← Ünite 2

Ünite 2: Türkiye’de Kentleşme — Konu Anlatımı

1Kentleşmenin Sosyolojik ve Tarihsel Arka Planı

İnsanlık tarihi tarım, sanayi ve sanayi sonrası (bilgi) toplumları olarak evrilmiştir. 1800'lü yıllara kadar tarım toplumları hakimken, sanayileşme ile birlikte toprak sahipliği değişmiş ve geniş kitleler fabrikaların bulunduğu kentlere göç etmiştir.

Köy ve kent sosyolojik olarak zıt kutupları temsil eder. Köylerde nüfus azlığı nedeniyle güçlü bir toplumsal kontrol, dayanışma ve homojen bir yapı varken; kentler heterojen, bireyselliğin öne çıktığı ve örgütlenmenin yoğun olduğu yapılardır.

Sanayileşmenin ilk döneminde kentler büyük bir kaos ve suç artışına sahne olmuştur. Geleneksel denetim mekanizmalarının (aile, din, çevre baskısı) işlevini yitirdiği bu dönemde, düzeni sağlamak için ağır cezalar ve katı disiplin mekanizmaları devreye girmiştir.

2Türkiye'de Kentleşmenin Özellikleri ve Nedenleri

Türkiye'de kentleşme, Batı'daki gibi sanayileşme ile paralel gelişmemiştir. Sanayileşme eksik kaldığı için Türkiye'de yaşanan süreç 'kentleşme' değil, 'metropolleşme' olarak adlandırılabilir; insanlar küçük yerleşimlerden doğrudan büyük metropollere göç etmiştir.

Kentleşmenin nedenleri itici (köydeki yoksulluk, tarımda makineleşme, toprak bölünmesi), çekici (kentteki iş imkanları, eğitim ve sağlık fırsatları) ve iletici (ulaşım ve iletişim teknolojileri) faktörler olarak sınıflandırılır.

1950'lerden itibaren tarımda traktör kullanımının artması, insan gücüne olan ihtiyacı azaltmış ve kırsal nüfusu kentlere itmiştir. Ayrıca, dış yardımlar ve otoyol yapımları gibi dışsal faktörler de bu göç dalgasını hızlandırmıştır.

3Türkiye'de Kentleşmenin Sorunları

Hızlı ve plansız kentleşme, konut ve arsa sorununu doğurmuştur. Kent merkezleri üst gelir grubuna kalırken, göç eden kitleler şehrin çeperlerinde altyapısız ve sağlıksız gecekondu bölgeleri oluşturmuştur.

Dikey mimarinin yaygınlaşması geleneksel mahalle kültürünü ve komşuluk ilişkilerini zayıflatmıştır. Kentte yaşayan kitleler, ekonomik yetersizlikler nedeniyle kentin sunduğu kültürel ve sosyal imkanlardan faydalanamamakta, 'kentte ama kentli değil' bir konumda kalmaktadır.

Gecekondu olgusu, 1950'lerden itibaren ticarileşmiş ve 2000'li yıllarda kentsel dönüşüm projeleriyle yerini çok katlı apartman bloklarına bırakmıştır. Siyasi popülizm ve gecekondu afları, bu çarpık yapılaşmanın uzun süre devam etmesine neden olmuştur.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250