Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), planlanan bir faaliyetin çevre üzerindeki olası etkilerini önceden belirlemek amacıyla yürütülen sistematik bir süreçtir. Bu sürecin bilimsel ve güvenilir sonuçlar verebilmesi için üç temel ilkeye dayanması zorunludur: Sistematiklik, objektiflik ve disiplinlerarası yaklaşım.
Sistematik olma özelliği, çevrenin fiziksel, biyolojik, kültürel ve sosyo-ekonomik tüm bileşenlerinin eksiksiz ve düzenli bir şekilde incelenmesini sağlar. Bu, çalışmaların rastgele değil, bilimsel bir titizlikle yürütüldüğünün kanıtıdır.
Objektiflik ilkesi, çalışma grubunun sübjektif eğilimlerinden arındırılmış, yinelenebilir sonuçlar üretilmesini gerektirir. Yani, farklı uzman gruplar aynı verilerle benzer sonuçlara ulaşabilmelidir. Disiplinlerarası yaklaşım ise konunun çok boyutlu yapısı nedeniyle, farklı uzmanlık alanlarının bir arada çalışarak değerlendirmenin eksiksiz yapılmasını sağlar.
ÇED süreci, hazırlık çalışmalarından başlayıp proje sonrası izlemeye kadar uzanan 10 aşamalı bir mantıksal dizi izler. Bu aşamalar yol gösterici niteliktedir ve aralarındaki sınırlar katı değildir; yani sürecin herhangi bir noktasında önceki aşamalara dönüp değerlendirmeleri revize etmek gerekebilir.
Süreç; hazırlık ve problem tanımıyla başlar, eleme, kapsam belirleme, mevcut durumun tespiti, etkilerin kestirimi, önlemlerin belirlenmesi, alternatiflerin değerlendirilmesi, raporun hazırlanması, karar verme ve son olarak izleme aşamalarıyla tamamlanır.
Bu aşamaların her biri, projenin çevreyle olan ilişkisini en şeffaf ve bilimsel şekilde ortaya koymayı hedefler. Sürecin başarısı, her bir adımın bir sonrakine doğru veriler aktarmasına ve projenin çevresel tahammül sınırları içerisinde kalmasına bağlıdır.
ÇED sürecinin ilk ve en kritik adımı hazırlık çalışmalarıdır. Bu aşamada, çoklu disiplinli uzman bir grubun yoğun çalışması için zemin hazırlanır. Başlangıçta yapılan planlama, projenin başarısını doğrudan etkiler.
Hazırlık aşamasında yasal ve teknik düzenlemelerin derlenmesi, planlanan faaliyetin ve seçeneklerin tanımlanması, çalışma planının yapılması, proje koordinatörünün seçimi ve karar mercilerinin belirlenmesi gibi temel unsurlar ele alınır. Özellikle planlanan faaliyetin seçenekleriyle birlikte net bir şekilde tanımlanması, yanlış anlamaları önlemek adına hayati önem taşır.
Örneğin, bir kentin su ihtiyacını karşılamak için sadece 'su miktarını artırmak' değil, 'bir baraj ve arıtma tesisi kurmak' gibi somut seçeneklerin teknik şartnamelerle belirlenmesi gerekir. Bu aşamada ayrıca, projenin çevreye etkilerine ilişkin yasal standartlar ve normlar da bir araya getirilir.
Eleme aşaması, her faaliyetin ÇED sürecine girip girmeyeceğinin belirlendiği bir 'filtreleme' mekanizmasıdır. Sınırlı uzman, zaman ve finansman kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması için bu aşama kritiktir.
Bazı ülkelerde eleme kriterleri yatırım bedeli veya enerji ihtiyacı gibi ekonomik verilere dayanırken, bazı ülkelerde ekolojik tahammül gücü gibi çevresel kriterler ön plandadır. Ancak sadece ekonomik kriterler, projenin ekolojik boyutlarını yansıtmakta yetersiz kalabilir.
Eleme sürecindeki güçlükleri aşmak için 'ÖNÇED' (Ön Değerlendirme) yöntemi kullanılır. Bu yöntem, projenin ÇED gerektirip gerektirmediğini hızlı ve pratik bir şekilde belirleyerek, gereksiz bürokratik gecikmeleri önlemeyi amaçlar.