Özet
← Ünite 3

Ünite 3: Bu Üç Filozofla Birlikte Felsefenin Pratik Bir Amaç İçin Değil de, Sırf — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Antikçağ Felsefesinin Varlık ve Bilgi Problemleri

Antikçağ felsefesinin temel karakteristiğini oluşturan bu dönemde, felsefe pratik bir amaç gütmeden, tamamen bilmek için yapılmıştır. Felsefenin bu saf merak ve bilme arzusu üzerine kurulması, evrenin ana maddesini yani arkheyi bulma çabasını tetiklemiştir.

Bu dönemde filozoflar, gözle görülen evrendeki çokluğun gerisinde değişmeyen bir birlik aramışlardır. Varlığın temeline tek bir madde yerleştirilmiş ve bu maddenin kendi kendisini harekete geçirerek yine kendi hareketi yoluyla açıklanabileceği düşünülmüştür.

Bu özellikler, Antikçağ felsefesinin varlık ve bilgi problemlerini birlikte ele aldığını göstermektedir. Görünüşlerin arkasındaki asıl varlığı bilme çabası, hem ontolojik hem de epistemolojik bir temele dayanmaktadır.

2Thales ve Su: İlk Arkhe Arayışı

Arkhe sorunuyla ilgilenen ve tarihe geçen ilk filozof Thales’tir. Thales, evrendeki çokluğun kendisinden türediği ana maddenin, yani arkhenin 'su' olduğunu öne sürmüştür.

Aristoteles'in aktarımlarına göre Thales bu sonuca rastgele varmamıştır. Her şeyin sıvı bir varlıktan beslendiği, sıcağın da sudan türeyip yine suyla beslendiği ve her şeyin tohumunun nemli bir yapıda olduğu gözlemleri onu suya ulaştırmıştır.

Thales'in bu yaklaşımı, mitolojik açıklamalardan uzaklaşarak doğayı yine doğanın içindeki somut bir unsurla açıklama çabasının ilk ve en önemli adımlarından birini oluşturur.

3Anaximandros ve Apeiron

Thales’ten hemen sonra gelen doğa filozofu Anaximandros, arkhe sorununa daha soyut ve farklı bir kavram olan 'apeiron' ile yaklaşmıştır.

Anaximandros'a göre evrenin ilk maddesi, yani arkhesi belirli bir element değil, sınırsız, belirsiz ve sonsuz anlamına gelen apeirondur.

Bu yaklaşım, ilk maddenin somut bir elementten (su gibi) ziyade, tüm elementlerin kendisinden türediği niteliksiz ve sonsuz bir temel ilke olması gerektiği düşüncesine dayanır.

4Anaximenes ve Hava (Aer): Değişim ve Soluk

Bir diğer doğa filozofu olan Anaximenes ise ilk madde olarak 'aer' yani 'hava'yı öne sürmüştür. Anaximenes'i havayı seçmeye götüren nedenler iki temel grupta incelenebilir.

İlk neden, onun sadece çokluğun gerisindeki birlikle değil, aynı zamanda evrendeki değişmeyle de ilgilenmesidir. Birlikten çokluğa geçiş süreci ve varolan her şeyin havadan nasıl varlığa geldiği üzerinde yoğunlaşmıştır.

İkinci neden ise soluk ve nefes olgusudur. İnsanın nefes aldığı sürece yaşadığı gözleminden yola çıkarak, havanın evrendeki hayat, canlılık ve temel varlık ilkesi olduğunu savunmuştur. Havayla ruh arasında kurduğu benzerlikle, havanın evreni sarıp sarmalayıp ayakta tuttuğunu belirtmiştir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250