İnsan bağışıklık yetmezlik virüsüdür. Bağışıklık sisteminin CD4+ T lenfosit hücrelerini hedef alarak enfekte eden ve zamanla vücudun savunma mekanizmasını çökerten retrovirüs ailesinden bir etkendir.
AIDS
Edinsel İmmunyetmezlik Sendromu anlamına gelen, HIV enfeksiyonunun en ileri klinik evresidir. Bu evrede bağışıklık sistemi çöktüğü için normalde hastalık yapmayan fırsatçı enfeksiyonlar ve Kaposi sarkomu gibi kanserler ortaya çıkar.
Akut Retroviral Sendrom
HIV virüsünün vücuda girmesinden sonraki 2-3 hafta içinde başlayan ve 1,5-2 ay sürebilen akut dönemdir. Ateş, boğaz ağrısı, döküntü ve lenfadenopati gibi grip benzeri non-spesifik belirtilerle seyreder.
Subtip B
Dünyada yaygın olan HIV-1 virüsünün M grubu içinde yer alan bir alt tipidir. Özellikle Avrupa ve Amerika kıtalarındaki HIV vakalarında en sık izole edilen genetik varyanttır.
Subtip C
HIV-1 virüsünün M grubuna ait bir diğer alt tipidir. Dünya genelinde en yoğun vaka yüküne sahip olan Sahra altı Afrika bölgesinde baskın olarak görülen subtiptir.
HAART
Highly Active Antiretroviral Therapy (Çok Aktif Antiretroviral Tedavi) kelimelerinin kısaltmasıdır. 1996 yılında kullanılmaya başlanan ve HIV replikasyonunu birden fazla mekanizmayla güçlü şekilde baskılayan kombine ilaç protokolleridir.
CD4+ T Lenfosit
Bağışıklık sisteminde diğer hücreleri organize eden ve yöneten temel yardımcı T hücreleridir. HIV virüsünün yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak enfekte ettiği ve zamanla yok ettiği ana hedef hücre grubudur.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Fırsatçı Enfeksiyon
Sağlıklı bireylerde bağışıklık sistemi tarafından kolayca engellenen ancak HIV/AIDS gibi bağışıklığı baskılanmış hastalarda ağır ve ölümcül tablolara yol açan enfeksiyonlardır.
Kaposi Sarkomu
Özellikle AIDS evresindeki HIV pozitif bireylerde bağışıklık yetmezliğine bağlı olarak gelişen, ciltte ve iç organlarda mor-kahverengi nodüllerle karakterize, damar kökenli bir kanser türüdür.
Tükenme Sendromu
HIV enfeksiyonunun ileri evrelerinde görülen, istemsiz ve belirgin kilo kaybı, kronik ishal, halsizlik ve ateş ile seyreden metabolik ve klinik çöküş tablosudur.
Kemoprofilaksi
Enfeksiyon gelişimini veya bulaşmasını önlemek amacıyla riskli temas öncesinde ya da sonrasında antiretroviral ilaçların kullanılması yöntemidir.
Vertikal Geçiş
HIV virüsünün enfekte anneden bebeğine gebelik süreci, doğum eylemi veya doğum sonrası emzirme (anne sütü) yoluyla geçmesini ifade eden bulaşma şeklidir.
TasP
Treatment as Prevention (Önleme Amaçlı Tedavi) kavramıdır. HIV pozitif bireyin etkin antiretroviral tedaviyle viral yükünün belirlenemez düzeye indirilerek virüsü başkalarına bulaştırmasının engellenmesi stratejisidir.
PrEP
Pre-Exposure Prophylaxis (Temas Öncesi Profilaksi) anlamına gelir. HIV bulaşma riski yüksek olan negatif bireylerin, virüsle karşılaşmadan önce koruyucu amaçla günlük antiretroviral ilaç kullanması yöntemidir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Elit Kontrolörler
Herhangi bir antiretroviral tedavi almadıkları halde, bağışıklık sistemlerinin özel yapısı sayesinde vücutlarındaki HIV replikasyonunu kendiliğinden baskılayabilen nadir hasta grubudur.
Fonksiyonel Kür
Virüsün vücuttan tamamen temizlenemediği ancak antiretroviral tedaviye ihtiyaç duyulmadan, bağışıklık sistemi tarafından kontrol altında tutularak hastalık yapamaz hale getirilmesi durumudur.
Diskordan Eş
Çiftlerden birinin HIV pozitif, diğerinin ise HIV negatif olduğu durumları tanımlayan epidemiyolojik terimdir.
Nozokomiyal Bulaş
Sağlık hizmeti ilişkili bulaşmadır. Hastanede yetersiz sterilizasyon, cerrahi girişimler veya kazara enfekte kanla temas sonucu meydana gelen virüs geçişleridir.
Tek Tablet Rejimi
Hastanın tedaviye uyumunu artırmak amacıyla, birden fazla antiretroviral etken maddenin tek bir hap içinde birleştirilerek günde tek doz şeklinde kullanılmasına olanak tanıyan modern tedavi formudur.
Anti-HIV Testi
Vücudun HIV virüsüne karşı ürettiği spesifik antikorları saptamak amacıyla kanda yapılan, tanı ve tarama amaçlı ilk basamak serolojik testtir.
p24 Antijeni
HIV virüsünün yapısal kapsid proteinidir. Enfeksiyonun erken dönemlerinde antikorlar henüz oluşmadan önce kanda saptanabildiği için erken tanıda kritik öneme sahiptir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Viral Yük
Milisilitre kan plazmasında bulunan HIV-RNA kopya sayısını ifade eden, tedavinin başarısını ve bulaştırıcılık düzeyini izlemede kullanılan en önemli laboratuvar parametresidir.
Rezervuar Hücreler
HIV virüsünün genetik materyalini kendi DNA'sına entegre ederek uyku (latent) fazında beklettiği, antiretroviral ilaçların etki edemediği uzun ömürlü bağışıklık hücreleridir.
Lenfadenopati (LAP)
Lenf bezlerinin enfeksiyon veya maligniteye yanıt olarak büyümesidir. HIV enfeksiyonunda özellikle boyun ve koltuk altı bölgelerinde uzun süreli, ağrısız şişlikler şeklinde izlenir.
Evrensel Önlemler
Sağlık çalışanlarının tüm hastaların kan ve vücut sıvılarını potansiyel olarak enfekte kabul ederek eldiven takma, maske kullanma gibi uyguladıkları standart enfeksiyon kontrol yöntemleridir.