← Ünite 5

Ünite 5: Uluslararası Ticarette Kullanılan Ödeme Şekilleri — Konu Anlatımı

1Uluslararası Ticarette Ödeme Şekillerine Genel Bakış ve Mevzuat Altyapısı

Uluslararası ticarette tarafların birbirini yeterince tanımaması, farklı hukuk sistemleri, coğrafi uzaklıklar ve ülkelerin kambiyo rejimleri gibi unsurlar ödeme yöntemlerinin seçiminde belirleyici rol oynamaktadır. Türkiye'deki dış ticaret mevzuatı açısından en önemli dönüm noktalarından biri, 9 Şubat 2007 tarih ve 26429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2007/32–33 Sayılı Tebliğ olmuştur. Bu tebliğ ile ithalat işlemlerinde hesap kapatma yükümlülüğü tamamen kaldırılmıştır. Bu durum, ithalatçı firmaların üzerindeki bürokratik yükü hafifletmiş ve dış ticaret işlemlerinin daha esnek bir yapıda yürütülmesine olanak tanımıştır.

Bankalar aracılığıyla gerçekleştirilen transfer işlemlerinde, özellikle mal mukabili ödeme şeklinde, ithalat işlemlerinin belgelendirilmesi için belirli kolaylıklar getirilmiştir. Firmanın ilgili gümrük beyannamesinin tarih ve sayısını belirten yazılı beyanı, gümrük beyannamesinin aslı veya fotokopisinin ibrazı transfer işlemlerinin tamamlanması için yeterli kabul edilmektedir. Ayrıca, Türkiye’deki bankalar aracılığı olmaksızın bedelleri doğrudan yurt dışındaki ihracatçıya ödenen malların gümrük işlemleri de mal mukabili ödeme şekline göre sonuçlandırılmaktadır.

Dış ticarette ödeme şekilleri, ithalatçı ve ihracatçı arasındaki güven ilişkisine ve tarafların finansman güçlerine göre şekillenir. Temel ödeme şekilleri arasında peşin ödeme, mal mukabili ödeme, vesaik mukabili ödeme, kabul kredili ödeme, konsinye satışlar, karşı ticaret ve akreditif yer almaktadır. Her bir ödeme yöntemi, taraflar için farklı düzeylerde finansal risk ve maliyet barındırır. İhracatçı için en güvenli yöntem peşin ödeme iken, ithalatçı için en avantajlı ve risksiz yöntem mal mukabili ödemedir. Akreditif ise her iki tarafın riskini dengeli bir şekilde dağıtan en kurumsal ve yaygın yöntem olarak öne çıkmaktadır.

2Mal Mukabili Ödeme (Open Account) ve İşlem Akışı

Mal mukabili ödeme, ihraç edilen malın bedelinin, malın ithalatçı tarafından teslim alınmasından sonra ödenmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Bu yöntemde ihracatçı, malları ve bunlara ilişkin belgeleri doğrudan ithalatçıya gönderir. İthalatçı gümrükten malları çekip teslim aldıktan sonra, anlaşılan süre içinde mal bedelini bankası aracılığıyla ihracatçıya transfer eder. Bu süreçte ithalatçının gelen malı teslim almasıyla malın sadece zilyetliği kendisine geçer; mülkiyetin devri ise ancak malların devir ve teslimine ilişkin orijinal belgelerin ithalatçıya teslim edilmesiyle hukuken tamamlanır.

Mal mukabili ödeme, ithalatçı için ideal ve sıfır riskli bir yöntemken, ihracatçı için en riskli ödeme biçimidir. İhracatçı, malları gönderdikten sonra bedelini alamama veya eksik alma riskiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle bu yöntem, yalnızca uzun zamandır birlikte çalışan ve aralarında tam güven oluşmuş firmalar arasında uygulanabilir. İşlem akışında dört temel taraf bulunur: İhracatçı (malları sevk eden ve belgeleri gönderen), Muhabir Banka (ihracatçının bankası), İthalatçı (malları teslim alan ve bedeli ödeyen) ve Tahsil Eden Amir Banka (ithalatçının bankası).

