte soyadı kullanmaları zorunlu kılınmış, 24 Kasım 1934'te TBMM tarafından Mustafa Kemal'e 'Atatürk' soyadı verilmiştir. Aynı dönemde 'bey', 'efendi', 'paşa' gibi geleneksel unvanlar yasaklanmıştır.
17 Şubat 1926 tarihinde İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile, miras ve eşya hukuku alanlarındaki dine dayalı kurallar kaldırılarak laik hukuk düzenine geçilmiştir.
Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından 7 Haziran 1945'te CHP yönetimine verilen Dörtlü Takrir'in reddedilmesi üzerine bu isimler partiden ayrılmış ve 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti'yi kurmuşlardır.
Türkiye'de ilk kez gizli oy, açık sayım, genel, eşit, tek dereceli ve adli teminat altında yapılan 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti açık bir farkla galibiyet elde etmiş ve yirmi yedi yıllık Tek Parti iktidarını demokratik yolla sona erdirmiştir.
Demokrat Parti iktidarının son dönemindeki siyasi ve ekonomik tansiyonun artması sonucunda, 27 Mayıs 1960 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuş, Millî Birlik Komitesi yönetimi devralmış ve DP liderleri Yassıada'da yargılanmıştır.