← Ünite 10

Ünite 10: Çocuk Edebiyatı Eserleri 2 — Konu Anlatımı

1Giriş ve Çocuk Edebiyatının Genel Nitelikleri

Çocuk edebiyatı eserleri, yetişkinlere yönelik edebiyatın bütün temel estetik özelliklerini bünyesinde barındırmakla birlikte, çocuk ruhunun kendine özgü zenginliklerini, algı sınırlarını ve hayal dünyasını yansıtan özel yapıtlardır. Bu eserler dil ve anlatım, söz varlığı, konu seçimi, ileti ve mesaj aktarımı, söz sanatları, kahraman kurgusu, kültürel özelliklerin taşınması, ortam ve mekân tasarımı ile tasvirleri bakımından her şeyden önce edebî birer metin olma niteliği taşırlar.

Yetişkin edebiyatı ile çocuk edebiyatı arasındaki en belirgin ve somut fark, görsel tasarımın kullanımı ve dilin yapılandırılmasında ortaya çıkar. Yetişkinler için hazırlanan kitaplarda resimleme çoğunlukla gereksiz bir unsur olarak görülürken, çocuk edebiyatında resimleme ve görsel denge kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu durum, çocukların dünyayı algılama biçimlerinin henüz soyutlanmamış olmasından ve görsel uyaranlara karşı duydukları yüksek ilgiden kaynaklanır.

Çocukların dünyasında bitkiler, hayvanlar ve cansız nesneler de insani özelliklerle donatılmıştır. Gülme, ağlama, sevme, küsme, özleme ve konuşma gibi insana özgü eylemler çocuk dünyasında doğaldır. Bu nedenle, genel edebiyatta yer alan teşbih (benzetme), teşhis (kişileştirme) ve intak (konuşturma) gibi söz sanatlarının kökeninin aslında çocukların bu animist ve hayalperest dünyasına dayandığı söylenebilir.

Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar için kaleme alınan eserlerde olağanüstülüklere ve masalsı unsurlara geniş yer verilir. Bu yaş grubuna hitap eden hikâyelerin kurgusu, çocukların iç dünyasındaki beklentilere yanıt verecek şekilde masal tadında şekillendirilir. Bitki ve hayvanlar dünyasından seçilen kahramanların insan gibi hissetmesi ve düşünmesi, çocuğun edebî metinle kurduğu bağı güçlendirir.

2Çocuk Kitaplarında Görsel Tasarım ve Resimleme

Görseller, çocuklarda temel okuryazarlık eğitiminden önce kavram gelişimini destekleyen en önemli ögelerdir. Okul öncesi çocuk kitaplarında resimler; işlenen konunun, anlatılan olayların, mekânın ve kahramanların çocuğun zihninde somut bir şekilde canlandırılmasını sağlar. Çocuğun kelimelerle algılamakta güçlük çekeceği karmaşık kavramlar, resimler sayesinde görünür ve anlaşılır hâle gelir.

Çocuk kitaplarında resimleme faaliyeti; süsleme, açıklama ve tamamlama olmak üzere üç temel işlevi yerine getirir. Süsleme amacıyla yapılan resimler, kitabı estetik açıdan çekici kılarak çocuğun kitaba yönelmesini sağlar. Açıklamaya yönelik resimler ise anlatımı somutlaştırır ve yazıyla ifade edilmesi zor olan nesne veya kavramları çizgi yardımıyla açıklar; örneğin hayatında hiç gergedan görmemiş bir çocuğa bu hayvanı kelimelerle anlatmak yerine yanına bir resim koymak öğrenmeyi son derece hızlandırır.

Metni tamamlayan resimler ise sayfa tasarımıyla ilgilidir ve metinde eksik kalan bölümleri görsel olarak destekler. Okul öncesi dönemdeki çocuklar parlak, sıcak ve canlı renkleri tercih ederler. Bu dönemde temel okuryazarlık becerisi henüz gelişmediği için resimler zaman zaman içeriğin önüne geçer; çocuk önce resimleri okur, resimlerden kendi hikâyesini üretir ve bu durum onda resim çizme hevesi uyandırır.

Çocuk kitaplarındaki resimlerin yüksek sanat değeri taşıması, çocukta estetik duygunun gelişmesi ve resim sanatına ilgi duyması açısından kritiktir. Üç parmaklı, Cin Ali tipi çöp bacaklı ya da özensiz karikatür tarzı çizimler çocukta estetik haz uyandırmaz. Bu nedenle çocuk kitaplarını resimleyen kişilerin, çocuğun renk algısını ve dünyasını çok iyi bilen usta ressamlar olması gerekir. Okul öncesi kitaplarında metin ve resim dengesi 1/4 metin ve 3/4 resim oranında kurulmalıdır.

3Dil ve Anlatım: Söz Varlığı, Cümle Yapısı ve Söz Sanatları

Okul öncesine yönelik çocuk yayınlarında dil ve anlatım başlığı altında metinlerin taşıdığı söz varlığı, cümle yapıları ve kullanılan söz sanatları titizlikle incelenmelidir. Söz varlığı, en genel anlamıyla bir dilin sahip olduğu bütün sözcükleri ifade etse de, bireysel düzeyde bir kimsenin anlamını bildiği ve gerektiğinde kullanabildiği kelimelerin bütününü (kelime dağarcığı, kelime hazinesi) temsil eder.