Mevzuat gereği, gümrük beyannamesinde kayıtlı ihracatçı firma yerine başka bir firmaya da transfer yapılabilmektedir. Örneğin, Anti Damping Vergisi uygulamaları kapsamında kullanılan BİLGE sisteminde gönderici firma ile üretici firmanın farklı olması, malların aynı grubun üretici firması tarafından sevk edilmesi veya üçüncü ülkedeki üretici firmadan alınıp Türkiye'ye sevk edilmesi durumlarında, ticari ilişkinin tevsik edilmesi veya ithalatçının yazılı beyanıyla farklı bir firmaya transfer gerçekleştirilebilmektedir.

3Peşin Ödeme (Advance Payment) ve Döviz Tevdiat Hesapları

Peşin ödeme, ihracatçı tarafından ihraç edilecek malların bedelinin, malların sevk edilmesinden önce ithalatçı tarafından satıcıya ödenmesi şeklidir. Bu ödeme şeklinde tüm risk alıcı (ithalatçı) üzerindedir. İthalatçı, parayı gönderdikten sonra malların gönderilmemesi veya eksik/kusurlu gönderilmesi riskiyle karşı karşıya kalır. Bu risk, ihracatçının bankasından temin edilecek teminat mektupları ile garanti altına alınabilir. Peşin ödeme, kambiyo mevzuatına göre bir kredi niteliği taşıdığı için belirli süreler içinde ihracat taahhüdünün kapatılması zorunluluğu vardır.

Peşin bedel karşılığında ihracatın, Döviz Alım Belgesi'nin (DAB) düzenlendiği tarihten veya dövizlerin Döviz Tevdiat Hesabı'na (DTH) alındığı tarihten itibaren 18 ay içinde yapılması zorunludur. Ancak gemi inşa ve ihracının (hazır gemi hariç) finansmanı amacıyla getirilecek peşin bedellerin kullanım süresi 24 aydır. Gemi inşası için gelen peşin bedel karşılığında başka bir mal ihraç edilirse bu süre yine 18 ayla sınırlanır. Dâhilde işleme izin belgesi veya vergi, resim, harç istisnası belgesi kapsamında sağlanan peşin dövizlerin kullanım süresi ise belge süresi kadardır.

Peşin bedeller, gönderenin muvafakati ve devreden firmanın yazılı beyanıyla, devralan tarafından tekrar devredilmemek kaydıyla başka bir ihracatçıya devredilebilir. Devir işlemi, peşin bedelin kullanım süresi içinde kısmen veya tamamen sadece bir firmaya yapılabilir. Peşin bedelin iade edilmesi veya süresi içinde ihracatın gerçekleştirilememesi durumunda, peşin bedel prefinansman kredisi hükümlerine tabi tutulur. Ancak peşin bedel hesabının kapatılamaması durumunda kambiyo müdürlüğüne herhangi bir ihbar yapılmaz.

4Belge Karşılığı (Vesaik Mukabili) Ödeme (Documentary Collections)

Vesaik mukabili ödeme, ihraç konusu malların sevk edilmesinden sonra, sevk edildiğini gösteren belgelerin (vesaikin) ithalatçı tarafından bedelinin ödenmesi karşılığında bankadan teslim alınması esasına dayanır. İthalatçı, bankaya mal bedelini ödemeden bu belgeleri alamaz ve belgeler olmadan da malları gümrükten çekemez. Bu yöntem, ihracatçı için açık hesaba (mal mukabili) göre daha güvenli, ancak akreditife göre daha az güvenlidir. Bankaların bu ödeme şeklinde, aval veya garanti vermedikleri sürece, herhangi bir ödeme taahhüdü bulunmamaktadır.

Uluslararası Ticaret Odası (MTO), vesaik mukabili ödeme kurallarını "Tahsiller İçin Yeknesak Kurallar" (Uniform Rules for Collections - URC) başlığı altında 522 sayılı broşürde toplamıştır. Bu broşürde belgeler ikiye ayrılır: Poliçe, çek, ödeme taahhüdü gibi para tahsilinde kullanılan "Mali Vesaik" ve fatura, konşimento, FCR gibi nakliye belgelerini içeren "Ticari Vesaik". Sadece mali senetlerin tahsiline "Temiz Tahsil" (Clean Collection), ticari belgelerle birlikte yapılan tahsilata ise "Vesaik Karşılığı Tahsilat" denir.

