Özet
← Ünite 8

Ünite 8: Drogların Hazırlanması ve Etkin Maddelerin Elde Edilmesi — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Drogların Hazırlanması ve Etkin Maddelerin Elde Edilmesi

Bitkisel droglar (çiçek, kabuk, kök, tohum, yaprak gibi) ilaç olarak veya sağaltım amacıyla kullanılmadan önce en uygun zamanda toplanmalı, kurutulmalı ve saklanmalıdır. Bu üç temel aşama, bitkinin içerdiği etken maddelerin bozulmadan korunması ve tıbbi özelliklerini en üst düzeyde muhafaza edebilmesi için hayati önem taşır.

Bitki ve bitki kısımları doğrudan kullanılabileceği gibi çeşitli işlemlere tabi tutularak da hazırlanabilir. Bu hazırlama işlemlerinin temel amacı, bitkisel maddeyi hastaya verilebilir bir şekle sokmak, etkin madde miktarını artırmak ve zehirli veya zararlı olabilecek maddeleri azaltmaktır. Hedef her zaman istenen yararı artırmak ve istenmeyen etkileri en aza indirmektir.

Bazı bitkilerdeki etkin maddelerin saf halde diğer bileşenlerden ayrılması, maddelerin etkisini azaltabilir hatta tamamen yok edebilir. Ayrıca bitkiden saf halde ayrılan etkin maddenin kullanılması, bitki özütünün kullanımı sırasında görülmeyen bazı yan etkilerin ortaya çıkmasına da neden olabilir. Bu nedenle, tek bir etkin madde yerine bitki özütü (sulu veya alkolik özüt) veya kısmen saflaştırılmış özüt halinde kullanım genellikle tercih edilir.

Bitkilerden bitkisel maddelerin elde edilmesinde en sık kullanılan yöntemler damıtma ve özütleme teknikleridir. Damıtma işlemi su ile damıtma, su buharı ile damıtma, su-su buharı ile damıtma ve kuru damıtma olmak üzere 4 farklı şekilde gerçekleştirilir. Özütleme ise ham droglardaki etkin maddeleri çekip çıkartmak amacıyla fiziki/mekanik yöntemler veya çözücüler yardımıyla yapılır.

2Özütleme Yöntemleri ve Tıbbi Bitki İlaç Şekilleri

Özütleme, ham droglardaki etkin maddelerin çeşitli yöntemlerle ayrıştırılması işlemidir. Bu işlem sıkma, çizme/yaralama, ezme gibi fiziki ve mekanik yollarla yapılabileceği gibi; su, etilalkol, metilalkol ve su-alkol karışımları gibi çözücüler kullanılarak da gerçekleştirilebilir.

Katı-sıvı özütleme yöntemleri arasında dekoksiyon (sıcak özütleme), digesyon, infüzyon (demleme/çay), maserasyon (soğuk özütleme/ıslatma), özütleme (hulasalandırma) ve tüketme (perkolasyon) yer almaktadır. Bu yöntemlerin her biri bitkinin türüne ve içerdiği etken maddenin çözünürlük özelliklerine göre özel olarak seçilir.

Tıbbi bitkilerin hastaya uygulanmasında kullanılan pek çok farklı ilaç şekli bulunmaktadır. Bunlar arasında aromatik su (kokulu su), bitki karışımları (enva), kuru bitki, akışkan özüt (fluid ekstre), kuru özüt, özsu (usare), sübye (emülsiyon), tentür, tıbbi yağ (olea medicata), kokulu yağ, uçucu yağ (esans) ve toz formlar sayılabilir.

Her bir ilaç şeklinin hazırlanış yöntemi ve kullanım dozu farklılık gösterir. Örneğin tentürler genellikle ağırlık/hacim esasına göre 1:2 veya 1:3 oranında kuvvetli olarak hazırlanırken; infüzyon ve dekoksiyonlar genellikle su ile kaynatma veya demleme suretiyle günlük olarak taze hazırlanmak zorundadır.

3Dozaj, Dayanıklılık ve Raf Ömrü

Dozaj kavramı bir maddenin dozunu, doz aralığını ve kullanım süresini ifade eder. Bitkisel maddelerin dozajını ayarlamak, içerdikleri etken madde miktarlarının bitkinin yetiştiği yere ve zamana göre değişebilmesi nedeniyle son derece zordur. Bitkisel maddelerde sağaltım süresi genellikle 4 hafta kadardır; ancak kronik hastalıklarda bu süre haftalarca veya aylarca uzayabilir.

Bitkisel maddeler genellikle günde 2-3 kez, 8 ila 12 saat arayla verilir. Kuru bitkiler küçük hayvanlarda günde 25-300 mg/kg dozlarda bölünerek kullanılırken, tentürler hayvanlarda genellikle 0.05-0.25 ml/kg dozlarında uygulanır. Doz hesaplamalarında damla hesabı (genellikle 20-30 damla 1 ml'dir) ve bardak, kaşık gibi ölçü kaplarından yararlanılır.

