Vücudun enfeksiyona karşı verdiği kontrolsüz ve zararlı sistemik inflamatuvar yanıt. Örnek: Bir çocukta enfeksiyon odağına bağlı gelişen ateş ve taşikardi.
Septik Şok
Sepsise bağlı olarak gelişen ve sıvı tedavisine rağmen düzelmeyen, doku perfüzyonunun bozulduğu ağır dolaşım yetmezliği durumu. Örnek: Sıvı bolusuna rağmen hipotansiyonun devam etmesi.
SIRS
Sistemik İnflamatuvar Yanıt Sendromu; enfeksiyon veya travma gibi nedenlerle vücutta oluşan yaygın inflamasyon süreci. Örnek: Bakteri ürünlerinin inflamasyon sistemini aktive etmesi.
Mortalite
Bir hastalık sonucunda meydana gelen ölüm oranı. Örnek: Septik şokta mortalitenin %30-90 arasında değişmesi.
Gram (-) Enterik Basiller
Bağırsak florasında bulunan ve sepsis etkeni olabilen bakteriler (E. coli, K. pneumoniae). Örnek: Yenidoğan sepsisinde en sık görülen etkenler.
Koagülaz Negatif Stafilokok (KNS)
Hastane kaynaklı sepsiste sık görülen, genellikle kateter ilişkili enfeksiyonlara yol açan Gram (+) bakteri grubu.
Kolonizasyon
Mikroorganizmaların vücut yüzeylerine veya mukoza zarlarına yerleşmesi ancak henüz invazyon yapmaması. Örnek: Nazofarenkste bakteri varlığı.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Lipopolisakkarit (LPS)
Gram (-) bakterilerin dış zarında bulunan ve güçlü inflamasyon başlatan yapı. Örnek: İnflamasyon sistemini aktive eden toksik ürün.
Endotel Hasarı
Damar iç yüzeyinin bozulması, bu durum pıhtılaşma mekanizmalarını tetikleyerek DIC'e yol açar.
DIC (Dissemine İntravasküler Koagülasyon)
Damar içinde yaygın pıhtılaşma ve buna bağlı kanama bozukluğu. Örnek: Sepsis sırasında trombositlerin tükenmesi.
Sıcak Şok
Periferik vazodilatasyonun baskın olduğu, ekstremitelerin sıcak ve nabzın sıçrayıcı olduğu şok tipi.
Soğuk Şok
Vazokonstriksiyonun baskın olduğu, ekstremitelerin soğuk ve mor olduğu, çocuklarda daha sık görülen şok tipi.
Kapiller Dolum Zamanı (KDZ)
Doku perfüzyonunu değerlendirmek için kullanılan, tırnak yatağına basıldığında rengin geri gelme süresi. Örnek: Şokta >2 saniye olması.
Filiform Nabız
Çok zayıf, ipliksi ve zor hissedilen nabız. Örnek: Soğuk şoktaki dolaşım yetersizliğinin bir göstergesi.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İnotrop Ajanlar
Kalp kasılma gücünü artıran ilaçlar (dopamin, epinefrin). Örnek: Şokta kalp debisini artırmak için kullanılır.
Vazopressörler
Damar tonusunu artırarak kan basıncını yükselten ilaçlar. Örnek: Norepinefrin kullanımı.
SCVO2
Santral venöz oksijen satürasyonu; dokuların oksijen kullanımını ve kardiyak debiyi gösteren parametre. Örnek: Tedavide >%70 hedeflenir.
Prokalsitonin
Sepsis tanısında kullanılan, 6-8 saatte yükselen bir akut faz belirteci.
Ektima Gangrenozum
Genellikle P. aeruginosa'ya bağlı gelişen, deri üzerinde nekrotik lezyonlarla seyreden sepsis bulgusu.
Meningokoksemi
Neisseria meningitidis enfeksiyonu sonucu oluşan, döküntü ve şokla seyreden ağır sepsis tablosu.
Dopamin
Şok tedavisinde kullanılan, dozuna göre inotropik veya vazopressör etkisi olan katekolamin.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Sıvı Refrakter Şok
Yeterli sıvı yüklemesine rağmen düzelmeyen şok tablosu.
Katekolamin Rezistan Şok
Sıvı ve katekolamin tedavisine rağmen düzelmeyen, hormonal destek gerektiren şok.
ECMO
Ekstrakorporeal membran oksijenasyonu; kalp ve akciğerin görevini üstlenen ileri yaşam destek sistemi.
Oligo-anüri
İdrar miktarının aşırı azalması veya kesilmesi, organ yetmezliğinin bir göstergesi.