Vesaik mukabili ödemede iki ana teslim türü vardır: "Görüldüğünde ödemeli poliçe" (sight bill of exchange) ve "ticari kabul" (commercial acceptance). Görüldüğünde ödemeli poliçede belgeler sadece ödeme yapıldığında teslim edilir. Ticari kabulde ise belgeler, ithalatçının poliçeyi kabul etmesi (imzalaması) karşılığında teslim edilir ve ödeme poliçe vadesinde yapılır. Bu yöntemde konşimento genellikle ithalatçının bankası adına düzenlenir. Banka bedeli tahsil edince konşimentoyu ithalatçıya ciro eder, böylece ithalatçı malları çekme hakkı kazanır.

5Kabul Kredili Ödeme ve Konsinyasyon İşlemleri

Kabul kredili ödeme, alıcının mal bedelini belirli bir vadede ödemesini taahhüt eden ve bu ödemeye bir poliçenin aracılık ettiği yöntemdir. Satıcının düzenlediği poliçe sadece alıcı tarafından kabul edilmişse "trade acceptance" (ticari kabul), bir banka tarafından kabul edilmiş veya banka avali verilmişse "banker's acceptance" (banka kabulü) adını alır. Banka kabulü, ihracatçıya yüksek güvence sağlar. Kabul kredili ödemenin; kabul kredili mal mukabili, kabul kredili vesaik mukabili ve kabul kredili akreditifli ödeme olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır.

Konsinye ihracat (konsinyasyon), satışı sonradan yapılmak üzere yurt dışındaki ithalatçılara, komisyonculara veya şubelere mal gönderilmesi işlemidir. Malları teslim alan aracı, malı rayiç bedelden satar, kendi komisyon ve masraflarını düştükten sonra kalan tutarı banka aracılığıyla ihracatçıya transfer eder. Bu yöntem genellikle pazara yeni sunulan veya tanıtım ihtiyacı olan ürünlerde tercih edilir. Konsinye ihracat talepleri ihracatçı birliklerine yapılır. Konsinye ihraç izinlerinin süresi 90 gündür ve gönderilen malların fiili ihraç tarihinden itibaren 1 yıl içinde satılması zorunludur.

6Karşı-Ticaret (Counter Trade) ve Türleri

Karşı-ticaret, alıcının ithalat bedelini ödemek için yeterli dövizinin bulunmadığı durumlarda başvurulan, malın mal ile değiştirilmesi esasına dayanan bir dış ticaret yöntemidir. Karşı-ticaretin en yalın hali "Takas"tır. Takas, finansal fon transferi olmaksızın, eşit değerdeki iki mal grubunun doğrudan değiştirilmesidir. İki ülke arasındaki işlemler takas, ikiden fazla ülke arasındaki işlemler ise "Bağlı Muamele" olarak adlandırılır. Bağlı muamele veya takas izinlerinin süresi altı aydır ve işlemlerin takibi için ithalat ve ihracatın aynı banka şubesinden yürütülmesi gerekir.

Karşı-ticaretin diğer önemli türleri arasında "Kliring", "Karşı-alım" (Counter purchase) ve "Dengeleme" (Compensation) yer alır. Kliring anlaşmalarında ithalatçılar bedeli kendi Merkez Bankalarındaki kliring hesaplarına ulusal para cinsinden yatırır ve dönem sonunda hesaplar denkleştirilir. Karşı-alımda, ihracatçı sattığı malın bedelinin belirli bir yüzdesi tutarında malı karşı taraftan satın almayı taahhüt eder. Dengelemede ise ihraç edilen mal bedeli kısmen veya tamamen mal olarak alınır. Bunun bir türü olan "Geri-alım"da, ihraç edilen sermaye malı veya tesisle üretilen ürünler satın alınarak ödeme gerçekleştirilir.

7Akreditif (Letter of Credit) Mekanizması ve UCP 600 Kuralları

Akreditif, ithalatçının bankası (amir banka) tarafından, ihracatçının (lehtar) sözleşmede belirtilen şartlara uygun belgeleri ibraz etmesi koşuluyla ödeme yapılacağını taahhüt eden yazılı ve şartlı bir ödeme garantisidir. Akreditif, uluslararası ticarette hem alıcıyı hem de satıcıyı koruyan en güvenli sistemdir. Akreditif işlemlerinde Milletlerarası Ticaret Odası (MTO-ICC) tarafından hazırlanan kurallar geçerlidir. Bu kuralların en güncel versiyonu, 1 Temmuz 2007 tarihinde yürürlüğe giren 600 sayılı broşürdür (UCP 600).