Bitkisel maddelerin dayanıklılığı ve raf ömrü doğru saklama koşullarına bağlıdır. Hava, ışık, ısı ve nemden korunarak ağzı sıkıca kapatılmış kağıt, ahşap veya cam kaplarda, genellikle 10-20ºC sıcaklıktaki karanlık ve serin yerlerde saklanmalıdırlar. Kuru bitkiler uzun süre dayanırken, kuru bitki özütlerinin raf ömrü genellikle 1 yıldır.

Demleme veya islatma suretiyle hazırlanan sulu özütler günlük olarak hazırlanmalı, buzdolabında saklanmak kaydıyla en fazla 48-72 saat kullanılabilmelidir. Tentürler ise genellikle 2-3 yıl, bazıları ise 10 yıla kadar dayanıklılığını koruyabilir. Her ambalaj üzerinde maddenin ismi, etki gücü, üretim ve son kullanma tarihi gibi bilgileri içeren bir etiket bulunmalıdır.

4Tıbbi Bitkilerin Tedavi Değerleri ve Güvenliği

Tıbbi bitkiler eskiden halk ilacı olarak kabul edilse de günümüzde pek çok tanımlanmış etkiye sahiptir. Etkileri yavaş ortaya çıkar ve uzun sürer; bu nedenle akut ve ağır seyirli hastalıklar yerine hafif seyirli rahatsızlıklar, görevsel bozukluklar ve kronik hastalıklar için önerilirler. Ağrı kesici, antiseptik, bağışıklık uyarıcı, idrar artırıcı, spazm çözücü ve antioksidan gibi onlarca farklı etki mekanizmasına sahiptirler.

Tıbbi bitkilerin sağaltım güvenliği genellikle geniştir, yani yarar/zarar oranı yüksektir. Ancak 'tamamen doğal' veya 'hiçbir yan etkisi yoktur' algısı son derece yanlıştır. Ginkgo biloba veya meyan kökü gibi bilinen bitkiler bile uygunsuz kullanıldığında istenmeyen etkilere yol açabilir. Ayrıca geleneksel ilaçlarla tehlikeli etkileşimler yapabilirler.

Dünya genelinde bazı bitkilerin kullanımı ciddi zehirlenmelere yol açmıştır. Amerika'da Efedra içeren gıda destek ürünleri nedeniyle ölümler ve kalıcı bozukluklar rapor edilmiştir. Belçika'da loğusaotu (Aristolochia) kullanımı böbrek yetmezliğine yol açmış, İngiltere'de karayılan bitkisi karaciğer hasarlarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenlerle loğusaotu, karakafesotu ve efedra gibi bitkilerin satışı pek çok ülkede yasaklanmıştır.

Amerikan Bitkisel Ürünler Birliği (AHPA) bitkileri gebelik ve emzirme dönemindeki güvenliğine göre 4 sınıfa ayırmıştır. Sınıf 1 normal kullanımda güvenli, Sınıf 2 özel kısıtlamalar içeren (harici, gebelikte/emzirmede kullanılmayan), Sınıf 3 uzman kontrolünde kullanılması gereken, Sınıf 4 ise hakkında yeterli veri olmayan maddeleri kapsamaktadır.

5Mevzuat, Veteriner Hekimlik ve Bitki Monografları

Türkiye'de bitkisel ürünlerle ilgili mevzuat Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) ve Sağlık Bakanlığı (SB) tarafından yürütülmektedir. GTHB takviye edici gıdalar yönetmeliği ile vitamin, mineral ve bitkisel özütlerin kapsül, tablet gibi formlarda günlük alım dozlarını belirlerken; Sağlık Bakanlığı Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği ile ruhsatlandırma işlemlerini gerçekleştirir.

Veteriner hekimlikte tıbbi bitkilerin kullanımı GTHB tarafından belirlenen tebliğler ve organik tarım mevzuatına dayanmaktadır. Organik hayvansal üretimde koruyucu hekimlik esas olup, kimyasal sentezlenmiş ürünler yerine fitoterapi, allopatik ve homeopatik ürünler tercih edilir. Antibiyotikler ve hormonlar ancak zorunlu durumlarda ve veteriner hekim gözetiminde kontrollü olarak kullanılabilir.

Bitki monografları, her bitkinin özelliklerini belirli bir sistem içinde inceleyen, DSÖ, Alman Komisyon E, ESOP ve Avrupa Farmakopesi gibi uluslararası kurumlar tarafından yayımlanan resmi belgelerdir. Bu monograflar bitkinin botanik isminden kimyasal analizine, farmakolojisinden dozajına kadar tüm detayları içerir.

Tıbbi bitkilerin kalite güvenliği açısından mikroorganizmalar, mikrobiyal toksinler, pestisitler, tütsü maddeleri, ağır metaller ve radyoetkin maddeler gibi kirleticiler barındırmaması gerekir. Resmi kurumlar tarafından yayımlanan 'Özellikler Belgesi', bitkinin saflık testleri, kül oranları ve çözünen madde limitlerini belirleyerek standart bir kalite güvenliği sağlar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250