Denetimli serbestlik, şüpheli, sanık veya hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, onların iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması için gerekli programların uygulandığı alternatif bir ceza infaz sistemidir. Bu sistem, suçluya merhamet duyulması amacıyla değil, suçluluğu azaltma ve suçluyu ıslah etme konusundaki tecrübeler ışığında geliştirilmiş bir ceza hukuku tedbiridir.
Denetimli serbestliğin en temel özelliği 'tamamlayıcı' olmasıdır. Bu tedbir, bağımsız bir yaptırım türü değil, hapis cezası veya diğer güvenlik tedbirlerinin infaz sürecini destekleyen bir kurumdur. Suçlunun toplumsal hayata uyum sağlamasını, yükümlülüklerini yerine getirmesini ve cezaevinin olumsuz etkilerinden korunmasını hedefler.
Tedbir uygulandığı sürece suçlu, cezaevine girmeksizin veya cezaevinden erken çıkarak hayatını özgürce sürdürür. Bu sayede ailesi ve sosyal çevresiyle ilişkilerini koparmaz, kendi geçimini sağlayarak ekonomik bağımlılıktan kurtulur ve toplumsal hayata daha kolay entegre olur.
Türk hukukunda denetimli serbestlik, hem yargılama aşamasında hem de infaz aşamasında uygulanabilir. Cezaya hükmedilmeden önce, özellikle TCK m.191 kapsamındaki uyuşturucu kullanma suçlarında veya TCK m.221'deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan örgüt kurma suçu sanıkları hakkında uygulanabilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) durumunda da denetimli serbestlik söz konusudur. Sanık hakkında verilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise, şartların varlığı halinde hükmün açıklanması geri bırakılır ve sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur. Bu süreçte sanığın meslek edinmesi, kamu kurumunda çalışması veya belli yerlere gitmemesi gibi yükümlülükler belirlenebilir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ise TCK m.191'e özgü bir durumdur. Cumhuriyet savcısı, uyuşturucu kullanma suçu şüphelisi hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteleyebilir ve en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulayabilir. Bu süreçte tedavi tedbiri de gündeme gelebilir.
Hapis cezasının infazında denetimli serbestlik, özellikle koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler için uygulanır. Hükümlü, ceza infaz kurumu idaresinin değerlendirme raporu ve infaz hâkiminin kararıyla cezasının kalan kısmını dışarıda geçirebilir.
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına rağmen iradesi dışında ayrılamayanlar, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler ve ağır hastalık/kocama nedeniyle hayatını tek başına idame ettiremeyen hükümlüler için özel infaz usulleri mevcuttur. Örneğin, ağır hasta hükümlülerde koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kalmış olması yeterlidir.
Denetimli serbestlik tedbirine karar verilen hükümlü, müdürlüğe üç gün içinde müracaat etmelidir. Müdürlük, hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını belirleyerek kamuya yararlı bir işte çalıştırma, belirli bölgede denetim veya programa katılım gibi yükümlülükler belirler. Yükümlülük ihlali durumunda dosya kapatılarak infaz hâkimine gönderilir ve hükümlü kapalı ceza infaz kurumuna geri dönebilir.