Çocuklarda söz varlığı 'etkin söz varlığı' ve 'edilgin söz varlığı' olmak üzere ikiye ayrılır. Etkin söz varlığı, çocuğun günlük konuşmasında aktif olarak kullandığı kelimeleri içerirken; edilgin söz varlığı, anlamını bildiği fakat kendi konuşmasında henüz kullanmadığı kelimeleri kapsar. Okul öncesi çocukların etkin söz varlığı 1500-2000 kelime dolayındayken, edilgin söz varlıkları 10.000 kelimeye yaklaşır. Yazarlar, metin kurgularken bu dengeleri gözetmeli, araya çocuğun cümlenin gelişinden anlamını çıkarabileceği yeni kelimeler serpiştirerek söz varlığını zenginleştirmelidir.

Metinlerde kullanılan cümlelerin dil kurallarına uygun, düzgün ve anlaşılır olması şarttır. Okul öncesi çocukların dikkat süreleri kısa olduğundan, uzun ve karmaşık cümleleri takip etmekte zorlanırlar. Bu yüzden basit, kurallı ve ortalama beş kelimeden oluşan kısa cümleler tercih edilmeli, devrik cümle kullanımından kaçınılmalıdır. Kısa ve net cümleler, çocuğun hikâyeyi kopmadan takip etmesini ve dilin temel yapısını doğru kavramasını sağlar.

Çocukların dil gelişim düzeyleri dikkate alınarak abartma, benzetme, kişileştirme ve konuşturma gibi söz sanatlarına yer verilmelidir. Bu sanatlar çocuğa erken yaşta dilin inceliklerini ve estetiğini fark ettirir, dil zevkini geliştirir. Kelimelerin ilk anlamları dışındaki mecaz dünyasını keşfeden çocuk, ana diline karşı büyük bir sevgi ve merak duymaya başlar.

4Konu Seçimi, İleti-Mesaj ve Kültür Aktarımı

Çocuk kitaplarında konu; konuşmada, yazıda ya da eserde ele alınan düşünce, olay veya durumdur. Okul öncesi dönemde konular çocuğun yakın çevresinden seçilmelidir; anne, baba, kardeş sevgisi, doğa, çevre, hayvanlar ve olağanüstü olaylar bu yaş grubunun ilgisini çeker. Ancak özgünlük konunun kendisinde değil, yazarın o konuyu işleyiş biçimindedir. Sıradan bir konu bile nitelikli bir işlenişle çocukta derin duygusal deneyimler bırakabilir.

Edebî metinlerde yazarın okuyucuya vermek istediği ana düşünce olan ileti (mesaj) doğrudan değil, dolaylı yoldan verilmelidir. Çocuğun sezgilerine güvenilmeli, iletiyi metindeki olayların akışından ve kahramanın deneyimlerinden kendisinin çıkarmasına fırsat tanınmalıdır. Doğrudan verilen didaktik öğütler çocukta direnç oluşturur ve eserin edebî değerini düşürür.

Çocuk edebiyatı metinleri, toplumun değerler sistemini, geleneklerini, inançlarını, dil göstergelerini (atasözü, deyim) ve bayram gibi kültürel motiflerini aktarma işlevi görür. Bu sayede toplumsal süreklilik sağlanır ve genç kuşaklar kendi kültürleriyle bağ kurarlar. Kültürel ögelerin kurgu içinde doğal bir şekilde eritilmesi, çocuğun aidiyet duygusunu ve toplumsal uyumunu destekler.

5Kahramanlar, Ortam ve Tasvirlerin Yapılandırılması

Edebî eserlerde olayın başından geçtiği kişi olan kahramanlar, çocukların özdeşlik kurduğu ve kendilerine rol model seçtiği figürlerdir. Bu özdeşleşmenin sağlıklı olabilmesi için kahramanın kusursuz ve idealize edilmiş bir tip olmaması gerekir. Hataları, zayıflıkları ve güçlü yönleriyle gerçekçi çizilen kahramanlar çocuklara daha inandırıcı gelir. Sürekli öğüt veren mükemmel karakterler çocuk okuyucu tarafından dışlanır.

Ortam, olayların geçtiği mekândır. Çocuk kitaplarında betimlenen ortam, çocuğun gerçek hayatta bildiği yerlere benzemese bile hayal gücüyle zihninde canlandırabileceği, içine girebileceği bir yapıda olmalıdır. Düşsel ve fantastik mekânlar da çocuğun dünyasına uygun bir tutarlılıkla kurgulanmalıdır. Tanıdık nesneler ve mekânlar, çocuğun hikâyeye olan güvenini ve adaptasyonunu artırır.

Tasvirler (betimlemeler), kelimelerle resim çizme sanatıdır ve okuyucunun zihninde kahramanı, olayı ve mekânı canlandırır. Çocuk edebiyatında tasvirlerin yalın, açık ve anlaşılır olması gerekir. Uzun ve karmaşık ruh tahlilleri çocukları sıkar; buna karşın fiziksel ve mekânsal ayrıntıları içeren canlı tasvirler ilgiyi ayakta tutar. Başarılı bir tasvir, çocuğu o dünyayla bütünleştirir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250