Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Ticari hayatta aynı sektörde faaliyet gösteren, benzer ürün ve hizmetleri sunan çok sayıda tacir ve ticari işletme bulunmaktadır. Bu yoğun rekabet ortamında, hem tacirlerin hem de onların sunduğu mal ve hizmetlerin piyasada tanınması ve birbirinden ayırt edilebilmesi hayati bir önem taşımaktadır. İşte bu noktada devreye giren ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemleri yaparken kullandığı resmi ad olarak tanımlanır.
Ticaret unvanının temel fonksiyonu, taciri şahsen tanıtmak ve onu diğer tüm tacirlerden kesin bir biçimde ayırt etmektir. Bu yönüyle ticaret unvanı, doğrudan doğruya işletmenin sahibini (taciri) hedef alır ve onun hukuki kimliğini temsil eder. Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca ticaret unvanı kullanma hakkı ve yükümlülüğü sadece tacir sıfatına sahip olan kişilere tanınmıştır; esnafların ticaret unvanı kullanma yetkisi bulunmamaktadır.
Ticaret unvanı, tacirin ticari dürüstlüğünün, piyasadaki itibarının ve müşteri çevresinin toplandığı hukuki bir değerdir. Bu nedenle kanun koyucu, ticaret unvanının korunmasına ve üçüncü kişiler tarafından haksız yere kullanılmasının engellenmesine büyük önem vermiştir. Tacir, unvanını seçerken ve kullanırken kanunun çizdiği sınırlar içinde kalmak ve dürüstlük kuralına uygun hareket etmek zorundadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca, her tacir ticari işletmesinin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde, işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. Bu tescil ve ilan işlemi, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret sicil müdürlüğü nezdinde gerçekleştirilir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, ticari hayatın güvenliği açısından büyük önem taşır.
Tescil sürecinin tamamlanabilmesi için tacirin imza beyannamesi vermesi de zorunludur. Gerçek kişi tacir, kullanacağı ticaret unvanını ve bu unvanın altına atacağı imzayı notere onaylattırdıktan sonra ticaret sicili müdürlüğüne sunar. Bu işlem, unvanın yetkisiz kişilerce kullanılmasını önlemek ve imza taklitlerinin önüne geçmek amacıyla tasarlanmıştır.
Tacirin tüzel kişi (örneğin bir ticaret şirketi) olması durumunda ise süreç biraz daha detaylandırılmıştır. Tüzel kişi tacirlerde, ticaret unvanıyla birlikte o tüzel kişi adına imzaya yetkili olan temsilcilerin imzaları da notere onaylattırılarak sicil müdürlüğüne tevdi edilir. Böylece şirketi borç altına sokmaya yetkili kişilerin imzaları resmiyet kazanmış olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrası, tacirlere ticari işlemlerini ticaret unvanları altında yapma ve işletmeyle ilgili senet ile diğer belgeleri bu unvan altında imzalama zorunluluğu getirmektedir. Bu kural, ticari işlemlerde şeffaflığı sağlamak ve muhatapların kiminle hukuki ilişki kurduğunu net bir şekilde bilmesini temin etmek amacını taşır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, tescil edilen ticaret unvanının ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılması şarttır. Ayrıca, tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde (fatura, makbuz vb.) belirli bilgilerin yer alması zorunludur. Bu bilgiler; tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmenin merkezi ve eğer tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresidir.
İnternet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerin, yukarıda sayılan tüm bilgileri kendi web sitelerinde de yayımlamaları yasal bir zorunluluktur. Bu sitelerde ayrıca şirket türüne göre ek bilgilerin sunulması gerekir: Anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ad-soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı; limited şirketlerde müdürlerin ad-soyadları ile sermaye bilgileri; sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ise yöneticilerin ad-soyadları ile sermaye miktarları kamuoyuna ilan edilmelidir.
İşletme adı, Türk Ticaret Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen ve ticaret unvanından farklı özelliklere sahip olan bir diğer hukuki kavramdır. İşletme adı, işletme sahibinin (tacirin) kimliğini hedef tutmaksızın, doğrudan doğruya işletmenin kendisini tanıtmak ve onu benzer işletmelerden ayırt etmek amacıyla kullanılan ad veya işarettir. Örneğin, bir otel, restoran veya sinema salonuna verilen adlar işletme adı niteliğindedir.
İşletme adının oluşturulmasında kural olarak serbesti ilkesi geçerlidir. Ancak bu serbesti sınırsız değildir; seçilen adın üçüncü kişileri yanıltıcı nitelikte olmaması, başka işletmelerle karışıklığa (iltibasa) yol açmaması ve kamu düzenine aykırılık teşkil etmemesi gerekir. İşletme adının en önemli özelliklerinden biri de ticaret unvanının aksine esnaflar tarafından da kullanılabilmesidir.
Ticari hayatta işletme adı kullanmak zorunlu değildir. Ancak bir tacir veya esnaf işletme adı kullanmayı tercih etmişse, bu adın ticaret siciline tescil ettirilmesi zorunlu hale gelir. Ticaret unvanı ile işletme adı arasındaki en belirgin farklardan biri devir konusundadır: Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak devredilemezken, işletme adı işletmeden tamamen bağımsız bir şekilde başkalarına devredilebilir.
Marka, bir işletmenin ürettiği mal veya sunduğu hizmetleri, başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan her türlü işaret, sözcük, şekil, harf veya sayıdan oluşan ayırt edici unsurdur. Markanın temel işlevleri, tüketiciye malın kaynağını göstermek, tanıtımını yapmak ve benzer ürünlerden ayırt edilmesini sağlamaktır. Marka hukuku ülkemizde esas itibariyle Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir.
Ülkemizde marka, patent, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaret gibi tüm sınai mülkiyet haklarının tescili, korunması ve bu haklara ilişkin işlemlerin yürütülmesi görevi Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) aittir. Bu kurum, idari ve mali özerkliğe sahip, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu niteliğindedir. Markanın sağladığı korumadan yararlanabilmek için bu kuruma tescil ettirilmesi esastır.
Markanın korunması sadece ulusal düzeyle sınırlı kalmamakta, küreselleşen dünyada uluslararası koruma da büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Mukavelenamesi (Paris Sözleşmesi) ve TRIPs (Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması), markaların uluslararası alanda etkin bir şekilde korunmasını sağlayan en temel uluslararası anlaşmalar arasında yer almaktadır.