UCP 600 kurallarına göre akreditifler, dayandıkları satış sözleşmelerinden tamamen bağımsız ve ayrı işlemlerdir. Bankalar, sözleşmelerde ne yazarsa yazsın sadece akreditif şartlarıyla bağlıdır. En kritik kurallardan biri de bankaların mallarla, hizmetlerle veya yapılan işlerle değil, yalnızca "belgeler" üzerinden işlem yapmasıdır. Bankaların görevi, ibraz edilen belgelerin akreditif şartlarına ve uluslararası standart bankacılık uygulamalarına (ISBP) uygun olup olmadığını kontrol etmektir; malların kalitesi veya sözleşmeye uygunluğu bankaların sorumluluğunda değildir.

Akreditif sürecinde dört temel taraf yer alır: Amir (ithalatçı), Amir Banka (akreditifi açan banka), Muhabir Banka (ihbar veya teyit bankası) ve Lehtar (ihracatçı). Muhabir banka, amir bankanın ödeme taahhüdüne kendi taahhüdünü de eklerse "Teyit Bankası" adını alır. Teyitli akreditifler ihracatçı için en yüksek güvenceyi sağlar, çünkü amir bankanın veya ithalatçının ülkesindeki risklerin yanı sıra muhabir bankanın da ödeme garantisi devreye girer. Teyitsiz akreditiflerde ise muhabir banka sadece ihbar rolü üstlenir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

8Akreditif Türleri ve Özellikleri

Akreditifler piyasa ihtiyaçlarına göre çeşitlilik gösterir. "Dönülebilir (Kabilirücu)" akreditifler, amir banka tarafından her an iptal edilebilen güvensiz türlerdir ve günümüzde neredeyse hiç kullanılmaz. "Dönülemez (Gayri Kabilirücu)" akreditifler ise tüm tarafların onayı olmadan iptal edilemez. "Rotatif (Döner)" akreditifler, kullanıldıkça kendiliğinden yenilenen türlerdir. "Red Clause (Kırmızı Şartlı)" akreditiflerde sevk belgeleri ibraz edilmeden önce ihracatçıya avans ödemesi yapılır. "Green Clause (Yeşil Şartlı)" akreditiflerde ise avans ödemesi, malların bir depoya teslim edilip makbuzunun bankaya verilmesi karşılığında yapılır.

Transit ticarette sıklıkla "Karşılıklı (Back-to-Back)" ve "Devredilebilir (Transferable)" akreditifler kullanılır. Devredilebilir akreditif, lehtar tarafından üçüncü bir şahsa (tedarikçiye) kısmen veya tamamen devredilebilen ve sadece bir kez devri mümkün olan akreditiftir. Karşılıklı akreditifte ise aracı firma, kendi lehine açılan akreditifi teminat göstererek tedarikçi lehine yeni bir akreditif açtırır. Ayrıca, borçların ödenmemesi riskine karşı bir teminat mektubu görevi gören "Garanti Akreditifi (Stand-by L/C)" de önemli bir türdür.

9Mahsuben Ödeme ve İthalat Hesabının Kapatılması

Mahsuben ödeme, ihracat bedellerinin tamamının veya bir kısmının mal ve/veya hizmet ithali suretiyle ödenmesi ve aradaki farkın nakit olarak kapatılması işlemidir. Mahsuben ödemede kullanılacak dövizlerin mahsup tarihinden önce Döviz Alım Belgesi (DAB) düzenlenerek Türk Lirasına çevrilmemiş olması zorunludur. Ayrıca peşin dövizler mahsuben ödeme işlemlerinde kullanılamaz. Mahsuben ödemede, Döviz Alım Belgesi (DAB) ve Döviz Satım Belgesi (DSB) aynı kur üzerinden düzenlenir ve bu kur Merkez Bankası döviz alış kurundan düşük olamaz.

İthalat hesabının kapatılması, ithalat bedelinin ödendiğini gösteren gümrük beyannamesi ve ödeme belgelerinin transferi yapan bankaya ibraz edilmesiyle gerçekleştirilir. Grup şirketleri arasındaki transferler, transit ticaret işlemleri veya ihracatçının talebi doğrultusunda farklı bir firma hesabına yapılan ödemeler gibi durumlarda, firmalar arasındaki ticari ilişkinin tevsik edilmesi veya ithalatçının yazılı beyanının alınması suretiyle ithalat hesabı bankalar tarafından kapatılır.